IRAK YÜKSEK ÖĞRETİMDEKİ ŞİİLEŞTİRME’NİN ULAŞTIĞI İNANILMAZ DURUM


İRAN ANALİZ / Maliki hükümetine bağlı birçok bakanlıkta tamamen Şii mezhepçi bir siyasetin takip edildiği, izlenen politikaların ülkedeki diğer din, mezhep ve etnik yapıları dışladığı yönünde bağımsız kaynakların, araştırma merkezleri ve araştırmacıların raporları yer alıyor. Bunlardan son bir tanesi Sunnatal Iraq adlı internet sitesi tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Resmi belge Ali Edip başkanlığında yoğun bir Şiileştirmenin uygulandığı Irak Yükseköğretim Bakanlığına ait bu resmi belgede ismi Ömer olduğundan dolayı görevden alınan, maaşları kesilen çalışanlar görülüyor.

Aslen İran vatandaşı olan bunu saklamayan ve 2003 sonrası Irak’ında iktidar koltuğuna oturtulan çok sayıda Şii siyasinin ülkede yoğun bir mezhepçi politika güttüğü biliniyor. İbrahim Caferi ve Maliki döneminde özellikle Sünni kökenli vatandaşları, eski dönemdeki devlet yetkilileri, memurları ve sıradan çalışanları dahi hedef alan, görevden atma, her tür ilişiğini kesme ve tasfiye edilmesi süreci ABD işgal idaresini dahi rahatsız etmişti.

Baassızlaştırma politikası adı altında yaşananların tamamen Sünni kesimleri hedef alması, İran-Irak savaşına katılan subay, pilot, yetkili ve çeşitli alanlarda uzman bilim adamlarının dahi hedef alınıp sistematik bir şekilde öldürülmesi, suikastlara kurban gitmesi yaşananların intikam duygusundan kaynaklandığı kanaatini güçlendirdi. Tüm bunların yanı sıra Sünni camilerin, külliye, türbe ve merkezlerin hedef alınması, Sünni şahsiyetlerin öldürülmesi, Sünni kelimesi ile eşdeğer birçok eserin, alimin ve İslam medeniyeti adına Emevi-Abbasi-Osmanlı dönemini yansıtan tarihi yapıların tahrip edilmesi Şii/Safavi Siyasetinin direk yansıması şeklinde değerlendirilmekteydi.

İslamı ilk kabul eden Hz. Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman başta olmak üzere yüz binlerce sahabeyi tekfir eden, bunları Müslüman saymayarak düşman kategorisinde değerlendiren Şii mezhebinin hükümferma olduğu yerlerdeki siyasetinin de bu ötekileştirci mantalitenin yansımaları olduğu görülmekteydi. Tarih boyunca bugünkü Caferi/Şii anlayışının bir tezahürü olan Büveyhiler, Fatımiler, Safaviler ve son olarak İran İslam Cumhuriyeti’nin yürüttüğü siyaset Sünni karşıtlığı ve bu anlayışın bastırılması/yok edilmesi üzerine kurulu. Aynı zihniyet dünyasının Hizbullah üzerinden Lübnan, el-Vifak üzerinden Bahreyn, Husiler üzerinden Yemen, Caferiler üzerinden Türkiye, Nusayri/Aleviler üzerinden Suriye ve sair Şii oluşumlar üzerinden Irak’ta yaptıklarının da aynı şeyler olduğu görülmekte.

Irak’ta nerdeyse tamamıyle devlet kurum ve kuruluşlarını kontrolüne geçiren Şii partilerin kadrolaşma ile eşzamanlı olarak karşıtlarını ve muhalif olarak gördükleri Sünnileri tasfiye politikasına giriştikleri tüm saygın araştırma merkezleri, kaynakları, araştırmacılar ve gözlemciler açısından ortak bir veri olarak kabul edilmektedir. İç savaş veya mezhep savaşı olarak Batılıların özellikle tavsif etmeye çalıştıkları durumun en temelde Şii düşüncenin hakim olduğu herhangi bir devlette yaşandığı gerçeği Irak’ta bir kez daha ortaya çıkmıştır. Öyle ki özellikle 2005 sonra İbrahim Caferi ve Maliki iktidarlarında isminden ötürü yüzlerce Iraklı Sünninin rastgele baskınlar, arama-tarama operasyonları, tutuklamalar, işkenceler ve infazlara maruz kaldığı tespit edilmiştir.

Sıradan bir insan için, Türkiye’de yaşayan bir vatandaş için inanılması güç bu durumun Iraklılar nezdinde travmatik bir duruma neden olacak denli geniş çaplı olması gerçeği ürkütücü bir vakıa olarak ortada durmaktadır. Aşağıdaki resmi belge ve benzeri onlarca belge direk isminden ötürü öldürülen, hedef alınan Ömer, Ebubekir, Osman isimli Iraklı Sünnilerin nasıl bir ayrımcılığa tabi tutulduğunun yeni bir kanıtı. Mustansiriye Üniversitesi gibi ülkenin en büyük üniversitelerinden bir tanesinde şu an nerdeyse tek bir Sünni akademisyenin, öğretim veya araştırma görevlisi bulunmamasının sebebi de Şiileştirme politikasının bir sonucu.

Ali Edip başkanlığında müfredatı, eğitim-öğretim kitapları, kadroları ve idarecileri Sünnilerden arındırılmış ve yoğun bir Şiileştirmeye tabi tutulan Yüksek Öğretim Bakanlığı bulunuyor.

Aşağıdaki resmi belge de bu siyasetin bir parçası.

Sayı 4168/1/45

Tarih: 25 Eylül 2012

29 Ağustos 2011 tarih ve 663 rakamlı bakanlık kararı mucibince aşağıda ismi yer alan şahısların hepsinin isminin görev dereceleriyle ve mali ödenekleriyle birlikte silinmesi bildiriliyor.

İsimler son derece dikkat çekici, zira benzer şekilde Sünni ve özellikle Sünni-Arap kökenli on binlerce kişinin uyduruk iddia ve gerekçelerle işten atıldığı, resmi görevlere alınmadığı ve dışlandığı biliniyor.

İsimler:

1- Ömer Ahmed Aziz / Bağdat Üniversitesi

2- Ömer Halid Selman / Bağdat Üniversitesi

3- Ömer Abdulmecit Samir / Teknik Eğitim Heyeti

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: