Günlük arşivler: Ağustos 18, 2012

FENOMEN SİLAH — ZİHİN KONTROLÜ —


FENOMEN SLAH — ZHN KONTROL —.pdf

CIA VE TAVISTOCK İNSAN İLİŞKİLERİ ENSTİTÜSÜ


CIA VE TAVISTOCK NSAN LKLER ENSTTS.pdf

BİR ZİHİN KONTROLÜ MAĞDURU : SALİH MİRZABEYOĞLU


AKADEMYA GRUBUNDAN TELEGRAM MADURU SALH MRZABEYOLU’NUN TRAJK HKAYES.pdf

BİR ZİHİN KONTROLÜ MAĞDURU : MİMAR SENEM KAHRAMAN


2007-2011 aras ‘bama’ gelenler.pdf

TOP-SECRET from the FBI – Federal Indictment Charges Two Individuals with RICO


ORTLAND, OR—David Joseph “Joey” Pedersen, 32, and Holly Ann Grigsby, 25, both of Portland, were indicted yesterday for racketeering activity in violation of the Racketeer Influenced and Corrupt Organizations (RICO) Act, RICO conspiracy, using a firearm in a crime of violence that caused death, kidnapping resulting in death, carjacking resulting in death, transportation of stolen vehicles, aggravated identity theft, credit card fraud, and being a felon in possession of a firearm, Amanda Marshall, U.S. Attorney for the District of Oregon, announced today. The charges all stem from an alleged 10-day crime spree that spanned from Everett, Washington, to Eureka, California, and included four murders.

Grigsby is scheduled to appear for arraignment before a U.S. Magistrate Judge in Seattle on August 20, 2012, at 2:30 p.m. Pedersen’s arraignment will be scheduled in Portland in the near future.

“The indictment in this case alleges horrendous crimes were committed as part of defendants’ white supremacist campaign to kidnap and murder targets on the basis of race, color, religion, and perceived ‘degenerate’ conduct,” said U.S. Attorney Marshall. “These crimes victimize not only individuals and their families, but entire communities. This indictment shows that we will work tirelessly with our federal and state partners to pursue allegations of bigotry and prejudice in order to protect all of our citizens from hate and violence. No one should live in fear of being attacked because of their race, religion, ethnicity, nationality, gender, sexual orientation, gender identity, or disability. We hope this indictment brings the victims’ families one step closer to justice.”

The indictment charges that Pedersen and Grigsby were members of a criminal enterprise whose members and associates engaged in acts of violence and other criminal activity to promote a white supremacist movement to “purify” and “preserve” the white race. They are further charged with targeting Jewish leaders, members of prominent Jewish organizations, and other “Zionists” and using the media to publicize their movement in an attempt to spark a revolution. It is alleged that, among other things, Pedersen and Grigsby robbed victims in order to finance the enterprise and obtain cars for transportation and that they murdered victims to eliminate witnesses and avoid apprehension and prosecution. Pedersen and Grigsby are charged with the following crimes and racketeering acts, among others:

  • the murder, kidnapping, and robbery of Pedersen’s father, David Joseph “Red” Pedersen, of Everett, on September 26, 2011, as well as using a firearm during and in relation to a crime of violence that resulted in death, the interstate transportation of Red Pedersen’s stolen vehicle, and credit card fraud and aggravated identify theft based on their use of Red Pedersen’s stolen credit cards;
  • the murder, kidnapping, and robbery of Pedersen’s stepmother, Leslie “Dee Dee” Pedersen, of Everett, on September 26, 2011, as well as credit card fraud and aggravated identify theft based on their use of Leslie Pedersen’s stolen credit cards;
  • the murder, kidnapping, and robbery of Cody Faye Myers, of Lafayette, Oregon, on October 1, 2011, as well as carjacking, using a firearm during and in relation to a crime of violence that resulted in death, and interstate transportation of a stolen vehicle;
  • the murder, kidnapping, and robbery of Reginald Clark, of Eureka, on October 3, 2011, as well as using a firearm during and in relation to a crime of violence that resulted in death; and
  • being a felon in possession of a firearm, which includes allegations that Pedersen is an armed career criminal.

“The FBI, along with our local and state law enforcement partners, put great value on protecting every American’s rights to worship freely and live without fear—regardless of race or religion,” said Greg Fowler, Special Agent in Charge of the FBI in Oregon. “Fairness, equality, and dignity are of fundamental importance under the U.S. Constitution, and we work each day to honor and uphold those civil liberties.”

The federal charges stem from an investigation led by the FBI; the Oregon State Police; the Everett Police Department; and the Eureka Police Department, with assistance from the Oregon Department of Corrections; Lincoln County, Oregon Sheriff’s Office; Lincoln County Major Crimes Team; Linn County, Oregon Sheriff’s Office; Benton County, Oregon Sheriff’s Office; Corvallis, Oregon Police Department; Salem, Oregon Police Department, Keizer, Oregon Police Department; California Highway Patrol; Yuba County, California Sheriff’s Office; Portland Police Bureau; U.S. Marshals Service; Tillamook County, Oregon Sheriff’s Office; Philomath, Oregon Police Department; Lebanon, Oregon Police Department; Stayton, Oregon Police Department; Snohomish County, Washington Sheriff’s Office; and the Oregon Department of Justice. This multi-state investigation is ongoing.

The use of a firearm during and in relation to a crime of violence which causes death, such as the crimes charged in counts three, five, and 12, carries a maximum penalty of death or consecutive sentences of imprisonment from 10 years to life. Kidnapping and carjacking resulting in death, as charged in counts four and 11, also carry a maximum penalty of death or imprisonment for any number of years up to life. The decision about whether to seek the death penalty will be made personally by the Attorney General of the United States at a later date. The other crimes charged in the indictment carry maximum penalties ranging from 10 years to life imprisonment and up to a $250,000 fine.

An indictment is only an accusation of a crime, and defendants should be presumed innocent unless and until proven guilty.

The case is being prosecuted by Assistant U.S. Attorneys Jane Shoemaker and Hannah Horsley.

ABD-ÇİN-TURKİYE hakkinda bir yazi


Yurt gazetesinin Çin’de yaşayan yazarı Levent Uluçer, Ergenekon soruşturmasının adının ABD’nin Çin’e mesajı olduğunu iddia etti.

İşte “Kurt, Ejderha’ya karşı” başlıklı o yazı:

“ABD, son düşmanı Çin’in derin birikimiyle yarışamıyordu.

ABD ise uzaya ilk çıkan SSCB’yi hazmedemeyecek kadar, yenilgilerden ders çıkaramayan bir sistemle yönetildiğinden birikimsizdi. ABD bu yenilgiyi kendisinin "Ay’a ilk kez gittiği" yalanıyla bertaraf etmek zorunda kaldı.

Yalan üzerine kurulu emperyalist sistem, insanlık üzerine kurulu komünizmi alt etmişti. ABD komünizm sonrası var olabilmek için İslam’ı düşman olarak seçti ve bir süre bununla idare etti. Çin ABD’nin hesaplarını altüst etmişti. Hızlı pop-hamburger kültürü, Çin için de hızlı bir adım attı ve Çin’i çevrelemek için "11 Eylül" sözde saldırısını yarattı.

Çin, kapitalizmle ambalajlanmış sosyalist kültürü başarıyla uygularken, antiemperyalist ekonomi-politikasıyla gelişmekte olan ülkelere de örnek oldu: Bu, ABD’nin tam tersi bir sistemdi.

Çin sadece ABD’ye borç veren bir ülke değildi; teker teker tüm birincilikleri ele geçirdi ve ABD’yi geçip dünyanın en güçlü ekonomisi olmasına çok az kaldı. ABD’liler bile çalışmak için Çin’e göç ediyorlardı. Sadece derin imparatorluk geleneği değil, komünist Mao’nun yenilediği toplum da dünyayı altüst ediyordu. Çin, dünyanın aynı topraklar üzerinde doğup uygarlığını devam ettiren çok az toplumundan biriydi. Dünyanın merkezi Atlantik’ten Pasifik’e kaymış, merkez ülke ise Çin olmuştu.

ABD, Çin’i engellemek için üçüncü ülkeler üzerinden Çin’e gizli savaş açmıştı. İşe, petrole aç olan Çin’i engellemek için petrol yatağı Ortadoğu’dan başladı. İlkin Arap baharlarıyla ülke sistemleri değiştirildi. Sonra sıra Libya’ya geldi. Sonraki ülke Suriye’ydi. Ancak İran, Rusya ve Çin sıranın kendilerine doğru geldiğini anladılar ve ABD’ye birlikte “dur” dediler.

Türkiye ise burada hayatî öneme sahip bir ülkeydi.

ABD Türkiye’yi tümden esir almak için Türklerin tarihî destanı olan Ergenekon’u seçti. “Kurt” Ergenekon’un ve Türklerin ikonudur. Çin’in ikonu ise “Ejderha”dır ve kurttan türetilmiştir.

Türkiye, Suriye üzerinden Çin’e ve Asya’ya savaş açarken, geçmiş tüm birikimine ve geçmişine ihanet ediyordu. ABD, Ergenekon’u boşuna seçmedi, mesaj sadece Türkiye halkına değil Çin’e de mesajdı.

ABD Türkiye’yi pop-kültürün ikonu beyzbol sopasıyla idare ederken, 20’inci yüzyılda K. Atatürk’ü örnek alan üçüncü dünya ülke halkları, 21’inci yüzyılda Mao’nun ülkesini örnek alıyordu.

Kurt direnmiyor ama ejderha direniyordu. Kurt kendinden olan ejderha’yı öldürmek istiyordu.
Bu yazının başlığı şöyleydi: “3’üncü Dünya Savaşı Neden Çıktı?””

Odatv.com

SONER YALÇIN ‘dan, MEKTUP VAR ! “Kimse Var mı Orada”


İşte ODA TV davasında tutuklu olarak yargılanan Soner Yalçın’ın Avrupalı parlamenter ve gazetecilere gönderdiği mektup:

Yaklaşık 2 yıldır İstanbul’daki Silivri Cezaevi’nde tutukluyum.

Adım, Soner Yalçın. 47 yaşındayım ve 25 yıldır gazetecilik yapıyorum. Son olarak Hürriyet’in yazarıydım. 12 kitap yazdım. Bunların hemen hepsi, 100-200 bin satarak beni ülkemin best seller yazarı yaptı. Ayrıca odatv.com adlı haber sitesinin sahibiyim.

25 yıllık gazetecilik yaşamımda, Türkiye’deki faili meçhul cinayetleri, devlet içindeki illegal örgütleri, çeteleri, mafyayı ve dinci cemaatleri kaleme aldım. Tarih çalışmaları yaptım.

Yazdıklarım nedeniyle ölüm tehditleri aldım; aylarca saklanmak zorunda kaldım ama yine de korka korka hakikatleri yazdım.

Gazetecilik kuruluşları dışında hiçbir derneğe, vakfa, siyasal partiye ve örgüte üye değilim.

Ülkemde sadece mesleki kimliğimle tanınırım, siyasal kimliğimle değil.

Ve buna rağmen, 5 yıldır süren yargılama sonucu hâlâ ortaya çıkarılamamış ‘Ergenekon’ adı verilen gizli bir örgütün üyesi olduğum iddiasıyla hapisteyim. Peki delil olarak ne gösteriyorlar? Sahibi olduğum odatv.com bilgisayarında devlet güvenliğini ilgilendiren Word dosyalarının bulunması!

Bunlar bize ait değil, virüsle bilgisayarımıza gönderildi. Bunu Türkiye’nin üç seçkin üniversitesi ile bir ABD bilişim ve siber suçlar şirketinden aldığımız bilirkişi raporlarıyla ispat ettik. 134 sayfalık iddianame aslında neyin yargılama konusu olduğunu ispat ediyor:

İddianamede, 361 ‘haber’, 280 ‘kitap-yazı’, 53 ‘köşe yazısı’, 26 ‘röportaj’ ve 5 ‘makale’ sözcüğü geçmektedir!

İddianamede, silah yok, bomba yok, cinayet yok, eylem yok. Mahkemede hâkimler bana sadece, ‘o haberi neden yaptınız’ veya ‘o röportajı niye

yayımladınız’ sorusunu yöneltti!

İşte suçum bu: Soru sormak, gerçeği aramak, hakikati yazmak. Yani, mesleğimi yapmak!

Benim ülkemde düşünce hâlâ kötülüğün simgesi olarak görülüyor. Düşünsel değerlere tutkuyla bağlı zihinlere sadece düşmanlık ediliyor; sahte delillerle hapse atılıyor.

Bu mektubu size yazdım; çünkü siz benim ‘suç’ ortağımsınız. Nasıl mı?

Aydınlanmayı, özgür düşünceyi, akılcılığı sizden öğrendik biz.

Sessizliğe mahkûm edilişime son verin. Sesim olun, kalemim olun. Yıkın yalanlarla örtülü şu zindanın dört duvarını. Yoksa yine, toprağa, çiçeğe, ağaca ve en dayanılmazı 12 yaşındaki oğlumun kokusuna hasret; insani niteliklerimi kaybetmem için yoğun tecrit uygulanan cezaevindeki koğuşumda kendimle konuşmaya devam edeceğim: ‘Kimse var mı orada?’”

Günde 17 saat su verilmeyen, 24 saat aydınlanma lambalarının açık olduğu ve her anımın 2 kamerayla izlendiği cezaevindeki koğuşumda bazen kendimi bu sözü söylerken yakalıyorum: ‘Kimse var mı orada?’

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: