Etiket arşivi: ergenekon

Ergenekon’da 65 tahliye talebi reddedildi


Ergenekon Davası’na bakan mahkeme, aralarında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın da bulunduğu 65 sanığın tahliye talebini reddetti. Duruşma 19 Kasım Pazartesi saat 09.00’a ertelendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen 65’i tutuklu 274 sanıklı Ergenekon Davası’nın 262. duruşması sona erdi. Duruşmada tanık olarak dinlenilen emekli jandarma istihbarat Binbaşı Zahit Engin, Şemdin Sakık’ın Irak’tan getirildiğinde Diyarbakır Havaalanı’nda kendi ekibinin teslim aldığını belirterek, "Sakık’ı uyku tulumlarının içinde aldık. Getirildiğinde hala uyuyordu. Irak’tan Özel Kuvvetler timi almış. Sakık’ı Diyarbakır İl Jandarma’ya götürdük. Ben sorgusuna girmedim" dedi. Tanık Engin’in dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Aranın ardından ara kararlarını açıklayan Mahkeme Heyeti, aralarında CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un da bulunduğu 65 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Mahkeme, tutukluluk hallerinin devamına kararında “Tutuklu sanıkların atılı suçu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı" gerekçelerine yer verdi. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, davanın tutuklu sanıklarından emekli tuğgeneral Levent Ersöz’ün sağlık durumuna ilişkin mahkemeye gönderilen raporda, Ersöz’ün hastanede yatarak tedavi edilmesi gerektiğinin kaydedildiğini açıkladı. Mahkeme ayrıca tanık olarak dinlenilmesine karar verilen PKK lideri Abdullah Öcalan’ın eski Avukatı İrfan Dündar’ın 19 Kasım Pazartesi günkü duruşmada hazır edilmesine karar verdi.

Reklamlar

ÇAKMA GAZETECİ ROK’TAN ERGENEKON MEDYASI ZIRVALARI /// CC : @Rasimozankut @rasimozan1


"Ahmet Kayayı öldürdüler. Asıl bölücü Ergenekon Medyasıdır"

Rasim ozan Kütahyalı’nın sunduğu Adalet Masası’nın bu hafta ekrana gelen bölümünde tüm ayrıntılarıyla Ahmet Kaya gerçeği ortaya çıktı. 16.11.2012 05:22

Ölümünün 12. yılında Ahmet Kaya ‘yı unutmayan Rasim Ozan Kütahyalı “Ahmet Kaya”ya özel program yaptı. Ergenekon medyasının linç operasyonu ile Ahmet Kaya ‘nın nasıl öldürüldüğü tüm çıplaklığıyla açığa çıkarken, Ahmet Kaya ‘ya yapılan linç görüntüleri de Türk televizyonlarında ilk kez yayınlandı.

HESABI SORULACAK

Ahmet Kaya için hazırlan belgeseli izlerken duygulanan ve gözyaşlarına boğulan Rasim Ozan Kütahyalı “Ahmet Kayaya uygulanan linç operasyonunun hesabı er geç sorulacak” dedi.

1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneği ‘nce düzenlenen gecede yaşananlar ve daha sonra Ahmet Kaya ‘ya yönelik yayınlanan haberlere dikkat çekilen programda Rasim Ozan Kütahyalı; Ertuğrul Özkök ve Fatih Altaylı başta olmak üzere Serdar Ortaç ve Oktay Ekşi hakkında sert ifadeler kullandı.

ATATÜRK İSTİRMACISI SANATÇI MÜSVETTİSİ

MGD ödül töreni gecesinde sahneye çıkarak ödülünü alan Ahmet Kaya ‘nın, Kürtçe şarkı söyleyeceğini ve Kürtçe bir klip hazırlayacağını söyleyip ‘Bu klibi yayınlayacak cesur kanallar olduğuna inanıyorum ‘ ifadelerini kullanmasının ardından, Serdar Ortaç sahneye çıkıp 10. yıl marşını söylemiş ve olayların başlamasına neden olmuştu. Serdar Ortaç ‘ı o dönem yaptıkları provokatif davranışları nedeniyle eleştiri yağmuruna tutan Kütahyalı, ünlü pop yıldızı için “Atatürk istismarcısı sanatçı müsveddesi ortalığı karıştırdı” dedi.

HÜRRİYET CİNAYETE ORTAK OLDU

Yaşananları rezalet olarak değerlendiren Kütahyalı “Utanmaz Ertuğrul Özkök hala yalan söylüyor. Vay şerefsiz manşetini atan Hürriyet gazetesi cinayete ortak olmuştur. Fatih Altaylı denen adamın hakaretleri ve imalat haberleridir. Derin yapılanmanın en sevdiği tetikçi Fatih Altaylı kimin şerefsiz olduğu ortadadır. Ahmet Kayayı öldürdüler. Asıl bölücü Ergenekon Medyasıdır. Atatürk istismarcısı sanatçı müsveddeleri linç operasyonunda başroldeydi. Bu linçi yapanlar hâlâ ortada adam diye dolaşıyor.”dedi.

SİZ İNSAN MISINIZ?

Programın sonunda Ahmet Kaya ‘nın ölümüne sebep olanlara seslenen Kütahyalı “Hala hiçbir pişmanlık duymuyorsunuz. Siz ne biçim insansınız? Siz insan mısınız ya?” diye konuştu.

İşte Ergenekon torbası


Odatv davası, Ergenekon ana davasıyla birleştirilecek mi?

Odatv davasında artık sona gelinmiş iken, beraat kararı beklenirken neden böyle bir karar alınmak isteniyor?

Odatv davasının görüldüğü 16. Ağır Ceza Mahkemesi davaların hızlanması amacıyla kurulmamış mıydı?

Soru çok. Fakat biz kamuoyunda sık sık telaffuz edilen, “Ergenekon torbasının” ne olduğunu yazalım:

-Dava 6 yıldır sürüyor.

-600’e yakın duruşma yapıldı.

-1360 kişi ifade vardı.

-287 sanık var.

-19 dava birleştirildi.

-İddianamenin toplam sayfa sayısı 17 bin oldu.

– Ergenekon dava dosyası 5 terabaytlık bir hacme ulaştı.

Bu, 120 milyon word sayfası demek.

Bu 300 sayfalık 500 bin kitap demek.

-Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Turan Dursun, Susurluk, K. Maraş olayları, Çorum olayları, Üzeyir Garih, Sabahattin Ali, Madanoğlu, Batık Bankalar, Abdullah Öcalan, 1971 Devrimci Subaylar gibi 51 dava dosyası mahkemeye getirildi.

-44 gizli tanık var.

Ergenekon Davası, dosya hacmi açısından dünya davalar tarihinde açık ara birincidir.

Ergenekon davası bırakın insan beyninin sınırlarını zorlamayı, bir bilgisayarın kapasitesini bile aşacak hacimdedir.

Böyle bir davada adil yargılama olabilir mi?

Böyle bir davadan bir sonuç çıkabilir mi?

Peki…

Artık sona gelinmiş Odatv davası neden bu torbaya atılmak istenmektedir?

CMK Bağlantılı Davalar başlığı taşıyan 3. Bölümün 8,9,10 ve 11. Maddelerine bakılırsa;

Davalar arasında bağlantı bulunması dahi birleştirmeyi zorunlu kılmamaktadır.

Zaten bu sebeple, bir çok Ergenekon davası çeşitli özel yetkili mahkemelerde görülmektedir.

Çünkü:

Usul ekonomisine göre, davanın kısa zamanda, hızlıca ve kolayca görülmesi amaçtır.

Anayasanın 141. Maddesi de böyle yazmaktadır.

O halde:

Odatv neden “Ergenekon torbasına” atılmak istenmektedir?

Odatv.com

HİÇBİR ÖRGÜT BELGESİ BÖYLE OLMAZ


Odatv Davası’nın 9. Duruşmasında eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı savunma yaptı. Avcı, Odatv bilgisayarlarında kitap taslağının bulunduğuna dair hazırlanan polis raporunu eleştirdi. Avcı, polis raporunun teknik kurallara uygun hazırlanmadığını anlattı.

Örnek bir dosyayı mahkeme huzurunda yaratan Avcı, bir dosyanın oluşturulma ve kayıt tarihleri arasındaki uyumun Odatv bilgisayarlarındaki dosyalarda olmadığını gösterdi. Avcı, dosyaların Odatv bilgisayarında hiç açılmadığını, dosyaların teknik özelliklerini göstererek açıkladı. Odatv bilgisayarlarındaki yüzün üzerindeki dosyanın iki saniyede yüklendiğini gösteren Hanefi Avcı, diskte geniş yer kaplayan dosyaların bu kadar kısa sürede yüklenemeyeceğini anlattı. Avcı dosyaların açılıp okunmadan silindiğini gösterdi. Bunun normal bir kullanım davranışı olmadığını belirten Hanefi Avcı, dijital verilerin bulunduğu iddia edilen bilgisayarın kullanıcı adının “Soner” olmadığını, ancak dosyalara “Soner” yazıcı adı verilerek Soner Yalçın’ın yazdığı izlenimi yaratıldığını söyledi.

SAHTE MAİL İLE GELDİ

Hanefi Avcı, Odatv bilgisayarına bu dosyaların geldiği maili göstererek, mailin sahte olduğunu, ABD’den gönderildiğini IP numarasını vererek ortaya koydu. Avcı, 5 Şubat 2011 tarihinde gelen mailin kaydının TİB’den istenmesini talep etti. Bu kaydın gelmesi durumunda sahte mail ile gelen dosyaların virüs olduğunun açığa çıkacağını belirtti.

Oğlunun bilgisayar mühendisi olduğunu söyleyen Avcı, virüsleri uzmanlık alanında inceleyen oğlunun söz konusu virüslerin çok özel ve yeni virüsler olduğunu aktardığını anlattı.

HİÇ BİR GİZLİLİK YOK

Her mesleğin bir erbabı olduğunu anlatan Avcı, kendisinin yıllardır örgütleri çözmeye çalıştığını ve bu işin uzmanı olduğunu söyledi. Bazı örgütsel ilişkileri çözmek için yıllarca şifre çözdüğünü anlatan Avcı, Odatv bilgisayarlarında bulunan belgelerde hiç kodlamanın, şifrenin, imanın olmadığının altını çizdi. Hiçbir örgütün böyle açık seçik belge hazırlamadığını deneyimleriyle aktaran Avcı, kendi adının 6 kez “Hanefi”, bir kez de “Hanefi Avcı” olarak geçtiğini belirterek “Herhalde inkar etmesin diye düşünmüşler” dedi.

Odatv.com

PKK SEMPATİZANI KENAN FANİ DOĞAN’DAN ERGENEKON YORUMU : Tutsaklar Ergenekon için mi ölüme gönderiliy or?


Hükümetin talepleri karşılayacağı izlenimi vermesi anlaşılan birilerini rahatsız etti. Kimleri rahatsız etmiş olabileceği çok açık. Desiseler yaratarak hükümeti zayıflatmak isteyen Ergenekon’un Silivri kanadı, yani Hasdal Askeri Cezaevi’nde yatan çeteci generaller ve daha alt rütbedeki tetikçiler rahatsız. Ergenekon’un İmralı bağlaşığı rahatız. Ergenekon’un Kandil’deki bağlaşıkları rahatsız. Ergenekon’un BDP ve KCK içindeki organik uzantıları rahatsız.

Hükümet açlık grevine giden hükümlülerin taleplerini karşılamak için çalışmalar başlattı. Taleplerin karşılanacağını çeşitli kanallarla duyurdu. Öcalan’la görüşülmesi talebine karşılık görüşmeme kararının Öcalan’ın kendisine ait olduğunu belirtti. Genelkurmayın bir kanadına ilaveten bugün Silivri’de yargılananlarla İmralı arasında haber teatisine ve kuryelik amacına yönelik olduğunun bilgileri ışığında derin devletin ve bağlaşığı PKK’nin avukat cübbesiyle İmralı’yı ziyaretine izin vermedi. Açlık grevleri başından beri bu gerçeği gizleyerek hem PKK, hem BDP, hem Kandil tarafından kitleye yalan söylenmesi üzerine temellendirilmişti.

Buna rağmen sırf evlatlarımızın düzmece bir senaryo uğruna sağlıklarının bozulmaması, korkunç olasılıkla yaşamlarını kaybetmemeleri için tavrımızı yumuşattık.

Selahattin Demirtaş tam da hükümetin talepleri karşılamaya hazır olduğunun işaretlerini verdiği anda adeta hükümeti provokae eden bir üslupla son derece kışkırtıcı bir beyanatı herhalde durduk yere vermedi. Hükümetin talepleri karşılayacağı izlenimi vermesi anlaşılan birilerini rahatsız etti.

Kimleri rahatsız etmiş olabileceği çok açık.

Desiseler yaratarak hükümeti zayıflatmak isteyen Ergenekon’un Silivri kanadı, yani Hasdal Askeri Cezaevi’nde yatan çeteci generaller ve daha alt rütbedeki tetikçiler rahatsız.

Ergenekon’un İmralı bağlaşığı rahatız.

Ergenekon’un Kandil’deki bağlaşıkları rahatsız.

Ergenekon’un BDP ve KCK içindeki organik uzantıları rahatsız.

Bunlar birbirinin bağlaşığı durumunda. Oslo sürecini bu nedenle kesintiye uğrattılar. Açlık grevlerine dair mutabakat zemini oluştuğunda da soruna esneklikle yaklaşmaları gerekirken evlatlarımızın yaşamlarını hiçe sayarak, adeta ölümlerini isteyerek boş yere anlaşmazlık çıkaranlar yine bu çetelerin bağlaşıklarıdır. BDP içinde bir çok şahsiyet içtenlikli ve sorumlu davrandı. Selahattin Demirtaş ve başını çektiği ekip ise bu sorumlu davranan şahsiyetleri devre dışı bırakarak badire yaratma peşinde. Evlatlarımızın yaşamı pahasına sırf kendi sultalarını tahkim etmeye müteallik ve tabiiki bir yerlerden sipariş edilmiş bir badiredir bu..

Kenan Fani Doğan-NASNAME

Savcıların Osmanım’ından ergenekon hakim ve savcılarına övgü


Ergenekon savcılarının “Osmanım” hakimlerinin de “Osman bey” diye hitap ettiği gizli tanık 9 bugün sanık olduğu davada, gizli tanık olarak ifade verdi. Mahkeme, gizli tanık 9’un kimliğinin açıklanmasına yayın yasağı getirdi.

Ergenekon davasının 261. duruşmasında dinlenen Gizli Tanık 9, açık kimliği ile ifade vermek istedi ancak mahkemeden kimliğinin basında yer almaması için yayın yasağı konulmasını talep etti.

Ergenekon davasına bakan mahkeme de gizli tanık 9’un talebini kabul etti.

Gizli Tanık 9 davanın hem tanığı hem de sanığı. Danıştay saldırganı olan gizli tanık 9’un ifadesini alan savcılar ona “Osmanım” hakimler de “Osman bey” diye hitap etmişti.

Osmanım Danıştay saldırısını ulusalcıların yaptırdığını iddia etti. Ancak hiçbir kanıt sunamadı.

Gizli tanık Osmanım Ergenekon hakim ve savcılarını da sık sık övdü.

Danıştay saldırısının üzeri örtülmüştü. Ta ki İstanbul’da gerçekten bağımsız, Cumhuriyet savcıları, hakim ve yargıçlar bu olayı araştırıp peşine düşene kadar. Sayın savcım ve sayın hakimler, allah sizlere uzun ömür versin diye dua ediyorum.

Mahkeme; Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Emekli Astsubay Oktay Yıldırım ve Mehmet Demirtaş’ın esas hakkındaki son savunmalarına kadar duruşmalardan men edilmesine karar verdi.

Mahkeme daha öncede İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk ve Danıştay saldırganı Osman Yıldırım’ı son savunmalarına kadar duruşmalardan men etmişti.

ulusalkanal.com.tr

FEHMİ KORU : Amerikan Ergenekon’u mu yoksa? /// CC : @fkoru


fkoru@stargazete.com

Ne kadar takip ediyorsunuz, bilmiyorum; ancak ABD’de tuhaf, tuhaf olduğu kadar ilgi çekici ve giderek genişleyen bir olaylar silsilesi yaşanıyor: ABD’nin Irak ve Afganistan’daki askeri birliklerine komutanlık eden ve son görevi CIA başkanlığı olan bir general ile NATO başkomutanlığına atanması beklenen bir başka generalin gönül ilişkileri ortaya çıktı.

Tuhaflık da burada başlıyor zaten: Birinde tarafların şikâyetçi olmadığı bir ‘ilişki’ söz konusu; diğerinde ‘ilişki’nin varlığı bile kuşkulu… Ancak FBI’ın yürüttüğü soruşturma dallanıp budaklanıyor ve her geçen gün yeni birilerini içine çekiyor…

İlk birkaç gün olayın ‘ilişki’ boyutu üzerinde duruluyordu; genişlemeyle birlikte daha dikkat çekici boyutlar ortaya çıkmaya başladı. İlişkinin tarafı olan kadınlar önemli görevlerde bulunan erkeklerden bazı ‘gizli’ bilgiler ediniyormuş… FBI’ın dijital ortamdaki yazışmaları izleyerek elde ettiği bulgular, tarafların binlerce mesaj teatisinde bulunduğunu ortaya koyuyor.

Mahkeme safhası söz konusu olursa, ‘Ergenekon’ davaları sırasında bazı dijital belgelerin sahihliği konusunda uzmanlarından ‘bilirkişi’ olarak yararlanılmış TÜBİTAK gibi kurumlarımızdan yardım isteyebilir ABD mahkemeleri…

“Böylesine bir soruşturmayı yürütme, elektronik ortamda yapılmış yazışmaları gözetleme yetkisi var mı FBI’ın?” tartışması başladı bile. ‘CIA başkanı’ olan birinin yazışmalarına el koyan bir örgütün sıradan vatandaşa reva göreceği muameleyi merak eden çok.

Ortada FBI görünüyor olsa da perde gerisinde CIA’den birilerinin olmadığı ne malum?

Geçmişte benzer operasyonlar başladığında bizde de olayın siyasi tarafı olup olmadığı sorulmuştu. CIA başkanının ‘gizli’ ilişkisi Nisan ayından beri takip altındaymış; ancak harekete geçilmesi 6 Kasım seçiminden sonraya bırakılmış… “Acaba Barack Obama’ya FBI’ın bir kıyağı mı?” sorusunu soranlar var.

Tersi de pekâlâ düşünülebilir: Amerikan siyasi seçkinleri bütün ağırlıklarıyla Mitt Romney’in kazanması için seferber olmuştu; nefes nefese geçti başkanlık seçimi… Acaba operasyon Romney’in kazanması beklenerek mi ertelenmişti?

Kadınların ilişkiyi ‘gizli’ bilgilere erişmek için kullandıkları yolundaki haberler, ister istemez, konuyu uluslararası boyuta da taşıyor. Elde ettikleri bilgileri yalnızca etrafa karşı böbürlenmek amacıyla mı kullandı kadınlar, yoksa bir yabancı ülke hesabına mı böyle bir ilişkiye girdiler? Konuyu FBI’ın ilgi alanına sokan da bu mu acaba?

ABD diğer Batı toplumlarından fazla farklı değil. Evlilik dışı dört çocuk babası olmuş, şimdi de bir başka kadınla nikâhsız yaşayan birini cumhurbaşkanı seçebildi Fransızlar… Üst düzey görevlerde bulunan kişilerin gönül ilişkileri, o sınırlar içerisinde kalmışsa, genellikle örtbas ediliyor ABD’de… Bill Clinton’un üzerine gidildi, ama o da bir noktaya kadar…

Biri emekli olduğu ve ilişki tarihi askerlikten sonraya denk geldiği halde iki generalin üzerine gidilmesi ve operasyonun sürekli genişletilmesi, soruşturmayı yürütenlerin farklı bir beklentiyle hareket ettiklerine işaret ediyor.

En baştaki sorumu bir kez daha tekrarlayayım: Amerika da Ergenekon türü bir yapılanmanın peşine mi düştü yoksa?

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: