Bu mahkeme çıldırmış olmalı /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Ergenekon davasında tutuklu sanıkların tanıklarına soru sormalarına yeni bir kısıtlama daha getirildi. Mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese’nin icat ettiği yeni yönteme göre mahkeme başkanı, tanığa, soru sormak isteyen tanığı tanımayıp tanımadığını soruyor. Tanık, “tanımıyorum” derse sanığa soru sordurmuyor!

25 Eylül 2012 günü İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “savunma tanığı” olarak gösterdiği gazeteci Aslı Aydıntaşbaş dinlendi. Ayrıntılarını Aydınlık’ta okudunuz, tekrar etmeyelim. Gazetelerde yazılmayanı yazalım.

Milliyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Sabah gazetesinin Ankara Temsilcisi olduğu dönemde Danıştay saldırısından kısa bir süre sonra, bir sarı zarf içinde kendisine ulaştırılan “Ergenekon Analiz-Yeniden Yapılanma” adlı bir belgeye dayanarak (ki, bugün artık bu metni Tuncay Güney ile Ümit Oğuztan’ın hazırladığından kuşku duyulmuyor) “İşte Ergenekon Anayasası” başlıklı manşet habere imza attı.

Haberde Muzaffer Tekin’in de adı geçiyordu. 16 Haziran 2007’den beri, tutukluluğun 6. yılında olan emekli kıdemli Albay Muzaffer Tekin’in haberin içeriğine yönelik olarak tanık Aydıntaşbaş’a soru sormasından daha hukuki ne olabilirdi? O zamana kadar mahkemenin uygulamaları “sorguda adı geçen sanıklara” söz hakkı verilmesi şeklindeydi. Fakat mahkeme başkanı Özese, tanığa Tekin’i tanıyıp tanımadığını sordu, “tanımıyorum” yanıtını alınca da Muzaffer Tekin’e, “Efendim sizi tanımıyor, soru soramazsınız” dedi.

Muzaffer Tekin, soru sorma hakkı elinden alınarak cezalandırıldı. İtiraz ederek, “mahkemenin düzenin bozduğu” gerekçesiyle duruşmalara 16 celse girmesi yasaklanarak ikinci kez cezalandırıldı!

Bu kaçıncı?

Muzaffer Tekin duruşmalara katılması yasaklanan ilk sanık değil, bu gidişle son da olmayacak. Daha önce Serdar Öztürk, Durmuş Ali Özoğlu ve Doğu Perinçek’e “son savunmaya kadar” yasak geldi.

Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Erkan Önsel, Oktay Yıldırım’ın duruşmalara girişi 16 celse yasak.

İbrahim Özcan, Yalçın Küçük, Mehmet Zekeriya Öztürk ve Hikmet Çiçek ise 16 celselik yasağı tamamlayanlar.

Yok artık!

27 Eylül Perşembe günü Ergenekon’un 235. duruşmasında yaşananlar, artık sadece hukukun değil, akıl ve mantığın sınırlarının da aşıldığını gösterdi. Mahkeme başkanı Özese, tutuklu sanıkların hepsinin salondan çıkarılmasını istedi! Silivri Notları’nda “kadrolu sanık” olarak anlattığımız (Aydınlık, 23 Eylül 2012) Emrah Özdemir dinlenecekti.

İyi ama Özdemir zaten salonda değildi! Gizli tanıklara yapıldığı gibi bir başka odada konuşuyor, ses ve görüntü ekrana yansıtılıyordu. Duruşma salonuyla hiçbir bağlantısı yoktu. Bunun tek amacı sanıkların, Özdemir’in söyleyeceklerine itiraz etmeleri ve soru sormalarını önlemekti. Sanıkla ile avukatlar arasında hukukun olmazsa olmaz bağlantı koparılıyordu. Bir süre önce “sandalyeleri yargılayan” mahkeme, şimdi sandalyelere karşı tanık konuşturuyor. İşte adil yargılama!

Daha önce de yazdık. 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osmanlı’nın Maarif Nazırı Emrullah Efendi gibi düşünüyor: “Şu sanıklar olmasa mahkemeyi ne güzel yönetirdik!”

‘Özel yetkili’ Yargıtay

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, soyut gerekçelerle tutukluluğun devamı yönünde karar veren 9 yargıcı Prof. Dr. Mehmet Haberal’a tazminat ödemeye mahkûm ettiğinde tarihler 2010 yılını gösteriyordu. “Silivri Notları”nın sürekli okurları hatırlayacaktır. 4. Hukuk Dairesi’nin Ergenekon sanıklarından Kemal Kerinçsiz ve bir çok sanığın açtığı davalarda verdiği kararlardan söz etmiştik.

Ancak HSYK’nın 24 Şubat 2011’de Yargıtay’ın üye sayısını artırırken yaptığı “toplu atamalar”dan sonra diğer dairelerde olduğu gibi 4. Hukuk Dairesi de “dizayn edildi.” Daire üyelerinin değişimi, tam tersi olacak kararlara yansımaya başladı.

42 yıllık hukukçu, Balyoz sanıklarının avukatlarından Celal Ülgen, “Açacağımız tazminat davalarına bakacak olan 4. Hukuk Dairesi bu davalara hazırlanmış. Ne bekleyebilirim bu daireden” diyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) 10 yıl yargıçlık yapan CHP İzmir milletvekili Rıza Türmen de Ülgen gibi düşünüyor:

“Tiyatronun birinci perdesi tamam. Yargıtay ikinci perdesi olacak. Sonuç değişmeyecek. Yargıtay böyle bir şeye cesaret edebilir mi, adi yargılama olmamıştır, diyebilir mi? Bugünkü kompozisyonuyla imkansız bir şey. Bir beklenti yaratıyorlar, ama imkansız.”

Balyoz, Ergenekon, Odatv vs gibi davalarda temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay 9. Ceza Dairesi de bu değişimden nasibini aldı. Bu dairenin başkanlığını, önceki HSYK’nın başkanvekilliğini de yapan Mahmut Acar yürütüyordu. Acar’ın emekliye ayrılmasından sonra dairenin en kıdemli üyesi Ekrem Ertuğrul başkanlığa seçildi. Daha sonra 160 yeni üyenin Yargıtay’a seçilmesinden sonra 9. Ceza Dairesi’ne de yeni üyeler atandı. Abdurrahman Kavun, Ahmet Toker, Fikriye Şentürk, Hamza Yaman, Cumhur Özen, Zekeriya Erdoğan ve Hüseyin Sarıömeroğlu, Yargıtay’ın yaptığı yeni görevlendirme ile 9. Ceza Dairesi üyeliğine getirildi. Eski üyelerden başkanla birlikte sadece Halim Aşaner kaldı.

Balyoz davasının incelenmesinde Ertuğrul başkanlığında bu isimlerden 5’i olacak.

Celal Ülgen, “Yargıtay’dan olumlu sonuç beklemek safdillik olur. Yargı bağımsız olmadıkça, normal hukuk düzeni geri gelmedikçe umut beklemek doğru olmaz” diyor.

Hikmet Çiçek

Aydınlık

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: