Günlük arşivler: Ağustos 22, 2012

Basinda 21 Agustos 2012 TARIHLI IKI GAZETE


Mustafa Balbay : Güneş Senin. /// CC : @BalbayMustafa @MustafaBalbay


Yalnızlık duygusu, bedensel olmaktan çok ruhsaldır. İnsan yüzlerce kişinin arasında kendini yalnız hissedebilir… Demir parmaklıkların arkasında hücrede tek başınayken binlerce, hatta milyonlarca insanın arasında hissedebilir.

Yalnızlık hiçbir zaman yalnız değildir. Beraberinde bambaşka duyguları sürükler. Bütün mesele insanın yalnızlıkla kuracağı bağdadır. O bağdır ki, seni alır, demir-beton dinlemez bütün sevdiklerinle buluşturur.

O bağın kökü içindedir. Mücadele gücünü, yaşam sevincini kurutmadan yeşertebilmişsen yalnızlık rehberin olur, seni her yere ulaştırır.

Hatta yoldaşın olur yalnızlık, seni ıssızlıktan korur; çoğaltmak istediğin her şeyde yanında olur.

İyi bir dinleyicidir yalnızlık. Seni binlerce insanla buluşturduktan sonra bir de duygularına, hissettiklerine eşlik eder.

***

8 Ağustos’ta bir yaşıma daha girerken sadece yeni bir yaş kazanmadım, aynı zamanda direnme gücümü, gelecek güzel günler için mücadele etme kararlılığımı artırdım.

Bir doğum gününden daha ne beklenebilir ki…

Yalnızlık da sağ olsun, bütün bu kazanımlarda arttırımlarda yoldaşlık etti bana.

Hep şuna inanmışımdır:

İnsanı bir tek kişi yenebilir; o da kendisidir. İnsan, ancak “yenildim” dediği an, yenilmiştir.

Nâzım bunu bir başka şekilde dizelere dökmüş:

“Esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele.”

İşte teslim olmadığınız an, yaşam pek çok şeyi size teslim ediyor. Nerede olursanız olun gücünüze güç katıyorsunuz.

Kendinize kattığınız güç, salt sizde durmuyor, çoğalarak paylaşılıyor. Yüreği sizinle atanlar da o güçten payını alıyor. Bu, ayrılığın meyveye durması. Bu, acının enerjiye dönüşmesi. Bu, uzaklıkların anlamını yitirmesi.

Marco Polo dünyayı dolaştıktan sonra gördüklerini yazarken demiş ya: “Yaşadığım her şeyi yazmadım, inanmayabilirlerdi.”

Yazı aramızda, ben de bütün duygularımı paylaşmaktan çekiniyorum! 8 Ağustos günü Cumhuriyet’in orta sayfasında kırmızı-beyaz dostlar bahçesiyle karşılaşınca… İzmir’den her birinin taa yürekten olduğunu hissettim gür seslerini duyunca… İstanbul’dan, Ankara’dan zaten hiç ayrı düşmediğimiz dostların toplu selamını alınca… Gazete sütunlarında Zeynep Oral’ın, Ayşegül Yüksel’in, Doğan Hızlan’ın kanatlanmış omzuma konuvermiş gibi heyecanlandıran, gülümseten, içimi kabartan yazılarını okuyunca…

Bütün bunların insanda çağrıştırdıkları sözcüklere dökülebilir mi?

İzmir mektuplarına değinmeden geçemeyeceğim. Hapiste mektup almanın getirdiği zenginliği, yarattığı iklimi yeri geldikçe vurguluyorum.

En çok bütün kuşaklarla kucaklaşabilmek mutlu ediyor beni.

12 yaşındaki bir arkadaşımın “Amca, bütün ailecek senin bir an önce özgürlüğünü istiyoruz. Ben de ayrıca istiyorum. Hatta arkadaşlarım da” deyişi…

84 yaşındaki bir aile büyüğümün, “Canım oğlum, artık bitsin bu çileli günler. Memleketin size ihtiyacı var” sözleri…

Her yaştan insanların, “Şuna inan; seninle birlikte biz de tutukluyuz” diye başlayan hitabı…

Gençlerin, “Abi artık biz geliyoruz” seslenişleri…

***

Bunlar bende ilk şu duyguyu öne çıkarıyor:

Sorumluluk!

Kendime şunu söylüyorum:

Balbay arkadaş, bu sevgiyi hak etmelisin. İnsan kaderini çizemez ama, yönlendirebilir. Demir parmaklıkların arkasında da olsan, ne yapıp edip mücadeleni daha da yükseltmelisin. Daha çok umut, daha çok gelecek üretmelisin. Daha çok insana ulaşabilmelisin…

Türkiye’nin içinden geçtiği böyle bir dönemde sana ulaşan her insan, dışarıdaki sen demek. Kendini, ona karşı sorumlu hissetmelisin.

Bu günler geçecek… Peki bu günlerden geleceğe ne kalacak? Bunu sen ve senin mücadelene inananlar belirleyecek. Bütün mesele, hep birlikte ortak bir hedefe yönelmekte.

Duvarları ne kadar yüksek örerlerse örsünler, gökyüzünden yüksek öremezler. O zaman güneş senin.

Bak Cumhuriyet’le, Cumhuriyetçilerle iyice bütünleştin. CHP, yönetimiyle, örgütleriyle, tabanıyla 40 yıldır aralarındaymışsın gibi seni bağrına bastı.

Bunu hak etmelisin…

Demir parmaklıklara inat. Yazın alev topuna, kışın buz kalıbına dönen betona inat…

Yaşamalısın, üretmelisin…

21 Ağustos 2012 – Cumhuriyet

ESİN AYRAL : ELİF ŞAFAK ve KOCASI önde gelen FETTULLAH MURİTLERİ…


ELİF ŞAFAK İLE AYNI DÖNEMDE ODTÜ OKUMUSTUM. 18 yaşlari insanlarinin kişiliklerinin göstergesidir. Masum yüzünü bu kadar gelistirmemisti. ABD ye gittiginde Yazar degildi. Ama hepimiz biliyoruz ki o gün ODTU ögrencilerinin ABRA dergisinde okunmayan Elif SAFAK. ABD den yazar olarak dönecekti. Daha dönmeden daha kitap yazmadan reklami yapildi. Sonra kitap yazdı.

Ali BABACAN, Halil Berktay (KURTULUS SAVAŞINA Türklerin anadolu’yu isgali RUM ve ERMENİ SOYKIRIMI DİYEN TARİHÇİ) v.s. gibi tiplerin arasinda Elif SAFAK. Meshur CIA bursu Fullbright. Ne hikmet ise bu bursu alan. Türkiye ye iyi dönüyordu. Bu burs gelince ODTU nun LOCA hocalari önünde egilir. v.s. v.s.

Türkan SAYLAN in evi arandiginda ; Gazetelerinde ve köşeyazılarında Türkan Hocaya ne kadar ağır hakaretler edilmişti. Hatırlayin. Cenaze namazini kildiran hoca ya bile tepki gösteren gazetenin yazari ELİF SAFAK. ELİF ŞAFAK kendisini yetiştirenlere kendisini ispatlamak için Türkan Hocaya yönelik ne kadar ağır yazılar yazmıştı. Ya eşi. BUGÜN KÜRT AÇILIMI DİYEN EŞİ. TÜRKAN HOCA KÜRT KIZLARINA BURS VERİYOR DİYE PKK’LI YAPMIŞTI. Eyüp Can in yazisi vardi. CYDD dernegi PKK ya burs veriyor. Arastirin diyordu. Oysa CYDD sadece VALİLERİN- GÖSTERDİGİ KİZLARA BURS VERMİSTİ. Ayda 25 tl bir kizi 1 ay okutuyordu. Bunu göstermisti. Başbakan ın 10 bin dolarlik esarpli esi gibi konusmak degildi onunkisi. Bizzat 25 TL toplayarak okutmakti. Cunku kızların okutulmamasının ana sebebi ayda 25 TL idi.

Neyse Elif ŞAFAK ve Eşi, AKP yetkilileri. TÜRKAN SAYLAN İN ÇALIŞMASINA VERİLEN bu ÖDÜLÜ ALMAK için PEKİN e GİDECEKLER. AKP liler LİBOŞLAR. Devlet olanaklari ile bir uçağa atlayacaklar. 1-2 hafta PEKİN tatili yapacaklar. TÜRKİYE de TERÖRİST – KÖTÜ dedikleri TÜRKAN SAYLAN ve DERNEK için verilen bu ödül için konuşacaklar. Evet Elif ŞAFAKta Türkiye de en ağır küfürleri ettigi Türkan SAYLAN’ı, ONUN İÇİN VERİLEN ÖDÜLÜ ALMAYA GİTTİGİ ZAMAN ANLATACAKMIŞ.

Birleşmiş milletler dünya çapında en etkili eğitim projesi büyük ödüle layik gösterilen ÇYDD nin projesinin anlatimina gidecek. Bu çalışma PEKİN de yapılıyor. Yani bir ABD proje si ödül degil. PEKİN – RUSYA – gibi üyelerinde çok beğenip dünya capinda ülkelerin koydugu proje. Dünya çapında araştırmacılar bir anda 10 binlerce kızın okumasına yardimci olmus. On binlerce kiz cocugu ile on binlerce insanin hayati aydinlatilmis bu proje çok sevilmis. Bu çalışma yüzünden ödüle TÜRKİYE ve ÇYDD layik görülmüş. Ama AKP hükümeti adina bakan gidecek. BM fonlarini bu dernek adina alacaklar. Bu dernek adina da konusmasini istedikleri dernegi temsilende ELİF ŞAFAK konusma yapmasi planlanmis. CYDD derneginin bundan hiç bir haberi yok. Hoş Ödülü almaya dernek yöneticileri gitmek istese de gidemezler yurt dışına çıkma yasakları var. Terorist damgasi yemisler. Bu ülke de KIZ çocuklarını okutmayi TERÖRİST faaliyet olarak gören iktidar var.

Merak ediyorum. Elif SAFAK , isimleri alinan KARDELENler.

Polislerin tüm dernek şubelerini basmalarını ZAMAN’daki köşesinde Sevinç çığlıkları ile kutlayan Elif ŞAFAK. Bu sefer masumiyet maskesi altinda ne kadar gizleyebilecek. ELİF ŞAFAK İLE AYNI DÖNEMDE ODTU DE OKUDUM. ABD ye çekildi. Bir süre sonra atanmis yazar olarak Türkiye ye gönderildi. Ödül alan ÇYDD derneginden tek yönetici tek bir üye bile götürülmüyor. DAHASI KENDİLERİNE VERİLEN ÖDÜLÜ- FONU AKP HÜKÜMETİ ALACAK. Elif ŞAFAK ta mensubu oldugu grubun en ağır iftiralarına uğramış TÜRKAN SAYLAN a verilen ödülü alacak. Elif ŞAFAK ın ahlaki bu kadar.

Gidecek Türkiye de her türlü iftirayi attigi TÜRKAN SAYLAN a verilen ödülü alacak. Orada kendisini bu projenin mimari gibi gösterecek.

PDF DOKUMANI : Türkiye ile Avrupa Birliği İlişkilerinin Kronolojik Özeti (1959-2005)


Trkiye ile Avrupa Birlii likilerinin Kronolojik zeti (1959-2005).pdf

SLAYT SHOW : ULUSAL GUCLER


ULUSAL GUCLER.pps

SLAYT SHOW : AVRUPA BIRLIGI CENNET MI ? CEHENNEM MI ? /// SUNAN : YUKSELIS IKTISADI KALKINMA VAKFI (YISAV)


AVRUPA BIRLIGI – CENNET MI CEHENNEM MI .pps

SLAYT SHOW : AB VE UYGARLIK


AB VE UYGARLIK.PPS

SLAYT SHOW : AB’DEN PARA ALAN SENDIKA VE DERNEKLER


AB’DEN PARA ALAN SENDIKA VE DERNEKLER.pps

Obama: Contemplating Direct Syrian Attack


Yesterday US and NATO officials discussed plans for a US military invasion of Syria to bring down Syrian President Bashar Al-Assad, after US President Barack Obama announced that the US was contemplating a direct attack on Syria at a press conference Monday night.

A delegation led by Assistant Secretary of State for Near East Affairs Beth Jones discussed US military plans with Turkey. State Department spokeswoman Victoria Nuland said that Defense Department and US intelligence officials met their Turkish counterparts “to share operational pictures, to talk about the effectiveness of what we’re doing now, and about what more we can do.”

Senior US officials said that contingency plans for US intervention in Syria include scenarios requiring tens of thousands of American troops.

At a press conference at the White House Monday, Obama declared: “I have indicated repeatedly that President al-Assad has lost legitimacy, that he needs to step down. So far, he hasn’t gotten the message, and instead has double downed in violence on his own people. The international community has sent a clear message that rather than drag his country into civil war he should move in the direction of a political transition. But at this point, the likelihood of a soft landing seems pretty distant.”

Obama said that he would order “military engagement” if chemical or biological weapons are moved or used in Syria. He said that Syria’s alleged stockpile of chemical weapons “concerns our close allies in the region, including Israel. It concerns us. We cannot have a situation in which chemical or biological weapons are falling into the hands of the wrong people.”

Obama added that the US “have communicated in no uncertain terms with every player in the region, that that’s a red line for us, and that there would be enormous consequences if we start seeing movement on the chemical weapons front, or the use of chemical weapons.”

The cynicism with which Obama is seeking to justify the next US imperialist aggression in the Middle East is staggering. The main groups in Syria who could seize chemical weapons from Syrian government stockpiles are Al Qaeda forces promoted by the US and its allies as shock troops against Assad.

Having armed Al Qaeda-linked groups and sent them into Syria to carry out bombings and assassinations, the US and its allies now plan to justify their invasion of Syria by citing the need to protect the world’s population from Al Qaeda’s terrorist atrocities!

The Obama administration advances its arguments today with total disregard for the fact that they clash with the lies used until now to justify its support for Sunni anti-Assad “rebels.”

For months it maintained the pretense that it would not directly attack Syria, and that the Syrian regime’s statements that it was fighting US-backed terrorists were “propaganda.” Now, the White House is admitting that terrorist groups play a major role in the anti-Assad forces, and citing this as a pretext for war.

By proceeding in this fashion, the Obama administration demonstrates its complete contempt for the American electorate, which voted him into office in 2008 in large part based on hopes he would stop the US military aggressions against countries in the Middle East. Today, as during the 2003 invasion of Syria’s neighbor, Iraq, Washington is preparing to invade a country based on cynical lies about weapons of mass destruction.

A US invasion of Syria would be a crime of historic proportions, like the war in Iraq—a country whose population is only slightly larger than Syria’s. This war led to the deaths of over a million Iraqis and thousands of US and allied soldiers. Iraq became a battleground for US occupation forces, as well as for sectarian bombings and massacres carried out by Sunni and Shiite death squads.

A US invasion would threaten similar carnage inside Syria, which is already being torn apart by sectarian fighting in which Washington is working with right-wing regimes in Turkey, Saudi Arabia and Qatar to back Sunni Islamist forces against Syria’s Alawite regime. However, the far greater tensions in a region already destabilized by a decade of US and Israeli wars in Iraq, Lebanon, Palestine, and Libya now threaten to spread the violence over the entire Middle East.

Sectarian bloodshed provoked by the intensifying US intervention in the region is already spilling over into Syria’s neighbors. On Tuesday four people were killed and more than 60 wounded in firefights between Sunni Muslims and Shiite Alawites in the northern Lebanese city of Tripoli. Tensions in Lebanon have been growing for months, with Western-backed forces seeking to provoke the Lebanese government which is led by the Shiite organization Hizbollah, a close ally of Syria and Iran.

A US war against Syria would be the next step in an ongoing campaign by US imperialism to deepen its hegemony over the energy-rich and geo-strategically vital regions of the Persian Gulf and Central Asia.

The Syrian regime responded to US threats with warnings and proposals for negotiations. Syrian Deputy Prime Minister Qadri Jamil described Obama’s statements about chemical weapons as a pretext for Western intervention in Syria. “The West is looking for an excuse for direct intervention. If this excuse does not work, it will look for another excuse.” He warned that an attack on Syria would turn the conflict into a regional war, saying: “Those who are contemplating this evidently want to see the crisis expand beyond Syria’s borders.”

Jamil announced that the Syrian regime is willing to talk with the opposition to work out a transition, however. He even declared that Assad’s presidency is negotiable, stating: “We are ready to discuss Assad’s resignation—but not as precondition.”

Obama’s war threats against Syria are also deepening tensions with Russia and China, who have already vetoed three UN Security Council resolutions backed by the US and its Western and Arab allies aiming to give a pseudo-legal fig leaf for US aggression against Syria.

Russia’s foreign minister Sergei Lavrov spoke at a meeting in Moscow with China’s State Councilor Dai Bingguo, who also met Russian President Vladimir Putin and his top security adviser, Nikolai Patrushev, on Monday. Lavrov said that both Russia and China base their diplomatic cooperation on “the need to strictly adhere to the norms of international law and the principles contained in the U.N. Charter, and not to allow their violation.”

Lavrov said that only the Security Council has the authority to approve the use of external force against Syria, warning against imposing “democracy by bombs.” Russian officials have reportedly stated that they hope to avoid a repetition of the attack on Libya last year. Moscow abstained from the Security Council vote on Libya, and a resolution was passed which was subsequently used by NATO to justify its bombing of the country.

SLAYT SHOW : AB’DEN PARA ALAN BELEDİYELER


AB’DEN PARA ALAN BELEDYELER..pps

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: