Fethullah – Tayyip Erdoğan zıtlaşması /// CC : @siring


Ali Serdar Bolat

"MİT’in Fethullahçılaştırılması" operasyonunda frene basılması üzerine Taraf ve ZAMAN gaz tenekeleri MİT’e ve Tayyip Erdoğan’a karşı ateşe başlamışlardı.

(Konu ile ilgili 1 Ocak 2012 günlü yazımı aşağıda tekrar veriyorum.)

Fethullahçı ekip, bütün gövdesi ile MİT için abanıyordu.

Fethullah’ın "Akıllı ol" anlamındaki yazısı, Tayyip Bey’e ihtar olarak gaz tenekelerinde yayımlanıyordu.

Hatta, hani şu "Meçhul darbesavar subay"ın Ergenekon belgelerini bavulla getirip verdiği Taraf yazarı Mehmet Baransu bir adım daha ileri giderek, gazetedeki köşesinden "Avrupa’dan uçakla bavul içinde yüzbinlerce dolar getiren kim" diyerek Tayyip Erdoğan’ın İsviçre’deki gizli banka hesapları ve para trafiği hakkında bilgi sahibi olduklarını çıtlatmış, bu yolla Tayyip Bey’i tehdit bile etmişti.

Baransu, dün, kendisini takip eden 2 kişiyi polise haber vererek yakalattı. Twitter’de "İkisinin de MİT’ten olduğu kesinleşti. Üzerlerinden dinleme aletleri çıktı. MİT Daire başkanı’nın görüşme isteğini reddettim" diye cikcikledi.

KCK soruşturmasını yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı, eski Müsteşar Emre Taner’i ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’i ifadeye çağırdı.

Tayyip Erdoğan’ın bir kadrosu olmadığı için, yıllarca kadro yetiştirmiş olan Fethullah’a mahkum olmuştu.

Fethullahçı Savcı ve Hakimleri kullanmaktan başka bir seçeneği yoktu.

Yetkiyi ele geçiren Fethullahçı kadro, dişlerini Tayyip’e de göstermeye başlamıştı.

Canavarı yaratan Frankenştayn, her zaman tehdit altındadır.

"Bağımsız yargı var, biz karışamayız" diyerek canavarı her gün biraz daha azdıran AKP yöneticileri, ne yapacaklarını şaşırdılar.

"Şüpheli sıfatıyla KCK içerisinde bu 3 kişi nasıl yer alır, aklımla izah edemiyorum. Olsa olsa tanıklıklarına başvurulabilir diye düşünüyorum. "

diyerek bağımsız (!) yargıya müdahale eden Bülent Arınç’ın şaşkın yüz ifadesi ibretlikti.

Davutoğlu da NTV’ye "İstihbarat teşkilatlarının işi bu" anlamında konuşarak yargıya müdahale etti.

Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Aydınlık’a yazdığı mektupta "Hakan Fidan döneminde MİT’te Fethullahçı yapılanmanın arttığını" belirtmişti.

Mülakatlar bile laf olsun diye yapılıyordu, kimlerin mülakatı kazanacağı liste halinde önceden belirleniyordu.

MİT’e yakın kaynaklar, Hakan Fidan’ın yeni gelen Fethullahçılar ile uzun süredir MİT’te çalışmakta olan eski kadroları uzlaştırıcı bir rol üstlendiğini ifade ediyorlardı.

Ancak yeni gelenler (Fethulahçılar) bu uzlaştırıcılıktan memnun değillerdi.

Eski kadrolar atılmalı, sürülmeli, en azından etkisizleştirilmeli, MİT’te tüm yetki Fethullahçılara geçmeliydi.

Dananın kuyruğu bu noktada kopuyordu.

ZAMAN ve Taraf gaz tenekeleri, bu yüzden MİT’e ve Tayyip’e ateş püskürüyorlardı.

Fethullahçılar geçen gün ateş püskürme aşamasından operasyon aşamasına geçtiler.

Hakan Fidan ve 2 MİT’çinin ifadeye çağırılması operasyonuna Tayyip Erdoğan cenahından hemen yanıt verildi:

2 Fethullahçı polis (İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan ve Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün) ışık hızıyla görevden alındılar.

Afet Güneş bir yakınına:

"Bizi ifadeye çağıran Başbakan’ı da çağırır"

diyerek savaşın taraflarını kamuoyuna açıkladı.

Çünkü Oslo’daki Hükümet-PKK görüşmesinde Hakan Fidan PKK heyetine: "Beni Başbakan görevlendirdi. Ben Başbakan’ın özel temsilcisiyim" diyordu.

Tayyip Erdoğan ise "Hakan Fidan’ı gönül rahatlığı içinde gönderdik. Hatası da olsa Hakan Bey’i böyle nedenlerle harcamayız." diyerek olaya açıklık kazandırmıştı.

Hakan Fidan ve Afet Güneş, kendilerine Başbakan tarafından verilen görevi yapmışlardır.

Ama, kanunsuz görevi kabul etmek gibi bir sorumlulukları var.

Afet Güneş’in "Biz suçlanırsak Başbakan da suçlanmalıdır" anlamındaki açıklaması doğrudur.

İki Amerikancı güç arasındaki bu kapışmayı merakla izlemeye devam ediyoruz.

Kapışmanın başlangıcı ile ilgili 1 Ocak günlü yazımı tekrar veriyorum:

Fethullahçılar tam kadro Tayyip Bey’e saldırıya geçti

Ali Serdar Bolat

Taraf ve ZAMAN gaz tenekelerinde Tayyip Bey hedefte.

Abdullah Gül’ün bir daha seçilmesini isteyen Fethullahçılar, görev süresinin 5 sene olmasını istiyor.

Gözü Çankaya’da olan Tayyip Bey ise, Gül’ün görev süresinin 7 yıl olmasında ısrarlı.

Bu yüzden Fetocular ile Tayyip Bey’in arası uzun zamandır açıktı.

35 köylünün öldürülmesi üzerine bu çekişmede yeni bir sayfa açıldı.

Fetocular bu ölümlerden dolayı sert ifadelerle MİT’i eleştirdiler.

İstihbaratın Amerika’dan gelmiş olmasını gözardı eden bu Amerikan uydusu Fethullahçılar, "Yanlış istihbarat PKK içindeki bir MİT ajanından geldi" diye yaygara koparıyorlar.

Fethullah’ın Türkiye Büyükelçisi ve ZAMAN yazarı Hüseyin Gülerce’ye göre, nasıl TSK içinde vesayetçiler var ise, MİT içinde de var.

Onların lisanına göre, Fethullahçı olmayanlar, vesayetçi. Yani Ergenekoncu ve darbeci.

MİT eleştirisi bahanesi ile Tayyip Bey’e açılan salvo ateşin nedeni şu:

–Gerek Oslo görüşmelerinin ortaya çıkması,

–gerekse Kozinoğlu’nun Aydınlık’ta yayımlanan mektuplarında

MİT Müsteşarı Hakan Fidan başta olmak üzere MİT’te Fethullahçı kadrolaşma olduğu hakkında bilgiler ortaya çıkması Tayyip Bey’i frenlemiş, MİT’in Fethullahçılaştırılması operasyonu hız kesmişti.

MİT aleyhine başlatılan kampanya, MİT içindeki Fethullahçı (Amerikancı) olmayan, Türkiye’nin bölünmesine karşı olan görevlilerin tasfiyesine dönük çalışmaların devam etmesi için Tayyip Bey’i tehdit etmeyi amaçlıyor.

Mehmet Ali Güller, 31 Aralık günlü Aydınlık köşe yazısını özetle şöyle bitiriyor:

(Parantez içi maviler bana ait)

"5. Oslo görüşmesini kim sızdırdı?

Cemaatin (Fetocuların) MİT’ten rahatsızlığının kaynağı ne olabilir?

PKK, "Görüşmeleri biz sızdırmadık" dedi.

Tayyip Erdoğan, "hataya rağmen" Hakan Fidan’ı sahipleneceğini söyledi.

Demek ki, Hakan Fidan, MİT’e tamamen hakim olamamış. (Hala MİT içinde Türkiye’nin bölünmesine karşı olan elemanlar var.)

"Yeni Anayasa" çalışmalarına paralel ikinci bir "açılım" yapılacaksa, yeni Oslo sızdırmalarının önüne geçilmesi gerekiyor.

(PKK ile görüşmelere devam etmeden önce, görüşmelerin sızdırılmaması için, MİT içinde tek bir ulusalcı bile bırakılmaması, MİT’in tamamen Fethullahçıların eline geçmesi gerekiyor)

Taraf yazarı Mehmet Baransu, Twitter’de :

"Kasımpaşalı Erdoğan’dan korkacağımı zannediyorsanız yanılıyorsunuz" diye cikcikledi.

Cikcikleyen o değildi. Onu cikcikleten Fethullah idi.

(Dini bilgisi kuvvetli olanlar bu sözü daha iyi anlar)

Baransu, 30 Aralık günlü Taraf’ta özetle şöyle yazıyor:

"PKK içindeki bir MİT ajanı, bombalanan bölgeden içinde Fehman Hüseyin’in de bulunduğu PKK’lilerin geçeceğini Ankara’ya bildiriyor.

Bölgeye gönderilen Heron’dan alınan görüntüleri gören yetkililerden biri, şüpheleniyor, gurubun sivil olma ihtimali olduğunu yetkililere söylüyor.

MİT ile iki kez temasa geçiliyor. MİT: "Gurup kesin PKK’li" diyor. Bunun üzerine gurup bombalanıyor"

Azılı ordu düşmanı Baransu, MİT’teki Fethullahçı operasyonun devam edebilmesi için, bu defa orduyu değil de, kırk yıllık canciğer kuzu sarması olduğu MİT’i suçluyor, orduyu suçsuz buluyor.

Fethullah’ın Büyükelçisi Hüseyin Gülerce, 30 Aralık günlü ZAMAN’da özetle şöyle yazıyor:

"111 kişinin öldüğü Maraş katliamının hemen sonrasında İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş "Katliamdan MİT sorumludur" diyor.

Alevilerin evi tespit edilmiş, yakılacak evler işaretlenmiş.

Saldırı olacağı belli, ama MİT bilgi vermiyor. MİT bizzat katkı yapıyor.

Bu feryat üzerine yer yerinden oynamalı değil mi?

MİT hakkında derhsl soruşturma başlatılmalı değil mi?

AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar "PKK’yı MİT kurdu" diyor.

Vesayetin askeriyede, medyada, üniversitede, siyasette ayağı var da MİT’te yok mu?

MİT içinde suça bulaşanlar hesap vermeyecekse, Ergenekon davalarının sonucundan nasıl emin olabileceğiz?"

Bakan Güneş’in bu açıklaması yeni değil. Sanki Gülerce bu sözleri yeni duymuş.

30 senedir niye bu suçlamaları yapmamış?

İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Nusret Senem, Maraş olaylarından sonra saldırıya uğrayanların avukatlığını yaptı, MİT’in suçlarını ortaya döktü.

O zamanlar Fethullahçı takımı kulaklarının üzerine yatmışlar, katliamı alkışlıyorlardı.

Nereden çıktı Alevi düşmanlarının bu sözde "MİT’in suçlarının peşine düşme" oyunu?

"PKK’yı MİT kurdu" tespiti de yeni değil.

Aydınlık dergisi / gazetesinin arşivlerinde, hem MİT’in Maraş olaylarındaki rolü, hem de PKK – MİT ilişkisi hakkında yığınla bilgi, belge ve inceleme mevcut.

Sırf MİT’i suçlayabilmek için, "PKK’yi Perinçek kurdu" palavralarını bile unutmayı göze aldılar.

Yeter ki MİT’teki tüm Fethullahçı olmayanlar ayıklansın, MİT tamamen -kılçıksız olarak- Amerika’nın hakimiyeti altına girsin.

http://aliserdarbolat.blogspot.com/2012/01/fethullahclar-tam-kadro-tayyip-beye.html

http://www.facebook.com/notes/ali-serdar-bolat/fethullahçılar-tam-kadro-tayyip-beye-saldırıya-geçti/10150455326908157

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: