ÇARPITMA VE MANİPÜLASYON UZMANI İRAN’DA MURSİ BOMBASI


İRAN ANALİZ / Mısır Cumhurbaşkanı Dr. Muhammed Mursi’nin Tahran’da düzenlenen Bağlantısızlar Hareketi Zirvesinde yaptığı konuşma şok ve deprem etkisi yaptı. Özellikle Beşşar Esed rejiminin gayrimeşru ve baskıcı rejim olduğunu belirten konuşmasında Mursi, birkaç kez Suriye devrimini ve direnişini desteklediğini söyledi. Tek bir kez dahi kullanmadığı Bahreyn kelimesini 3 kez Farsça servis eden İran medyasının Mursi’nin konuşmasında yaptığı inanılmaz çarpıtma ve yalanlar nelerdi? Canlı yayınla tüm dünyanın gözü önünde, birçok devlet adamının hazır bulunduğu bir uluslararası zirvede bir devlet başkanının konuşmasını tamamen tersi bir şekilde son derece ahlaksız, dürüst olmayan ve farklı şekilde çevirmeye iten saikler neler? İran rejimi ve İran&Şii medyası ile karapropaganda lobisinin mantalitesi/medya dili bu analizde ele alınıyor.

Suriye halkının devrimine destek vermeye çağıran Mursi’nin uzun konuşmasının İran devlet medyasında ve çevirilerde çarpıtıldığı, bazı bölümlerinin kırpıldığı ve yanlış çevrildiği yönünde önemli haberler yayımlandı.

Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, besmele ile başladığı konuşmasında selavat kısmında zikrettiği Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman gibi sahabelerin ismi başta olmak üzere Suriye devrimini desteklediği kısımlar da dahil birçok önemli hususlar İran Resmi Devlet Ajansı (IRNA) tarafından verilmedi! Yine canlı yayın yapan Farsça 1. Kanal da tamamen buraları es geçti ve bolca çarpıtmanın yer aldığı bir çeviri ile haberlerini servis etti.

ÇARPITMA UZMANI İRAN MEDYASININ ÇARPIK ZİHNİYETİNE ÖRNEK: MURSİ KONUŞMASI

İran resmi medyasının, resmi olmadığı iddia edilen yarı resmi Fars Haber Ajansı, Abna Ehli Beyt Haber Ajansı vs gibi bolca tedavülde olan kanallar, siteler uydurma haberleri, çarpıtma ve manipülatif yapıları ile biliniyor. Türkçe İran lobisinin de bolca kullandığı Fars Haber Ajansı bunların başında geliyor. Örneğin daha cumhurbaşkanlığı makamına oturduğu ilk günlerde, olmamış, vukubulmamış bir röportaj servis edilmekteydi. Mısır Cumhurbaşkanı Mursi sözde Fars Haber Ajansına demeç vermişti!

Tamamen uydurma ve hayal ürünü olan bu habere anında yalanlama geldi. Dahası Irna da bunu yalanladı. Resmi tekzibe rağmen FHA ve türevlerinin yalanlardan hiç bir şekilde vazgeçmediği, Şii zihniyet dünyasının medya düzlemindeki yansımaları olduğunun bir kanıtı olarak siyasetini sürdürdüğü görülüyor.

Bu medya ve zihniyet yapısının ne denli çarpık/çarpıtma temelli olduğu Mursi’nin konuşmasının kamuoyuna nasıl yansıtıldığı meselesi irdelendiğinde açıkça ortaya çıkmaktadır. Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi bunun en güzel örneği oldu.

İlk olarak; Mısır Cumhurbaşkanı, İhvanul Müslimin kökenli Dr. Mursi’nin isim isim Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman ve Hz. Ali gibi zikrettiği sahabelere selam ettiği kısım İran resmi medyasınca es geçildi! Burada onun Hz. Peygamber ve ehli beytine salavat getirdiği iddia edildi! Elbette çevirideki sahtekarlık bununla sınırla kalmadı. Tabuşkoni adlı internet sitesinin haberi de en basit bir şekilde Şianın Sünni düşmanlığının nasıl tahammülsüz ve çarpıtmalara yol açtığını gösteriyor.

İkinci olarak; Mursi’nin Suriye devrimini açıkça desteklediği, devrimi selamladığı, Esed ve zalimleri kınadığı konuşmasında sesi kıstırıldı!

Üçüncü olarak; konuşma Arap Baharı’na gelince ve Mursi Tunus, Libya, Mısır ve Yemen’den bahsedince İran’ın Acem oyunu devreye girdi. Suriye ismi çeviride yer almadı! Arap Baharı cümlesi de çıkartıldı ve yerine Bahreyn konuldu! Oysa Mursi’nin Arapça konuşmasını dinleyen hiçbiri böylesi bir yalanı, böylesi bir kelimeyi dahi duymamıştı!

Dördüncü olarak: Arabiye’nin aktardığına göre İranlı basın aktivisti Ümit Mukaddem açıklamasında kendisinin simültane Farsça çevirisinde İran televizyon ve radyolarında üç kez Bahreyn ismini duyduğunu yazdı.

Tercümanın bunu kasden yaptığı çok ve net bir şekilde anlaşılmaktadır. Çünkü simültane çeviride yapılan hatalar genelde anlaşılmayan, yanlış anlaşılan veya fiilerin/terkiplerin, cümle yapılarının, teleffuzların, tamlamaların, atasözü ve deyimlerin ve sair hususlardan kaynaklanmaktadır. Hiçbir çevirmen konuşmacı Güney Afrika Cumhuriyeti derken bunu Yeni Zelenda olarak çevirmez! Tıpkı Mursi’nin konuşmasında açık ve net bir şekilde ifade ettiği gayri meşru Esed rejimi, zulüm sistemi ve buna karşı direnen Suriye direnişi, devrimi kelimesini İranlı tercümanların Bahreyn olarak çevirmesi gibi!

Baztab Imruz adlı site de Farsça çevirmenin Mursi’nin Suriye kelimesini kullandığında bunu Bahreyn olarak çevirdiğini yazdı!

Beşinci olarak; Çarpıtmalar aslında İran&Şii zihniyeti ve rejimin karakterini yansıtması açısından para-psikolojik, şizofrenik ve teo-paganist bir örneklem olarak değerlendirmeyi hak ediyor. Zira çeviriden ziyade televizyon ekranına yansıyan İran rejim yetkililerin beden dili her şeyi ortaya koymaktaydı. Üstün bir Aryan ırkı, Fars/Safavi emperyal hülyaları ile donanmış bir Şii İran rejiminin çöl/bedevi kültürü ile tanımladığı Arap ırkını temsilen Mursi’nin yaptığı konuşmalara yaklaşım tarzı bunun bir örneklem olarak değerlendirilmesini haklı kılıyor. Çünkü;

1- rejimin Nusayri-Şii denkleminde stratejik müttefik gördüğü Esed diktasını hedef alması,

2- Direniş ve Filistin davası bağlamında İran’ın kendisine biçtiği bölgesel rolü kabul etmemesi

3- İran’ın kurduğu Çin-Hindistan-Rusya bağlamındaki ilişkisi ve bunların BM Güvenlik Konseyindeki rolünü kabul etmemesi, yapının değiştirilmesini istemesi

4- İslam dünyasına liderlik yapma yönündeki ham hayallerini bir kez daha suya düşürerek Sünni Müslümanların gerçekleştirdiği devrimle yeni liderliğin Mısır ve bölge ülkeleri olduğunu ortaya koyması

5- Nükleer silah peşinde koşan İran’a net bir mesaj vererek kitle imha silahlarına karşı olduğunu belirtmesi

6- İran destekli ve yüzde yüz Veliyyi Fakihçi, Şii karakterli Bahreyn isyanını desteklemeyerek mezhepçiliğe karşı olduğunu göstermesi gibi Mursi’nin konuşmasında öne çıkan birçok önemli husus aslında hayati bir hususu da gözler önüne sermektedir. Bölgenin yeni liderleri İran’ın yayılmacı emellerini, Fars/Şii/Safavi terkipli Velayeti Fakih ideolojisinin ihracı temelli siyasetinin tehlikelerini net bir şekilde görmektedirler. İlk defa yıllardır basında, yayın organlarında, halk nezdinde dillendirelen bu tehdit/tehlike, Suriye bağlamındaki şer ittifakı ve İran’ın yıkıcı rolü uluslararası çaptaki bir katılımla sağlanan bir önemli zirvede, Tahran gibi İran’ın kalbinde, rejimin tüm en kilit isimlerinin bulunduğu bir ortamda Arap dünyasının lideri olan Mısır Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmekteydi.

En basit bir şekilde çeviriye çarpıtma olarak yansıyan bu durum; İran&Şii&Esed medyası ve karapropaganda lobisinin afallarcasına, alakasız mevzularla dallandırıp budaklandırarak Mursi’nin konuşmasını çarpıtıp, çaresiz bir şekilde tevile imkan vermeyecek netlikteki mesajı bulanıklaştırmaya çalışmaları ile devam etti.

Altıncı olarak; Arap Baharı kelimesi de çevirmenler tarafından çarpıtıldı ve Şiilerin rehberi Hamaney’in kullanımı olan İslami Uyanış adlı sözcükle değiştirildi! Birçok dünya ülkesinden üst / orta düzey katılımın olduğu, çeşitli uluslararası kanalların canlı yayımladığı bir konuşmada çok meşhur bir ifadenin bir çevirmen tarafından alenen çarpıtılması, yanlış çevrilmesi kişisel bir insiyatif olmaktan İran rejiminin bir siyaseti olarak daha öncesinde planlanan bir kurgu olduğu izlenimini vermektedir. Böylesi bir çarpıtma aslında büyük beklentileri olan, güçlü toplumsal kökenleri olan İran muhalefetine ve iç kamuoyuna da bir mesaj niteliği taşımaktaydı. Çarpıtma, olayları uydurma ve hayali senaryolarda uzman olan İran medyası, böylesi yalanlar ve çeviriler ile devrimin yaşandığı Mısır’ın Cumhurbaşkanının Tahran ile aynı zeminde olduğu imajını vermeye çalışmaktaydı!

Yedinci olarak; Yanlış çeviri değil tamamen yalan ve uydurma çeviri yapıldığının bir kanıtı da şu: Mursi konuşmasında Suriye rejimini zalim bir rejim olarak tanılmadı. Ancak İranlı çevirmen bu kısmı inanılmaz bir şekilde şöyle çevirdi: “Suriye’de bir kriz var. Hepimiz Suriye’deki yönetici rejimi desteklemeliyiz. Suriye’de reformlar yapılmalıdır ve herhangi bir yabancı müdahale önlenmelidir! İşte bizim tutumumuz budur!” Decarben adlı internet sitesi de Suriye ile ilgili kısımlarda açık çarpıtmalar olduğunu yazdı.

Sekizinci olarak; İran’ın objektif medyası ve haber kanalları, çevirinin nasıl ahlaki zeminden uzak olarak yalanlarla dolu olduğunu yazdı. Bunlar arasında Mursi’nin yanı sıra BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile BM Genel Kurul başkanı Nasır Abdulaziz’in Suriye ile ilgili konuşmalarının da çarpıtıldığı kısımlar öne çıkıyor!

Cihan News ve Asr İran adlı siteler de açıkça kesintiler ve çevirilerdeki çarpıtmaları yazdı.

SONUÇ:

Çoğunluğu Arapça bilmeyen ve Farsça’ya itimat eden yakindoguhaber, rasthaber, velfecr, mutezil, safakmedya, israhaber vs gibi İran&Şii karapropaganda sitelerinin ve kalemlerinin böylesi bir yalanı Farsça’dan direk çevirip Türkçe olarak yayımlamalarından başka bir şey de beklenmeyecektir! Bu tür durumda yalanların tek merkezden üretilip kademeli olarak yayıldığı; ancak hakikat ile gerçek ile yakından uzaktan alakalı olmadığı da çok net şekilde anlaşılmaktadır. Tıpkı Suriye bağlamındaki haberlerin tamamına yakınında olduğu gibi! İran & Şii medyasının manipülatif ve yalanlar üzerine kurguladığı dünyanın sanal olduğu böylece net bir şekilde bir kez daha tüm dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir. Mezkur medyanın, objektiflik, dürüstlük, sadakat ve etik anlamında açıkça sınıfta kaldığı görülmektedir.

Esed medyasından ed-Dünya kanalı ve Suriye kanalının, Maliki ve Iraklı Şii örgütlere ait sitelerin, kanalların, Hizbullah’a ait Menar, İntikad gibi medyanın yalanlar, uydurma senaryolar, paralı aktörler ve rejimin maaşlı unsurlarının kullanıldığı paravan haberler ile itibar edilmeyen yapılar olmasının sebebi yukardaki zihniyet/siyaset algılayışında gizli.

Foto: Hizbullah’ın el-Menar’ı da çarpıtmalı olarak vermiş…Mursi’nin zalim Esed rejimini telin ettiği ve devrimi desteklediği, defalarca kullandığı tek bir kelime bile yer almamış!

Türkiye’de çoğunluğunu Şiileşmiş ve İran fonlarıyla beslenen kesimlerin yürüttüğü internet sitelerinin ve yayın kuruluşlarının Suriye devrimiyle birlikte neden itibar edilmeyecek, güvenilmez, subjektif, manipülatif ve dezenformasyon ile dolu karapropaganda şebekesi olduğu sorusunun cevabı da böylece ortaya çıkmaktadır.

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: