Bir Komplo Teorisi ve Bir Gerçek (Internetten alıntı) /// CC : @ siring


Tesla ve HAARP ile ilgili sonu gelmez komplo teorilerine hiç girmeden, bunlara bir örnek olan ve Twitter’da @drerolkose tarafından paylaşılan “VAN DEPREMİ – YASAKLANAN VİDEO” başlıklı video ile ilgili düşüncelerimi ve -bu vesile ile- bazı görüşlerimi paylaşacağım.

Videoda özetle “Bir takım karanlık güçler özel bir teknoloji(HAARP kastediliyor) kullanarak dünyanın istediği bölümlerinde depremler oluşturabiliyor(Bu konudaki komplo teorilerinin genelinde, var olan fayların tetiklendiği öne sürülür; fay olmayan bölgede deprem oluşturulması değil.).” denerek, Türkiye’deki -belirsiz- bir bölgede, insan elinden çıkmış gibi, yatay ve dikey olarak sıralar oluşturacak kadar düzenli bir dağılımla depremler meydana geldiğine ilişkin görüntüler kanıt olarak sunuluyor.

Video “profesyonel olarak amatörce çekilmiş” ve gerçeklik etkisi artırılmak istenmiş. Bunu bir kenara bırakıp sunulan görüntüye odaklanırsak:

Deprem merkez üssünü gösteren; düzenli, elle dizilmiş gibi duran kırmızı noktaların Dünya üzerinde hangi bölgeye ait olduğu belli değil. Ancak yakınlaşmadan önce mouse ile tıklanan bölgeden yola çıkarak Kütahya – Simav olduğunu varsayalım.Videodaki depremleri gösteren noktalarla, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün depremleri Google Map üzerinde gösteren sisteminden alınan Kütahya – Simav’daki depreme ilişkin 3 ve 3′ten büyük depremleri gösteren noktaları alt alta görelim.

Videodan alınan görüntü:

Kandilli’de alınan görüntü:

Videonun sağ altında 2,5 miles yazıyor(yanlış görmüyorsam). Bu görüntü de bu değere en yakın ölçek olan 2 mil yakınlaştırmayla alındı.

Görüldüğü üzere hiçbir benzerlik, depremlerin doğa dışı bir müdahale ile belli bir düzende oluştuğunu gösteren hiçbir kanıt yok.Van’da meydana gelen deprem kastediliyorsa, orada da durum aynı:

HAARP hakkında söylenenler gerçek bile olsa, fay olan yerlerde depremleri tetikleyebileceği söylenir, yoktan deprem oluşturabileceği değil. Haydi diyelim ki bu da mümkün, dünya üzerinde binlerce noktada sismik ölçüm cihazları var, uydular var, yüzlerce gözlem istasyonu tüm dünyadaki sismik hareketleri takip ediyor; böyle ileri bir teknolojiyi geliştirip kullananlar böyle düzenli depremler oluşturulursa videodaki acar ve ultra zeki abi ve abla gibi insanlarca fark edilip açığa çıkarılacağını düşünmüyorlar mı?

ÖZETLE:

Bu ve benzeri konularda milyonlarca kişi tarafından inanılıp paylaşılan, hiçbiri dikkate değer ve güvenilir veriye dayanmayan, dedikodu, uydurma, saçmalık düzeyini geçemeyen sayısız komplo teorisi dolaşıyor internette. @drerolkose de bunlardan birini -ilgi çekeceğini bildiği için- paylaşmış.

Meslektaşı Ömer Çelakıl gibi; cahil, araştırmayan, sorgulamayan, beynini kullanmayan/yormayan; çok temel gerçeklerden ve bilimsel bilgilerden bihaber bir cahilane korkaklık ve panikle yaşamasına rağmen halinden memnun, cehaletiyle gurur duyan ve söz söyletmeyen; bu anlayışın bir sonucu olarak başkalarınca ve belirli amaçlarla hazırlanıp sunulan özet, kısa, hap niteliğindeki uydurma verileri incelemeden yutan büyük yığınları kullanmayı çok iyi biliyor.

Ömer Çelakıl TNT’de program yapıyor, aynı zamanda başka kanallardaki programlara da katılıyor; her gün saatlerce ekranda. Nette binlercesi dolaşan, derste anlatılanları dinleyip anlayan bir ilkokul öğrencisinin bile inanmayacağı ne kadar “ilginç” olay varsa ekrana taşıyıp, güya halkı aydınlatmak adına tartışılmasını sağlıyor. Tabii ki şifre uydurmasındaki gibi amaç cehalet, inanç, zaaf sömürüsü. Benzer başka programlar da var.

Medyayı yönlendirenler de bu yığınların neyi sevdiğini, ne verilirse ekrana aval aval bakıp sorgulamadan ve beyinleri zorlanmayacağı için canları sıkılmadan, konfor içinde izleyeceklerini ve bu sayede reyting > reklam > para kazanacaklarını çok iyi biliyorlar.

Bu yüzden çok önemli konularda ekrana çıkarılan koskoca profesörlere 5 dakika süre verilip 17. saniyede sözlerine müdahale edilmeye başlanıp en fazla 3 dakika konuşmaları mümkün olurken; özellikle sabah kuşağı tamamen uydurma, hurafe, aldatma, kandırma, akıl ve bilimdışı saçmalıklarla dolu programlara ayrılıyor, saçma sapan kişiler konuk diye çağırılıp saatlerce konuşturuluyor, insanların (başta kadınlar ve çocuklar) beyni bu düşünsel çöplerle dolduruluyor.

Sonra “neden her afette aynı acıları yaşadığımızı”, “neden başta terör olmak üzere birçok temel sorunumuzun on yıllarca çözülemediğini” merak ediyoruz. Merak edecek bir şey yok; cahil, aptal, uyuyan, sürüye dönüştürülmüş bir toplum var. Bu kısır döngüden çıkıp düşünsel bağımsızlığını kazanmadıkça da her şey aynen devam edecek.

Azınlıktaki cahil olmayan, sorgulayan, yeterli zeka, bilgi, deneyime ve tabii ki yeterli ahlak, vicdan, dürüstlük ve kişiliğe sahip kişilerin internet, özellikle sosyal medya aracılığıyla bir şeyleri değiştirebileceği yönündeki küçük umudum da giderek azalıyordu; Van depremi sonrasındaki yaygın fırsatçılık, sahtekarlık, ikiyüzlülük, ajitasyon ve çapsızlık örneği eylemleriyle de neredeyse tamamen bitti.

Bu nedenle artık Twitter’da da bu blogda da “lay lay lom” takılacağım sabrım izin verdiği ölçüde.

http://insanlikdusmani.wordpress.com/2011/10/27/bir-komplo-teorisi-ve-bir-gercek/

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: