Suriye’den Türkiye’ye gelen Nureddin Abdo Hacı Osman-Abu Kamil ile söyleşi


Nureddin Abdo Hacı Osman-Abu Kamil: Suriye’nin Lazkiye İli Cebil Elkirad Köyü’ndenim. 41 yaşındayım. 3 çocuğum var. Briket ve inşaat malzemeleri üretiyorum. Lazkiye bölgesinde ve kendi çevremde işten çıktıktan sonra dini bilgim doğrultusunda sohbetlere katılır, konuşmalar yapardım. Her zaman cemaatle birlikte namaz kılmayı tercih ederim. Baas Partisi ve parti mensuplara bana sıcak bakmazlar, bende onlara.

ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye geliş nedenlerinizi anlatır mısınız?

Nureddin Abdo Hacı Osman-Abu Kamil: Çocuklarımdan biri zihinsel engelli olduğu için tedavi ettirmem gerekiyordu. Hiçbir sosyal güvencem olmadığından devlet hastanesinde tedavi ettirmek zorundaydım. Ben küçük yaştayken sorunun çözülmesini ve çocuğumun hayata kazandırılmasını istiyordum. Ancak hiçbir hastanede gerektiği ölçüde tedavi yapılmadı. Özel bir hastane benden tedavi için 30 bin dolar istedi. Ancak Suriye’de yaptığım işle bu kadar büyük bir parayı kazanmama/ biriktirmeme imkan yoktu. Bende bu parayı biriktirebilmek için ailemi köyde bıraktım ve Lübnan’a giderek 2 yıl orada çalıştım. 2 yılın sonunda yaklaşık 15 bin dolar biriktirebildim.

Kalan miktarı toparlayabilmek için cami cemaatinden ve hayırseverlerden yardım istedim. Sağır-dilsiz ve zihinsel engelli çocuğumu tedavi edecek hastaneye 20 bin dolar verdim. Ancak onlar illa 30 bin dolar istiyorlardı. Yetkililere müracaat ettim, derdimi anlattım. Ama hiç kimse bana yardım etmedi; çünkü ben Baas Partili değildim. Bu sıralarda Suriye’de rejime karşı, Esad ailesine karşı bir ayaklanma başladı. Bende muhaliflerin safına katıldım. Ceyş El-Hür (Özgür Suriye Ordusu) mensupları bölgemizde karargah kurdu. Bende onlara manevi destek sağlıyordum, toplantılar düzenleyip, dini vaazlar veriyordum. Bir gece tanklarla köyümüz ve çevre köyler bombalanmaya başlandı. Evler yıkıldı, insanlar öldü. Bağ-bahçe, yeşillik adına ne varsa yok edildi. Hem maddi hem de manevi açıdan büyük zarar gördük. Kardeşim ve akrabalarım Ceyş El-Hür’e katıldı. Savaştık. Ancak bir süre sonra dayanacak gücümüz kalmadı. Kadınlarımız, çocuklarımız perişan oldu. Onları alıp Türkiye’ye gelmek zorunda kaldım. Ben ve arkadaşlarım fırsat buldukça Suriye’ye gidip oradaki arkadaşlarımıza yardım ediyoruz. Çocuğum ise artık nefes alan bir ölü. Onun bu hale gelmesinin, tedavi edilmemesinin tek sebebi benim Baas Partili olmamam.

* Bu söyleşi, 15 Eylül 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: