Günlük arşivler: Eylül 20, 2012

Ergenekon’un Ağları ve Semra! /// CC : @ozlemozcan_


Bugün gündemin birinci sırasına oturan “Özal’ın Mezarının Açılması” konusunu ve neden bu kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabilmek, doğru okuyabilmek için, çok gerilere gitmemiz gerekiyor aslında.

Çok başarılı bir öğrencilik dönemi vardır Rahmetli Özal’ın. Üstelik ilkokulu Bilecik/Söğüt, liseyi Konya ve üniversiteyi İstanbul’da okuyarak eğitim hayatını tamamlar.1940 yılında insanların özgürlüklerinin ve haklarının çok kısıtlı olduğu o değişim yıllarında Mareşal Fevzi çakmak’ın cenaze törenini İslami koşullara göre yaptırmak için kardeşi Korkut Özal ile birlikte mücadele etmiş ve başarmışlardır neticede. Çok dindar bir ailede yetişmiştir.

1960 darbesinde askerdir. Yedek subay olarak askerliğini yaparken, dönemin Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman Demirel de kendisinden yedek subaylık eğitimi almıştır.

Bu tanışıklıktan mı yoksa başarılı bürokrat oluşundan mı bilinmez, 1965 yılında Dönemin Başbakanı Demirel’in danışmanlığına getirilir. 1967 yılında ise hala ülkemiz için en önemli ve en kritik kurumlardan olan DPT Müsteşarlığına gelir. (Günümüzde Kalkınma Bakanlığı olarak kurum yenilenmiştir) 12 Mart 1971 Askeri darbesinin akabinde tekrar ABD’ye gider

Çok enterasandır ki 1977 yılında Adalet Partisi Genel Başkanı Demirel, Rahmetli Özal’a talep etmesine rağmen milletvekili adaylığını vermemiştir. Bunun Üzerine MSP’den İzmir Milletvekili Adayı olmuş ve kaybetmiştir. 1980 yılında bütün siyasi parti genel başkanları tutuklanırken, Bülend Ulusu Hükümeti’nde Başbakan Yrd. Olarak görev almıştır.

Bütün bu detayları paylaşmamın tek nedeni Özal ve Demirel ilişkisinin 90’lı yıllardan ibaret olmadığını vurgulamak içindir. Bugün ölümünün üzerinden yaklaşık 20 yıl geçmiş olmasına rağmen akıllardaki sorular ve gündeme getirilen detaylar bir hayli ilginç.

Kendisinin kalp krizinden değil, Türkmenistan ziyareti dönüşü zehirlenerek öldürüldüğü, suikaste kurban gittiği iddiası gündeme bomba gibi düştü. ilk kez yüksek sesle bu iddia rahmetli Özal’ın kardeşi Korkut, eşi Semra ve oğlu Ahmet Özal tarafından 13 Ekim 2010 tarihinde Kanaltürk Tv’de gerçekleşen Merkez Siyaset isimli programda dile getirildi. Programın video görüntüleri ve tam deşifresi paylaştığım linkte mevcuttur.

http://www.kanalturk.com.tr/haber-detay/34607-semra-ozal-esimi-zehirlediler-haberi.aspx

Semra Özal programda olayların detaylarını paylaştı. Paylaştığı bilgiler bile birbiriyle çelişiyordu. Nasıl olur da bir Cumhurbaşkanı karga tulumba yaverleri ve özel otosuyla hastaneye götürülürdü? Neden Semra Hanım yanında gitmemişti? Bu sorularda nasıl öldüğünü belirlerken aydınlatılması gereken hususlardır.

Ergenekon davalarının artık çözümlenmeye başladığı bu dönemde dile getirilmesi bir tesadüf müdür bilinmez ama Semra Özal, 17.07.2009 tarihinde Malatya’da bir gazetecinin “Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü iddiasıyla, Ergenekon arasında bir bağ var mı” sorusuna “Hayır. Ergenekon’la falan hiç alakası yok. Herkes bir şeyler iddia edebilir. Hayır, yok öyle bir şey” diyerek verdiği cevap kafaları daha da çok karıştırıyordu aslında.

Semra Özal nasıl bu kadar emindi? Aslında bu sorunun iki yanıtı olabilir. Ya Semra Özal katilleri biliyor, ya da Ergenekon ile bağdaşmasını istemiyor çünkü korkuyor. Başka bir ilginç detay da, hem Ahmet hem de Semra Özal’da rahmetlinin saç tellerinin bulunması. Gerçi kökten alınmadığı için testlerde kullanılamayacağını beyan ediyorlar ama merhumun doktoru bunları neden alıp kendilerine vermişti? Sadece hatırat olabilir mi?

Turgut Özal’ın rahmetli olduğu gece GATA’da görevli olan Prof.Dr. Mustafa Sarsılmaz ailenin otopsi istemini reddettiğini bildirmişti. Peki tv programında “ağzından köpük geldiği için anında zehirlendiğini düşündüm” diyen Semra Özal neden reddetmişti? Ya da daha sonra neden talep etmedi? Aile neden 17 yıl bekledi.

Korkut Özal bir çok ortamda ve röportajında Ergenekon vurgusu yaparken Semra Hanım’ın ısrarla yalanlamasınin nedeni hala Silivri’de bulunan Hayrettin Ertekin ile olan aile dostluğu mudur? Özal’ın danışmanlığından ölümünün akabinde Demirel’in danışmanlığına geçen Erhan Göksel’e kendisi her türlü siyasi cinayetle ilgili bilgi verirken sormadınız mı Semra Hanım?

Semra Özal’ın bugün gerçeklerle yüzleşme, herşeyi açıklama vaktidir. Bunu millete borç bilmiyorsa da, kendisini sekreterlikten First Lady’liğe taşıyan adama borçludur. O adam ki tarikat ehli iken bütün itirazlara rağmen kendisiyle evlenmiş, başının tacı yapmıştır. Asla değiştirmemiş, dönüştürmemiş olduğu gibi kabullenmiştir. Bunu da bütün dünyaya ilan etmiştir.

Rahmetli Özal’ın halefi olarak gösterilen Adnan Kahveci ve kesinlikle Genelkurmay Başkanı yapacağı bilinen Eşref Bitlis’in de ölümlerinin ardında aynı elin olduğu aşikar. Peki onlar ölürken büyük ihtimalle öldürülürken en yakın ismi sır küpü danışmanının Süleyman Demirel’e danışman olması nasıl açıklanabilir?

Üstelik kendisi daha sonra Ergenekon operasyonlarında gözaltına alındı. Tahliye oldu ve ABD’ye gitti. Kaldığı otel odasında ölü bulundu!

Korkut Özal’ın bir dönem İçişleri Bakanlığı yapmış olduğunu hatırlatarak, konuya dair en sağlıklı açıklamaların kendisinden geldiğini düşünüyorum. Hele de bu suikastin aydınlatılması için bütün devlet erkanının uğraştığı bugünlerde arka arkaya gelen ilginç açıklamalar doğrultusunda bu ölümün milli bir mesele olduğuna inanıyorum.

En son açıklama ve ataksa bugüne kadar hiç konuşmayan, babası öldüğünde daha çok genç olan, adı ablası ya da ağabeyi gibi asla manşetlere çıkmayan bir isimden Efe Özal’dan geldi. Kendisi mezarın açılmaması için savcılığa başvurdu. Sonuç ne olur bilmiyorum ama bunun kendi kararı olmadığından eminim. Belki de Semra Özal’ın farkında olmadan başlattığı bu anafor, kendisini de saracak. Efe Özal’ın öne itilmesi de bu yüzden olabilir.

Şu ana kadar paylaştığım verilerden bile aslında Ergenekon’un ucunun kimlere, nerelere dayanacağını anlamak mümkün.

Bütün bu anlattıklarımdan sonra siz hala Ergenekon’un bir numarasını merak ediyor musunuz?

Twitter/ ozlemozcan_

Is the U.S. Conducting Seek and Destroy Missions in Iran?


US Special Forces, which have been training for operations in Iran for years, could be responsible for explosions that sabotaged Iranian nuke sites’ power lines, Daily Beast suggests

Aerial Photo of the Fordow Nuclear Facility in Iran

Could the United States be behind a move to sabotage power lines at Iran‘s nuclear facilities? The Daily Beast on Wednesday suggested that US Special Forces, which have been training for operation inside Islamic Republic for years, could already be on the ground .

On Monday, Fereydoun Abbasi, Iran’s vice president and the chief of its nuclear energy agency, said that power lines between the city of Qom and the underground Fordo nuclear centrifuge facility were blown up with explosives on August 17. The power lines leading to Iran’s Natanz facilities were blown up as well, he said.

According to the report in The Daily Beast, The US military been studying Iran’s infrastructure closely, and in 2009 discovered a weakness in Iran’s electrical grids that made it vulnerable to a cyber attack.

But Abbasi’s disclosure indicates opponents of the Iranian program are targeting the country’s electrical grid and are doing so on the ground, via a physical explosion as opposed to a cyber attack.

Easing PM’s concerns

A retired US intelligence officer who still works as a contractor with the US military on Iran-related operations said the US Special Forces have trained for sabotage missions inside Iran for years.

“From the first reports, this attack looks like something from our guys,” he told The Daily Beast.

The unnamed source also said US Special Forces conducted a series of targeted attacks on Iran’s Islamic Revolutionary Guard Corps in late 2011 as the US military was exiting Iraq – an offensive credited with stopping Iran from attacking US forces as they left Iraq.

The news website posited that If the United States conducted the interference with Iran’s power lines, it may help Prime Minister Benjamin Netanyahu‘s concerns about the US’ resolve to stop Tehran from developing an atom bomb.

Ynet’s military analyst Ron Ben-Yishai explained immediately after Abbasi’s statement was released that the covert war against Iran – initiated by the US, Israel and Britain – is ongoing. He said the sabotage at Fordo has been confirmed and proves that Iran’s nuclear work can be stopped without the use of bunker buster bombs.

In recent years, the West’s stealth war on the disputed atom program has been waged through industrial explosions, cyber viruses and targeted killings, but the recent blasts could mark the first time that Iran’s civilian infrastructure is targeted.

Türk Ordusuna Balyoz


türkordusunabalyoz-220x300.jpg

Yurduna ve Türk Ordusuna 43 yıl sıdkusadakatla hizmet etmiş olan Saygun’un kaleminden Türkiye’yi tehdit eden Balyoz…

• Ergenekon, Balyoz, Andıç nedir?

• Ergenekon, Balyoz davalarının imal edilme sürecinde işlenen suçlar

• Balyoz’un medya ayağı

• Balyoz’un “dış” ayakları

• Türkiye’nin bölge merkezli dış politikasına ABD, NATO, AB ve İsrail çalımları

• Terörle mücadelede doğrular ve yanlışlarSaygun’un mahkemedeki son sözü: “Şimdi kuvvet bizde değil, ama hak bizimdir.”

TÜM KİTAPÇILARDA…
İletişim: 0212 252 21 56

www.kaynakyayinlari.com

Belarus-Türkiye: Devletlerarası İşbirliğinin Pozitif Dinamikleri


Belarus-Trkiye .. Devletleraras birliinin Pozitif Dinamikleri.pdf

Günümüz Şartlarında Türkiye – Belarus Ekonomik Münasebetlerinin Gelişimi


Gnmz artlarnda Trkiye – Belarus Ekonomik Mnasebetlerinin Geliimi.pdf

Yahudi Yerleşimleri: Postmodern Bir İşgal


Yahudi Yerleimleri .. Postmodern Bir gal.pdf

Joint DoDIIS/Cryptologic SCI Information Systems Security Standards Revision 3


Joint DoDIIS-Cryptologic SCI Information Systems Security Standards Revision 3.pdf

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: