Etiket arşivi: BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) için laboratuar hazırlığı


Deniz Türkoğlu

Büyük Avrupa Krallığı ile kudret-i mutlak ABD, dünyayı "komünizm" tehlikesinden elbirliğiyle kurtardılar. Şimdi sırada "yeşil kuşağı" küreselleştirme projesi var. Projenin adı BOP. Laboratuarı bizim topraklar.

Irak, Afganistan derken dibimize kadar kıyı kıyı yanaşıp, gemilerinin çapasını fırlattılar ama çapa havada daireler çize çize çakılacağı sağlam bir kayalık arıyor hâlâ. Buralarda hepimizi acaba kimin tepesine düşecek, kimin kafasını yaracak korkusu sardı.

Ben de diyorum ki, buyursun gelsinler meselâ işe Beyoğlu’ndan başlasınlar. Hazır bu bölge son genel ve yerel seçimlerin akabinde, yepyeni ve çağdaş projelerin ardı ardına uygulanmasıyla adından sıkça bahsettirirken, fırsatı yakalasınlar.

Yıkımlar, yakımlar, toplu mahalle sağaltımları derken, dokusuna işlemiş mikroplardan tek tek temizlenirken, burayı da vaat edilmiş topraklarına katsınlar. Ama bu temizlik hareketinin tek elle yapılması güç iştir. Bir ucundan da onlar tutsunlar. Zaten Nato toplantısıyla ayakları İstanbul’a alışacak bu BOP’çu biraderlerin… Gelmişken kalsınlar, dönmeleri gereksizdir.

Beyoğlu’nun topografyası ve mikron insan haritası

Beyoğlu’nu bilmeyen yoktur. Sittin senedir yerli yerinde duruyor. Oturduğun kaldırımı madeni parayla kazısan, altından tarih fışkırır. Üstünden de al bir o kadarı. Fakat halkımızın bunun değerini anlayacak kadar geniş bir ufku yoktur. Okuyup araştırmıyor bizim millet, maalesef dar kafalı.

Ne oluyor, kendilerine benzetiyorlar tabii burayı da. Evler bakımsız, sokaklar çöp yığını. Salaş meyhaneler, abuk sabuk bir takım dükkânlar, her yere girip çıkan ızgara üstlerinde sızan uğursuz tekinsiz insanlar. Hele o arka sokaklar… Altından geçsen başına devrileceğinden, önünde dursan mikrop kapacağından korktuğun bir kıyamet keşmekeşi olmuş oralar.

Beyoğlu kırmızı gözlü, eciş bücüş insanların canlı canlı yontulduğu bir heykel atölyesi midir? Öyleyse bilelim. Etrafını yüksek duvarlarla çevirip, tatillerde müze diye ziyaret edelim. Çoluk çocuğumuz da feyiz almış olur.

Ne kadar istenmeyen adam varsa, atılmışların, ülkelerinden dahi kovulmuşların barınağı mıdır? Bunca göçebenin, yurtsuzun, işe güce yaramazın burada ne aradıklarını bilen var mıdır? Kendi vatanlarından sürülmüş bu insanların Beyoğlu’na faydası değil, ancak zararı dokunur. Biz bunların sinsi sülâlesini beslemek zorunda mıyız? Değiliz.

Bir süre sonra bunlar böyle birike birike bölgede zaten uzun zamandır vuku bulan ucube bir kronik hastalığa eklemleniyor, araziye uygunlaşıyorlar. Bir bakıyorsunuz belinde usturası, elinde ispirtosuyla yol keser olmuşlar.

Halk mıdır bunlar? Şüphesiz değil! Çoğu bizim ırktan bile değil. Bunlar toplumumuzun habis bir kitlesidirler, urudurlar. Toplum sağlığının korunabilmesi için neşterle kesilip alınması gereken kütle, patlamış bir apandistirler. Bir an önce vücuttan çıkartılmaları gerekmektedir.

Şimdi bu haliyle Beyoğlu için varoş desen, değildir. Ama varoşun giriş cümlesidir. Hatta ana fikridir. Varoşların insanların karanlık zaaflarını tutkallayan özellikleriyle toplum bilincini zedeleyen, toplumların yükselme azimlerini tehdit eden tehlikeli yerleşkeler olduğunu göz önüne aldığımızda, durumun vahametiyle de yüzleşmiş oluruz.

İşte bu gerçekler ışığında BOP’çuların dikkatini önce Beyoğlu’na çekmek zorundayız. Gelsinler ve bizim acemi devlet, hükümet, yerel yönetim vs. gibi yapılanmalarla baş edemediklerimize, güçlü iradeleriyle omuz versinler. Halliburton’u da yanlarında getirsinler. Ben en kısa sürede bu metruk vahşi bölgenin yepyeni bir Manhattan olacağından hiç bir kuşku duymuyorum.

Boşaltmasınlar da, beslesinler mi?

72,5 milletin dili, dini, huyu, suyu bir ağızdan değiştirilir mi? 72,5 milletin hepsine birden ev iş bulacaksın, aş vereceksin, hastasına, sütsüzüne, döküntüsüne, elinin körüne bakacaksın. Böyle bir şey mümkün müdür?

Üstelik kültürel değişimden yana geçirimsiz bu kara yığınlar, panzehir damarlarına zerk edilse de iman ettikleri kıytırık kafa yapılarından gene kurtulmazlar. Dünyanın değişen dengelerine dair hiç bir vizyonları yoktur. Nato, AB, G8, Kopenhag kriterleri, BOP, ÇUŞ, serbest piyasa ekonomisi, hiç bir şeyden haberleri yoktur. Washington’u portakaldan, Brüksel’i lâhanadan bile tanımazlar.

Ne yapılmalı?

Ne yapılacak peki?

Beyoğlu, maalesef bir çevre felâketidir. Bu bölgedeki evlerin çoğuna, köpek bağlasan durmaz. Dursa bile, hızlı bir kaşıntıda toplam kat sayısının tamamını kafasına yıkar, zinciri ana kolondan boşa çıkar, köpek de basar kaçar.

Burayı kolay kolay ıslah edemezsiniz. Buralara yatırılacak parayla İstanbul’da kaç tane Fransız sokağı, Amerikan beyaz sarayı, İngiliz muhipler cemiyeti, çarliston çaça kursları, plates salonları, daha neler neler açılır, bunun farkında mıyız? Özetle, bu sokakları pembeye boyamaya değmez. Toptan yıkalım, bir uçtan girilsin öte uçtan çıkılsın. Topluma temiz bir bölge kazandırılsın.

Önerim şudur:

Önümüzdeki seçimleri beklemeden, yönetim kadroları derhal değiştirilsin.

Cumhurbaşkanlığına Bush’un, başbakanlığa Blair’in, Türkiye’ye demokrasinin, Beyoğlu’na Halliburton’un getirilmesini olmazsa olmaz görüyorum.

Ayrıca, birkaç önemli hususun da altının çizilmesi, gündeme alınması çok acildir!

Ankara’ya "Pentagon" açılmalıdır. Amerikan beyin takımının okyanus ötesinden gelmesine, sürekli masrafa girmesine, gereksiz zorluklarla karşılaşmasına, gönlüm razı değildir.

Soykırıma uğramış Amerikan halkının, artık Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmesi ve söz hakkı bulunması için milletvekili sayısının yeterli çoğunlukta olması için daha ne bekleniyor?

Verheugen, Topkapı Sarayına taşınmalı, halka oradan buyurmalı.

Aralık ayında Avrupa Birliğinden tarih alınmazsa, Türkiye’de kıyamet kopacakmış. Kopmasın, niye kopuyor? Türkiye’nin AB’ye girmesi şart mı? Biz AB’ye giremiyorsak, AB bize girsin. Gelsin, Beyoğlu’ndan başlasın işte. Aklın yolu bir değil mi? Telaşa mahâl yok. Don’t panic, be happy!

Reklamlar

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ


HAREM AĞASI ADNAN HOCA’DAN BOP PROJESİ HAKKINDA SEÇME SAÇMALAR


Videoyu buradan izleyebilirsiniz .

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN HASILI ÖZETİ BUDUR …..


Durmak yok BOP’a devam!


Metin Yeşiltepe

metin_yesiltepe

Top mermisi yedik ciğerimiz yandı. Suriye ile savaşın eşiğinde kaç aydır ha girdik, ha giriyoruz.. Uçağımız düşürüldü savaş olmasın dedik, masumlar ölmesin dedik ve aldık bayrakları Suriye Türkiye kardeştir naraları attık. Anlaşılan o ki Abd ve Nato’nun planına çomak soktuk ki yeni bir Türkiye misillemesi yapıldı. Akçakale’de 4’ü çocuk 1’i kadın toplam 5 kişi hayatını yitirdi. Günahsızlar hayatlarını yitirdi, çocuklar geleceğinden oldu, yaşam hakları ellerinden alındı.

Türkiye Akp hükümeti ile komşularını tam anlamıyla satışa getiren bir hükümet yapısı ile bizleri olmadık düşmanlıklara ve sonuçlarının ne olacağını bilmediğimiz yada az çok tahmin ettiğimiz sınır ötesi bir savaşa sürükleyecek. BOP’un eş başkanlarından olan ve bunu daha önceki yazımda da sizlere tüm konuşmalarına kadar açıkladığım Başbakan Recep Tayyip Erdoğan üzerine düşen görevi layığıyla yapmakta ve Türkiye’nin ilerideki konumunu değiştirebilecek büyük hasarlı adımlar atmaktadır.

Hükümet olarak daha önce her çıktığı yerde konuşan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye konusunda eline yüzüne bulaştırdığı diplomatik atılımlar ne yazık ki onların istediği gibi olacak gözüküyor. Yani savaşa Türkiye girecek yalnız kazananlar bizler değil Abd ve Nato olacak.

Suriye ile Savaşa Hayır.

Her şeyden önce bu çıkabilecek olayların bizleri savaşın eşiğine kadar götürebilecek bir durum olduğunu ve bu olaylarla sadece sivillerin öleceğini bilmemizin yanında, Türkiye’nin ileriki adımlarına çok büyük değişikler yapmasına ve BOP’un en ince detayına kadar işlediği, Kürdistan hayali taşıyan hayallerin gerçekleşmesi için atılan bir adım olduğu açık ve nettir.

Bu Konuma Türkiye Nasıl Geldi?

Ak Partinin izlemiş olduğu diplomatik yol ve yaptığı hataların sonucu olan Suriye, Ak Parti’de bir çıban gibi çıktı ve şimdi bu çıbanı nasıl temizleyeceğinin adımını kara kara düşünmektedir. En son olan olaylar neticesinde Nato ve Abd gazı ile zaten bu vakte kadar gelebilen hükümet istenilen kozu almış ve tezkere için meclis görüşmelerini başlatmıştır. Durumun boyutu hiç iç açıcı olmamakla birlikte bizleri yani Müslümanları birbirine düşüren emperyalist güçlerin kazandığı bir plan olmuş ve bu çıban hükümet kanadından tüm Türkiye’ye mal olan bir durum olmuştur.

Geçtiğimiz yıllarda Suriye – Türkiye ilişkilerinin bir hayli iyi olduğu ve ortak bakanlar toplantısını bir yana bırakalım iki devlet büyüğünün aileleri ile tatile kadar gittiği de gözler önündeydi. Recep Tayyip Erdoğan neden böyle bir viraj alarak Suriye ile politikaları bozduğunu düşünmeli, neden sorusunu bir de kendimiz yanıtlamalıyız. Her konuşmasında bağırdığı o BOP’un tıkırında işlediğini iyi bilmeliyiz.

Dediklerimin kısası, Ak Parti hükümet olarak dış politikaları emperyalist güçlerin baskısına boyun eğerek Türkiye’yi kazığa oturtan bir politika izleyerek tüm komşularımıza düşman eyletti. Haricinde bir savaş çıkması durumunda bizleri koruması gereken komşularımız ki bunlar Müslüman ülkeler olan İran ve Suriye gibi ülkeler bizi yalnız bırakacağı açıktır. Hakettik mi, evet ettik !

Mantıklı hareket etmeliyiz, milliyetçi ruhumuzun bir anda kabararak aldığı kararlar bizi hiç içinden çıkılmayacak bir hale sokabilir ve bu savaş Suriye – Türkiye arasında olmaktan bir anda çıkabilir. Bu adımlar topla, tüfekle ve bombalardan ziyade, ölümlerden ziyade daha mantıklı, tarihine leke sürmeyecek bir Türkiye olarak atılmalıdır ve ayrıca unutmayın ki eğer Nato ve Abd bir destek veriyorsa kesinlikle o destekte bir iş vardır. Sonunu kendi hazırlayan Türkiye’ye halk dur demeli.

Savaşa Hayır !

Sevgi ve saygılarımla . . .

VİDEO : HAREMAĞASI ADNAN HOCA’DAN BOP ÜZERİNE SEÇME SAÇMALAR


VIDEO LINK :

http://www.harunyahya.org/tr/eserler/151343/Buyuk-Ortadogu-Projesi-ile-Turkiye-ile-Islam-alemi-arasindaki-baglantiyi-kesmek-istiyorlar?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) – Aytunç Altındal – Yonca Bayrak


http://www.youtube.com/watch?feature=youtu.be&v=ZtGiIV85TwY&gl=TR

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: