Odatv davasına birleştirme talebi ortaçağ hukukunun devamıdır /// CC : @odatv


Odatv Davası’na bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon Davası’na bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazarak davanın birleştirilmesi için görüş sordu. Bu yazıyla birlikte davaların birleştirilmesi süreci resmen başladı. Davaların birleştirilmesinin ilk sinyalini Ergenekon Davası’na bakan mahkemede Savcı Mehmet Ali Pekgüzel tanıklardan Aslı Aydıntaşbaş’a Odatv iddianamesinden sorduğu soruyla vermişti. Mahkeme heyeti itirazlara henüz ortada resmi bir talep yokken iddianamenin “birleştirme talepli” olduğunu söyleyerek yanıt vermişti. Bu tartışmanın üzerinden çok geçmeden Odatv davasına bakan mahkeme heyeti resmi bir yazı yazarak birleştirme için görüş sordu.

Odatv davasında yaşanan bu gelişmeleri CHP’nin hukukçu milletvekillerinden Prof.Dr. Süheyl Batum’a sorduk. Süheyl Batum sorularımızı yanıtladı.

İşte sorular ve yanıtları:

Odatv davasının Ergenekon davası ile birleştirilmesi. Henüz ortada resmi bir talep yokken, önce Ergenekon davasında savcının bir tanığa sorduğu soruyla gündeme geldi. Arkasından Odatv davasına bakan mahkeme, Ergenekon davasına yazı yazarak davaların birleştirilmesi konusunda görüş bildirdi. 20 iddianamenin görüldüğü Ergenekon davasına, Odatv davasının da katılması talebini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlk önce net bir cevap vermek için şunu söyleyeyim: Odatv davası da, Balyoz davası da, Ergenekon davası da gizli tanıklıklarla, hukuka aykırı delillerle açılmış, bana göre, düzmece davalardır. Bu davaların bir tek nedeni vardır. Kendileri de söylüyorlar zaten: “Türkiye’de daha önce darbe olmadı mı” diyorlar. Daha önceki davaları gerekçe göstererek hükümete karşı olduğu bilinen ve etkin olan bütün muhalefet odaklarının yargılandığı ve susturulduğu davalar bunlar. Dolayısıyla amaç muhalefeti susturmak olunca, yani amaç baştan belli olunca, “daha önce darbe olmadı mı, bırakın bir anlaşılsın bunlar” demek için ellerinden gelen her şeyi kullanacaklar, baskıyı devam ettirmek için. Hukuka aykırı iddianameler, adil olmayan yargılamalar, hukuka aykırı tutuklamalar yapıldı. Şimdi başka bir safhaya girdi davalar, bütün bunları bir elde birleştirmek. Olay bundan ibarettir. Dediğim gibi baştan hedef belli olunca, amaç da belli olunca buna varmak için kullanılan yollardır bunlar.

Susurluk davasında adı geçen Türkiye’de aralarında şimdiki AKP’nin kurucuları dahil olmak üzere, “glu glu dansı yapmayın, size ne” diyen tüm adamlar; şimdi Atatürkçülerle, ilericilerle, vatanseverlerle birleştirilerek, ortaya bir salata çıkarılmıştı, şimdi salatanın kıvamı değiştiriliyor ve ortalıkta bir karmaşa yaratılıyor. Yargılamayı hukuka uygun görmediğim, hedefi hukuka uygun görmediğim gibi Odatv davasının Ergenekon davasıyla birleştirilmesini de hukuka uygun görmüyorum. Kanıtım da şu: Bunu ileri süren kişiler, şöyle diyorlar: “Ne var yani daha önce darbe olmamış mıydı” diyorlar. Bu ülkede kuyumcu soygunu da oluyor. Kuyumcu soygunu olduğunda aralarında AKP’lerin de bulunduğu bütün herkesi toplayıp, bir torbaya doldurup yargılamaya kalkarsanız, buna kendileri ne diyecektir acaba? Bu da öyle bir şeydir.

Odatv iddianamesinin içerisinde sanıklara yapılan suçlama Ergenekon davasına bakan mahkeme heyetinin aldığı kararlara ilişkin yapılan haberler suçlama konusu yapılıyor. Bir mahkemenin konusunun kendisi olduğu haberleri yargılamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ortaçağdan itibaren, Ortaçağ hukuku, yani Engizisyon hukuku da değişti ve bunu değiştirmek için çağdaş hukukçular, çağdaş hukuk anlayışı birçok kurum ve kavram çıkarttı ortaya: Masumiyet karinesi, adil yargılanma gibi. Bu ilkelerin tamamı Türkiye’deki davalarda çiğnendi. Düşünebiliyor musunuz, bir mahkeme kendisini etkileyerek Ergenekon terör örgütünü cezasız bırakmaya yönelik bir dava açılmış, bu davaya bakıyor. Hatırlarsınız, Mehmet Haberal davasında hakimler tazminata mahkum edildi ve Yargıtay bu cezayı onadı. Aynı adamlar zerre kadar yüzleri kızarmadan Haberal’ın davasını yürütmeye devam ediyorlar.

Kendilerine liberal diyen yandaş gazeteciler de bunu destekliyorlar. Eskiden cumhuriyetin bir hukukçusu olarak normal hukuk düzenini esas alıyorlardı. 2005’ten sonra artık bu ülkede normal hukuk düzeni yok. Bu ülkeye ortaçağ hukuku geri geldi. Kim ne derse desin bizim hukuka aykırı bulduğumuz bazı konuları söz konusu etmemiz, gündeme getirmemiz bile mümkün değil. Gizli tanık, tutukluluk süreleri… Bir davanın hasım olduğu hakimler, aynı davaya bakabiliyor. Bir gazeteci, yazdığı bir yazıda, hakaret yok, şu bu yok ama “sen Ergenekon davasını sulandırmak istiyorsun,” diyerek aynı suçtan yargılanabiliyor.

Mahkemeye 7 ay sonra gelen TÜBİTAK raporuna rağmen mahkeme başkanı ek rapor istedi ve bunun için 20 gün süre verdi, ancak yirmi günlük süre aşılmasına rağmen Tübitak’tan bir yanıt gelmedi, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz. Mahkeme kararına rağmen Tübitak’ın raporu geciktirmeye hakkı var mı? Varsa bu süre nedir?

Hukukta adil yargılamada önemli olan şudur: Kişinin hukuka uygun sürede yargılamasının bitmesidir. Her davada da makul süre şuna göre değerlendirilir: Olayın karmaşıklığı, kişilerin davranışları ve yargılamayı yapanların veya devlet kuruluşlarının davranışları. Bu yönden baktığınızda bir devlet kuruluşunun, bir kuruluşun yapmakla yükümlü olduğu görevi ilanihaye yapmaması veya uzun süre yapmaması tek başına adil yargılamayı etkileyen bir unsurdur.

Bütün diğer unsurlar usulüne uygun ve düzenli davransa da, TÜBİTAK, Adli Tıp gibi kuruluşların makul sürede bunu yerine getirmesi gerekir. Balyoz davasında da Odatv davasında da olanlar ortada. Yasada düzenleyici bir şey olmasa bile, bu sürelerin adil yargılamayı kesinlikle etkilediğini düşünüyorum. Bu raporu verecek, bu rapora yargılama devam edecek ve bitirilecek. Size de evrensel hukuk diyor ki, bu yargılamayı makul sürede bitireceksin. 5-6 yıllık yargılamaları haklı görmüyor. Bu adil yargılamayı etkilemektedir. Bu engizisyon yargılamalarıdır. Bunu Türk halkına anlatabilmemiz gerek. Bu zordur. Neden zordur? Ortada ben aydınım diye gezen ahlaksızlar çok. Dolayısıyla bunu Türk halkına anlatmamız gerek. Hukuka uygun yöntemlerin anlatılması gerekiyor. Bunu yapanlardan mutlaka hesap sormamız gerek. Buna teşvik edenler dahil, bir daha kimse Engizisyon hukukunu bu ülkeye yerleştirmeye cesaret edemesin.

Odatv.com

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: