Telafer ve Tuzhurmatu Vilayet Olur mu?


Geçtiğimiz günlerde Irak basınında çıkan bir habere göre Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile görüşen Irak Türkmen İslami Birliği Başkan Yardımcısı ve Irak Gençlik ve Spor Bakanı Casim Muhammed Cafer ile beraberindeki heyetle yaptığı görüşmede, Musul Vilayeti’ne bağlı Telafer ile Selahattin Vilayeti’ne bağlı Tuzhurmatu’nun vilayet olması konusunda söz verdiği belirtiliyor.(1) Bu konu son dönemde Türkmen yetkililer tarafından sıklıkla dile getiriliyordu. Türkmenler, kendilerinin tek başına çoğunluk olduğu bir vilayete sahip olmak istiyor. 28 Temmuz 2012’de Irak Parlamentosu’nda kabul edilen raporla Türkmenler Irak’ın üçüncü asli unsuru olarak kabul edildi. Yani Irak’ta yaşayan Arap ve Kürtler’den sonra Türkmenler Irak’taki en büyük nüfusa sahip millet olarak tanındı. Türkmenler de Arap ve Kürtlerin olduğu gibi kendilerinin yönetebileceği bir vilayet talep ediyorlar. Bugün Türkmenlerin yaşadığı vilayetlere bakıldığında, yönetici konumunda olmaları mümkün gözükmüyor. Türkmenlerin en fazla üzerinde durduğu ve milli davanın ana noktası olan Kerkük’te bile vilayet meclisi ile hizmet müdürlüklerindeki Türkmen temsiliyeti nüfusa göre oldukça düşük durumdadır. Sağlık, elektrik, eğitim, iletişim, ulaşım gibi 24 hizmet müdürlüğünden sadece eğitim müdürlüğü Türkmenlere verilmiştir. Yani Kerkük Eğitim Müdürü Türkmen’dir. Geri kalan müdürlüklerin tamamında Kürtler hakimdir. Kerkük’teki müdürlüklerde Arapların da fazla bir payı yoktur. Bu yüzden Türkmenler tarafından Irak’ın en büyük ilçesi olan Telafer ve Tuzhurmatu’nun vilayet statüsüne getirilmesi istenmektedir. Ancak Irak’ın mevcut hukuki ve siyasi şartlarında bu isteğin gerçekleşme ihtimali oldukça düşük görünmektedir.

Telafer ve Tuzhurmatu’nun vilayet olma durumunu incelemek için öncelikle Irak’ın idari, hukuki ve siyasi yapısına bakılmalıdır. ABD, 2003’te Irak’ı işgalinin ardından ülkede federal bir yapı kurmuştur. Bu federal yapı içerisinde vilayetler ve federal bölgelere geniş yetkiler bırakılmıştır. Her etnik ve dini grup nüfus olarak çoğunluk olduğu ve siyasi olarak güçlü olduğu vilayet yönetimine de hakim olmuştur. Irak’taki seçmen etnik ve dini kimliğe göre örgütlenen siyasi partilere oy vermiştir. Böylece vilayetler bile etnik ve dini olarak ayrışmıştır. Kürtler, 1991’den sonra el ettikleri Irak’ın kuzeyindeki fiili yönetimi, 2003’ten sonra resmileştirerek Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ni oluşturmuştur. Bu yönetim, Irak Anayasası’nın 117. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince federal bölge yönetimi olarak kabul edilmiştir. Irak’ın güneyinde yaşayan Şiiler ise 9 vilayette yönetimi kontrol altına almıştır. Ayrıca Şiiler, Irak’ta nüfus olarak fazla olmaları nedeniyle Irak merkezi hükümetinde de yürütücü güç olmuştur. Sünniler de Musul, Anbar ve Selahattin gibi vilayetlerin yönetimini ele almıştır. Kerkük ile Diyala gibi nüfus olarak karma bir etnik ve dini yapıya sahip vilayetlerde ise yönetim konusunda sıkıntı yaşanmaktadır.

2003 sonrası elde ettikleri anayasal ve siyasal güçle Kürtlerin Kerkük yönetimine hakim olması bu vilayette yaşayan Türkmen ve çoğu Sünni olan Arapları rahatsız etmiştir ve bu rahatsızlık devam etmektedir. Kürtler bölgesel yönetime sahip olmalarının yanı sıra Irak’ın diğer vilayetlerin yönetimlerinde de etkinlik göstermektedir. Şii ve Sünni Araplar da nüfus olarak yoğun oldukları vilayetlerde yönetimleri ele alırken, Şiiler Irak merkezi hükümetinde elde ettikleri ağırlığı vilayet yönetimleri üzerinde bir baskı aracına dönüştürerek diğer grupların hareket serbestisini kısıtlamaktadır. Irak’taki bu siyasi çekişmenin yanı sıra Irak’ın idari yapısı da sıkıntı yaratmaktadır. Özellikle ihtilaflı bölgeler konusu ciddi bir problemdir. Irak merkezi hükümet ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasında hakimiyet mücadelesinin yaşandığı Musul, Kerkük, Diyala ve Selahattin’in bazı vilayetleri ihtilaflı bölgeler olarak gösterilmektedir. İhtilaflı bölgeler, idari olarak Irak merkezi hükümetinin kontrolünde olan vilayetlere bağlı olmalarına rağmen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından kontrol edilen ilçe ve nahiyeleri ifade etmektedir. Telafer ve Tuzhurmatu da ihtilaflı bölgeler arasında anılmaktadır.(2) Ayrıca ilçelerin nasıl vilayet olacağına ilişkin henüz bir düzenleme yapılmamıştır. Buradan hareketle hem siyasi hem de idari çekişmeler göz önüne alındığında anılan iki ilçenin vilayet olması zor gözükmektedir.

Ayrıca Telafer ve Tuzhurmatu’nun özellikleri de birbirinden farklıdır. Bu yüzden bu iki ilçeyi birbirinden ayırmak gerekmektedir. Telafer, Irak’ın nüfus ve toprak olarak en büyük ilçesi olma özelliğinin yanında aynı zamanda Musul’un en eski ilçelerinden biridir. Rabia, Humeydad, Zummar ve İyaziye nahiyeleri ile bağlı köylerden oluşan Telafer, yaklaşık 400 binlik nüfusuyla Türkmenlerin bir arada yaşadığı en büyük yerleşim yeri olarak ifade edilebilir. Telafer merkezinin nüfusu yaklaşık 305 bin olmakla birlikte tamamı Türkmendir. Telafer için 1977 ve 2002 yıllarında vilayet olma kararı verilirken bu projeler uygulamaya geçmemiştir. 1977 yılında Necef, Tikrit ve Duhok ile birlikte vilayet olmasına karar verilen Telafer, vilayet statüsüne getirilmemiştir. Ancak Necef, Tikrit ve Duhok vilayet yapılmıştır. Irak’ta devrik Baas rejimine bağlı Devrim Komuta Konseyi tarafından 1979’da çıkarılan kararla Araplaştırma politikası uygulanmıştır. Bununla birlikte Irak’ın en büyük ilçesi olmasına rağmen hiçbir hizmet götürülmemiş ve atıl bırakılmıştır. 2002’de Telafer’le birlikte Musul’un ilçeleri olan Sincar ve Baac’la birlikte Cezire adında bir vilayet oluşturulması gündeme gelse de 2003’teki ABD işgalinin ardından bu proje gündemden düşmüştür.

Tuzhurmatu ise Türkmen, Arap ve Kürtlerin bir arada yaşadığı yaklaşık 150 bin nüfuslu bir ilçedir. İlçe merkeziyle birlikte Amirli, Bastamlı, Süleyman Beg, Kadir Kerem ve Yengice nahiyelerinden oluşmaktadır. Amirli, Bastamlı ve Yengice nahiyelerinin nüfusu neredeyse tamamen Türkmenlerden oluşurken, Tuzhurmatu merkezde ise Türkmen nüfus Arap ve Kürtlerden fazladır. Selahattin’e bağlı olsa da Tuzhurmatu halkı kendini hiçbir zaman Selahattin’e ait hissetmemiştir. Çünkü 1976’ya kadar Tuzhurmatu, Kerkük’e bağlı bir vilayet olarak kalmış, daha sonra Selahattin vilayetinin oluşturulmasıyla bu vilayete bağlanmıştır. Ancak Tuzhurmatu ve Kerkük halkı arasındaki akrabalık ilişkileri ve coğrafi yakınlık Kerkük ile Tuzhurmatu arasındaki bağı koparmamıştır. 2003’te Kürtlerin Kerkük’e girişine yönelik ilk ve büyük Türkmen ayaklanmalarının yapıldığı yer olması sebebiyle Tuzhurmatu’nun Türkmenler için ayrı bir önemi vardır. 2003’ten sonra iktidarı kaybeden Sünni Araplar için de stratejik öneme sahiptir. Ancak merkezdeki (Tikrit) nüfusun etkisiyle Sünni Arapların elinde tuttuğu birkaç vilayetten bir olan Selahattin, Tuzhurmatu’nun vilayet olması halinde büyük bir güç kaybedecektir. Bu yüzden Selahattin’deki Sünni Arap ağırlığının Tuzhurmatu’nun vilayet olmasına karşı çıkacağı düşünülmektedir.

Tüm bunlar bir araya getirildiğinde mevcut şartlar itibariyle Telafer ve Tuzhurmatu’nun vilayet olabilmesi zor görünmektedir. Aynı zamanda Talabani’nin böyle bir söz vermesi de Türkmenlerle yakınlaşmak isteyen Kürtler açısından politik bir manevra olabileceği düşünülmelidir. Çünkü Talabani’nin hukuki ve siyasi olarak böyle bir yetkisi yoktur. Daha önce de ifade edildiği gibi ilçelerin vilayet olmasına ilişkin bir hukuki düzenleme mevcut değildir. Ayrıca iki ilçenin vilayet olması durumunda başka vilayetlerdeki ilçelerin vilayet olma talepleri ortaya çıkabilir. İdari ve siyasi çekişmelerle istikrarsız bir profil çizen Irak merkezi hükümeti bu riski almayacaktır. Son olarak Telafer ve Tuzhurmatu’nun vilayet olmasının Türkmenlere fayda sağlayıp sağlamayacağı da Türkmen yetkililer tarafından ortak mutabakat çerçevesinde, dikkatli ve programlı bir şekilde değerlendirilmelidir.

(1) http://www.alsumarianews.com/ar/1/49929/news-details-Iraq%20politics%20news.html

Erişim: 8 Kasım 2012.

(2) Daha geniş bilgi için bkz. ORSAM Rapor No: 92, “Irak’ta İhtilaflı Bölgelerin Durumu”,

http://orsam.org.tr/tr/raporgoster.aspx?ID=2966

Erişim: 8 Kasım 2012.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: