GÜNGÖR MENGİ : Sırlar sarayı


Dolmabahçe Sarayı, 27 Nisan muhtırasının alan – veren tarafları arasındaki sırrı geri vermedi.

Hatırlayın o günleri.. Türkiye yeni Cumhurbaşkanı’nı seçmeye hazırlanıyor.

12 Nisan’da TSK adayı tarif ediyor:

“Atatürkçülüğe, laikliğe sözde değil özde bağlı bir Cumhurbaşkanı adayı…”

Gergin ve çalkantılı siyaset gündemi iki hafta sonra, Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı basın açıklaması ile sarsılıyor.

Açıklama “Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorunun laikliğin tartışılmasına odaklandığını” tespit ettikten sonra “Unutulmamalıdır ki..” diye devam ediyor:

“Bu tartışmalarda TSK taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur.. Gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. TSK kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme kararlılığını muhafaza etmektedir…”

Kişisel takdir olur mu?

Başbakan 27 Nisan bildirisinin muhtıra olmadığını söyledi daha sonra.

Bu bildiriyi bizzat kaleme aldığını yakın zaman önce kabul eden dönemin Genelkurmay Başkanı Büyükanıt da “muhtıra değil, TSK’nın laiklik konusundaki hassasiyetini ifade eden bir açıklama” olduğunu anlatmaya çalıştı.

Ama kamu vicdanında kabul görmemiştir bu aklama çabaları.

Çünkü söz konusu metin, müeyyidesini içinde taşıyan bir standart muhtıra üslubudur.

O zaman bir plan seminerine emirle katılan veya katılmayan, hatta yurt dışı görevlerinde iken İstanbul’da darbe teşebbüsüne dâhil oldukları suçlaması ile hayatları söndürülen yüzlerce subay hangi suç kanıtlarına dayanılarak hâlâ zindanlarda çürütülmektedir?

Eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ı koruyan zırhı ona hangi ayrıcalığı kazandırmaktadır?

Uydurma delillerle büyük bir kısmı mahkûm edilen darbe sanıklarından Büyükanıt’ın tek farkı, e-muhtıradan bir hafta sonra Dolmabahçe Sarayı’nda Başbakan’la buluşup konuşmalarıdır.

Saray ne saklıyor?

Sihirli sır orada oluşmuştur.

Başbakan orada konuşulanları “mezara götüreceğini” söylemiştir.

Öyle şey olur mu devlet hayatında?

Hayır, olamaz. Adalet eşitlik ve kıyas ilkelerinin feda edilmesini kaldırmaz.

Adaletini mezara gidecek bir sırra kurban eden irade, özel yetkili mahkeme kurbanlarını da hatırlamak zorundadır.

Çünkü adaletsizliğin onlar ve kitle üstündeki manevi tahribatı Büyükanıt’a gösterilen ayrıcalık yüzünden derinleşecektir.

O zaman ne kadar tersi söylense de inanan olmayacaktır.

Büyükanıt’ın 27 Nisan muhtırasını kaleme almakla işlediği suçu, ilk seçimde AKP oylarında patlama yaratmasına hizmet ederek affettirdiği, iki tarafın da bu alışverişten kârlı çıktığı düşünülecektir.

Demokrasi ve hukuk bu kadar hor görülmemeli, bu kadar oyuncak yapılmamalıdır

Reklamlar

Etiketlendi:

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: