Günlük arşivler: Kasım 10, 2012

ANILARDA ATATÜRK


32247788196553598546.jpg

Atatürk’ün Türk’ü tanımlaması:

“Bu memleket; dünyanın beklemediği, asla ümit (umut) etmediği müstesna mevcudiyetinin yüksek tecellisine (ayrıcalıklı bir varoluşa) sahne oldu. Bu sahne en aşağı (en az) yedi bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın (doğanın) rüzgârlarıyla sallandı, beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu, sonra onlara alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu; tabiat oldu, yıldırım oldu, güneş oldu. Türk oldu!

Türk budur! Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir!”

Renk Deyip Geçme

65399851262256014210.jpg

Olay 2 Eylül 1922 Pazartesi günü geçer. Mustafa Kemal, Uşak’ta bir milletvekilinin evine gelir. Evin yüzü mavili beyazlı boyalıdır. Sorar:

“Bu renk de ne?” Cevap verirler:

“Düşman boyadı.”

“Hemen silin!”

Türk Askeri

73791938126437568604.jpg

Atatürk bir sohbette anlatır:

Olay, Atatürk Yıldırım Orduları Komutanı iken geçiyor. Liman Von Sanders askerimizi teftişe gelmiş. Askerlerin arasındaki hastaneden yeni çıkmış hasta bir askeri farkeden Alman komutan, “Böyle adamları ne diye buraya gönderdiler?” diyerek askerimizi göğsünden iter. Mehmetçik yere yuvarlanır.

Bunun üzerine Alman kumandan şişinir, askeri küçümser sözler eder.

Hemen Atatürk, askerin yanına gider:

“Ne kof şeymişsin sen. Dikkat etsene, seni yere yuvarlayan bizden değildi. Ne diye karşı koymadın? Şimdi tekrar yanına gelirse sıkı dur, gücün yetiyorsa bir kakma da sen ona vur.” der. Sonra Alman generaline döner:

“Sizin güçsüz sandığınız er boş bulunduğu için yere yıkılmış. Türk askeri amiri karşısında dünyanın en uysal insanı olur. Kendisine söyledim. “Hele gelsin, bak bir daha beni yere yıkabilir mi? diyor.”d er.

Komutan askerlerle şakalaşmayı severmiş. Gülerek askerin yanına bir daha gider. Daha eliyle dokunur dokunmaz, o güçsüz Mehmet’ten göğsüne öyle bir kakma yer ki birden sırtüsü yere yuvarlanır…

Bunları anlatan Atatürk çevresindekilere son sözü söyler:

“İşte Türk askeri budur!”

Spor Nedir?

98501079721697395976.jpg

Atatürk anlatır:

Bir sohbette Atatürk sporcunun birine spor nedir diye sorar. Aldığı cevabı beğenmez, savaşta geçen bir anısıyla spor nedir sorusuna unutulmaz bir cevap verir.

Atatürk Arıburnu kumandanı iken ateş hattında yaşanmış bu olay. Birbirine yakın hatlar arasında dolaşan keşif kolundan bir Türk ve bir İngiliz keşşaf gece karanlığında burun buruna gelirler, ellerindeki uzun silahları birbirlerine doğrultamayacak kadar yakındaymışlar. Bu yüzden silahlarını atıp birbirlerini boğazlamak için elleriyle öne atılırlar.

İngiliz yumruklarını sıkmış, boks yapar gibi yumruklarını Türk askerinin göğsüne kalbine vurmaya başlamış. Bu boks denilen sporu bilmeyen Türk askeri kalbine madden, ruhuna mânen inen darbelerin etkisiyle iki eliyle İngilizin boğazına sarılmış, vargücüyle sıkmaya başlamış. Sonunda düşman askerinin yumrukları çözülmüş, teslim olmuş.

Türk askeri esirini sürükleyerek Atatürk’ün yanına getirmiş. Atatürk düşman askerine sorar:

“Ne için buralara kadar geldin?”

“Spor için.”

Atatürk bizim askere sorar:

“Nasıl oldu?” Asker, İngiliz’in dediği spor sözünden bir şey anlamadığı için:

“Bilmiyorum.” der. Atatürk İngiliz esire sorar:

“Sen sportmen misin?”

“Evet, çok iyi sporcuyum.”

“Bizim askeri nasıl buldun?”

“Spor bilmiyor.”

Atatürk, Türk askerine döner:

“ Senin için spor bilmiyor, cahildir, dedi.”

Türk askeri, başta dediğini yineler:

“ Huzurunuza getirdim efendim.”

Bu olayı anlatan Atatürk , spor nedir, şöyle açıklar:

“Spor, vatanın, milletin âli menfaatlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millet hâdimlerinin huzuruna getirebilmek kabiliyeti maddiye ve mâneviyesidir.”

Bir Gün Gidecekler

15728500951162494326.jpg
Memleketin esir alındığı, düşmanın vatanı işgal günlerinde, Anadolu’ya geçmeden önce Mustafa Kemal Tokatlıyan Oteli’ne yemeğe gider. Her zaman oturduğu masaya oturur, yemeğini ısmarlar.

Pilav, fasulye, şişkebap, elma kompostosu.

Şef garson Kerabet’in suratı asıktır. Atatürk neden dertli olduğunu sorar:

“Düşmanı düşünüyorum, “ cevabını alır. Atatürk:

“ Düşünme! Ötekiler de, düşmanlar da buradan gidecekler!” “Geldikleri gibi gidecekler!”

Aradan yıllar geçer. Memleket kurtulmuş, düşman kovulmuş, herkes sevinç içindedir. Atatürk zaferden sonra ilk kez İstanbul’dadır.

Yine aynı yerde yemektedir. Kerabet’i çağırır:

“En son geldiğimde nerede oturmuştum?”

“Yine bu masada Paşam.”

“Sana ne demiştim?”

“Bir gün memleketteki ecnebiler (yabancılar) gidecek demiştiniz. “İşgalciler geldikleri gibi gidecekler!”

“Ne yemiştim o gün?”

“Fasulye, şişkebap, elma kompostosu.“ Atatürk garsonun unuttuğunu tamamlıyor:

“Unuttun, bir de pilav!..”

Şehit Olan Memleket Evlâdının Yetiminin Hakkı

Cumhuriyetin ilk yılları. Çankaya köşkünde inşaat var. Atatürk üç odalı bir binada geçici olarak kalıyor. Atatürk’ün en yakınında olan kişilerden biri olan Hasan Rıza Soyak anlatıyor.

Rıza Soyak bir akşam Atatürk’ü ziyarete gidiyor. Hava yağmurlu. Atatürk’ün kaldığı binanın damı akıyor. Odanın birkaç yerine leğenler konmuş. Atatürk masasında çalışıyor. Rıza Soyak getirdiği evrakları veriyor, çalışmaya devam ediyorlar. Evraklar arasında Mısır’dan bir paşadan mektup var. Mektupta Paşa San Remo’da Vahdettin’i gördüğünü, onunla görüştüğünü, Vahdettin’in Atatürk’ten övgüyle , saygıyla söz ettiğini belirtiyor, sonra konuya geliyor. Vahdettin’in sözlerinden , hal ve tavrından maddi sıkıntıda olduğunun anlaşıldığını, yardıma ihtiyacı bulunduğunu bildiriyor, Atatürk’ten Vahdettin’e yardım etmesini rica ediyor.

Mektup okunurken Atatürk başını pencereye çevirmiş, dikkatle dinliyor. Arada göğüs geçiriyor. Mektup okunup bitince gözleri dolu dolu şunları söylüyor:

“ Gördün mü dünyanın halini çocuk, nerede o haşmet( görkem), nerede o azamet( ululuk), nerede o saltanat!.. Şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor. Hiçbir şeye güvenilmez. Bundan dolayı hayatta daima çok ölçülü olmak lâzımdır.”

Atatürk’ün bundan sonra söyledikleri bir devlet dersi:

“ Nasıl yardım edilebilir? Benim şahsi servetim yok. Devlet hazinesi de fakir. Memleketin en mâmur( bayındır) yerleri de bilhassa son hayat memat ( ölüm kalım) mücadelesinde harap oldu. Bu itibarla( nedenle), zengin de olsa, devlet hazinesinden yardıma hakkımız yok. Diğer taraftan, bahis mevzuu ( söz konusu) olan zatın (kişinin) hataları yüzünden, vatan ve hak müdafaası için boğuşmak mecburiyetinde kalarak şehit olan memleket evlâdının yetim bıraktığı yüzbinlerce devlet yardımına muhtaç insan var. Binaenaleyh ( bu yüzden), bu bahsi bırakalım çocuk…Yalnız mektubu bir vesika olarak sureti mahsusada (Özel Kalem) hıfzediniz( saklayınız).”

Tanrı Benim Dilimden de Anlar

Atatürk 1932 yılında Kayseri’ye gelir, orada bir açılış töreninde bulunur. Törende biri, bir imamı öne doğru iterek şöyle der:

“ Müsaade ederseniz, Hocaefendi dua etsin!

Atatürk’ün şöyle dediğini söylerler:

“ İstemez. Tanrı benim dilimden de anlar. “ Tanrıya anlamadığımız bir dille, ne dediğimizi bilmeden dua etmemiz şart mı?”

Türk Askerinin Yerine Neden Bu İmamı Koydunuz?

Aynı konuda Mahmut Esat Bozkurt’un anlattığı olay şöyledir:

Atatürk’le vekiller Hacıbayram camisine giderler. Camiden tekbirle çıkıp Meclis’e gelirler. Yanlarında bir de müezzin gelir, ezan okur. Tam Meclis’e girecekleri zaman sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam yollarına dikilir:

“Dua etmeden girilmez!” der.

Atatürk:

“Bu yurt Mehmetçiğin süngüsüyle kurtarıldı ve bu Meclis onun gayretiyle kuruldu, yoksa senin duanla değil.” der, sonra Meclis Reisi’ne sorar:

“Türk askerinin yerine neden bu imamı koydunuz?”

Türk Milleti’ne Sevgim

Atatürk ‘e bir kadın yazar, bir yabancı gazetede küçültücü sözler yazmış. Bundan Atatürk’e söz etmişler.

Atatürk:

“Bana sokak çocuğu demiş. Ben pek küçük yaşta leyli (yatılı) bir talebe olarak mekteplere gittim. İdadî’den Harbiye’ye, oradan da orduya hizmete girdim. Sorarım size, benim sokaklarda oynamaya vaktim mi vardı?

Bana zalim diyormuş. Ben eğer ki bu vatana ihanet eden birkaç adamı mahkemeye vermişsem, kanun dairesinde bu adamlar cezalarını buldularsa, bu zalimlik midir? Benim onlara karşı sevgimden ziyade, Türk Milleti’ne sevgim büyüktür. Bu sebeple Türk Milleti’ne onların muzır ( zararlı) vücutlarını feda ettim.”

Gerçek Sevgi

Bir toplantıda Atatürk yaverine sorar:

“Ben ölürsem ne yaparsın?”

“Ben de ölürüm Paşam!”

Atatürk , bu cevabı beğenmez. Şunları söyler:

“ Eğer beni hakikaten (gerçekten) seviyorsan, yaşamalısın ve benim telkin ettiğim ideallerin benden sonra da gerçekleşmesine, yaşamasına çalışmalısın. Hakiki sevgi budur!”

Feza Tiryaki, 10 Kasım 2012
İLK KURŞUN

Kaynakça:

Atatürk’ün Nükteleri- Fıkraları Hatıraları (Hilmi Yücebaş)

Millî Güvenlik Bilgisi-Lise-Devlet Kitapları

Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi- Ortaokul –Devlet Kitapları

Sadece olayları aldım kaynaklardan. Yazımı, anlatımı bana ait. Atatürk’e ait olduğu söylenen bazı cümleleri ise korudum.

10 KASIM’DAN VATANDAŞ GÖRÜNTÜLERİ ….


Pentagon Preps Soldier Telepathy Push


Forget the battlefield radios, the combat PDAs or even infantry hand signals. When the soldiers of the future want to communicate, they’ll read each other’s minds.

At least, that’s the hope of researchers at the Pentagon’s mad-science division Darpa. The agency’s budget for the next fiscal year includes $4 million to start up a program called Silent Talk. The goal is to “allow user-to-user communication on the battlefield without the use of vocalized speech through analysis of neural signals.” That’s on top of the $4 million the Army handed out last year to the University of California to investigate the potential for computer-mediated telepathy.

Before being vocalized, speech exists as word-specific neural signals in the mind. Darpa wants to develop technology that would detect these signals of “pre-speech,” analyze them, and then transmit the statement to an intended interlocutor. Darpa plans to use EEG to read the brain waves. It’s a technique they’re also testing in a project to devise mind-reading binoculars that alert soldiers to threats faster the conscious mind can process them.

The project has three major goals, according to Darpa. First, try to map a person’s EEG patterns to his or her individual words. Then, see if those patterns are generalizable — if everyone has similar patterns. Last, “construct a fieldable pre-prototype that would decode the signal and transmit over a limited range.”

The military has been funding a handful of mind-tapping technology recently, and already havemonkeys capable of telepathic limb control. Telepathy may also have advantages beyond covert battlefield chatter. Last year, the National Research Council and the Defense Intelligence Agency released a report suggesting that neuroscience might also be useful to “make the enemy obey our commands.” The first step, though, may be getting a grunt to obey his officer’s remotely-transmitted thoughts.

– Katie Drummond and Noah Shachtman

Turkey Denies Role as Top Jailer of Journalists


Kurdish women hold pictures of jailed journalists in Istanbul on Sept. 10, during the start of the trial of 44 journalists with suspected links to rebels from the Kurdistan Workers’ Party.

Nearly two years ago, Soner Yalcin and more than a dozen of his employees at the online news outlet OdaTV joined the growing list of incarcerated Turkish journalists. Yalcin, owner of OdaTV, is one of the sharpest critics of Prime Minister Recep Tayyip Erdogan’s government.

As their trial proceedings dragged on, challenges to the state’s case grew, and most of the outlet’s journalists were released, pending the trial’s conclusion. But Yalcin and two others remain behind bars, 22 months and counting.

Turkey is disputing a new report that names it as the world’s leading jailer of journalists, with scores behind bars — ahead of Iran, China and other authoritarian states.

The Committee to Protect Journalists met with officials in Ankara this week about the problem, and found them adamant that the journalists had broken criminal laws. The ongoing international attention to Turkey’s treatment of the media has raised hope that reforms could be forthcoming.

Defiance In Prison

Yalcin and his two employees are kept in isolation from the other prisoners, according to his partner, Istanbul interior designer Halidah Kurt. But she says Yalcin is finding plenty of time to read, and to write.

“Actually, he’s written a book in jail. It’s about 600 pages, and he wrote it by hand because no computers or no typewriters are allowed in the prison,” she says. “It’s called Samizdat, and it tells about … the latest cases which are taking place in Turkey.”

Choosing the title Samizdat — the Soviet-era term for censored material circulated underground by dissidents — seems likely to infuriate the ruling AK Party. It casts this government, with its roots in political Islam, in the same harsh authoritarian light the prime minister often used to portray the secular, military-backed governments that once dominated Turkey.

The title would also strike a chord with Kati Marton, the journalist and author who led the delegation from the Committee to Protect Journalists to Turkey.

‘Climate Of Fear’

Growing up in Soviet-ruled Hungary, Marton saw her journalist parents arrested and jailed for two years on fabricated charges of espionage.

She told reporters in Istanbul that Turkey is nothing like a Soviet state, and that’s why its record regarding journalists is such a sore point.

“At this particular time, when Turkey has become an even more important regional and world power, and when Turkey has made so many big steps toward democratization, there is a real problem here,” she said, “and the problem is that there is a climate of fear and self-censorship among big sections of the media.”

Marton described her meeting with Turkey’s justice minister as tough. The government rejects CPJ’s finding that it’s holding 61 journalists for doing their job as journalists. Turkey says many of the journalists are facing terrorist-related charges.

A statement from the Justice Ministry said, in part: “These people are not journalists but members of terrorist organizations. Do bombings and killing policemen have anything to do with journalism?”

The problem, according to several analysts, lies with Turkey’s sweeping anti-terrorism law, and how it’s being interpreted. Prosecutors have used the law to bring terrorism-related charges against journalists for such activities as interviewing security officers or gathering documents and information related to the Kurdish independence movement.

Balancing Security And Freedom

Turkey’s decades-long battle against Kurdish separatist militants has left some 50,000 dead and passions raging on both sides. Analysts also say journalistic practices among some Turkish media leave much to be desired.

Marton told reporters no one disputes Turkey’s right to deal with security threats, but this widespread media crackdown won’t accomplish that.

“By the way, we understand that Turkey has real security problems. But jailing journalists is not a way to make the country more secure,” she said.

For now, civil rights advocates are pinning their hopes on a legislative effort to enact judicial reforms that many say could go a long way toward guaranteeing media freedoms here. The government wants a reform package by the end of the year.

In the meantime, Kurt and dozens of other family members of journalists will keep making their weekly visits to Turkish prisons.

Via:npr

İRANLI SÜNNİ ALİMDEN İKİ YÜZ BİN KİŞİYE ÇARPICI AÇIKLAMALAR


İRAN ANALİZ / İran Belucistan bölgesinin önde gelen Ehli Sünnet alimlerinden Şeyhul İslam Abdulhamit İsmailzade yaklaşık iki yüz bin kişiye hitaben yaptığı Kurban Bayramındaki hutbesinde İran’daki ayrımcı ve mezhepçi politikaların varlığına dikkat çekti. Ülkede nüfusun en az % 20′sinin Sünnilerden oluştuğunu belirten alim buna rağmen İranlı Sünnilerin neden bakan, bakan yardımcısı, büyükelçi, vali veya idareci olamadığı yönündeki yakıcı gerçeğe işaret etti.

Önemli Sünni liderlerden birisi olan Şeyhül İslam Abdulhamit İsmailzade, İran’ın Zahidan kentinde yaptığı Kurban Bayramı hutbesinde yerel, bölgesel ve küresel gelişmelere değindi. Bayramda bile despotizmin hakim olduğunu ve bilinçli milletlerin dünyaya karşı diktatörleri yıkmak için çaba gösterdiğini ifade eden Sünni alimin kıldırdığı namaza yaklaşık 200 bin kişi katıldı. İslami Uyanışın bütün bölgede yayıldığını söyleyen İranlı Sünni alim zalim rejimleri ve kukla yönetimleri devirmek için halkın başlattığı direnişin zaferle sonuçlanacağını ifade etti. Konuşmadan direk zalim Esed rejimine karşı ayaklanan Suriye halkı ve direnişinin kast ettiği yorumları yapıldı.

Ehli Sünnet hatibi konuşmasında: “ İranlı Sünniler ülkeye daima sadık olmuştur. Sünniler her zaman milli bir dayanışma içinde olmayı ve sınırların korunması arzu etmektedirler. Sünniler vatanlarını savunmak için çok fazla fedakarlıklar yaptı. Çoğunlukla sınır bölgelerinde yaşamakta olduklarından, bu sayede İranı korumak için fazlası ile fedakarlık ve fayda sağlamışlardır. Tüm bu hizmetlere rağmen, İranlı Sünniler hemen her alanda ciddi ayrımcılığa maruz kalmıştır.” dedi.

Uluslararası Müslüman Alimler Birliği üyesi de bulunan İranlı alim Sünni vatandaşlara dini özgürlüklerinin verilmesi ve önemli görevlerde bulunması gerektiğinin aslında bilindiğini ifade etti. “Sünnilerin daha fazla taleplerinin olduğu kabul edilmelidir.” diyen alim Anayasa İrandaki Sünnileri hakları tanımasına rağmen fiiliyatta bunların uygulanmadığı ve gerçekte ayrımcılık ile karşı karşıya bulunduklarını ifade etti.

Önde gelen Sünni alim hutbesinde: “Benim görüşüme ve araştırmalarım sonuçlarına göre İran nüfusunun en az %20’sini Sünniler oluşturmaktadır.” diye ekledi. Asıl meselenin ise böylesi bir ciddi nüfusa sahip İranlı Sünnilerin en temel hakkı olan şeylerden neden mahrum bırakıldığı meselesi olduğunu belirten Şeyhulislam İsmailzade: “Sorun bu Sünnilerin neden bakan, bakan yardımcısı, büyükelçi veya vali olamamasıdır. Ülkenin kaderi için katılımcı bir şekilde yer almanın bizim yasal hakkımız olduğu kabul edilmelidir. İranlı Sünniler çoğunluk yada azınlık olduğuna bakılmaksızın ülkenin her yerinde dinlerini özgürce yerine getirmek, bunun huzuru içinde yaşamak istiyorlar. Sünniler bayram günleri, Cuma namazları ve cemaat namazlarını özgürce yapmalıdırlar. Cemaat namazlarını akademik, sivil ve askeri bölümlerde taciz edilmeden kılabilmelidirler.” diyerek Fars-Şii dayatmasının ülkede Sünnileri ne denli hedef alıp dışladığını, azınlık bir Şii mantalitesinin ülkeye hakim olmasının diğer toplumsal kesimleri nasıl ikinci sınıf bir vatandaş haline getirdiğini gözler önüne serdi.

TOP SECRET : DARK GOVERNMENT — NATIONAL SECURITY AGENCY (NSA) — MIND CONTROL OPERATIONS


The Pentagon and the U.S. Intelligence agencies called the N.S.A. [ National Security Agency ], C.S.S. [ Central Security Service ], D.I.A. [ Defense Intelligence Agency ], D.A.R.P.A. [ Defense Advanced Research Projects Agency ], C.I.A. [ Central Intelligence Agency ], the D.H.S. [ Department of Homeland Security ], and the F.B.I. [ Federal Bureau of Investigation ] Cointelpro or Counter intelligence program unit has extremely top secret technology that can pick up the private thoughts given by individuals in the vibrations produced by the brains electrical impulses, and that these thoughts can be broadcast by means of microwave transceivers, infrasound and ultrasound transceivers, satellites, and any other form of technology which uses electromagnetic transfer, i.e. Television, radio, the internet, and the telephone. The Pentagon calls this mind reading technology SYNTHETIC TELEPATHY, although there is nothing paranormal about it at all. The N.S.A. Or National Security Agency is a part of the U.S. Department of Defense, and a very secretive part of that. The N.S.A. Has a black budget, and is always headed by a flag officer from one of the branches of the U.S. Military.

The top secret technologies available to the U.S. Military is usually thirty years or maybe even more ahead of the technology which is available to the U.S. Civilian economy. Who is to know among the general U.S. Public what the level of technological development is within the secret laboratories of the N.S.A. And D.A.R.P.A. [ Defense Advanced Research Projects Agency ]. The headquarters of the National Security Agency is located at Fort George Meade in the U.S. State of Maryland.

Today, there are microscopic computer chips based on nanotechnology which can be inserted into a person by means of an injection, capsule, or tooth filling, with or without the knowledge of a doctor or a pharmacist, and these computer chips can track the implanted person by radio or microwaves. These microscopic computer chips can also be made invisible to detection by means of C.A.T. [ Computerized Axial Tomography ], M.R.I. [ Magnetic Resonance Imaging ], and P.E.T. [ Positron Emission Tomography ] scans, by some means of electromagnetic degaussing.

With the latest top secret, and rapid technological advancements available to the U.S. Military intelligence agencies, the need for microscopic computer implants in conducting synthetic telepathy against targeted persons is obsolete by now. Rather, a system of subliminal, subconscious, wireless microwave remote control is used today against targeted individuals suffering from synthetic telepathy harassment.

Synthetic Telepathy is used for conducting torture training and/or experimentation against people as red herrings "good cop/bad cop" or tough love acting, diversions, feints, decoys, and smokescreens, as smear campaigns by association, as openly secret intimidation campaigns against targeted dissidents, and as a means of espionage. Once it was believed that claims about C.I.A. Agents secretly dumping the radioactive material in the slums of U.S. Cities during the 1950’s as part of a research program were simply mass conspiracy theories, until the U.S. The federal government in the 1990’s publicly admitted that the allegation was true.

FBI and NSA agents who are part of a secret US society are genetically inclined sociopaths and psychopaths who work as hit men, torturers, sexual abusers, stalkers, slanderers, and agent provocateurs involved in murders and torture of hundreds of thousands of innocent US citizens for years and years. At the last count there are 50,000 NSA spies who are businessmen, priests, community leaders and in all walks of life who are SPYING and keeping tabs on pretty much all Americans.

The synthetic telepathy espionage trainees, sociopaths, sadomasochistic torturers, slanderers, experimenters, and spies, in order to avoid developing any sympathy for their targeted victims, deliberately avoid actually feeling the emotions of their victims by following the squiggly EEG or Electroencephalograph lines on computer monitor screens, as well as the silent words thought of their victims which also appear on the computer monitor screens. Then again, who can feel all of the emotions and thoughts which any given person has undergone every second of their entire lifetime.

The emotions and silent words of the victims of synthetic telepathy operators can be broadcast against their will to anyone the synthetic telepathy torturers choose to broadcast to, and they also have the power to block or censor any emotions and words of their victims which they do not want to be broadcast. The synthetic telepathy spies can also place their own criminal or antisocial, negative emotions and words into their victims by means of subliminal, subconscious, remote control microwave brainwashing technology, and they can change the voice behind their words so as to make it appear that it is the targeted victim and not themselves who are communicating by means of synthetic telepathy.

They can also store emotions and silently thought words onto a supercomputer memory bank which they can rebroadcast at a later time. I believe that the synthetic telepathy operators, although having high I.Q.’s, are predisposed towards sociopathic behavior because of a genetic defect or a combination of genetic defects, and that the only way they can sustain the enthusiasm in their lives is by engaging in an addictive pattern of sadomasochistic activities and fantasies.

If you do not believe that synthetic telepathy exists, then you should look at these following web sites which reveal that part of electromagnetic psychological warfare and mind control which today is declassified:

I urge the readers to print/save this column as well as the following link where the NSA and their PSYCHO-ELECTRONIC WEAPON ATTACKS and SADISTIC TORTURE of hundreds of thousands of innocent American citizens (guinea pigs and victims) is explained in detail with diagrams and technology.

"Covert Operations of the U.S. National Security Agency" at http://www.mindcintrolforums.com/pro-freedom.co.uk/cov_us.html

Mind control means influencing the behavior of an individual. And to create or remolding victim’s personality towards a desired state. The desired model human for the elite of the world, or, "the Illuminati" is: Easily steerable mass-human without personal characteristics. A stupefied, dumbed down person. This secures the interests of the elite of the world. So they can lead our lives through changing times the way they want.

Apparently growing out of earlier government mind control research programs such as MKULTRA, and government suppression-of-dissent programs such as COINTELPRO, today’s mind control is covert, finely crafted, around the clock harassment perpetrated against citizens living in their homes and communities.

It is to be noted, that MK-ULTRA and other government programs worked as a front for the "alien" mind control techniques, which are superior.

The intradimensional way of mind control using the "alien" technologies ensures, that the result is always the desired one. And undesired for all free-loving people.

Destruction of family and other relationships by way of lies, bribes, and threats is a goal of the phase of today’s mind control. The current day mind control program has been carefully engineered so that if the target complains, their own words will instantly cause them to be labeled as mentally ill.

The mind/body symptoms of current day mind control include: Excruciating PAIN(!) Exceptionally frequent blanking of recent memories, and truncation of new ideas

• Very unnatural inability to sleep, as if large amounts of caffeine have been consumed.

• Sudden forced awakening at precisely the same time in the middle of the night, continuing for at least months, and right at a clock time such as 4 am, zero minutes, zero seconds

• Sudden clumsiness, which can result in spills, spoilage of precise work, or injury

• Attacks of extreme fatigue, sometimes almost to the point of paralysis, when there is no reason for such attacks

• Frequent powerful itching without rash, and which may start as a small electric shock

• Artificial "bee stings", especially while trying to get to sleep

• Wildly racing heart without any cause

• Sudden overheating, without any cause

• Frequent flailing of arms and legs as you try to sleep

• Fake sounds such as alarm clock going off when it shouldn’t, telephone ringing when there is no incoming call, knocking on the door but no one is there

• Voices, either very insulting, or telling you things that indicate you are under surveillance

• Vibration of body parts when trying to sleep

• High pitched tone in the ears, which may change when switching electronic equipment on or off In some cases, statements by strangers indicating they know what you had for supper In some cases, statements by strangers indicating they can read your thoughts

• Artificial and powerful sexual stimulation

• Artificial and powerful PREVENTION of sexual stimulation .

This is THE EXTERIOR of mind control. The non-noticeable mind control is the more dangerous one. That is the manipulation of our thoughts and emotions WITHOUT our notice of things.

We think we lead our lives. But we do not. We have to wake up to take notice of the situation. And try to change the course of history.

FBI and NSA SECRET SOCIETY imposes us the New world order using mind control. And we can`t shield ourselves from it. Which makes us as puppets on strings.

"Electromagnetic Weapons and Mind Control": from CNN’s Special Assignment, about 1985, at http://www.mindcontrolforums.com/cnn-mc.htm, by Chuck De Caro, CNN Special Assignments, and "List of mind control symptoms, in "2005 update: The convergence of the cold war history of mind control and electromagnetic weapons with new post cold war government Neuroscience research programs," by Cheryl Welsh, Director, Mind Justice, 2005, at http://www.mindjustice.org/2005update.htm and http://www.mindjustice.org/symptoms.htm

Also, there is an interesting article called "Brain wave technology could change lives: Imagine controlling a computer using only your thoughts." This technology already exists in the civilian economy as a means of playing video games, for example. See this link: http://www.msnbc.msn.com/id/6661974/.

The article was written by Robert Bazell, correspondent for NBC News, and was updated at 7:31p.m., December 6, 2004. Another web site concerned with gaining information on the electrical activity of brainwaves, and by means of wireless technology, can be found in the Sunday, 17 November, 2002, 00:41 GMT BBC NEWS World Edition article called "Remote control brain sensor", a thttp://news.bbc.co.uk/2/hi/health/2361987.stm

MANCHURIAN CANDIDATES

"4 Elite Airborne commandos Return from a Special Operation in Afghanistan and suddenly tortures and murder their wives" Friday, July 26, 2002 1:33 p.m. EDT FORT BRAGG, N.C. (Reuters) – Four U.S. Soldiers stationed at Fort Bragg, including three special operations servicemen who returned home this year after tours of duty in Afghanistan, allegedly killed their wives recently, military officials said on Friday. In two of the cases, the soldiers killed themselves after shooting their spouses, officials said. In the other two, the servicemen have been arrested and are facing charges. "There has been a recent series of instances where soldiers have either committed murder or murder-suicide against their wives," said Maj. Gary Kolb, a spokesman for the Army Special Operations Command.

http://www.projectfreedom.cng1.com/esp.html

STARGATE is one of the many names given to the Army’s classified clan of remote viewers. This project was hidden deeply within the government for close to two decades. The work of Harold Puthoff Ph.D., at SRI international http://www.sri.com/index/html joined with the work of others at the Cognitive Science Laboratory (http://www.lfr.org/csl) helped to supply the CIA with the framework of what was then known as Project GRILLFRAME. By 1978 America’s first remote viewers were at work. It is rumored the cold war was responsible for the government’s interest in remote viewing because Russia had spies not dissimilar to our remote viewers.

Psychic Dictatorship in the U.S.A.

Alex Constantine

(1995) Another bombshell from the fecund furnace of Feral House Press. Constantine, a political researcher in the mold of Mae Brussell, has gathered together a well-documented survey. "Bombing minds rather than bodies is the warfare of the new millennium… Funded under the euphemism of Nonlethal Technology, the Pentagon has developed the ability to transmit voices, and inflict pain, madness, even death, with the push of a button. Hard to believe? Believe it! Official sources have publicly admitted to the existence of such technology." Topics covered: Telemetric mind control, hearing voices, false memory hoax, E. Howard Hunt’s Death Squads, The GOP’s Pink Triangle & the CIA, Johnny Carson and the S&L crisis, and let’s not forget the chapter on NutraSweet as crowd control. 221 pages, PB PDU $12.95

The term "mind control" comes from former CIA director Allen Dulles. In 1953, Dulles, speaking before a national meeting of Princeton alumni, distinguished two fronts in the then-current "battle for men’s minds": a "first front" of mass indoctrination through censorship and propaganda, and a "second front" of individual "brainwashing" and "brain changing." Before an audience of fellow Ivy Leaguers, Dulles skipped the usual pieties about democracy. The same year, Dulles approved the CIA’s notorious MKULTRA project, and exempted it from normal CIA financial controls.

A partial list of aggressive promoters of this new technology includes Oak Ridge National Lab, Sandia National Laboratories, Science Applications International Corporation, MITRE Corporation, Lawrence Livermore National Lab, and Los Alamos National Laboratory.

In 1996, the US Air Force Scientific Advisory Board published a 14-volume study of future developments in weapons called New World Vistas. Tucked away on page 89 of an ancillary 15th volume are some hair-raising insights into the future ‘coupling’ of man and machine in a section dealing with ‘Biological Process Control’. The author refers to an ‘explosion’ of knowledge in the field of Neuroscience, adding, ominously:

One can envision the development of electromagnetic energy sources, the output of which can be pulsed, shaped, and focused, that can couple with the human body in a fashion that will allow one to prevent voluntary muscular movements, control emotions (and thus actions), produce sleep, transmit suggestions, interfere with both short-term and long-term memory, produce an experience set, and delete an experience set.

Translating the word ‘experience sets’ from military jargon into plain English, this means, simply, that they envisage the ability to erase your life’s memories and substitute a new, fictitious set.

By projecting such developments into the future, the authors of New Vistas are camouflaging present day capabilities. A similar futuristic scenario with many references to mind manipulation is described in The Revolution in Military Affairs and Conflict Short of War (US Army War College, 1994). Authors Steven Metz and James Kievit declare: "Behaviour modification is a key component of peace enforcement" and "The advantage of [using] directed energy systems is deniability." The authors ask: "Against whom is such deniability aimed?" The direct answer is "the American people".

Edward Tilton, President of Silent Sounds Inc., says this about S-quad in a letter dated 13 December, 1996:

All schematics, however, have been classified by the US Government and we are not allowed to reveal the exact details. We make tapes and CDs for the German Government, even the former Soviet Union countries! All with the permission of the US State Department, of course. The system was used throughout Operation Desert Storm (Iraq) quite successfully.

By using these computer-enhanced EEGs, scientists can identify and isolate the brain’s low-amplitude "emotion signature clusters", synthesise them and store them on another computer. In other words, by studying the subtle characteristic brainwave patterns that occur when a subject experiences a particular emotion, scientists have been able to identify the concomitant brainwave pattern and can now duplicate it. "These clusters are then placed on the Silent Sound carrier frequencies and will silently trigger the occurrence of the same basic emotion in another human being!"

Microwaves can also alter the permeability of the body’s blood-brain barrier,14 which can synergistically increase the effects of drugs, as the military is well aware. "Using relatively low-level RFR, it may be possible to sensitize large military groups to extremely dispersed amounts of biological or chemical agents to which the unirradiated population would be immune."15

Sound can be transmitted even easier through the use of implants – cochlear implants, implants that send electrical signals into the fluid of the inner ear, or implants that transmit sound vibrations via bone conduction, such as the cases of dental fillings picking up audible radio signals.

The stimoceiver, invented by Dr. Jose Delgado, consists of wires running from strategic points in the brain to a radio receiver/transmitter located entirely under the skin. Through this device, Delgado was able to stimulate raw emotions such as arousal, anxiety, and aggression with the turn of a knob. Of course, secret research by the US Government into microwaves and synthetic telepathy has moved on considerably since the end of the Cold War …

Secret microwave radiation can be used to induce in unsuspecting victims: "Headache, fatigue, perspiring, dizziness, menstrual disorders, irritability, agitation, tension, drowsiness, sleeplessness, depression, anxiety, forgetfulness, and the lack of concentration."

Naval Research Lab Attempts To Meld Neurons And Chips: Studies May Produce Army of ‘Zombies.’

Future battles could be waged with genetically engineered organisms, such as rodents, whose minds are controlled by computer chips engineered with living brain cells…. The research, called Hippo-campal Neuron Patterning, grows live neurons on computer chips. "This technology that alters neurons could potentially be used on people to create zombie armies," Lawrence Korb, a senior fellow at the Brookings Institution, said.

See also

"National Security Agency" in

http://en.wikipedia.org/wiki/National_Security_Agency

"Central Security Service" in

http://en.wikipedia.org/wiki/Central_Security_Service

"ECHELON" in

http://en.wikipedia.org/wiki/ECHELON

"Defense Intelligence Agency" in

http://en.wikipedia.org/wiki/Defense_Intelligence_Agency and

"Defense Advanced Research Projects Agency" in

http://en.wikipedia.org/wiki/Defense_Advanced_Research_Projects_Agency

The following links explain secret MKULTRA and COINTELPRO programs of FBI, CIA and NSA agencies.

http://thirdworldtraveler.com/FBI/FBI_watch.html

http://thirdworldtraveler.com/NSA/NSA_page.html

http://thirdworldtraveler.com/CIA/CIA_ThirdWorld.html

Bu gün 10 Kasım ve Başbakan muz cumhuriyetinde


Bu gün 10 Kasım. İstatistikler 74 yıldır ilk kez bir 10 Kasım da ülkenin başbakanının yurtdışında olduğu notunu tarihe düşüyor. Bize göre onun olmaması büyük kazanç, keşke gitse ve bir daha hiç gelmese. Vatan Gazetesi’nin haberi

Başkent’te olaylı 29 Ekim kutlamalarının ardından gözler Ulu Önder Atatürk’ün sonsuzluğa yürüyüşünün 74’üncü yıldönümü dolayııyla 10 Kasım’da yapılacak etkinliklere çevrildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurtdışı gezisi nedeniyle Anıtkabir’deki törenlere katılamayacak. CHP örgütleri ise bulundukları il ve ilçelerde Atatürk anıtlarına çelenk koyacak.

Bugün yapılacak “Atatürk’ün 74. Ölüm Yıldönümü" anma törenleri Anıtkabir’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında devlet erkânının Atatürk’ün Mozolesine çelenk koymasıyla başlayacak. Törene yurtdışında bulunana Başbakan Erdoğan katılamazken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli Anıtkabir’de bulunacak.

Anıtkabir’deki törenler öncesi “emniyet tedbirlerinin kontrolü ve tören hazırlıklarının yapılabilmesi” amacıyla Anıtkabir saat 10.00’a kadar ziyarete kapalı olacak. Anıtkabir’de 10 Kasım etkinlikleri kapsamında, 16 Kasım’a kadar görülebilecek “Dolmabahçe’den Anıtkabir’e Atatürk Sergisi” düzenlenecek. Sergide, Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e nakli sırasında çekilmiş fotoğraflar ile Atatürk’ün alçıdan yapılmış orijinal yüz ve el maskları ile o dönemlere ait gazete manşetleri yer alacak.

CHP ÖRGÜTLERİ ATATÜRK ANITLARINA ÇELENK KOYACAK

CHP, 10 Kasım’da tüm örgütlerinin bulundukları yerlerde Atatürk Anıtlarına çelenk koyacak. CHP Genel Merkezi tarafından örgütlere gönderilen 10 Kasım konulu genelgede, “10 Kasım 2012 Cumartesi günü saat 09.05’te tüm örgütümüz, Valilik ve Kaymakamlıklara gerekli izin başvurusunu yaparak Ana Kademe Yönetimleri, Kadın ve gençlik Kolları, İl-İlçe Belde-Belediye Başkanları ve Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri ile eksiksiz katılımıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa kemal Atatürk’ün anıtına çelenk koymalıdır” denildi.

Şahin imzasıyla yayımlanan genelgede basın açıklamalarında şu esaslara uyulması istendi:

– Şiddet içermeyen, kamu düzenini bozmadan, makul sürede (iki saati geçmemek üzere) gürültü ve çevre kirlliğine yol açmadan, yaya ve araç trafiğine engel olmayacak sayıda katılımla gerçekleştirilen yazılı veya sözlü açıklamalar basın açıklaması olarak değerlendirilecek.

– Basın açıklaması yapmak amacıyla herhangi bir yerden başka bir yere kamu düzenini bozacak şekilde gösteri amaçlı toplu yürüyüş yapılamayacak.

– Mülki idare amirliği tarafından yargı kararları ile oluşan içtihat çerçevesinde basın açıklaması yapılamayacak yerler, önceden belirlenebilecek.

– Basın açıklaması öncesi yapılacak çağrılar ile basın açıklamaları sırasında el ile taşınabilir ses yükseltici cihazlar haricinde ses yükselten cihazlar kullanılamayacak. Bu amaçla sabit platform kurulamayacak.

– Sivil toplum kuruluşları, yönetim, denetim, genel kurul toplantıları ile üyelerine yönelik kendi tüzüklerine göre yapacakları etkinliklerin dışında halka açık düzenleyecekleri kapalı yer toplantılarında kamu düzeninin bozulması veya suç işleneceğine dair ciddi emarelerin ortaya çıkması halinde, mülki amirin izniyle ses ve görüntü kaydı alınabilecek.

– Genelgeye uyulmaması ve yapılan ikazlara rağmen ihlalin devam etmesi durumunda basın açıklamaları kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü olarak değerlendirilecek.

10 KASIM BAŞBAKAN’SIZ YAPILACAK

Başbakanlık kaynaklarının da doğruladığı bilgiye göre Erdoğan yarın öğlen saatlerinde Bali’den, Brunei Sultanlığı’na geçecek ve pazar günü Türkiye’ye dönecek. Atatürk’ün öldüğü 1938’den bu yana ilk kez bir 10 kasım töreni Başbakan olmadan yapılacak.

ANITKABİR SANAL ZİYARETE AÇILDI

Google Earth tabanlı yazılımıyla 3 boyutlu sektörel rehber hizmeti sunan ”3DLocationEarth.com”, 10 Kasım’a özel bir çalışmayla Anıtkabir’i sanal ziyarete açtı.

Google Earth’te 7 bin 500 adet 3 boyutlu bina sergileyen ”3DLocationEarth.com”, Türkiye ile özdeşleşen yüzlerce tarihi ve kültürel eserin ardından Anıtkabir’i de sanal ortama taşıdı.

”www.3DLocationEarth.com” adresine girenler, 3 boyutlu uygulama sayesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün kabrinin bulunduğu Anıtkabir’i orada gibi gezme fırsatına sahip olacak.

Tamamen Türk girişimi olan uygulama sayesinde ayrıca Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi ve Sultanahmet Medyanı, Ayasofya Müzesi, Mısır Çarşısı, Çırağan ve Dolmabahçe sarayları, Galata Kulesi, Kızkulesi, Ankara Kalesi, Bodrum Kalesi, Efes Antik Tiyatro, Meryem Ana Kilisesi, Aspendos, Mersin Kız Kalesi, Konya’daki Mevlana Türbesi gibi tarihi ve kültürel eserler 3 boyutlu olarak görülebiliyor.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: