BİR ELİMDE CIMBIZ BİR ELİMDE BALYOZ /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Emekli Orgeneral Saygun’un kızı Ece Saygun’dan kitap

Balyoz tutuklusu ve Genelkurmay eski ikinci Başkanı emekli Orgeneral Ergin Saygun’un kızı Ece Saygun, ‘Bir elimde cımbız bir elimde Balyoz’ isimli bir kitap yazdı. Ece Saygun, iki hafta içinde yayımlanması beklenen kitabını VATAN’a anlattı

18 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli Balyoz sanığı Orgeneral Ergin Saygun’un kızı Ece Saygun babasının ilk gözaltına alınışından son karar duruşmasına kadar olan süreci anlattığı kitabı “Bir elimde cımbız bir elimde Balyoz” Kasım ayında piyasaya çıkıyor. Saygun, herkesin kapalı kutu olarak nitelendirdiği asker ailelerinin hayatlarındaki ilginçlikleri ve bilinmeyenleri bu kitapta anlatıyor. Bir de özeleştirisi var yazarın: “Kitabın dili komik. Film olsa ‘Ay ne abuk film’ deyip çıkıverirsin ortasında”…

OTUZ GÜNLÜK YAZMIŞ

İlkokuldan beri bırakmadığı tek alışkanlığının günlük tutmak olduğunu söyleyen Ece Saygun bugüne kadar yaklaşık 30 günlük doldurmuş. Babasının asker olması sebebiyle bir çok şehir ve farklı ülkelerde yaşadığını belirten Saygun “Toplam 9 okul değiştirdim. Gittiğim yerlerde çok yalnızlık çektim. Dilini bilmediğim ülkelere gidince aylarca susardım. O zaman annemin de yönlendirmesiyle yazmaya başladım. Ve hiç bırakmadım” dedi.

BLOG’DU KİTAP OLDU

Ece Saygun, kitabı yazma nedeni olarak ise şunları söyledi: “Babam hastaneye kaldırıldığında çok sıkıntılı günler geçirdik. Yaşadıklarımı birileri okusun bilsin istedim. Ve bir blog açtım. Blogun adı L5F6 yani babamın cezaevi mektup adresiydi. İnanılmaz bir geri dönüş oldu. Bir buçuk ay içinde 20 bin kişi okudu yazdıklarımı. Bütün arkadaşlarım ‘Bu yazıları toplayalım ve olduğu gibi yayımlayalım. İçinden hiçbir şey çıkarmayalım’ dedi

SALONA KIRMIZI HAT

Ece Saygun bir asker kızı olarak ilginç yaşantısını ise şöyle anlatıyor:

2007-2008 yılları arasındaydı. Babam o zaman Genelkurmay ikinci Başkanı’ydı. O dönemde Başbakan’la Amerika Beyaz Saray’a gitmişti. Orada terörle mücadele için anında istihbarat paylaşımı kararlaştırılmıştı. Babam döndüğünde eve bir tane telefon getirdiler. Kırmızı hatlı bir telefon. Salonun ortasına kuruldu. Bu ne dedik. İstihbarat telefonu dediler. Yani Amerika’yla anında istihbarat anlamını taşıyordu. Biz o zaman Ankara Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı köşkünü yanında askeri lojmanda kalıyorduk. Bahçemizde helikopter pisti vardı

EV KARARGAHA DÖNERDİ

O telefon aylarca gece gündüz çaldı. Telefon çalar, babam koşarak açar, 10 dakika ev bir anda karargah olurdu. Helikopterle ve araçlarla gelen 30-40 subay bir anda eve doluşur, masalarda haritalar açılır, uydudan ABD’ye ve neresi olduğunu bilmediğim bir sürü yere bağlanırdı. Biz gidemezdik tabii yanlarına. Ben anlamıyorum bu insanlar o üniformayla mı yatıyor? Koşup saat kaç olursa olsun televizyonu açardık. Bazen bir saat sonra basından neler olduğunu öğrenirdik. En korkuncu da evde kimse yokken telefonun çalmasıydı. Açsan bir türlü açmasan bir türlü. Telefonu açıp “Hello how are you” mu diyecektim

AİLELERİ DE TUTUKLUYORLAR

Ece Saygun, babası gözaltına alındığında neler yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

Birini alıp götürüyorlar. TV’de izliyor, geçiyoruz. Ama sonra neler oluyor o evlerde. O kişiyle birlikte ailesini de tutukluyorlar. Bizimkiler bambaşka bir hayat artık. Benim için 35 yaşında yürümeyi öğrenmek gibi

HİLMİ AMCA BİZDE KALIRDI

Hilmi Özkök önledi darbeyi diyorlar. 2003-2005 arasında babam Belçika’daydı. Hilmi amca Belçika’ya geldiğinde ‘Ben burada çok rahat ediyorum’ diye bizim evde kalırdı. Kapıdan girdiğinde ‘Al tosun sana simit getirdim’ derdi. Oradan geldiğimiz noktaya bak. Bu daha acı. Mücadele edilmesi en zor kısım bu. Bir anda sanki karşıt taraflarmışız gibi oldu. Sabahlara kadar evimizde birlikte yiyip içerdik

BABAM KOMADAN ÇIKTI, IRAK’A UÇTU

“Babam Genelkurmay ikinci başkanıyken bir gün şeker komasına girdi. Morardı. Hastaneye kaldırıldı. Şekeri 600 çıktı. Yoğun bakıma aldılar. Bir hafta sonra çıktı. Doktor 15 gün istirahat verdi. Bir gün sonra televizyonda flaş haber olarak ‘Genelkurmay ikinci başkanı helikopterle Irak’a gitti.’ diye alt yazı geçti. İnanmadım. Bu gazeteciler bir orgeneralin adını öğrenemediler diye kızdım. Telefon çaldı. Açtım babam. ‘Ben Iraktayım. Merak etmeyin’ dedi. Hayatımda ilk defa babama çığlık çığlığa bağırdım ve dedim ki: ”Orada öldün öldün, ölmedin döndün burada ben seni öldüreceğim!” Hiçbir şey demedi ama dönünce bana bir laf etti. ‘Ben bu ülke için ölmeye yemin ettim. Ölebilirim. Bunu kabul edeceksiniz.’ Hiç unutmayacağım bir cümledir o.”

HAYATIM DEĞİŞTİ

35 yaşındaki Ece Saygun, kitabında gezme ve alışveriş dışında bir derdi olmayan bir genç kızken hayatının bir anda nasıl allak bullak olduğunu anlatıyor: “Babam içeriyi ben dışarıyı yazdım.”

‘HEPİMİZ TUTUKLANDIK’

İngiliz dili ve edebiyatı mezunu olan Ece Saygun özel bir şirketin pazarlama müdürü. Babasının tutuklanmasından sonra hayatının artık bambaşka bir hayata dönüştüğünü belirten Saygun kitabının önsözünde yaşadıklarını şu cümlelerle özetliyor: “Bir sabah kapımız çaldı. Babamı götürdüler. Hepimiz tutuklandık”

KAYNAK: Burcu PURTUL / VATAN

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: