Mustafa Balbay yazdı: Gizlenen Adalet! /// CC : @BalbayMustafa @MustafaBalbay @mbalbay35 @mustafabalbay3 5 @BalbayM


Ergenekon davasındaki gizli tanıklar olayı, giderek davanın en açık anlatıcısı haline geliyor.

Doğanın yasaları arasındadır; bir şeyi gizleme çabası arttıkça onu açığa çıkaran belirtiler de bir o kadar artar.

Daha önce “Deniz” kod adıyla gizli tanık olarak ifade veren, terör örgütünün iki numaralı yöneticiliğine kadar yükselmiş Şemdin Sakık’ın, kimliğini açıklayarak konuşması kasım başına damgasını vurmuştu. 1990’lı yılların sonunda dönemin koşullarına paralel olarak ifade veren Şemdin Sakık’ın bugün de iktidar çevresine uygun bir söylemle sahne alması pek çok yazarın, yorumcunun gündemindeydi.

Burada en acı olan böyle bir sahnelemenin “hukuk” zemininde yaşanması.

***

Gizli tanıklıktan açık tanıklığa geçme hakkını demokratik bir seçenek olarak kullanan Şemdin Sakık’ın ardından, 14 Kasım Çarşamba günü bir sürpriz daha yaşandı.

Ergenekon davasının en kilit gizli tanıklarından biri daha, “Ben açık kimliğimle ifade vermek istiyorum” dedi. Normalde duruşmalar haftada 4 gün yapılıyor; pazartesi, salı, perşembe, cuma. Çarşamba, tutuklu sanıkların 1 saatlik görüş günü. Ayda 3 hafta arada cam bölmenin olduğu kapalı görüş, 1 hafta açık.

13 Kasım Salı akşamı mahkeme başkanı sürpriz yaptı, “Yarın duruşma var, gizli tanık 9 dinlenecek” dedi.

Hepimiz şaşırdık. Aile görüşümüzden vazgeçemezdik, bu bizi hayata, özgürlüğe bağlayan en önemli can damarıydı. Bunun yanında gizli tanık 9’u da dinlemek gerekiyordu. Cumhuriyet gazetesinin bombalanması, Danıştay cinayeti olayının aydınlatılması için önemliydi.

Aile görüşü öğleden sonra olanlar sabahtan, sabah olanlar 13.00’ten sonra duruşma salonuna geldi. Ben sabah duruşmaya katıldım.

Öğleden sonra meslektaşlarımız Altan Öymen, Atilla Sertel, Mustafa Mutlu, Halil Nebiler, Müyesser Uğur, Cevher Kantarcı, Mutlu Tuncer, Misket Dikmen, Yaşar Aksoy, Elvan Feyzioğlu, Ergun Oruç, Gaye Karadağ’la Adalet Bakanlığı’ndan aldıkları özel izinle açık görüş salonunda bir saat hasret giderdik. Ardından bir saat kapalı aile görüşü, sonra yeniden cezaevinden duruşma salonuna döndüm.

Gizli tanık 9, duruşmanın başında açık kimliğiyle ifade vermek istediğini söyledi. Kimliğini açıkladı. Kimse şaşırmadı! Herkesin tanıdığı gizli tanık, “bilinen sır” olmaktan çıkıyor diye düşünülürken adının açıklanmasına basın yasağı kondu.

Gelinen noktada gizli tanık mahkeme salonuna göre gizli değil ama salonun dışına göre gizli!

Durumu böylesine gizemli kılan ise gizli tanığın aynı zamanda sanık ve açık tanık olması. Elimizin altında pek çok hukuk kitabı var, araştırdık, bir kişinin hem sanık, hem tanık, hem gizli tanık olduğu bir dava bulamadık. Gerçi Silivri’ye pek uğramıyorlar ama seyrek de olsa gelen hukukçulara sorduk, onlar da rastlamadıklarını söylüyor.

Şemdin Sakık olayından sonra gizli tanık 9 da davanın hukuken son derece tartışmalı konuları arasına girdi.

Silivri davalarını mahkeme önüne gelene dek aşama aşama kurgulayanlar gizli tanık perdelerini aralarken neyi hedeflediler, açık değil. Ancak bilinen şu ki, davaya bir hukukilik katmadı, hukuksuzluğu katmerledi.

Gizli tanık 9, kendisinin hiç katılmadığını söyleyerek Danıştay cinayetini anlattı. Suçunun Cumhuriyet gazetesine el bombası atılmasıyla sınırlı olduğunu iddia etti. Ardından da “Öyle duydum”, “Benim tahminime göre” diye başlayıp pek çok kişiye suçlamalar yöneltti.

Suçlanan kişilerin kendisini savunması ise neredeyse olanaksız. Yöntem iyice yerleşti; suçlama serbest, savunma yasak!

***

Silivri’de ifade veren gizli tanıkların çoğunun ortak özellikleri şunlar:

– Geçmişte yüz kızartıcı olanlar dahil, pek çok suça bulaşmışlar.

– Tanıklıklarının geçerli olup olmayacağına ilişkin herhangi bir denetimden geçirilmemişler.

– İtirafçılık dahil, suçlarını hafifletebilecek arayışlara girmişler.

– Anlattıklarının doğru olup olmadığına yönelik hukuki bir mekanizma yok. Büyük ölçüde Emniyet’te polisçe planlanarak davaya dahil edilmişler.

– Ses ve görüntüleri bozularak ifade verirken bir rastlantı sonucu olsa gerek adı kamuoyu gündeminde olan kişileri de son anda anlatımlarına katıyorlar.

Hukukun bu kadar açıklıkla, gizlileştirildiği bir ortamda adalet arıyoruz.

Nereye gizlendiyse, bulamıyoruz!

17 Kasım 2012 – Cumhuriyet

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: