Günlük arşivler: Ağustos 28, 2012

Ahlaksız Savaşı (Örtülü Savaş) kim savunabilir?


Ahlaksız Savaşı (Örtülü Savaş) kim savunabilir?

Bülent ESİNOĞLU

Örtülü savaş ifadesi o kadar çok kullanılır oldu ki, bizlerde sanki iyi bir şeymiş gibi, sürekli örtülü savaş diyoruz.

Emperyalizmin, her şeyi kendi çıkarı için kullandığını biliyoruz. Ama emperyalizmin en çok ahlakı kötüye kullandığını, hep göz ardı ediyoruz.

İfadelerin içini boşaltmak, etik olmayanı etikmiş gibi manipüle etmek, kapitalizmin rasyonalite adına yürüttüğü bir sahtekârlıktır.

Bu ahlaksız savaşa da, örtülü savaş ismini vermesi bundandır.

Savaşın kriminalize edilmesi, ya da ahlaksızlaştırılması işine örtülü savaş diyebiliriz.

Düşününce, ahlaksız savaş bile demenin yetersiz olduğunu görüyoruz.

Savaşların bir hukukunun olduğu muhakkak.

Örtülü savaşın bir hukuku olmuyor. Ne kendi devlet hukukumuza, ne uluslar arası hukuka uyuyor.

Ya da şöyle ifade edelim, ne Amerika’nın iç hukukunda böyle bir şey var. Ne de uluslar arası hukukta…

Suriye’de bir savaş olduğu kesin, ama Amerika buna örtülü savaş diyor. Yani ben seninle savaşıyorum, ama bir örtünün altında savaşıyorum, diyor.

Örtülü savaşın örtüsünü açmaya çalıştıkça, karşımıza sadece suçların örtüldüğü gerçeği çıkıyor.

Özetle, suç işliyorsunuz, üstünü de örtüyorsunuz.

Bu örtülü savaşta, hiçbir hukuki kurala, ahlaka ve insaniyete riayet etmeniz gerekmiyor.

Örtülü savaş ifadesi iki sözcükten oluşuyor. Örtü ve savaş.

Ne örtüsü örtü gibi, ne de savaşı savaş gibi…

Ahlaksız savaşın başlangıcı, istihbarat birimlerinin çatışması ile başlıyor. Giderek, etnik ya da mezhepsel ayrışmadan elde edilen yerli liderler ile bütünleşerek sürüyor.

Tabi, provokasyonlar, suikastlar ve bunlara eşlik eden 270 adet, egemen çevrelerin medyası, hep birlikte savaşıyorlar.

Bir ülkenin büyüklüğü ne olursa olsun, nüfusu ne olursa olsun, ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, o ülkenin içine, ahlaksız savaş yapacak birkaç bin kişi soktunuz mu, birkaç yılda o ülkeyi istikrarsızlaştırabiliyorsunuz.

Tabi buna ambargolar ve tecritleri de ilave ettiniz mi, o ülkenin halkı ile yönetimini karşı karşıya getirebiliyorsunuz.

Amerika bu konuda, Müslüman ülkelerde El Kaide ve Çeçenleri iyi kullanıyor.

Burada ABD’nin ahlaksız savaşlardaki becerisini de görmeliyiz.

Ne yazık ki bizlere, bu kirli savaşa, İslam kapitalizmi adına, yardım ve yataklık ediyoruz.

Ve bu kirli savaşı, Sünnilik adına ahlaksızca savunabiliyoruz.

28.8.2012, bulentesinoglu

Tansel Çölaşan: CHP yönetimi Atatürk’ün partisi olma onurunu önemsemiyor


Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şubesi tarafından düzenlenen eşgüdüm toplantısına katılan ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, “Ne yazık ki CHP yönetimi Atatürk’ün partisi olma onurunu önemsemiyor” dedi. Cumhuriyetin korunması için İşçi Partisi’nin aktif bir görev

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şubesi tarafından düzenlenen eşgüdüm toplantısına katılan ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, CHP’nin Atatürk’ün partisi olma sorumluluğunu taşıyamadığını söyledi.

Toplantıda çarpıcı açıklamalar yapan Çölaşan, "Bizler, Türkiye Cumhuriyeti kurucu iradenin temsilcisi olduğumuzdan, ülke gündemi doğrudan görev alanımızdır" dedi. Ayvalık’a bağlı Küçükköy beldesinin dünyaca ünlü turizm merkezi Sarımsaklı’da bulunan Çavdar Otel’de yapılan ADD Bölge Eşgüdüm Toplantısında ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, MYK Üyesi Sevil Nazan Keskin ve çevre ilçelerin temsilcileri ile Küçükköy Belediye Başkanı Mesut Ergin ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı oturumda katılımcılar saha çalışması ortak görüşünde birleşti.

CHP YÖNETİMİ, ATATÜRK’ÜN PARTİSİ OLMA ONURUNU ÖNEMSEMİYOR

Toplantıda, ülke gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesinin temsilcisi olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’nin gündemi bizim gündemimizdir. Ülke sorunları doğrudan görev alanımıza giriyor. CHP’nin yarattığı boşluğu da biz dolduracağız. Halka sadece düşünsel anlamda değil, eylemsel olarak Atatürk’ün ilkelerine sahip çıkması gerektiği anlatılmalı. Ne yazık ki, CHP yönetimi, Atatürk’ün partisi olma onurunu önemsemiyor. Taban ise ilkelere sahip çıkmak için bir ışık bekliyor.

İŞÇİ PARTİSİ AKTİF GÖREV ÜSTLENMİŞ DURUMDA

Bu konuda içi boşaltılmış MHP’yi saymıyorum bile. Türkiye Cumhuriyetinin kazanımlarının korunması için İşçi Partisi de aktif bir görev üstlenmiş durumda; ancak onlara karşı da halkta yanlış bir algı var. Bunu aşmaları gerekir. Bugün artık bölünmenin engellenebilmesi için bütün yurtseverler yan yana gelmeli" dedi.

"TEHLİKE BÜYÜK"

Türkiye ve Suriye’nin bölünmesine karşı eylem birliği çağrısı yapan Çölaşan,"AKP, kendi misyonu gereği ABD ve İsrail’in amacına hizmet ediyor. Bugünkü tabloda bölünme anayasası ile Türkiye çok büyük tehlikede. Halkın bu tehlikeyi görmesini sağlamalıyız" ifadelerini kullandı.

ulusalkanal.com.tr

Cidade Multicolorida de Guanajuato – México


KATİF BÖLGESİNDE ŞİDDET EYLEMLERİ DİNMİYOR


İRAN ANALİZ / Suudi Arabistan Krallığı, Şarkiyye bölgesi polis amirliği resmi sözcüsü yaptığı açıklamasında kimliği belirsiz iki kişinin molotof kokteyl saldırısı sonucunda bir vatandaşın yaralandığını söyledi. Uzun süredir bölgenin gördüğü şiddet eylemleri ve protestolar nedeniyle polisler, sıradan vatandaşlar hedef alınırken molotof kokteyl benzeri patlayıcı kullanımında ciddi artış gözlemlendiğine dikkat çekiliyor.

Şarkiyye bölgesi polis basın sözcüsü Binbaşı Ziyad er-Rakiti yaptığı açıklamasında şunları söyledi: “Saat akşam 9.30 sularında Katif eyaletindeki bir sokakta kimliği belirsiz kişilerin molotof kokteyl saldırısına uğradı. Yaralanan vatandaş hastaneye kaldırıldı ve olay yerinde soruşturma başlatıldı.”

Geçtiğimiz haftalarda yeniden başlayan saldırılar ve eylemler neticesinde bir vatandaş kurşunla yaralanmıştı. Yine açılan ateş sonucu bir Suudi Arabistan güvenlik görevlisi de hayatını yitirmişti.

Ev Yapimi Alaturka Yemek Fotograflari…


Ev Yapımı Alaturka Yemek Fotoğrafları

Merhaba;

Özel yöntemlerle hazırlayarak sunduğum Anadolu’nun değişik yörelerine ait yemekleri ve tariflerini aşağıda görebilirsiniz.

Afiyet olsun…

——————————————————————————————————————————————————————-

Ali Nazik

ali-nazik.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte Sebzeli Yayın Balığı

[Yayın Balığı]+[Patates]+[Havuç]+[Soğan]+[Kırmızı Biber]+[Limon]+[Defne]+[Sarımsak]+[Mantar]+[Karabiber]

sebzeli-yay%25C4%25B1n.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte Hamsi Çorbası

[Hamsi]+[Patates]+[Havuç]+[Soğan]+[Domates]+[Mısır]+[Limon]+[Defne]+[Kimyon]+[Mantar]+[Karabiber]+[Köri]+[Maydanoz]+[Dereotu]

hamsi-%25C3%25A7orbas%25C4%25B1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte Kaşarlı Karides

karides-g%25C3%25BCve%25C3%25A7.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Fener Pane

[Soya Soslu Fener Pane]+[Göbek Marul]+[Taze Kekik]+[Çarleston Biberi]+[Çeri Domates]+[Ezme Zeytin]+[Tane Mısır]+[Yeşil Zeytin]+[Ezine Peynir]+[Sumak]+[Nar Ekşisi]+[Halis Zeytin Yağı]

fener-pane.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Mıhlama (Kuymak)

(Trabzon Usülü)Tavaya güzelce tereyağ konulur ve kızarıncaya kadar ısıtılır. Akabinde mısır unu eklenerek rengi koyulaşıncaya kadar kavurulur. Sonrasında üzerine su eklenerek 5 dk karıştırılır. Daha sonra ise 200 gr Gürsu çeçil peyniri güzelce tel tel ayrılarak yavaşça tavaya serpilir. Peynirler eridiği gibi mıhlama güvece aktarılarak daha önceden ısıtılmış fırına konulur ve 240 derecede 10 dakika boyunca bekletirilir. Mıhlamamızın üzeri esmerleşip de bir mağma edasıyla içinden hava kabarcıkları çıkarmaya başladı mı güveç fırından çıkartılır ve servis edilir. Yanına da zeytinli baharatlı taze tandır ekmeğini koyduk mu mıhlama dadından yenmez! :)

m%25C4%25B1hlama.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Ev Yapımı Bol Acılı Alaturka Çiğ Köfte

[Albena Kıvırcık Marul]*[Bulgur]*[Domates]+[Soğan]+[Sarımsak]+[Kimyon]+[Sumak]+[Pul Biber]+[Acı Biber]+[Taze Soğan]+[Nar Ekşisi]+[Limon]+[Kişniş]+[İsot]+[Maydanoz]+[1,5 saatlik yoğurma işçiliği] = Müthiş bir acı, müthiş bir lezzet :)

%25C3%25A7i%25C4%259F-k%25C3%25B6fte3.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Soğanda Yumurta

Bir adet soğan alınır ve içi oyulur. Sonrasında içine doğal yumurta konularak ızgaradaki kömürlerin içine gömülür. 5 dakika içerisinde yumurta rafadan bir şekilde hazır olur. Soğanın verdiği acılıkla yumurtanın doğallığı birleşince alınan tat paha biçilemez:)

so%25C4%259Fan-yumurta1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Peynir-Sucuk Izgara

Izgara hazırlanır ve şişler ızgarada güzelce pişirilir. Sonrasında lavaş ekmekleri ızgaranın üzerine bastırılarak ısıtılır. Şişler hazır olunca da lavaşlar yorgan olarak tabağa serilir; üzerine de leziz şişler sıralanır. Yanına da taze soğan, maydanoz ve çeri dometes de koyduk mu dadından yenmez :)

sucuk-peynir-%25C5%259Fi%25C5%259F-1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte tereyağlı, mantarlı ve kaşarlı Eşkina (Kaya Levreği)

e%25C5%259Fkina.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Baharatlar

Yemeği yemek yapan içindeki baharattır. Değişik damak tatlarına sahip olan insanlar baharatları bir sihirbaz edasıyla karıştırıp yemeklerde kullanabilme yetisine sahip olanlardır :)

baharatl%25C4%25B1k.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Soya Soslu Somon

Somon önce zeytinyağı ve soya sosuna bandırılarak 5 saat boyunca dinlendirilir ve marine edilir, akabinde biberiyeyle harmanlanarak tavada kısık ateşte pişirilir, üzerine de iyice limon sıktın mı dadından yenmez :)

somon.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Börülce Salatası

Tabii ki somon salatasız yenmez… Deniz börülcesi suda iyice kaynatılır, sonrasında da temizlenerek tabağa konulur. Üzerine de sumak ve nar ekşisi soslu mısır taneleri özenle dizilir ve güzelce limonlanır. Bir lokma somon, bir lokma salata :)

m%25C4%25B1s%25C4%25B1rl%25C4%25B1-b%25C3%25B6r%25C3%25BClce.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Ziyafet-ül Menemen

[Menemen Alaturka]Tavanın içine halis Ayvalık zeytin yağı dökülür ve ısınınca önce biber, akabinde de soğan koyulur ve pembeleşinceye kadar pişirilir. Sonrasında kavrulan biber ve soğan; fırında ısıtılmış güvece aktarılır. Aktarma işleminden sonra küp küp doğranmış taze domates eklenir ve pişirilir. Sonrasında üzerine 3 adet köy yumurtası ve kaşar peynir eklenir. Üzerine de karabiber ve acı biber ekilip köy ketesiyle birleşince dadından yenmez :)

menemen2.jpg

g%25C3%25BCve%25C3%25A7te-menemen.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Mısırlı Palamut Tabağı

[Karadeniz Palamudu]*[Gemlik Zeytini]*[Ayvalık Limonu]*[Bahçe Maydanozu+Bahçe Dere Otu]*[Çarleston Biberi]*[Soya Sosu]*[Nar Ekşisi]*[Karabiber+Tuz]

palamut.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Kayseri Mantısı

[Kayseri Mantısı]*[Taze sarımsaklı yoğurt]*[Salça+Diyarbakır Pul Biberi+Nane+Karabiber+Tereyağı]+[Köy Kaşığı]+[Toprak kokulu testide su]

mant%25C4%25B11.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Mercan Tava

Ayvalık Mercanı + Deniz Çuprası Havyarı + Mantar + Limon + Trabzon Çeçili + Patlıcan Dolması + Çiğ Köfte + Roka + Lavaş

mercan-havyar.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Hamsi Kızartma

[Pilav*(Dere Otu + Muskat Cevizi)] +[Hamsi Kızartma*(Mısır Unu+Zeytin Yağı)]

hamsi-pilav.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Tenekede Tavuk

Tavuğun hemen altına ise kendi yağının süzüleceği şekilde ve içinde patates, domates, biber ve soğan olan küçük güveçler konur.

teneke_tavuk-4.jpg

Etrafı teneke ile kapatılır ve alt kısmından hava almayacak şekilde kenarları çamurla sıvanır. Üzerine de çalı çırpı konup ateşe verilir.

teneke_tavuk-3.jpg

Yaklaşık 30 dakika sonra teneke açılır. Tavuk pişmiş kelle gibi ayyuka çıkar :)

teneke_tavuk-2.jpg

teneke_tavuk-1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Deniz Mahsulleri Salatası

ahtapot-salatas%25C4%25B1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Lahmacun

lahmacun2.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Tahanlı Pide

tahanl%25C4%25B1-cant%25C4%25B1k.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Karışık Pide

kar%25C4%25B1%25C5%259F%25C4%25B1k-pide-1.jpg

kar%25C4%25B1%25C5%259F%25C4%25B1k-pide.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Zargana Sofrası

Pazardan 300 gr Zargana, 300 gr kestane, 1 adet göbek marul, 1 adet köy yumurtası ve 2 adet de bıldırcın yumurtası alınır.

Marketten günlük süt alınır.

Fırından taze ve zengin içerikli mısır ekmeği alınır.

Eve gelinir.

Günlük süt toprak güvecin içinde mayalanır ve güzelce sarılarak beklemeye alınır.(3 saat)

Kestaneler tavada suda pişirilerek güzelce kaynamış suda bekletilir.

Bu esnada göbek maruldan 2-3 adet yaprak ince ince kesilerek tuzlanır ve mısır tanecikleri üzerine serpiştirilir.

Salata hazırlandıktan sonra üzerine bolca nar ekşisi dökülür ve ayvalıkta yetiştirilmiş taze yeşil limon sıkılır.

Alınan köy yumurtası ve bıldırcın yumurtaları suda güzelce haşlanır.

Balıklar güzelce yıkanıp temizlenir.

Akabinde kızmış Bergama zeytinyağının bulunduğu tavaya atılır ve pişirilir.

Balıklar pişince sofra hazırlanır ve 3 saat boyunca bekleyen güveçteki yoğurt açılarak servis edilir.

Zarganad.jpg

1- Mantar Güveç (Mantar+Sarımsak+Soğan+Köri+Kekik+Karabiber+Köy Yumurtası)

2- Güveçte Tahin Helvası

3- Erzurum Ketesi

4-Bergama Limonu

5-Kuru İncir

6-Köy Ekmeği

7-Tahta Kaşıklar

8-Güveç bardakta dere otlu el açımı yayık ayran

Zargana-2.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

İşkembe Çorbası

i%25C5%259Fkembe-2.jpg

i%25C5%259Fkembe-31.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Sarımsak / Sirke Sosu

i%25C5%259Fkembe-1.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Söğüş ve Acılı Şalgam Suyunun Efsanevi Düeti

s%25C3%25B6%25C4%259F%25C3%25BC%25C5%259F.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Tuzda Balık / Deniz Levreği

tuzda_bal%25C4%25B1k_deniz_levre%25C4%259Fi.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Kumda Türk kahvesi

kumda-t%25C3%25BCrk-kahvesi.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Kuru Fasülye:

[Güveçte İspir Kuru Fasülyesi * İsotu] + [Cacık * Dere Otu] + [Közlenmiş Biber * Sarımsak * Zeytinyağı] + [Taze Soğan + Pide] + [Çilek Şerbeti]

G%25C3%25BCve%25C3%25A7te%2520Fas%25C3%25BClye.JPG

——————————————————————————————————————————————————————-

Meksika Soslu Mafaldine

makarna%2520almira.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Izgara Çeşitleri

ordos%2520kirazl%25C4%25B1yayla%2520gezisi%2520%252857%2529.JPG

——————————————————————————————————————————————————————-

Balık ve Mantar Izgara

bal%25C4%25B1k%2520bahar.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte Fener Balığı

adalar%2520%252836%2529.JPG

——————————————————————————————————————————————————————-

İçli Köfte:

kilis%2520yemekleri%2520%25283%2529.JPG

——————————————————————————————————————————————————————-

Dut

dut.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Tuza Yatırılmaya Hazır Mercan

tuzda%2520mercan%2520%25282%2529.JPG

——————————————————————————————————————————————————————-

Muskat Cevizli Limonata

limonata.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Maydanozlu Omlet

maydanozlu%2520omlet.jpg

——————————————————————————————————————————————————————-

Güveçte Kaşarlı Alabalık

alabal%25C4%25B1k.JPG

yemek_tarifleri.pngAfiyet olsun.

Şef: Cemal Haki

This Advanced DARPA Study Has Perfected Mind Control In Squids


Squids are masters of camouflage, and can manipulate the colors emitted by their skin with a distributed central nervous system in order to blend in.

Now DARPA can manipulate the color changes too, by hacking into the squid’s central nervous system functions.

A study funded by the Defense Advanced Research Projects Agency has perfected the art of using electrical signals to manipulate the color of a squid’s iridescent skin over the entire color spectrum.

The Marine Biological Laboratory in Massachusetts carried out the research.

It was a tough nut to crack, and the discovery is the result of twenty years of curiosity.

The nerve network in squid skin is immensely complex, and now the ability to manipulate that system offers new opportunities for active camouflage.

DARPA has a number of programs that set out to hack biology. This is one of them, seeking to exploit the squid’s advanced camouflage for military use.

The colors come from "iridiphores" on the squid’s skin. Now that the scientists know which nerves stimulate which iridiphores — not to mention how to electrically shock the nerve to project the right color — they’ll be able to advance the research on iridiphore manipulation.

Read more: http://www.businessinsider.com/this-advanced-darpa-study-has-perfected-mind-control-in-squids-2012-8#ixzz24s63HPv1

Av. Ersöz: Siber saldırının kaynağı ortaya çıktı /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Odatv davasında 8 ay sonunda mahkemeye ulaşan TÜBİTAK raporunun ayrıntıları ortaya çıktı. Rapor, bilgisayarlara uzaktan dosya yükleyen yazılımın aktif olarak çalıştığını belirtiyor. TÜBİTAK, Odatv çalışanlarına yönelik bilgisayar saldırılarının da aynı merkezden yürütüldüğü tespit etti. Avukatlar da her fırsatta tutukluluğun devamı kararlarında atıf yapılan raporun gelmesiyle, müvekkillerinin serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.

8 ayın sonunda mahkemeye ulaşan TÜBİTAK raporu Odatv davasının seyrini değiştirecek tespitler içeriyor. TÜBİTAK, davaya konu olan dijital dosyalardaki tutarsızlıkların normal bir kullanıcı davranışı olamayacağını tespit etti. Rapor; davaya konu olan dijital belgelerin Odatv ve çalışanlarının bilgisayarlarında oluşturulmadığı açıkça ortaya koyuyor.

TÜBİTAK uzmanları, söz konusu bilgisayarların "özel hedefli sosyal mühendislik saldırıları"na hedef olduğunu belirtti. Odatv avukatlarından Hüseyin Ersöz, TÜBİTAK raporunun ayrıntılarını Ulusal Kanal’a değerendirdi.

“Bu tutarsızlıklar normal bir kullanıcı davranışıyla açıklanabilecek tutarsızlıklar değil değerlendirmesini yapıyor TÜBİTAK. Söz konusu dijital dökümanların Odatv ve çalışanlarının bilgisayarlarında açılmadığı, değiştirilmediği yani o bilgisayarlardan, söz konusu dosyalara erişilmediği değerlendirmesi var raporda.”

Odatv bilgisayarlarında, dışarıdan dosya ekleme özelliğine sahip zararlı yazılımların aktif olarak çalıştığı TÜBİTAK tarafından doğrulandı. TÜBİTAK raporunda Odatv çalışanlarına yönelik bilgisayar saldırılarının aynı merkez tarafından yürütüldüğü de tespit edildi. Saldırıların aynı kaynaktan gelmesi, Odatv’nin tertibi planlayanlar tarafından bilinçli bir şekilde hedef alındığını da gözler önüne serdi.

“Barış Pehlivan’ın bilgisayarına yönelik spam saldırısının kaynağıyla Müyesser Yıldız’ın bilgisayarına yönelik spam saldırısının kaynağı aynı. Aynı imei numarası.”

Avukatlar, tutukluluğun devamı için gerekçe olarak gösterilen TÜBİTAK raporunun gelmesiyle müvekkillerinin serbest bırakılması bekliyor.
“Mahkemenin artık müvekkillerimize tutuklu gazetecilere özgürlüklerini iade etmesi gerekiyor.”

Avukatların daha önce aldığı bilimsel raporlarda, Uluslararası Siber Suçlar Sözleşmesi’ne atıf yapılarak, mevcut şartlarda elde edilen dökümanların delil niteliği olmadığı vurgulanmıştı.

ulusalkanal.com.tr

HENİYYE, TAHRAN’DAKİ BAĞLANTISIZLAR ZİRVESİNE KATILMIYOR


İRAN ANALİZ / Filistin başbakanı İsmail Heniyye’nin ofisinden yapılan resmi açıklamada İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenecek olan Bağlantısızlar Hareketi Zirvesine katılmayacaklarını duyurdu. Yapılan açıklama Suriye devriminin yanında yer alan, burdaki şubelerini boşaltan ve Kahiredeki cami minberinden açıkça “Suriye direnişini” desteklediğini ilan eden HAMAS ve başbakan İsmail Heniyye’nin siyasetinin bir devamı şeklind değerlendiriliyor.

İran’ın Filistin davasındaki yerine dair klişe cümlelerin kullanıldığı resmi açıklamada zirveye katılım olmayacağı belirtildi. Yüz binlerce insanın katledildiği, yaralandığı, tutuklandığı ve milyonlarcasının içeride ve dışarıda mülteci konumuna düştüğü Suriye’de, dikta Esed rejimi ve müttefiki İran rejiminin dış dünyaya yönelik en önemli argümanı Filistin direnişini destekleme iddiası. Ancak HAMAS hareketinin şubelerini boşaltması, Halid Meşal ve liderlerin Şam’ı terk etmesi, müntesiplerinin devrimde yer alması, yazılı-görsel medyasının tamamen direnişde yer alması bu iddiayı bütünüyle geçersiz hale getirdi. Sözde direniş ekseni olduğu iddiasındaki rejimin direnişe en büyük darbe vurduğu ülkedeki Filistinli mültecilerin katledilmesi ile açıkça ortaya çıktı.

Is DNA the Next Internet?


Are humans really beings of light?

By Dan Eden

I get lots of suggestions for stories, and I really appreciate them. But some of them are too good to be true. An example of this was a story of a giant human skeleton — maybe 40 feet tall — that was discovered by a Russian archaeological team. The story had photos and links accompanying it and looked promising. But when the links were researched they went in a circle. Each link used the other link as the source. Finally the elements of the photos turned up and we recognized a good Photoshop job had fooled everyone.

I had this same experience this week when I was sent an article where a Russian (again) scientist, Pjotr Garjajev, had managed to intercept communication from a DNA molecule in the form of ultraviolet photons — light! What’s more, he claimed to have captured this communication from one organism (a frog embryo) with a laser beam and then transmitted it to another organisms DNA (a salamander embryo), causing the latter embryo to develop into a frog!

But this was just the beginning.

Dr. Garjajev claims that this communication is not something that happens only inside the individual cells or between one cell and another. He claims organisms use this "light" to "talk" to other organisms and suggested that this could explain telepathy and ESP. It was like human beings already had their own wireless internet based on our DNA. Wow!

I tried to find a scientific journal that had this experiment. All I could find were blogs and other websites that carried the same story, word for word, without any references. That is until I stumbled on the work of Fritz-Albert Popp [right]. Then everything I had just read seemed very plausible.

Fritz-Albert Popp thought he had discovered a cure for cancer. I’m not convinced that he didn’t.

It was 1970, and Popp, a theoretical biophysicist at the University of Marburg in Germany, had been teaching radiology — the interaction of electromagnetic (EM) radiation on biological systems. Popp was too early to worry about things like cellphones and microwave towers which are now commonly linked with cancers and leukemia. His world was much smaller.

He’d been examining two almost identical molecules: benzo[a]pyrene, a polycyclic hydrocarbon known to be one of the most lethal carcinogens to humans, and its twin (save for a tiny alteration in its molecular makeup), benzo[e]pyrene. He had illuminated both molecules with ultraviolet (UV) light in an attempt to find exactly what made these two almost identical molecules so different.

Why Ultra-violet light?

Popp chose to work specifically with UV light because of the experiments of a Russian biologist named Alexander Gurwitsch who, while working with onions in 1923, discovered that roots could stimulate a neighboring plant’s roots if the two adjacent plants were in quartz glass pots but not if they were in silicon glass pots. The only difference being that the silicon filtered UV wavelengths of light while the quartz did not. Gurwitsch theorized that onion roots could communicate with each other by ultraviolet light.

[Above] All vibrations of energy are part of the electro-magnetic spectrum. These include electrical energy, heat, sound, light, radio waves and radioactive waves. UV light is merely a small portion of the spectrum of EM energy with a very short wavelength.

What Popp discovered was that benzo[a]pyrene (the cancer producing molecule) absorbed the UV light, then re-emitted it at a completely different frequency — it was a light "scrambler". The benzo[e]pyrene (harmless to humans), allowed the UV light to pass through it unaltered.

Popp was puzzled by this difference, and continued to experiment with UV light and other compounds. He performed his test on 37 different chemicals, some cancer-causing, some not. After a while, he was able to predict which substances could cause cancer. In every instance, the compounds that were carcinogenic took the UV light, absorbed it and changed or scrambled the frequency.

There was another odd property of these compounds: each of the carcinogens reacted only to light at a specific frequency — 380 nm (nanometres) in the ultra-violet range. Popp kept wondering why a cancer-causing substance would be a light scrambler. He began reading the scientific literature specifically about human biological reactions, and came across information about a phenomenon called ‘photorepair’.

Photorepair

It is well known from biological laboratory experiments that if you blast a cell with UV light so that 99 per cent of the cell, including its DNA, is destroyed, you can almost entirely repair the damage in a single day just by illuminating the cell with the same wavelength at a much weaker intensity. To this day, scientists don’t understand this phenomenon, called photorepair, but no one has disputed it.

Popp also knew that patients with xeroderma pigmentosum [right] eventually die of skin cancer because their photorepair system can’t repair solar damage. He was also struck by the fact that photorepair works most efficiently at 380 nm — the same frequency that the cancer-causing compounds react to and scramble.

This was where Popp made his logical leap. If the carcinogens only react to this frequency, it must somehow be linked to photorepair. If so, this would mean that there must be some kind of light in the body responsible for photorepair. A compound must cause cancer because it permanently blocks this light and scrambles it, so photorepair can’t work anymore. It seemed logical, but was it true?

Light inside the body

Popp was freaked out by this. He wrote about it in a paper and a prestigious medical journal agreed to publish it.

Not long after that, Popp was approached by a student named Bernhard Ruth, who asked Popp to supervise his work for his doctoral dissertation. Popp told Ruth he was prepared to do so if the student could show that light was emanating from the human body.

This meeting was fortuitous for Popp because Ruth happened to be an excellent experimental physicist. Ruth thought the idea was ridiculous, and immediately set to work building equipment to prove Popp’s hypothesis wrong.

Within two years, Ruth had constructed a machine resembling a big X-ray detector which used a photomultiplier to count light, photon by photon. Even today, it is still one of the best pieces of equipment in the field. The machine had to be highly sensitive because it had to measure what Popp assumed would be extremely weak emissions.

In an old documentary film taken in the laboratory at the International Institute of Biophysics, Dr. Popp opens a chamber about the size of a bread box. He places a fresh cutting from a plant and a wooden match in a plastic container inside the dark chamber and closed the light proof door. Immediately he switches on the photomultiplyer and the image shows up on a computer screen. The match stick is black while the green, glowing silhouette of the leaves is clearly visible.

Dr. Popp exclaims, "We now know, today, that man is essentially a being of light."

In 1976, they were ready for their first test with cucumber seedlings. The photomultiplier showed that photons, or light waves, of a surprisingly high intensity were being emitted from the seedlings. In case the light had to do with an effect of photosynthesis, they decided that their next test — with potatoes — would be to grow the seedling plants in the dark. This time, when the seedlings were placed in the photomultiplier, they registered an even higher intensity of light. What’s more, the photons in the living systems they’d examined were more coherent than anything they’d ever seen.

Popp began thinking about light in nature. Light was present in plants and was used during photosynthesis. When we eat plant foods, he thought, it must be that we take up the photons and store them.

When we consume broccoli, for example, and digest it, it is metabolised into carbon dioxide (CO2) and water, plus the light stored from the sun and photosynthesis. We extract the CO2 and eliminate the water, but the light, an EM wave, must be stored. When taken in by the body, the energy of these photons dissipates and becomes distributed over the entire spectrum of EM frequencies, from the lowest to the highest.

This energy is the driving force for all the molecules in our body. Before any chemical reaction can occur, at least one electron must be activated by a photon with a certain wavelength and enough energy.

The biochemist and Nobel Prize winner Lehninger mentions in his textbook that some reactions in the living cell happen quite a lot faster than what corresponds to 37C temperature. The explanation seems to be that the body purposely directs chemical reactions by means of electromagnetic vibrations (biophotons).

Photons (Light) control everything in the cell

Photons switch on the body’s processes like an orchestra conductor bringing each individual instrument into the collective sound. At different frequencies, they perform different functions. Popp found that molecules in the cells responded to certain frequencies, and that a range of vibrations from the photons caused a variety of frequencies in other molecules of the body.

This theory has been supported by Dr. Veljko Veljkovic who now heads the Center for Multidisciplinary Research and Engineering, Institute of Nuclear Sciences Vinca. She dared to ask the question that has forever puzzled cellular biologists: What is it that enabled the tens of thousands of different kinds of molecules in the organism to recognize their specific targets? Living processes depend on selective interactions between particular molecules, and that is true for basic metabolism to the subtlest nuances of emotion. It’s like trying to find a friend in a very big very crowded ballroom in the dark.

The conventional picture of a cell even now is that of a bag of molecules dissolved in water. And through bumping into one another by chance — random collisions — those molecules that have complementary shapes lock onto to each other so the appropriate biochemical reactions can take place. This ‘lock and key’ model has been refined to a more flexible (and realistic) ‘induced fit’ hypothesis that allows each molecule to change shape slightly to fit the other better after they get in touch, but the main idea remains the same.

It is supposed to explain how enzymes can recognize their respective substrates, how antibodies in the immune system can grab onto specific foreign invaders and disarm them. By extension, that’s how proteins can ‘dock’ with different partner proteins, or latch onto specific nucleic acids to control gene expression, or assemble into ribosomes for translating proteins, or other multi-molecular complexes that modify the genetic messages in various ways. But with thousands — or even hundreds of thousands of reactions happening each second in just one cell this seems pushing the "mechanical" concept a bit too far.

What has been proposed is that somehow each molecule sends out a unique electromagnetic field that can "sense" the field of the complimentary molecule. It’s as if there is a "dance" in the cellular medium and the molecules move to the rhythm. The music is supplied by the biophoton.

"Veljkovic and Cosic proposed that molecular interactions are electrical in nature, and they take place over distances that are large compared with the size of molecules. Cosic later introduced the idea of dynamic electromagnetic field interactions, that molecules recognize their particular targets and vice versa by electromagnetic resonance. In other words, the molecules send out specific frequencies of electromagnetic waves which not only enable them to ‘see’ and ‘hear’ each other, as both photon and phonon modes exist for electromagnetic waves, but also to influence each other at a distance and become ineluctably drawn to each other if vibrating out of phase (in a complementary way)."

Hackers Could Use Brain Scan Devices To Steal Secrets From Your Mind


A woman watches a commercial film while wearing an EEG headset in 2008. Off-the-shelf versions of these devices may now be capable of extracting private information from the user’s mind.

Photo by Yoshikazu Tsuno/AFP/Getty Images

In recent years, advances in electroencephalography, or EEG, have led to devices like Emotiv’s neuroheadset, a $300 toy that can tap into your brain waves to let you play a computer game with your mind. That is very cool. But wait—could there be any privacy or security risks here?

That’s the question that a team of researchers from Oxford, UC-Berkeley, and the University of Geneva asked in a new paper, which they published online here. Their answer: You bet there could.

The researchers asked students to don Emotiv headsets, then flashed images of things like ATM machines, bank cards, maps, and people’s faces on a screen and watched to see which ones sparked flickers of attention in their brains. From that information, the researchers were able to correctly guess the users’ bank and PIN numbers on the first try about 20 percent of the time. They correctly guessed the students’ birth months 60 percent of the time.

That’s far from perfect, of course—but it’s also a lot better than random chance. In short, the researchers showed that even some of the cheapest commercially available brain scanners could help criminals extract private information from users.

Don’t panic just yet, though. Before cybercrooks can hack your mind, they have to get you to wear the headset. And unless they trick you, you’d probably know an attack was occurring if you started seeing a bunch of random PIN numbers flash on your screen while hooked up to the gizmo.

The researchers suggest that hackers’ most likely tactic would be subterfuge of some sort, such as displaying the stimuli in a relatively unobtrusive way in the course of what otherwise appears to be an everyday program, such as a game or quiz. Given that the API for most of these devices is open, the researchers add ominously in the paper’s last sentence, "the development of new attacks can be achieved with relative ease and is only limited by the attacker’s own creativity.”

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: