Mana Mou Ellas


“15 Mayıs 1919 günü İzmir’e çıkan Yunan Ordusu, İzmirli Rumlar tarafından coşkuyla karşılandı. En güzel elbiselerini giyen Rum kızları işgalcilere çiçekler atıyorlardı. İzmir Metropoliti Hrisostomos, Yunanlı askerlere ne kadar çok Türk kanı içerlerse o kadar sevaba gireceklerini anlatıyordu. Oysa o zamana kadar Osmanlı hakimiyetinde bulunan Rumlar, özellikle ticaret yoluyla, zenginleşmiş ve toplum hayatında önemli bir yere sahip olmuşlardı. Türkler’den nefret etmeleri anlamsızdı. Ancak, sonradan ortaya çıktı ki emperyalistler Rumlar’a kapalı kapılar ardında çeşitli vaatlerde bulunmuşlar ve Yunan Ordusu’nu da bu vaatleri yerine getirmesi için desteklemişlerdi. Amaçları, Türk Milleti’ni yok etmekti ve yavaş yavaş hedeflerine ulaşıyorlardı.

Emperyalistlerin planları, çok ince hesaplarla hazırlanmıştı. Kimin, nereyi, ne zaman işgal edeceği bile belliydi. Ama dalgınlıklarına gelmiş olacak, Türk Milleti’ni ve onun yetiştirdiği kahraman evladı Mustafa Kemal’i dikkate almamışlardı.

15 Mayıs’ta ihaneti ilk defa gören İzmir, üç yıl sonra 9 Eylül 1922 günü farklı ihanetle karşılaşacaktı. Türk Ordusu’nun geldiğini gören Rumlar, artık Anadolu topraklarında yaşamalarına imkan kalmadığını anladılar ve Yunan ya da İngiliz gemilerinden birine binip kaçmak için sandallarla denize açıldılar. Emperyalistlerin huyudur; üç yıl önce kendilerine çiçek atan insanlara, işgalcilerin gemilerine yaklaşınca ateş açıldı.

Savaş bittikten sonra imzalanan Lozan Antlaşması gereği Anadolu’daki Rumlar Yunanistan’a, Yunanistan’daki Türkler Türkiye’ye göç ettirildi. Anne tarafı Drama’dan gelen biri olarak söyleyebilirim ki göçler sırasında büyük zorluklar çekilse de Türkiye Cumhuriyeti gelenleri bağrına bastı, oysa Yunanistan’da durum farklıydı. Anadolu’nun bereketli topraklarından giden Rumlar dağ köylerine yerleştirildi ve uzun süre dışlandılar.

Yazının başlığı “Annem Yunanistan” anlamına geliyor. Bir şarkı… Adına bakmayın çocuklarını satan bir anneden söz ediyor ve hakaretler içeriyor. Emperyalizmin kuklalığına soyunup Anadolu Rumları’nı kaderine terk eden bir anne…

Bütün bunları yine Türkiye’nin bir komşusuyla ilgili olarak yazdım. Yunanistan değil Suriye.

Emperyalizmin etkisiyle Türkiye’den destek alarak kendi ülkelerine karşı ayaklananlar, yarın kaderlerine terk edildikleri zaman feryat etmesinler. Bu “sözde” muhaliflere Türkiye’nin desteği de yetmiyor, NATO’yu çağırıyorlar. Ülkelerinde değişiklik istiyorlarsa bunu kendileri yapsınlar, emperyalistler değil.

İşin bir de Türkiye tarafı var. Büyük bir ülke kimsenin maşası olmayı kabul etmez. İdarecilerinin büyüklüğünü bilemem ama Türkiye büyük bir ülkedir.”

Böyle yazmışım Mayıs başında.

Keşke bu yazıyı hatırlamak zorunda kalmasaydım.

Aradan altı ay geçti ama emperyalizm kana doymadı hala. Kurban Bayramı’nın bitişiyle batının uşakları gene kana buladılar Suriye’yi.

Yazının son tümcesi “İdarecilerinin büyüklüğünü bilemem ama Türkiye büyük bir ülkedir.” idi.

“İdareciler”…


“Bilemem”
demişim ya keşke bilmeseydim.

Emin Emre BEYDİLİ

İLK KURŞUN

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: