ALİ ERALP : BU SEÇİM SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRMEZSENİZ, İKTİDARI RÜYANIZDA BİLE GÖREMEZSİNİ Z.


Halkın arasındayız.

Vatandaşlarla konuşuyoruz.

Soruyoruz:

“AKP’ye oy verdiniz, memnun musunuz durumdan? Vatanımızı parçalıyorlar, eyaletlere ayırıyorlar…”

“Her gün gelen şehit haberlerine üzülmüyor musunuz? Canınız yanmıyor mu?”

“Zamlar sizi çok mu sevindiriyor, çok mu mutlu ediyor ki her seçimde gidip, AKP’ye oy veriyorsunuz?”

“Bir yandan Amerika’ya karşı olduğunuzu söylüyorsunuz, bir yandan onun BOP Başkanını işbaşına getiriyorsunuz…”

“Sanki Türkiye’nin hiç aç, açık insanı yokmuş gibi, BOP Başkanı, şimdi bir de yüz binlerce Suriye mültecisini doyuruyor, besliyor topraklarımızda… Ceplerine de harçlık koyuyor.”

“Örtülü ödenekte, hazinede para kalmadı. Harcanan para sizin paranız, sizin emeğiniz, sizin göz nurunuz…

“Görmüyor musunuz bütün bu olup bitenleri?”

“Yoksa acı, ızdırap çekmekten keyif mi alıyorsunuz?”

Yanıtlar hep aynı: “Ben AKP’ye oy vermedim ki…”

“Sen vermedin, ben vermedim, peki kim verdi?”

“Bilmem, ama ben vermedim…”

İşin ilginç yanı, en az, her üç kişiden ikisi “Ben vermedim” diyor.

Yani, sokak ile seçim sonuçları tutmuyor.

DSP’li Masum Türker de “Karşıyaka teşkilatımız, inatla, sandık rakamlarını tuttular ve topladılar. İlan edilen rakamlar ile açıklanan rakamların aynı olmadığını gördüler. Tuşa basıyorsunuz, öyle ayarlanmış ki başka partiye yazıyor…” diyor.

YANİ, AKP’Yİ İKTİDARA GETİREN YÜZDE 50’LİK KESİM ORTALARDA YOK. GÖRÜNMÜYOR…

“Bu işin içinde bir bit yeniği var” diyor ve kendi kendimize soruyoruz: “Çektiği sıkıntı ve öfke ile Evren’leri, Özal’ları, Çiller’leri alaşağı edip, Devlet Bahçeli’yi Meclise bile sokmayan halk, aynı halk değil mi?”

Peki, ne oldu onlara?

Ne oldu da bu halk AKP’nin oy deposu haline geldi.

Elbette bu soruyu sorarken, “Sadaka ekonomisi ve din sömürüsü ile uyutulan halk”ı ayrı tutuyoruz.

O zaman, geriye 2007’den beri uygulanan seçim sistemi, “SEÇSİS” kalıyor.

Çeşitli partilere mensup milletvekilleri de bu konuda soru önergeleri vermişti daha önceleri. Ama doyurucu yanıtlar alamadılar.

AKP, 2007 seçimlerinde, oy sayımını internet üzerinden yapmak üzere Amerika’dan bir “yazılım sistemi” getirdi. Bu yazılım sistemi ABD’de Bush’a seçim kazandıran sistemdi. Bu ihaleyi alan firmanın ortağı, dünyanın en güçlü Amerikan yazılım firmalarından birisiydi.

SEÇSİS adı verilen bu sistem güvenirliliği tartışma konusu olduğu için günümüzde gelişmiş ülkeler tarafından yasaklanmıştır, kullanılmamaktadır.

Çünkü dışarıdan basit müdahalelerle seçim sonuçları değiştirilebilmektedir. Kanıtlanmıştır bu.

AKP isterse bu sistemle oylarını yüzde 50’den 60’a da çıkarabilir. Bu mümkündür.

Bu ulusal olmayan yazılımın yanında, geçen seçimlerde, ayrıca birçok oyunlar oynanmış, hileler yapılmış, şimdiye dek seçim tarihinde görülmeyen olaylarla karşılaşmıştık.

Çöplüklerden çıkarılan, yanmış, parçalanmış oy pusulaları bu hilelerin en basiti, en kolayı, en masumuydu.

Bunun yanında, daha önemlisi, resmi kurumlar tarafından, 2007 Genel seçimlerinde 42 milyon 99 bin seçmenin olduğu ilan edilmişti. Her ne hikmetse bu sayı 2009’da yapılan yerel seçimlerde birden 48 milyona çıktı. Aradaki artışın nedenini kimse anlamadı, muhalefet de sormadı.

Yine birçok yerde binlerce “istenmeyen seçmen”in yazılmadığı mahkeme kararları ile belirlendi. Bunun yanında, oturulmayan mekânlara ya da arsalara, tavuk kümeslerine kayıtlı binlerce seçmen sanal olarak oy kullandı.

Şimdi bütün bu aksaklıkların, üçkâğıtçılıkların yanında, bir de, CHP Milletvekili Mehmet Şeker’in belirttiğine göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmek isteyen Suriyeli mülteciler, AKP’nin oy deposu olarak karşımıza çıkmak üzeredir.

MUHALEFETİ UYARIYORUZ:

Siz, böyle hileli hurdalı bir seçim sistemini değiştirmeden, denetlemeden seçime giderseniz, biraz zor iktidar olursunuz.

Seçimler gelip, çatmadan, iş işten geçmeden bu konuya el atın.

Gerekli değişiklikleri, düzeltmeleri yapın.

Geçtiğimiz dönemde, hükümete bağlı, TÜİK’in seçtiği elemanlar tarafından gerçekleştirilen “Adrese Dayalı Nüfus Sayımı” kütüklerinin yeniden, yargı denetiminde, tarafsız memurlar tarafından düzenlenmesini sağlayın.

Hepsinden önemlisi, “Kendim ettim, kendim buldum” dememek için, Amerikan güdümünde olmayan, tam bağımsız, ulusal bir seçim sistemi, ulusal bir yazılım sistemi oluşturmaya bakın.

Yoksa bu yazılım sistemleri, bu seçim sistemleri, bu ayak oyunları varken iktidarı rüyanızda bile göremezsiniz…

Ali Eralp

İLK KURŞUN

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: