Etiket arşivi: hastane

2918 Nolu Yasa DİKKATLİ OKUYUN !!!


2918 Nolu Yasa DİKKATLİ OKUYUN.

2918 nolu yasa

YASAYI BİLMEKTE YARAR VARDIR.

KİMSENİN BAŞINA GELMESİN AMA, DİYELİM Kİ TRAFİK KAZASI GEÇİRDİNİZ. YARALI VAR, HASTANEYE GİTTİNİZ.

SİZLERİN 2918 NOLU YASAYI BİLMEDİĞİNİZİ ZANNEDEREK, ‘YAPILACAK MÜDAHALE VE TEDAVİ ÜCRETLERİNİ ÖDEYECEĞİNİZE DAİR ŞU BELGEYİ İMZALAYIN’

TEKLİFİ İLE KARŞILAŞIRSINIZ….

ANCAK SİZ DE ‘BU BELGEYİ İMZALAMAZSAM, BANA MÜDAHALE VE TEDAVİ ETMEYECEĞİNİZE DAİR BİR BELGEYİ İMZALAYIP GETİRİN.’… DEDİĞİNİZ ANDA,

HASTANENİN BÜTÜN İMKANLARI SİZİN İÇİN SEFERBER OLACAKTIR.

2918 SAYILI TRAFİK KANUNUNU MUTLAKA OKUYUN.

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, KAZAZEDELERİN HAKLARIYLA İLGİLİ BİR RAPOR HAZIRLADI.

TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN VE HASTANEYE KALDIRILARAK TEDAVİ ALTINA ALINAN KAZAZEDELERİN, KANUNA GÖRE TEDAVİ İÇİN ÜCRET ÖDEMEMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ.

KAZA SONUCU YARALANAN VE HERHANGİ BİR HASTANEDE TEDAVİ GÖREN KAZAZEDELERDEN, BU TEDAVİLERİNE KARŞILIK HASTANE TARAFINDAN ÜCRET TALEP EDİLEMEYECEĞİNİN BELİRTİLDİĞİ RAPORDA, 2918 SAYILI TRAFİK KANUNU’NA GÖRE :

”HERHANGİ BİR TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN KİŞİ, EN KISA SÜREDE HASTANEYE YETİŞTİRİLMEK VE GEREKEN TEDAVİNİN YAPILMASI”

HÜKÜMLERİNİ İÇERİYOR.

YÖNETMELİĞE GÖRE, ” HASTANE ACİL SERVİSİ, KENDİSİNE GELEN KAZAZEDENİN’ MADDİ DURUMU, SOSYAL GÜVENCESİNİN OLUP OLMADIĞINA VE HASTANIN ÖZELLİĞİNE BAKMADAN, GEREKEN TEDAVİYİ VE MÜDAHALEYİ HERHANGİ BİR ÜCRET TALEP ETMEDEN YAPMAK ZORUNDA.

BU TEDAVİ SONUCU OLUŞAN MASRAFIN İSE SAĞLIK BAKANLIĞI, KARAYOLLARI TRAFİK DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ TARAFINDAN KARŞILANACAĞININ BELİRTİLDİĞİ RAPORA GÖRE;

VATANDAŞLARIN HAKLARINI BİLMEDİĞİ İÇİN SORUNLAR YAŞANDIĞINI VE HASTANELERİN BU KANUNDAN BİHABERMİŞ GİBİ GÖZÜKÜP, VATANDAŞTAN PARA TALEP ETMELERİNİN SUÇ OLDUĞU BELİRTİLDİ.

LÜTFEN TANIDIĞINIZ HERKESE İLETİNİZ.

KAZASIZ GÜNLER DİLEĞİYLE..

ÖZEL BÜRO

SURİYELİ MUHALİF: HASTANELERDEN 1073 ŞEBBİHA CESEDİ ÇIKTI


İRAN ANALİZ / Suriyeli muhalif Vahid Sakar resmi sosyal paylaşım sitesinden yaptığı açıklamasında sabah dört sularında Esed rejimine bağlı askeri araçların geldiğini, bunların 1073 şebbihanın cesedini taşıdığını söyledi. Araçların beş aydan bu yana Şam’daki el-Abbasiyyin ve el-Vatani hastane morglarında bekletildiğini belirtti. Yine bu cesetler arasında 28 tane İranlı, 11 Rus subay, 47 tanesi Hizbullah ve el-Emel militanı bulunuyor. Tamamının Suriye’de rejim güçleriyle birlikte katliamlara karıştığı ve direniş tarafından başarılı operasyonlarla öldürüldüğü bildiriliyor.

Öldürülen şebbihaların tamamına yakını ise Nusayri (Alevi) köylerinden toplanan rejim taraftarı fanatikler. Bunlar para karşılığı inanılmaz korkunç katliamlar işleyen, bunları videolara çekerek çoğunlukla youtube aracılığıyla paylaşan, ağırlıkla Sünni bölgelerindeki baskınlarda evleri, işyeleri ve dükkanları yağmalayan, özelikle camileri hedef alıp burada çirkinlikler işleyen kiralık katiller olarak öne çıkıyor.

Vahid Sakar’ın aktardığı bilgilere göre öldürülen Alevi şebbihaların bazıları sahildeki 15 köyden gelenler. Aralarında Sefasif, Afsuniyye, Cevretul Cevamsin gibi köyler yer alıyor. Ciddi sayılardaki cesetlerin ulaştığı köylerde feryatların göklere yükseldiği, aileler ile Esed güvenlik güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı nakledildi. Zira bazı ailelerin çocuklarının neden öldüğünü dahi bilmediği bilgisine dikkat çekildi. Tespit edilebilen bu sayının dışında da ülke genelindeki katliamlarda yer alırken direniş tarafından öldürülen katillerin cesetlerinin de bu Nusayri köylerine ulaştığı, ailelere çok sayıda cesedin teslim edildiği, her köyden çok sayıda cenaze kalktığı gerçeğine işaret ediliyor.

Elazığ’da ki İlginç Olay :))


Olay gerçektir. Elazığ’da geçer. 1960″lı yıllar!

Elazığ Akıl hastahanesinden personelin bir ihmali sonucu bütün deliler kaçar, Elazığ’ın cadde ve sokaklarına dağılırlar. Toplam 423 deli kaçmıştır.

Mülki makamlar panikler, Başhekime koşup “doktor bey ne yapalım” diye sorarlar.

O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastahanenin başhekimdir. Mutemet Bey : “Bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin” der.

Doktor önde birkaç personeli arkasında Kara trencilik oynayarak bütün Elazığ’ı “çuf çuf” nidalarıyla dolaşırlar.

Başhekimin tahmini tutmuştur, bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olurlar.

Lokomotif, yani başhekim Mutemet bey yönünü hastahane’ye çevirince tüm kaçan deliler hastahaneye geri dönmüş olurlar.

Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastahaneye döndükleri için de deliler hallerinden çok memnundur.

Ancak esas sorun akşam yoklama yapıldığı zaman ortaya çıkar; Hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı 612 kişidir.

Müslüman Kardeşler Hastanesi


Son bir haftadır yoğun biçimde, daha önceleri de aralıklarla Suriye’den cihat çatışması neticesinde vurularak gelen Suriyeli Müslüman kardeşlerimizin sayısının artması Kilisli hemşerilerimizin tepkisini çekmektedir. Kilis Devlet hastanesine getirilerek her türlü masraflarının ve faturalarının Türkiye Cumhuriyeti hazinesinden karşılanması da Suriyeli Müslüman kardeşlerimize verilen önemin ne denli fazla olduğunun bir işaretidir.

Biz Kilisli hemşerilerimizin, bu yaşanan hadiseler karşısında aşırı tepki verdiklerini, ne de olsa bu kirli savaşta her türlü fedakârlığı onlardan esirgememiz gereklidir diye değerlendirmekteyiz. Suriye’de her türlü silah donanımından yoksun, kahramanca çarpışarak yaralanan Müslüman kardeşlerimiz, hastanelerimizdeki tüm imkânlardan faydalanmalılar diye düşünüyoruz. Sonuçta, Dar’ül Harp fıkhını temel alırsak, Suriye Dar’ül İslam olmadığı için karşısında savaştıkları da kâfirler ordusu olduğundan, tüm vergi desteğimizle Müslüman kardeşlerimizi desteklemeliyiz. Ayrıca iki yüz milyon doları geçmiş yaptığımız harcamalar, ne önemi var bir beş yüz milyon dolar daha harcarız sonuçta cihada verilen para araya gitmez. Aynı, aşa dökülen yağ araya gitmez gibi oldu değil mi? Bakınız Libya’da verdik ne oldu yani birşey geçti mi elimize? Sonuçta BOP procesine gitti kötü mü oldu?

“Ne yapsaydık yani, onları hastanelerimize almasaydık da ölseler miydi?”, “Bizim adımıza savaşan Müslüman kardeşlerimizi ortada mı bıraksaydık?”, “ Suriye Dar’ül İslam olmadığı için Dar’ül Harp kuralları uygulanmaz mı, cihat haram mıdır?” diyenleriniz çıkabilir. Suriye’nin Dar’ül İslam olması için el birliği ile saygı da kusur etmemeliyiz. Bakınız Müslüman kardeşlerimizin kurtardığı Libya, Mısır, Tunus şimdi Dar’ül İslam oldu. Tüm dünya yakında Dar’ül İslam olacak. Hazırken Mehdi, Mesih’te gelecek zaten, tüm dertlerimiz bitecek, dünyalık kaygılarımız kalmayacak. Ondan sonra Dar’ül İslam’ın çağı başlayacak.

Hastanelerimiz, 24 saat esasına göre zaten çalışıyor. Hipokrat yemini etmiş saygıdeğer hastane personeli de Müslüman kardeşlerimizin mermi ve şarapnel parçalarından mütevellit yaralarını ameliyat ederek büyük bir sevap kazanmaktadırlar. Cennetlerini öbür tarafa gitmeden zaten kazanıyorlar. Ne istiyorsunuz cenneti de hak ettiniz zaten, sırtınız yere gelmez dahi bundan sonra, gıpta ediyorum sizlere vallahi.

Suriye’deki baskıcı kâfir rejime karşı Müslüman kardeşlerimiz topyekûn bir mücadele sergiliyor, fakat mücadeleye karşın kâfirlerin bu mübarek aylarda dahi

sistematik katliamlar yaptığını gözden kaçmamaktadır. Bundan dolayıdır ki, cihat neticesinde yaralanmış, kolu ve bacağı kopmuş Müslüman kardeşlerimize hastane personeli özel ihtimam göstermeliler, onları acılarını paylaşmalılardır. Sizlere karşı küfretseler dahi, ehlen ve sehlen(hoş geldiniz), ale rase ayunek(başımızdan gözümüz üstüne) deyiniz. Çünkü o özgürlük savaşçısı Müslüman kardeşleriniz Haçlılarla beraber cihat yapıyorlar. Kilisli halkımızın da ellerindeki tüm imkânları seferber etmeleri zaruridir. Müslüman kardeşlik bunu gerektirir. Hazır Ramazan ayına giriyoruz, fitre, zekât, yardım kolileri, bilumum yardım malzemelerini de kolilerin içine koymayı unutmayınız. Camilerimizden de yardım çağrıları yapmayı unutmayalım.

Kilis’te bir söylentidir, gidiyor. Neymiş efendim yardım malzemelerini satıyorlarmış. Siz Kızılay yardım malzemelerini ve diğer dağıtılan yardımları Müslüman kardeşlerimizin ne için sattıklarını biliyor musunuz Sayın Kilisliler? O paralarla silah temin ederek kâfirlere karşı savaşıyorlar. Suudi ve Katar’ın parası bitmiş, artık para gelmiyormuş, onun için satmak zorunda kalıyorlarmış. Satanlar meydanda görmüyor musunuz?

Suriye halkıyla olan Müslüman kardeşliğimiz bundan önce olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir. Bu yüzden onlara yapılan zulüm ve haksızlık bize yapılmış gibidir. Bunu görmezlikten gelmeye; imanımız, vicdanımız ve Müslümanlığımız müsaade etmez. Çünkü biliyoruz ki; Dar’ül İslam olmamaya rıza göstermek zulümdür ve Dar’ül Harp haksızlığına karşı susmak işimize yaramaz. Yine biliyoruz ki; kötülüğü elimizle, dilimizle def etmeliyiz. Bütün gücümüz ve imkânımızla her yerde olduğu gibi Suriye’deki zulümlere, haksızlıklara ve baskılara karşı çıkmalıyız. Suriyeli Müslüman kardeşlerimizin şanlı cihat ve direnişlerini es geçemiyoruz. Onları hastane dahil bütün her şeyimizi feda ederek, olmadı tankı, topu, füzeleri, savaş uçaklarını ve zırh delici roketatarları omzumuza alarak Dar’ül Harp’te harp etmeliyiz. Müslüman kardeşlik kolay değil ne de olsa. “Ayağıma bir yer edim bak ben size neler edim” Kilis lafı kulağınıza küpe olsun.

MEHMET UYSAL

Ozel hastaneye muracaatta yaninizda bulunmasi gereken hayati bir dokuman.


Ozel hastaneye muracaatta yaninizda bulunmasi gereken hayati bir dokuman.

SGK’li olarak sizden "ek ucret" isteyen SGK ile anlasmali ozel hastaneye, "Faturami, bu belgenin ekinde ornegi verildigi gibi duzenleyin!" dediginizde ortaya koyduklari butun yalan ve dolan curuyor, istedikleri para da ya sifir olamasa da sifira yaklasiyor…

duyuru_ilaveucretformu_20120228_75.pdf

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: