Amerika’daki Mısır Diasporasının 2011 Mısır Devrimi Sırasındaki ve Sonrasındaki Rolü


Diaspora grupları kendilerini anavatan toplumunun bir parçası sayar ve anavatanlarının geleceği için kaygılanırlar. Bu nedenden dolayı da anavatanla ilgili konulara müdahil olmayı arzularlar. Diasporanın anavatan üzerindeki muhtemel etkisi üç ana etkence şekillenir: diaspora grubunun birliği ve örgütsel kapasitesi, anavatanın ve göç edilen ülkenin siyasi fırsat yapıları. Amerika´da yaşayan Mısır diasporası da anavatanlarıyla ilgili konularda her zaman kaygı duymuştur. Ancak Mübarek rejimi bu diaspora grubunun anavatandaki etkinliğini büyük ölçüde kontrol altında tutmuştur. 2011 Mısır Devrimi bu anlamda Amerika´da yaşayan Mısırlılar için tarihi bir fırsat sunmuştur. Bu makale Amerikalı Mısırlıların Mısır devrimi ve sonrasında anavatanın geleceğini şekillendirme çabalarını analize etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Mısır diasporası, ABD, anavatan, diaspora etkisi, 2011 Mısır devrimi

Çağdaş diasporalar, uluslararası siyasette hem kendi anavatanlarının iç siyasetini hem de ev sahibi devletin anavatana yönelik dış politikasını etkileme kapasitesine sahip aktörler olarak gittikçe önemli bir rol oynarlar. Böylesi bir kapasite, bunları geçmişteki mağdur diasporalardan büyük ölçüde ayırmaktadır. Son yıllarda teknoloji, iletişim ve ulaşımdaki ilerlemeler diaspora gruplarının anavatanlarıyla daha yakın ilişkiler içinde olmalarına olanak sağladığından, küreselleşmenin artan hızı diasporanın oynadığı rolü olumlu yönde etkilemiştir.(1) Diaspora faaliyeti anavatandaki şeffaf ve demokratik rejimleri destekleme veya anavatan ile ev sahibi ülke arasında arabulucuk ve para transferleri yoluyla anavatanın kalkınmasına yardımcı olma konusunda olumlu bir etkiye sahip olabileceği gibi; böyle bir faaliyet aynı zamanda ülke içi veya uluslararası çatışmaları tetikleyerek anavatan üzerinde istikrar bozucu bir etki de yaratabilir.(2)

Diaspora toplulukları kendilerini hâlâ anavatanlarındaki ulusal toplumun bir parçası olarak tanıtırlar ve kendi vatanlarının refahı konusunda kendilerini sorumlu hissederler.(3) Peki diaspora toplulukları kendi anavatanları dışında yaşamalarına rağmen neden hâlâ anavatanlarının iç ilişkilerine katılma isteği duyarlar? Bunun sebebi, bir diasporanın anavatanına sıkı sıkıya bağlı olmasına dayanan kimlik anlayışından kaynaklanmaktadır. Safran’ın (1991) sıkça atıfta bulunulan diaspora tanımında, diaspora kimliğinin önemli bir parçası olduğu için anavatan unsuru başlıca öneme sahiptir. Safran’a göre diasporaları diğer toplumsal gruplardan ayıran başlıca özellikler; “yerleri, tarihleri ve başarıları da dahil olmak üzere anavatanlarıyla ilgili anı, görüş veya efsaneyi devam ettirme; varsayılan anavatanın idealleştirilmesi ve buranın zamanı geldiğinde yine en son dönecekleri yer olarak görülmesi; diasporadaki herkesin kendini anavatanlarının varlığını sürdürmesi ya da yenilenmesi beraberinde güvenliğine ve refahına adaması gerektiği inancı” olarak sıralanabilir. Söz konusu anavatan imajı olmadan diaspora topluluğunun bir grup göçmen grubundan hiçbir farkı yoktur. Diaspora kimliğini ve birliğini canlı tutan da zaten anavatan fikridir. Bu nedenle diaspora grupları genellikle anavatanlarındaki siyasi gelişmelerle alakadar olmak isterler.

Anavatan unsuru diaspora kimliğinin çok önemli bir parçası olmakla beraber, diasporanın otomatikman iç işlerinde yer almasına da yol açmaz. Böylesi bir iştigal güçlü bir istek, organizasyon ve bağlılık gerektiren aktif bir katılım gerektirmektedir.(4) İç siyasette nüfuzunu kullanabilmesi için diaspora grubunun birlik içinde olması ve hedeflerini kesin ve net bir biçimde belirtmesi gerekmektedir. Diaspora grupları ev sahibi devletlerde siyasi ve maddi açıdan da iyi organize olmalıdırlar.(5)

Diasporaların kendi örgütlenme yeteneklerine ilişkin etkenler de oldukça önemli olmakla beraber iç ilişkileri üzerindeki diaspora etkisini açıklama konusunda yetersiz kalmaktadır. Hem anavatan hem de ev sahibi ülkedeki yapılar, böylesi bir etkiye ilişkin karar verme konusunda çok mühim bir yere sahiptir. Öncelikle anavatanın, diaspora etkisine karşılık verip buna müsaade etmesi gerekir. Anavatan krizdeyken ve özellikle de devlet zayıf ve başarısızken, diasporalar anavatandaki siyaseti etkileme konusunda daha başarılı olurlar.(6) Ve son olarak, ev sahibi ülkedeki koşullar da diaspora gruplarının faaliyetlerine izin verme veya bu faaliyetleri kısıtlama konusunda oldukça etkilidir. Sökensen’e göre iletişim, medya, ulaşım gibi siyasi fırsat yapılarının yanı sıra diaspora topluluklarının faaliyette bulundukları yasal ve kurumsal çerçeveler de diasporanın anavatandaki iç işlerine katılmasını belirleyen başlıca unsurlardır.(7) Böylesi siyasi fırsat yapıları, diaspora topluluklarının kendi topraklarında faaliyet yürütmelerine müsaade edilerek büyük ölçüde ev sahibi ülkelerce belirlenmektedir.(8) Ev sahibi ülkeye ilişkin etkenler oldukça önemlidir, zira bu durum toplumların, diaspora değerlerini yitirmesine veya daha müsamahakar yeni ev sahibi ülke arayışına girmelerine yol açabilir.(9) Shain ve Barth, bazı liberal-demokrat ev sahibi ülkelerin, anavatan karşısında ev sahibi ülkenin dış politikasını etkileme amacıyla diaspora gruplarının çıkar grupları olarak organize olup faaliyet yürütmelerine izin verdiklerinin altını çizmektedir.(10)

Mısır diaspora faaliyeti ve bu diaspora gruplarının anavatanlarının iç işlerine katılımları büyük ölçüde diasporanın birliği ve örgütsel kapasitesiyle şekillenmesinin yanı sıra anavatanın ve ev sahibi ülkenin fırsat yapısı da etkili olmuştur. Öncelikle diğer diaspora grupları gibi Mısır diasporasında da toplumsal, dini ve bölgesel bölünmeler söz konusudur. Bu durum diasporanın birliği ve başarıları önünde büyük bir engel teşkil eder. İkincisi ise ev sahibi ülkeye ilişkin faktördür. Batı’da yaşayan Mısırlılar ile Arap ülkelerinde yaşayanların diaspora faaliyetleri birbirinden farklıdır ve bunun en önemli sebeplerinden biri ev sahibi devletlerin fırsat yapılarıdır. Batı’da yaşayan Mısırlılar, Arap devletlerinde yaşayan Mısırlılara göre daha aktif ve organize bir şekilde hareket etmektedirler. Batılı ülkeler arasında diaspora siyasetini belki de en fazla destekleyen sistem Amerikan siyasi sistemidir. Tarihsel süreçte birçok diaspora grubu anavatanlarına yönelik ABD dış politikasını etkilemek için çaba sarf etmiştir. Bu sebeple ABD’de yaşayan Mısır diasporası bu makalenin başlıca odak noktası olacaktır. Son olarak, diaspora faaliyetini etkileyen üçüncü temel etken ise anavatan unsurudur. Mübarek yönetiminde altında böylesi bir faaliyet, rejim tarafından büyük ölçüde kısıtlanmaktaydı. Yukarıda da vurgulandığı üzere, anavatandaki rejimin krizde olduğu ve devletin zayıflayıp başarısızlığa uğradığı dönem, diaspora faaliyetinin en etkili olduğu zamandır. Dolayısıyla bu çalışma, Mısır devrimi(11) esnasında ve sonrasındaki Amerika’daki Mısır diasporasının faaliyetini, anavatan ve ev sahibi ülkeye ilişkin dinamiklere odaklanarak ele almayı amaçlamaktadır.

Mısır Amerika Diasporası ve Anavatan Siyaseti

Mısır diasporasının oluşumu, 1960’lı yıllarda anavatandaki çeşitli ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlardan dolayı Mısırlıların Batı ülkelerine ve Arap dünyasındaki ülkelere doğru ilk göç dalgalarıyla başlamıştır. Arap ülkelerine gerçekleştirilen göçün temel özelliği devamlı kalma amacı olmaksızın geçici sözleşmeli işlerde çalışmak iken; Batı’ya (Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya) göç eden Mısırlılar varış ülkesinde sürekli bir biçimde kalmayı amaçlamaktadırlar.(12) 2000 yılında CAPMAS’ın (Mısır İstatistik ve Kamu Mobilizasyonu Merkezi) yayınladığı istatistiklere göre, yurt dışında yaşayan toplam Mısırlı göçmen (hem geçici hem sürekli) sayısı 2.736.729’du, bu da toplam ülke nüfusunun %3,9’una tekabül etmektedir. Bunun içinde Arap ülkelerinde yaşayan toplam Mısırlı göçmen sayısı Suudi Arabistan’da 1,912, 729, 923, 600 (%48,3), Libya’daki Mısırlı göçmen sayısı 332,600 (%17,4), Ürdün’de 226, 850 (%11,9) ve Kuveyt’te ise 190, 550 (%10) iken, geri kalan Mısırlı göçmenler ise Irak, BAE, Katar, Yemen, Umman, Lübnan ve Bahreyn’de ikamet etmekteydi. Aynı veriye göre, Batı’da yaşayan Mısırlı sayısı 824.000’di ve bunların 318,000’i (%38,6) ABD’de, 110,000’i (%13,3) Kanada’da, 90,000’i (%10,9) İtalya’da veri geri kalanı ise Avustralya, Yunanistan, Hollanda, Fransa, İngiltere, Almanya, İsviçre, Avusturya ve İspanya’da yaşamaktaydı.(13)

Yukarıdaki verilerin de ortaya koyduğu üzere, Batı’daki Mısır diasporasının büyük bir bölümü Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamaktadır. Mısır diasporasının eğitim seviyesine bakacak olursak, OECD’nin verilerine göre ABD’de yaşayan Mısırlıların %62,7’si üçüncü düzey eğitim almaktadır, bu ise seçili OECD ülkelerinde yaşayan Mısırlılar arasındaki en yüksek eğitim düzeydir.(14) Amerika’daki Mısır diasporası, çeşitli diaspora kuruluşları etrafında örgütlenmişlerdir. Bu konuda önde gelen kuruluşlardan bazıları şunlardır: Alliance for the Egyptian American (AEA), Egyptian American Community Foundation, Egyptian American Cultural Association ve Society of Egyptian Americans. Bunun dışında Egyptian American Society of Minnesota ve Batı ABD’deki Egyptian American Society gibi çoğunlukla yerel düzeyde teşkilatlanmış başka çeşitli kuruluşlar da bulunmaktadır.

Amerika’da yaşayan Mısır diaspora örgütleri geleneksel olarak sosyo-kültürel alanda aktif olmuşlardır. Bunların birçoğu Amerika’da yaşayan Mısırlılar arasında bütünlük ve dayanışmayı arttırmayı temel hedef olarak belirlemişlerdir. Söz konusu diaspora örgütleri; Mısır’ın kültürel geleneklerini korumanın ve bunları çeşitli kültürel faaliyetler yoluyla daha genç nesillere iletmenin, diasporadaki Mısır kimliğinin korunması için başlıca şart olarak altını çizmektedir.(15) Bu ve benzeri örgütler, Amerikan halkı ve Amerika’da yaşayan Mısırlılar arasında karşılıklı bir anlayış geliştirmenin ve daha yakın etkileşimlerde bulunmanın önemine vurgulamaktadırlar. Bu anlamda, diaspora ile ev sahibi ülke arasında entegrasyonu teşvik etmek birincil hedef olarak belirlenmiştir.(16) Bu hedef 11 Eylül saldırılarının ardından daha büyük bir önem kazanmıştır; zira giderek artan İslamofobi karşısında Batı’daki Müslümanların daha iyi bir şekilde temsilini arttırmaya hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyulmuştur.

Mısır diaspora örgütlerinin birçoğu bu doğrultuda anavatandaki iç işlerine yönelik hedeflerine kısıtlamalar getirmiştir. Alliance for the Egyptian American (AEA) ve Society of Egyptian Americans adındaki iki temel örgüt ise anavatandaki iç siyasete katılıma odaklanmaktadır.(17) AEA’nın başlıca hedefi “Mısır’daki gerçek demokrasiyi, eşitliği, toplumsal adaleti, kültürlerarası anlayışı, hoşgörüyü ve sürdürülebilir kalkınmayı arttırmaya ve Amerika’da yaşayan Mısırlıları anavatandaki demokratik reformlar, insan hakları, toplumsal adalet ve dengeli kalkınma gibi konularda güncel gelişmeler hakkında bilgilendirmeye çalışmaktadır.” AEA aynı zamanda Mısır’a yönelik ABD politikalarını etkileme amacıyla; Kongre, federal kurumlar, kitle iletişim araçları ve devlet dışı kuruluşlar gibi ilgili ev sahibi ülke kurumlarını, AEA’nın ilgili konulardaki duruşu hakkında bilgilendirmenin önemine de vurgu yapmaktadır.(18)

Mısır diaspora örgütlerinin anavatandaki iç siyasette faaliyet alanlarının kısıtlı olması, büyük ölçüde anavatanda siyasi fırsat yapılarının olmamasıyla açıklanabilir. Ev sahibi devletteki mevcut siyasi fırsat yapılarının yanı sıra anavatan unsurunun da diaspora faaliyetlerini şekillendirmede çok önemli bir yeri olduğunu zaten belirtmiştim. Mübarek rejimi yurt dışındaki Mısırlıların para transferleri yoluyla ekonomik katkılarına sıcak bakmasına rağmen diasporanın bu siyasi faaliyetlerini kesinlikle desteklememiştir. Aslında Cumhurbaşkanı Mübarek, anavatandaki tüm diaspora etkisini, büyük ölçüde kendi kontrolünde olan “Yurtdışında Yaşayan Mısırlıların Ulusal Birliği” adında bir diaspora çatı örgütü aracılığıyla kontrol altına almak istemiştir.(19) Mübarek rejimi döneminde yurtdışındaki Mısırlıların çoğu, hükümetin misillemesinde korktukları için apolitikti.(20) Shain, sadık olan ve olmayan davranış standartlarını belirleme yoluyla anavatan hükümetlerinin diaspora karşısında avantajlı durumda olduklarını ileri sürmektedir. Shain’e göre kendilerine vatan haini damgası vurulma korkusu yüzünden diasporadakilerin çoğu genellikle anavatan rejimlerini eleştirmeye çekinmektedirler.(21) Anavatan hükümetleri aynı zamanda vatandaşlığı geri çekme, anavatana gerçekleştirilen ziyaretlere kısıtlama getirme, mallarına el koyma veya akrabalarına zulmetme gibi misilleme mekanizmaları aracılığıyla muhalefeti kötüleme, caydırma ve susturma gücüne de sahiptir.(22)

Mübarek rejimi sırasında Amerika’da yaşayan Mısırlıların genel anlamda siyasi durgunluğuna rağmen Amerika’daki Kıpti Mısır diasporası Mısır’daki Kıptiler (Mısırlı Hıristiyan) için eşit haklar ve talep etme ve insan haklarını iyileştirme konusunda olduğu gibi devlet kurumlarında Kıptilerin adil bir şekilde temsil edilmesi ve dini özgürlükleri konusunda da oldukça aktif bir rol oynamıştır. ABD’de yaşayan Kıpti Mısırlılar; American Coptic Association, US Copts Association, American Coptic Union ve Coptic Assembly of America gibi çeşitli diaspora kuruluşlarıyla da örgütlenmişlerdir. Bu örgütler lobicilik faaliyetleriyle ABD’ye baskı uygulamaya çalışmaktadırlar.(23) Brinkerhoff ve Brainard, ABD’deki Kıpti lobicilik faaliyetinin, Mübarek rejiminin anavatanda Kıptilere yönelik bazı politikalarına ilişkin reform yapmasını sağlama konusunda başarılı olduğunu ileri sürmektedir.(24) Mısır’ın ABD yardımlarına olan bağımlılığı, Mübarek rejiminin ABD baskısı sonucunda Kıpti hakları üzerinde kısmi reformlar yapma konusundaki istekliliğine büyük oranda açıklık getirmektedir. Ne var ki Mısır Kıpti diasporasının ABD politikasına etkisinde bazı kısıtlamalar da mevcuttu; Zaki’nin de altını çizdiği gibi, ABD sırf Kıptiler uğruna Ortadoğu’daki stratejik müttefikiyle ilişkilerini tehlikeye atma konusunda her zaman o kadar istekli değildi.(25)

Yukarda bahsi geçen Kıpti meselesinin de ortaya koyduğu gibi diasporanın anavatan iç siyasetini etkilemedeki başarısı büyük oranda ev sahibi devlete bağlıdır. Aslında diasporanın aktifliğine büyük ölçüde ev sahibi devletler karar verir ve zaten diasporanın örgütsel kapasitesi de ev sahibi devletteki rejime bağlıdır. Genellikle herhangi bir sivil toplum faaliyetinden şüphe eden demokratik olmayan rejimlerin aksine liberal, demokratik ev sahibi devletlerde, etnik gruplar da dahil olmak üzere çeşitli çıkar grupları aktif faaliyetler düzenleme konusunda daha büyük bir güce sahiptirler.(26) Çok kültürlü dış politikalara olanak sağlayan bazı liberal ve demokratik ülkelerde diasporalar, anavatanları karşısında ev sahibi devletlerin dış politikasını etkilemek üzere etnik lobici gruplar olarak etki uygulamada daha büyük bir avantaja sahiptirler.(27) Arap ülkelerindeki düşük seviyeli Mısır diaspora faaliyetleri (diasporanın yalnızca %8’inin çeşitli diaspora örgütlerine üyeliği bulunmaktadır) ile Batılı ülkelerde çok daha yüksek seviyelerde görülen bu tip faaliyetlerle (diasporanın %40.5’i diaspora örgütlerine üyedir) karşılaştırılması, ev sahibi devletteki siyasi fırsat yapılarının etkisinin iyi bir göstergesidir.(28)

Mısır Devrimi Sırasında Amerika’daki Mısır Diasporası

Mübarek rejiminin devrilmesine yol açan ve bir dizi değişikliği beraberinde getiren Ocak 2011’de Mısır’daki gösteriler sırasında ABD’de yaşayan diaspora üyeleri, meydana gelen olayları ülkelerinin geleceğine yönelik büyük bir umutla ve endişeyle izliyorlardı. İşte bu dönemde Amerika’da yaşayan Mısırlılar, barışçıl bir rejim değişikliği için anavatanlarındaki kardeşlerine olan destek ve dayanışmalarını gösterme arayışına girmişlerdi. İlk defa Mısır’daki kardeşleriyle birlikte anavatanlarının geleceğini belirlemede söz sahibi olma şansını elde etme konusunda da ümitliydiler.(29)

Tahrir meydanındaki gösteriler devam ederken, Amerika’da yaşayan Mısırlılar protestoculara olan desteklerini göstermek için çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır. Mübarek rejimini ve rejimin göstericilere karşı giriştiği şiddetli çatışmaları protesto etmek için ABD’nin dört bir yanında mitingler düzenleyip protestocuların rejim değişikliğine ilişkin haklı talepleri konusunda farkındalığı arttırmıştır. Mısır diasporası, Mısır’daki dostları ve akrabalarından doğrudan topladıkları bilgileri paylaşma amacıyla sosyal medyayı kullanma konusunda da başarılı olmuştur. Zahere Harb’e göre, diasporanın desteği “vatandaşlarının mesajlarını dünyanın geri kalanına duyurma bakımından çok büyük bir öneme sahipti.”(30) Anavatanın tarihindeki bu çok önemli dönem, yeni açılmış sosyal medya hesaplarında kutlandı. Facebook gibi birçok sosyal medya hesabının açılmasındaki asıl hedef, anavatandaki olaylar hakkında diasporayı bilgilendirmek ve anavatandaki göstericiler arasında dayanışma yaratıp buradaki desteği arttırmaktı.(31)

Bu dönemde Amerika’daki Mısır diasporasının bir başka temel hedefi ise Mısır devrimine destek vermeleri için Amerika halkını ve kitle iletişim araçlarını bu konuda bilgilendirmekti. Bu doğrultuda Amerika’da yaşayan Mısır diasporası ABD’deki halk desteğini arkasına almak için, güncel Mısır devrimi ile 1776 Amerika devrimi(32) arasında benzerlikler kurmaya çalışmıştır. Yaklaşık 200 yıl önce Amerikalıların yapmış olduğu gibi halkın kendi kendini yönetmesini talep eden Mısır halkı için de Amerika halkına destek talebinde bulunulmuştur.(33) Mısır diasporası aynı zamanda, değişim talep eden göstericilerin çoğunun teokratik bir devlet kurma amacı olmayan iyi eğitimli, farklı ve pragmatik genç bir kitle olduğu ve yeni rejimin Amerika’nın özgürlük, adalet ve yaşam değerleriyle aynı görüşte olacağı konusunda Amerika halkına güvence vermeye çalışmıştır.(34)

Son olarak ise diaspora, lobicilik çabalarına bir yenisini daha ekleyerek ABD hükümetinin Mübarek yanlısı politikasını değiştirip barışçıl bir rejim değişikliği için protestocuların taleplerin görmezden gelmemesi gerektiğini de dahil etmiştir. Tarihsel süreçte diaspora grupları lobicilik çabalarıyla ABD’nin anavatanlarına yönelik politikalarını etkilemeye çalışmışlardır. Shain’e göre, “Amerika’nın siyasi sisteminin etnik siyasete sıcak bakması, özellikle gelinen ülkeler veya sembolik anavatanlara ilişkin meseleler konusunda yeni organize olmuş birçok diasporanın ABD dış politikasında ses bulmasına olanak sağlamıştır.”(35) Devrimin ilk evrelerinde ABD pek desteklemiyordu. Hâl böyle olunca ABD politikasını etkileme amacıyla diaspora, geniş çaplı bir kampanya gerçekleştirdi. Başkan Obama’ya seslenilen açık bir mektupta “Alliance for Egyptian Americans” (Amerika’da Yaşayan Mısırlılar Birliği) adlı bir diaspora kuruluşu, devrimin ilk evrelerinde ABD hükümetinin tutumuna ilişkin hayal kırıklıklarını ve endişelerini ifade etmişlerdir.(36) Amerika’da yaşayan Mısırlılar aynı zamanda, Ortadoğu’da hükümetlerinden memnun olan halk bölgenin barış ve istikrarına büyük katkı sağlayacağı için halkın rejim değişikliğine yönelik taleplerini desteklemenin ABD milli çıkarlarına da hizmet edeceğinin altını çizmiştir.(37) Bu durum, Mısır diasporasının Amerika milli çıkarları bakımından amaçlarını haklı çıkarma teşebbüsüdür. Özellikle de anavatandaki hükümetler ABD’nin stratejik ortaklarıysa, ABD’deki diaspora gruplarının politika değişimi için baskı uygulamaları gerekmektedir.(38) Shain aynı zamanda ABD’deki diasporaların, Amerikan değerlerinin kendi anavatanlarındaki pazarlamacıları gibi de işlev görebilirler, bunun karşılığında ise “böylesi politikalar anlık stratejik çıkarlar önünde engel teşkil ediyormuş gibi göründüğünde bile, Amerikalı politika belirleyiciler Amerika’nın tüm dünyada demokrasi ve açıklığı destekleyen neo-Wilsoncu değerlerine bağlı kalmaya mecbur olduğunu” ileri sürmektedir.(39)

Mısır Devrimi Sonrasında Amerika’da Yaşayan Mısırlılar

Mısır devrimi ve Mübarek rejiminin düşmesi, anavatandaki Mısırlılar arasında gurur, zafer ve umuda yol açmıştır. Amerika’da yaşayan Mısırlılar da aynı hisleri paylaşmışlardır. Anavatan siyasetindeki bu kritik dönem, anavatanın iç işlerine daha fazla katılmak için tarihi bir fırsat sunduğundan, bu aslında diaspora için çok şey ifade ediyordu. İlk defa Mısır’ın geleceğine katkıda bulunma şansı elde edebilirlerdi. Böylece Amerika’da yaşayan Mısırlılar, anavatanın geçiş döneminde ve sürdürülebilir kalkınmasında yardımcı olmak için yeni yöntem arayışına girmişlerdir.

Devrim sonrasında ABD’deki Mısırlılar, siyasi dönüşüm ve ekonomik düzelme dönemlerinde Mısır’ın karşılaşacağı birçok zorluğun üstesinden gelmesine yardımcı olma konusunda kendilerini sorumlu hissetmişlerdir. Tam bir demokrasi kurmak ve sürdürülebilir kalkınmayı arttırmak gibi gelişmelerin çok çalışma ve bağlılık gerektirdiğinin farkında olan diaspora, bu geçiş döneminde kritik önemde bir rol oynamaya hazır olduğunu ifade etmiştir.(40) Üstüne üstlük Tahrir meydanındaki gösterilere katılamamaları nedeniyle dışlanmışlık hissi de duyan Amerika’daki Mısırlılar, bunu telafi etmek için anavatanlarının geleceğinde söz sahibi olma konusunda yeni arayışlara girmişlerdir.(41) Geçiş dönemindeki zorluklarının üstesinden gelme konusunda anavatana yardım etmek için Amerika’da yaşayan Mısırlılar, başta ekonomik ve siyasi alanlarda olmak üzere çeşitli hedefler belirlemişlerdir. Diaspora üyeleri, Mısır’ın ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmanın bu amaç doğrultusunda büyük bir adım olduğunu düşünmüşlerdir. Aslında Amerika’da yaşayan Mısırlılar zaten yıllık neredeyse 2 milyar dolarlık bir maddi katkı sağlamalarına rağmen, anavatanda yeni yatırım teşebbüslerine ve istihdam yaratıcı projelere acil bir ihtiyaç söz konusudur.(42) Siyasi alanda diaspora; sivil toplumu güçlendirecek, siyasi katılımı arttıracak, seçmen eğitimini destekleyecek ve beraberinde iyi yönetişime, yönetim şeffaflığına, güvenilirliğine ve hukukun üstünlüğüne katkıda bulunacak projeleri teşvik etmektedir.

Devrim sonrasında anavatandaki siyasi dönüşüm ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak amacıyla Amerika’da yaşayan Mısırlılar çeşitli örgütler kurmuşlardır. Bunlardan biri, hem ekonomik hem de siyasi alanda çalışmalar yürütmeyi amaçlayan“Tahrir Square Foundation” (Tahrir Meydanı Kuruluşu)dur. Örgüt, ekonomik düzelme ve istihdam yaratmanın Mısır’ın uzun vadeli istikrarı için büyük önem taşıdığını düşünmektedir ve bu nedenle olumlu ticari ilişkileri, mesleki eğitimi, girişimciliği ve küçük ve orta ölçekli işletmeleri geliştirmek için çok taraflı devlet kurumları, özel sektör ve STK’larla beraber çalışmayı” amaçlamaktadır.(43) Söz konusu kuruluş aynı zamanda anavatandaki kalkınma hedefleri için diaspora bütçesini ve kaynaklarını idare etmeyi de amaçlamaktadır.(44) Siyasi alanda kuruluş, seçmen eğitimini olduğu kadar sivil toplum katılımını da arttırmayı amaçlamaktadır.(45) Devrimin ardından diaspora tarafından kurulan bir başka örgüt ise devrim sonrası Mısır’da hukukun üstünlüğünü geliştirmeyi amaçlayan “Egyptian-American Rule of Law Association (EARLA)”dır. EARLA, hükümetin hesap verebilirliği ve şeffaflığının önemini vurgulamaktadır. Örgüt, Mısırlı ortaklarla birlikte çalışmayı desteklemekte ve açık ve şeffaf yönetişim konusunda uzman tavsiyesi ve yasal eğitim sağlamaktadır.(46)

Bir başka devrim sonrası diaspora örgütü ise Mısır devrimini hala gelişmekte olan bir süreç olarak gören “Ad Hoc Coalition to Defend the Egyptian Revolution” (Mısır Devrimini Savunan Ad Hoc [Geçici] Koalisyon)dur. Bu nedenle örgüt, ABD’deki diaspora üyelerinin devam eden siyasi dönüşümü destekleme ve ABD halkı arasında demokratik kalkınma açısından bölgeyi şimdiye kadar olumsuz yönde etkileyen ABD politikaları konusunda farkındalık yaratmanın önemini vurgulamaktadır.(47) Yalnızca Mısır’ın değil, bir Arap-Amerikan diaspora örgütü olmasına rağmen “Democracy in the Arab World Now (DAWN)” (Arap Dünyasında Demokrasi), anavatanda sürdürülebilir demokrasiler için ısrar etmek ve reformları desteklemek üzere kurulmuştur. Örgüte göre, tek başına hareket etmektense; eğer Arap dünyasının tüm diaspora örgütleri devrimleri destekleme konusunda güçlerini birleştirir ve anavatanda demokratik reformlar için lobi faaliyetleri yürütürse, nihayetinde anavatanlarında daha güçlü bir etki yaratacaklardır.(48)

Son olarak Amerika’daki bir başka Mısır diaspora örgütü ise; “American Egyptian Strategic Alliance (AESA)” (Amerika-Mısır Stratejik Ortaklığı)’dır; ve bu örgüt “Mübarek sonrası Mısır’da yeni bir katılım modeli geliştirme konusunda ABD’li politika yapıcılara yardım etmek ve ABD’li politika yapıcıların güvenilir ve istikrarlı bir Mısır yaratmaları konusunda yardım eli uzatmak” amacıyla devrim sonrası dönemde çalışmalarına başlamıştır.(49) AESA Başkanı Kais Menoufy’e göre, AESA üyeleri “ABD’li hükümet görevlilerine ve karar alıcılara tavsiyelerde bulunup eğitim verirken; Washington’daki mevcut politika boşluğunu dolduracak olan, Mısır’ın dili, siyasi durumu, dini çeşitliliği ve ekonomik ihtiyaçları ile toplumsal nüanslarına ilişkin derin bir bilgiye” sahiptirler.(50) Bu örgütün kuruluşu ve çalışmaları, çok kritik bir geçiş dönenimde diasporanın anavatana yönelik ev sahibi ülke politikalarını etkilemek adına önemli bir girişimdir.

ABD’deki Mısırlılar devrim sonrası dönemde anavatana ilişkin iç siyasete katılmak üzere aktif bir arayışa girerken, anavatandaki hükümet ve toplum böylesi bir katılımı her zaman sıcak karşılamamaktadır. Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi (SCAF)’ın yönettiği geçici hükümet, Mısır’da faaliyetlerini yürüten diaspora örgütleri de dahil olmak üzere yabancı STK’lara güvenmemekte ve bunları sıkı bir kontrol altında tutmaktadır. Bu koşullar altında Amerika’da yaşayan Mısırlılar, Mısır’da birlikte çalışacak ve faaliyet yürütecek ortaklar bulurken birçok zorlukla karşılaşmaktadırlar. Diasporaya yönelik benzer güvensizlik ve kızgınlık hissi anavatandaki toplumda da hissedilmektedir. Anavatandaki birçok Mısırlı, devrim sonrası dönemde Amerika’da yaşayan Mısırlıların çabalarını, çoğunluğa katılmak olarak algılamaktadırlar. EARLA’nın Başkanı Sahar Aziz’e göre, anavatandaki Mısırlılar arasında “diasporaya yönelik bir tür öfke olduğunu ve anavatandakilerin ‘devrimden önce burada değildiniz ve devrimden sonra gelmeniz ise hiç samimi değil’” dediklerini ileri sürmektedir.(51) Diğer yandan Amerika’da yaşayan Mısırlılar ülke dışında yaşamalarına rağmen Mısır toplumunun bir parçası olarak kabul edilmeyi umut etmekte(52) ve Mısır’da yaşayan halktan bir eksikleri olmadığını iddia etmektedirler.(53) Amerika’da yaşayan Mısır halkının müdahalesine karşı bu öfke bir taraftan da bu tip çabaların dış kaynaklı olduğu ve diasporanın anavatandan ziyade ev sahibi ülkenin, yani ABD’nin, çıkarlarına hizmet ettiği düşünüldüğünden kaynaklanmaktadır.(54)

Amerika’daki Mısırlılar da devrim sonrasında anavatanda yaşanan siyasi gelişmeler karşısında daha büyük bir hayal kırıklığına uğramaktadırlar. İlk baştaki umut ve coşku, yerini Mısır siyasi alanında değişimin sınırları konusunda daha gerçekçi ve kritik bir görüşe bırakmış görünmektedir. Özellikle de Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi (SCAF)’nin sivillere karşı devrim sonrası politikaları, diaspora içinde büyük bir hüsran yaratmıştır.(55) Devrim sonrası Mısır’daki olayların gelişimi karşısında belki daha büyük bir hayal kırıklığına uğrayan bir diaspora grubu vardır, bu grup Kıpti Mısırlılardır. Başlangıçta Kıptilerin çoğunlukla eşit haklara sahip olacağı demokratik Mısır konusunda Kıpti diaspora umutlarını yüksek tutarken,(56) sonrasında yaşanan gelişmeler büyük bir umutsuzluk yaratmıştır. Mısır toplumunda artan kutuplaşma, Kıptilere saldırılar, SCAF’ın bu gibi saldırıları engelleme konusundaki eksikliği veya yetersizliği ve hatta SCAF’ın Kıpti göstericilere karşı sert tepkisi ABD’deki Kıpti diasporasında giderek artan ümitsizliğe bir yenisini daha eklemiştir. Söz konusu grup, Kıpti azınlığın haklarının korunduğu demokratik ve çoğulcu bir Mısır için ABD hükümetiyle devrim öncesi lobicilik faaliyetlerine devam etmektedir.(57)

Anavatandaki siyasete doğrudan katılım yollarından biri de diaspora gruplarının oy hakkıdır. Mısır diasporası, oy kullanamamalarını doğrudan siyasi katılımın önündeki büyük bir engel olarak görmektedir. Devrimden önce bile diaspora toplulukları oy kullanamamalarından şikayet ediyorlar ve anavatanlarında düzenlenen seçimlerde oy kullanmalarını mümkün kılacak seçim yasasında bir değişiklik yapılmasını talep ediyorlardı.(58) Mısır devrimi, diaspora topluluklarının oy kullanma talepleri konusunda ısrar etmeleri için büyük bir fırsat sunmuştur. Başta ABD’dekiler olmak üzere birçok Mısırlı diaspora topluluğu, bu amaç doğrultusunda daha aktif kampanyalar düzenlemişlerdir.(59) Diasporanın sıkı çalışması olumlu sonuç vermiş ve Mısır Yüksek Seçim Komisyonu yurtdışında yaşayan Mısırlılara oy hakkı tanımıştır. Oy verme hakkı “onların da Mısırlı olduğu ve Mısır’daki yeni süreçte onların da söz hakkı olduğu” anlamına geldiği için, alınan bu karar Amerika’da yaşayan Mısırlılar arasında coşkuyla kutlanmıştır.(60)

Mısır diasporası, Kasım 2011 Parlamento Seçimleri ve Mayıs 2012 Başkanlık Seçimlerinde (ilk turda) kendilerine yeni tanınmış olan oy kullanma hakkını kullanma şansını elde etmişlerdi. Oy kullanma hakkı için düzenlenen onca coşkulu kampanyaya rağmen, Amerika’da yaşayan 120,000 Mısırlı seçmenden yalnızca 20,000’i meclis seçimlerine kaydolmuştur.(61) Seçimlerdeki bu düşük katılımın birçok nedeni vardır ve bunlardan birkaçı; seçime katılımın önşartı olarak aranan milli kimlik kartına sahip olmak (birçok diaspora üyesi sık sık anavatana seyahat etmediği için aralarında hiç kimlik kartı olmayanlar bulunmaktadır) ve kayıt için verilen sürenin kısıtlı olmasıdır.(62) Tüm bu sorunlara ve her iki seçim sonucunun da hayal kırıklığı yaratmış olmasına rağmen,(63) Amerika’da yaşayan Mısırlıların oy hakkı elde etmesi, anavatandaki iç siyasete katılım bakımından önemli bir adımdır. Amerika’da yaşayan Mısırlıların, devrim sonrası dönemde anavatanın iç ilişkilerine daha fazla müdahil olma adına giriştikleri bu yol çalkantılı olsa da, çalışmalarına devam etme konusunda azimlidirler.

Sonuç

Güncel diasporalar, anavatan ve ev sahibi ülkenin siyasi fırsat yapılarınca büyük ölçüde kısıtlanan anavatandaki iç siyasete katılım çabalarında oldukça aktif rol oynamaktadırlar. Amerika’da yaşayan Mısırlılar, anavatanlarının geleceği konusunda söz sahibi olma ve ev sahibi ülke olan ABD’nin bu doğrultudaki politikalarını etkileme konusunda çaba sarf eden bir diaspora grubudur. 2011’deki Mısır Devrimi bu anlamda bir dönüm noktasıdır. Mübarek rejimi zamanında devrimden önce böylesi bir dış diaspora müdahalesine olanak tanınmıyordu. Dolayısıyla söz konusu devrim ABD’de yaşayan Mısırlılara büyük bir fırsat sunmuştur. Şimdi ise kendilerini anavatanlarının refahı için çalışmaya adayan gerçek Mısırlılar olarak kabul edilme zamanı gelmiştir. Amerika’da yaşayan Mısırlılar Tahrir meydanındaki göstericileri büyük bir coşkuyla desteklemiş, mitingler düzenlemiş, Amerikan halkının desteğini kazanmak için çabalamış, ABD hükümetinin Mübarek yanlısı politikasını değiştirmesi ve halkın kendi kendini yönetmesi konusundaki taleplerini desteklemesi için lobicilik faaliyetleri yürütmüştür. Mübarek’in yönetimden indirilmesi sadece anavatandakiler için değil aynı zamanda Amerika’da yaşayan Mısırlılar için de zafer ve umut anlamına gelmiştir. Bu tarihi dönüm noktasından sonra anavatanın ekonomik kalkınmasına ve siyasi dönüşümüne yardım etmek adına daha büyük bir bağlılıkla çalışmaya başlamışlardır. Bu amaç doğrultusunda yeni diaspora örgütleri kurulmuştur. Amerika’da yaşayan Mısırlılar aynı zamanda anavatandaki siyasete daha doğrudan bir katılımı temsil edecek oy kullanma hakkı talep etmiş ve bu hakkı elde etmişlerdir. Ne var ki çoğunlukla anavatandaki geçiş hükümetinin ve toplumunun şüphe duymasından ve kızgınlığından ötürü hâlâ diasporanın anavatandaki iç siyasete katılımını kısıtlayan birçok engel bulunduğundan işler diasporanın hayal ettiği gibi sorunsuz gitmemektedir. Tüm bu engellere rağmen, Amerika’da yaşayan Mısırlılar kendilerini sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma, beraberinde demokratik, çoğulcu bir Mısır kurma çabalarında anavatandaki kardeşlerine yardım etmeye adamış gibi görünmektedirler.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: