Etiket arşivi: ifade

“Ergenekon” davasında bomba iddia


"Ergenekon" davasında dinlenilen "Gizli tanık 9", "Şener Eruygur, Veli Küçük ve Çevik Bir, Semih Tufan Gülaltay’a, Akın Birdal suikastının talimatını verdi" dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde oluşturulan salonda görülen duruşmada ifade veren "Gizli tanık 9", savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in sorularını yanıtladı.

"Gizli tanık 9", "Cumhuriyet Gazetesi’nde bir türban takılmış domuz karikatürü çiziliyor. Müslümanların değerleri aşağılanıyor. Ancak bu hakaret sayılmıyor. Kamu görevlileri, görevlerini yapıyor, doğru ya da yanlış bir karar veriyor. Bu bir hakaret içermiyor. Hakaret edene bir şey yapmayacaksın, hak etmeyenin canını alacaksınız. Sonra da ‘ulusalcıyız, milliyetçiyiz’ diyeceksiniz. Bunu insanın aklı almıyor. Bunun cevabı şu, kimse suç ortağına kıymaz. Danıştay saldırısı, darbe yapmayı amaçlayan bir harekettir" diye konuştu.

"(Danıştay saldırısı) Görmediğim, bilmediğin bir olayı üzerime yıkıyorlar" diyen "Gizli tanık 9", bunun hesabının sorulmasını istedi. Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombalardan da bahseden "Gizli tanık 9", "Cumhuriyet Gazetesi’ne 3 bomba atıldıktan sonra bombaların nasıl atıldığına ilişkin Alparslan ile sohbet ettik. Alparslan ‘Senin adamların imanı olmadığı için bombalar patlamadı. Ancak benim imanım vardı, bomba patladı’ dedi. Ben de ‘Ateistlerin attığı bombalar nasıl patlıyor’ diye sordum. Sadece gülümsedi" dedi.

Bir soru üzerine de "Gizli tanık 9", "Alparslan Arslan’la 2005 yılının sonlarında Üsküdar’da sahilde sohbet ettiğimde Sarıkız, Yakamoz ve Ayışığı’nı, sakız ederek söylüyordu. Arslan, ‘Sarıkız gel seninle Ayışığı’nda sohbet edelim’ diyordu. Bu sohbette bana ‘Bir yerlerden malzemeler gelecek, kendi evinde saklar mısın?’ dedi. Ben de kabul etmedim" ifadelerini kullandı.

"Gizli tanık 9", davanın tutuklu sanığı Semih Tufan Gülaltay ile ilgili olarak, "Şener Eruygur, Veli Küçük ve Çevik Bir, Semih Tufan Gülaltay’a, Akın Birdal suikastının talimatını verdi" iddiasında bulundu.

Gizli tanığın ifadesinin alınmasının ardından mahkeme heyeti, "Gizli tanık 9"un beyanları alındığı sırada tutuklu sanıklardan Mehmet Demirtaş, Oktay Yıldırım ve Veli Küçük’ün, duruşma disiplinini bozdukları ve bunu alışkanlık haline getirdikleri gerekçesiyle, esas hakkındaki son savunmalara kadar duruşmalardan men edilmesine karar verdi.

Heyet duruşmayı, 16 Kasım Cuma gününe ertelendi.

Ahmet Takan : Buyukanit Pasa’nin kravat ignesi ile verdigi mesaj…


cccc-ahmet-takan.jpg

“27 Nisan e-muhtıra değildi bizzat Başbakan teyit etti.”, “TSK’nın laiklik hassasiyetini gösteren bir bildiriydi. Bu bizzat Başbakan tarafından yapılan açıklamalarla teyit oldu.”, “Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgisi yoktu.”, “Bozacının şahidi şıracı” yı bundan daha iyi anlatacak başka bir örnek olamaz.Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt Paşa konuşmuş, güya darbeleri gün ışığına çıkaracak, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu da (kuzu kuzu) dinlemiş.

Komisyon Dolmabahçe’de dolmayı yutmuş. Büyükanıt Paşa’nın anlattıklarını, gerçekleri bilmeyenler yedi, bilenler ise acı acı güldü.

“Bu yazdıklarınla yukarıdaki fotoğrafın ne alakası var” diye soracaksınız. Sabırsızlanmayın!.. Daha önceki yazılarımda da Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı

sürecinin perde arkasına biraz değinmiştim. Hadi biraz daha açıklık getirelim..

“e-muhtıranın” öyle “laiklik hassasiyeti” ile falan ilgisi yok. Adına ne derseniz deyin. O gün yaşananlar Abdullah Gül’ün Çankaya yoluna döşenen kaldırım taşlarıydı. Tayyip Erdoğan’ın adayı Hilmi Özkök’ün Cumhurbaşkanı olmaması için Abdullah Gül-Yaşar Büyükanıt ikilisinin düzenlediği bir (burasını siz doldurun)……..’dı, du.

En azından Genelkurmay karargahında çalışan subaylar bilir; Genelkurmay Başkanları asla bir yazıyı kendi başlarına kaleme almazlar. Süreç şöyle işler; İlgili başkan, 2’nci Başkan, Genelkurmay Başkanı.

“e-muhtıra” da ekip işiydi.

27 Nisan’da tam bir toplum mühendisliği yapıldı. Büyükanıt Paşa doğru söylemiyor. “e-muhtıra” yı bazıları televizyonlardan öğrenmedi.. Büyükanıt daha sonra, yapılan çalışma ile ilgili tüm evrakı, bizzat kendisi, odasındaki kağıt kıyma makinesinde yok etti.

27 Nisan’dan sonra, o zaman Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül Genelkurmay İkinci Başkanı Ergin Saygun ile iki defa gizli yemek yedi. Üçüncüsü planlandı ama olmadı çünkü deşifre olmuşlardı. Bu yemeklerin içeriğini açıklayabilecek bir babayiğit veya soruşturabilecek komisyon var mı?..

Ne Tayyip Erdoğan ne de Yaşar Büyükanıt, Dolmabahçe görüşmelerini açıklayabilir. Çünkü açıklarlarsa ikisi de biter.

Gelelim fotoğrafa…

Yaşar Büyükanıt Paşa, Dolmabahçe’de, Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun karşısına oldukça şık bir takım elbise ve içine şık bir kravat takarak çıkmış. Paşanın pırıl pırıl parlayan kravat iğnesine dikkat ettiniz mi?.. Etmediyseniz fotoğrafa bir daha dikkatlice bakın. 4 yıldızlı kravat iğnesi. Bu, ABD Büyükelçiliğinin generalliğe ve daha üste terfi eden komutanlara gönderdiği bir hediye. Hediye paketinin içinde viski, çikolata vs.. bulunur ama en değerlisi kravat iğnesidir. Bir hatırlatma daha yapalım;

Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı olduğunda da ABD, liyakat madalyası ile ödüllendirmişti.

Dolmabahçe’deki fotoğrafı görünce yıllarını karargaha vermiş bir komutanı aradım. “Bizde ABD’ye derin sevgisi olan generaller, bu iğneyi takarlar” dedi.

Benim yorumumu sorarsanız..

Dolmabahçe’de Yaşar Büyükanıt’ın komisyona anlattığı masalları bir tarafa bırakın. Ne yazık ki(!) ABD’ye sonsuz bağlı oldukları halde bazı komutanların başlarına gelen ortadayken Büyükanıt “büyük patrona” oldukça duygusal bir mesaj verdi;

“Ben ABD’ye hâlâ bağlıyım”…

SÖZDE DAVADA BEBEK KATİLİ DE DİNLENECEK


Mahkeme, Öcalan’ın TSK’ya çamur atması için ön adımı attı

(SÖZDE) Ümraniye davasının bugün görülecek olan duruşmasında, bebek katili Abdullah Öcalan‘ın eski avukatı İrfan Dündar‘ın tanık olarak dinlenmesine karar verildi.

(İLGİLİ HABER) GİZLİ TANIK ŞEMDİN SAKIK ÇIKTI

(İLGİLİ HABER) GİZLİ TANIĞI MAHKEME DEŞİFRE ETTİ

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, duruşmada teröristbaşı Abdullah Öclan’ın eski avukatlarından İrfan Demir ile Zahit Engin’i tanık olarak dinleyeceklerini açıkladı.

O BELGEYİ ÖZKÖK’E GÖNDERDİM

Öte yandan, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen (SÖZDE) Ümraniye Davası‘nda Faruk Demir tanık olarak dinlendi.

Yüksek Strateji Merkezi‘nin eski başkanı olduğunu söyleyen Faruk Demir, dönemin ABD Büyükelçiliğinin siyasi müsteşarı John Kunstadter ile yakın ilişkisi olduğunu ifade etti.

Demir, "Genel dış politikalarını tartıştığımız Kunstadter Türk halk kültürüne de yakından ilgi duyuyordu. Ramazan ayını birlikte geçirdik. Anadoluya ilgisi vardı. Fotoğraflarını gösterdi. Birgün sohbet sırasında ‘Bıktık artık. Türkiye’nin iç politikasıyla ilgili absürt belgeler gönderiyorlar. Bu bizim işimiz değil. Bizim için hükümet ve asker aynı’ dedi. Ben de ‘Nedir bunlar’ diye sordum. Bana Hilmi Özkök ile ilgili, işini iyi yapmadığı, istifaya zorlandığı gibi şeylerin yazıldığı bir word belgesi gösterdi. ‘Mühim olabilir’ diye sempatik bir kanaldan dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e yolladım" dedi.

Sorular üzerine Tanık Demir, sempatik kanalın ise mektup olduğunu söyledi.

"AYIŞIĞI, YAKOMOZ VE SARIKIZ’I BASINDAN DUYDUM"

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, dava sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz‘ün "Ayışığı", "Yakamoz", "Sarıkız" gibi planları Faruk Demir’den aldım" şeklindeki ifadesini hatırlattı.

Bu planları bilmediğini söyleyen Tanık Demir, Ersöz’e sözünü ettiği word belgesini anlattığını, bu word belgesini Genelkurmay Başkanlığı’na da gönderdiğini söylediğini dile getirdi.

Demir, "Ayışığı, Yakamoz adlı darbe planlarını davalar açıldıktan sonra basından duydum. Askerin darbe yapacağına ilişkin de bir şey duymadım" diye konuştu.

"Kunstadter’in CIA bağlantısı var mı?" sorusu üzerine Tanık Demir, kendisinde bu şekilde bir emare oluşmadığını söyledi. Demir, "Gazeteci Nuray Başaran benimle bir ropörtaj yapmıştı. Bunun üzerine Ersöz beni çağırdı. Görüşmeye gittim. Ersöz ile ABD’nin Irak işgali, Türk ABD ilişkileri, yeni siyasi iktidarın getirdiği iklim gibi konularda sohbet ettik" diye konuştu.

ASKERHABER / İSTANBUL

Ergenekon davasında, Abdulvahit Özkaya’nın çapraz sorgusu yapıldı


Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında, tutuksuz sanık Abdulvahit Özkaya’nın çapraz sorgusu yapıldı. Özkaya, fişleme yaptığı yönündeki iddiaları reddetti. Hüseyin Görüm’e verdiği belirtilen belgeler hakkında ise “Kimseye böyle bir belge vermedim.” dedi.

İSTANBUL (CİHAN)- Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında, tutuksuz sanık Abdulvahit Özkaya’nın çapraz sorgusu yapıldı. Özkaya, fişleme yaptığı yönündeki iddiaları reddetti. Hüseyin Görüm’e verdiği belirtilen belgeler hakkında ise “Kimseye böyle bir belge vermedim.” dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen 65’i tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası’nın 260. duruşması başladı. Duruşmada, Mustafa Balbay, Veli Küçük, İbrahim Şahin, Tuncay Özkan ve Danıştay Saldırısı dosyası sanığı Alparslan Arslan’ın da aralarında bulunduğu 31 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay İlker Başbuğ, Mehmet Haberal, Levent Ersöz ve Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 34 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada, davanın tutuksuz sanığı Abdulvahit Özkaya’nın çapraz sorgusu yapıldı. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, "Saffet Çerçi ile ilgili fişlemeler yaparak Hüseyin Görüm’e verdiğiniz iddia ediliyor. Bu belge de Murat Çağlar’ın otomobilinde bulunmuş." hatırlatmasını yaparak Özkaya’dan bu konuda savunma yapmasını istedi.

Özkaya ise Saffet Çerçi’nin komşusu olduğunu belirterek, "Herkesin bir merakı vardır. Benim merakım da bu tip yazılar ve makaleler yazmak. Bu yazdığım yazıları çocuklarıma hatıra olsun diye saklarım. Kimseye böyle bir belge vermedim." dedi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, Özkaya’ya, dava sanıklarından Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Mehmet Fikri Karadağ, Taner Ünal, Sevgi Erenerol ve Kemal Kerinçsiz’in de aralarında bulunduğu bazı fotoğrafları göstererek fotoğraftakileri tanıyıp tanımadığını sordu.

Davanın tutuksuz sanığı Hüseyin Görüm’ü, komşusu olan bir esnafa gelip gitmesinden dolayı tanıdığını belirten Özkaya, "Hatay’lıyım ve yemek kültürüm çok zengindir. Mutafağa çok önem veririm. Sekreterime, dükkana kim gelirse gelsin yemek yedirmeden bırakmaması yönünde talimat verdim. Hüseyin Görüm de bu vesile ile sık sık gelip giderdi. Zamanla kendisi ile çok samimi olduk." dedi.

Kur’an-ı Kerim’i çok sevdiğini ve bildiğini, Arapçayı da çok iyi konuştuğunu belirten Özkaya, bu nedenle Görüm’ün zaman zaman yanına gelerek bazı sure ya da ayetler konusunda kendisinden açıklama ya da çeviri yapmasını istediğini anlattı. Özkaya, sözlerine, "Benden öğrendiği bilgiler ile eline Kuran’ı da alan Hüseyin Görüm, sonra da Türkiye’ye İsa oldu, Musa oldu. Hüseyin Görüm, bana bir piyangodur. Kuvayi Milliye, güç birliği diye hayaller kuran bir arkadaştır." diye konuştu.

Hüseyin Görüm’ün daveti üzerine Maltepe’de bir konteynerde kuru fasulye yemeye gittiklerini belirten Özkaya, "Orada Muzaffer Tekin ile tanıştım. Daha sonra da bir at yarışı organizasyonu vardı. Oraya da ailemle birlikte gitmiştim. Orada Fikri Karadağ (Ergenekon davasın tutuklu sanığı) ile karşılaştım. Ancak Fikri Karadağ’ı daha önce de Kuvayı Milliye Derneğinin Genel Başkanı olduğunda hayırlı olsun ziyaretine gitmişttiğimde tanımıştım." dedi. Sanık Özkaya, kendisine gösterilen fotoğraflardaki bazı kişileri basından tanıdığını, diğerlerini ise hiçbir şekilde tanımadığını söyledi.

“Benim kan emici kardeşim!”


”Ergenekon” davasında Şemdin Sakık’ın tanık olarak dinlenilmesi tamamlandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, sanık avukatlarının sorularını yanıtlayan Şemdin Sakık’a, Yalçın Küçük’ün avukatı Hasan Fehmi Demir, ”Gizli tanık olmayı siz mi istediniz?” diye sordu.

Sakık, ”Ergenekon, Balyoz ve KCK davaları sonrası Türkiye’de artık korkmayı gerektirecek bir durum yok. O yüzden açık tanık olmaya karar verdim” dedi. Örgüte nasıl katıldığını anlatan Sakık, ”Benim kan emici kardeşim Sırrı Sakık var. Dağa çıkanlar için ‘onuru için çıkıyorlar’ diyor. Ben de diyorum ki çıkmayanlar onursuz mu?” diye konuştu.

Avukat Hasan Fehmi Demir’in soruları sırasında, görüntüsü salondaki perdeye yansıtılan Sakık’ın duruşma salonunun bulunduğu binada olup olmadığı konusu gündeme geldi.

Avukat Demir’in ”Şu anda nereden ifade veriyorsunuz?” sorusu üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, araya girerek, ”Bunun bir önemi yok. Bu soruyu geçin. Usul ekonomisi açısından bulunduğu cezaevinden getirilip götürülmesi göz önüne alınabilir” dedi.

Demir de bu tanığın iddianamedeki ifadesinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca talimatla alındığını belirterek, ifadeyi kimin aldığını sordu.

Soru üzerine Şemdin Sakık, ”İstanbul’dan gelen 3 savcı, 6 sayfalık ifademi burada aldı” dedi. ”Burada” şeklindeki ifadesi Sakık’ın duruşmaya Diyarbakır’dan bağlandığı yorumlarına neden oldu. Ancak, mahkeme tarafından bu konuda bir açıklama yapılmadı.

Sakık’ın, dün başlanan ifadesinin tamamlanmasının ardından, duruşma yarına ertelendi.

Cindoruk: Ergenekon tanığının arkasında AKP var


"Şemdin Sakık’ın kimliğini AKP mi açıklattı?" Eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Ergenekon davasında tanık olan Şemdin Sakık’ın gizlenen kimliğini açıklamasını bu sözlerle değerlendirdi. Cindoruk, "Sakık’ın PKK’nın ikinci adamı olması, ifadesini kıymetlendirmez. Bu ifadeye dayanarak iddianame oluşturulamaz" dedi.

Şemdin Sakık Ergenekon davasında neden birden bire gizli tanık olduğunu açıkladı. Eski Meclis Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk, Ulusal Kanal’a önemli açıklamalar yaptı.

Cindoruk, Sakık’ın kimliğini açıklamasını AKP’nin istediğini söyledi: “Bu işte siyasi iktidarın rolü var. Yoksa cezaevinde hükümlü, infaz safhasında ve çok sabıkalı bir adam kendini açığa çıkarmaz Bu kararı verdiren benim tahminime göre, siyasi iktidar. Siyasi iktidar Şemdin Sakık’tan bir türlü istifade etmek istiyor.”

Sakık’ın sabıka dosyasının kabarık olduğunu hatırlatan Cindoruk, davada tanık olamayacağını vurguladı: “Şemdin Sakık’ın geçmişi, PKK’yla irtibatı söylediklerini çok değerli ve delil değeri taşır hale getirmez. Hiçbir mahkeme Şemdin Sakık’ın tanıklığı ile maddi vakaları tespit ve cezaya esas tayin edemez.”

Cindoruk, AKP’nin Şemdin Sakık’ı daha farklı projelerde de kullanabileceğini belirtti: “Perinçek, yalçın küçük Apo’yla görüştü diyor. Bu zaten biliniyor. Kendileri de söylüyorlar. Ama görüşmeye biz katılamadık diyor. Demek ki bu konuda fazla bilgisi yok. Daha büyük bir ifşaat yapabilir. Hiç aklımıza gelmeyecek bir yerde şemdin sakık’ı aklımıza gelmeyecek bir yerde konuşturabilirler.”

Cindoruk, ortaya çıkan manzarayı şöyle değerlendirdi: “Bir tarafta terörle mücadele eden büyük bir ordu ve onun komutanı. Diğer tarafta terör örgütünün ikinci adamı. Bu çelişki bence çok iyi hesaplanarak ortaya konmalı.”

ulusalkanal.com.tr

Şemdin Sakık Ergenekon duruşmasında konuşuyor


Şemdin Sakık’ın ifadesine son verildi. Duruşma yarına bırakıldı. Yarın Gizi Tanık Huzur dinlenecek.

Sakık: "Genel ve yerel seçimlerde adayları örgüt belirler. Biz de ekiplerimizle köylere gider oy vermeye ikna ederdik"

Avukatların soruları bitti. Hakimler soru sormaya başladı.

Av. Hüseyin Ersöz, “ifadesine katılan ancak imzalamayan savcının kim olduğunu sordu. Cevabı “medyadan gördüğüm ve tanıdığım bir savcıydı” şeklinde oldu.

Av. Hüseyin Ersöz Sakık’a “Açlık grevleri gündemdeyken bu eylemin etkisini zayıflatmak için mi kimliğinizi açıkladınız, bunun için size vaatte bulunuldu mu diye sordu. Cevabı, “hayır böyle bir telkinde bulunulmadı” oldu.

Av. Hüseyin Ersöz Şemdin Sakık’a, “Taraf Gazetesi PKK ile bağlantılı dediği için,Balyoz ve Kafes Planlarının ilk kez Taraf’ta yayınlandığını hatırlatarak, bu planlar PKK tarafından hazırlanmış olabilir mi” diye sordu. Cevabı “PKK, askeri zayıflatmak ister” şeklinde oldu.

Telekonferans yöntemiyle alınan ifadesinde Sakık’ın sesi duruşma salonuna gelmeyince ara verildi.

Sakık: "İki kez Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak üzere başvurdum ancak reddedildi"

Sakık: "Taraf gazetesi yayına başlamadan Altan ve Çongar önce ABD’ye sonra Kandil’e gitti. Taraf, örgütün kararları ile Karayılan ve Öcalan’ın mektuplarını doğrudan yayınladı. Miroğlu’nun gazeteden ayrılma sebebinin altında bu vardır. Taraf,PKK’nın propaganda aracı haline geldi"

Sakık: "Andıç Krizinde önüme konulan isimler arasında Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek ile önemli görevlerde bulunan siyasiler de vardı"

Sakık: "Fatih Altaylı örgütten hiç saygı duymadı. Öcalan onu kullanamadı.M. A. Birand hasta, onun için fazla bir şey söylemek istemiyorum"

Sakık: "Öcalan gönderdiği talimatla Yasemin Çongar ve Ahmet Altan’ın kendi adına görüş bildirebileceğini söyledi. Şimdi ise Hasan Cemal"

Şemdin Sakık kardeşi Sırrı Sakık için "kan emici" ifadesini kullandı ve kendisi ile tartıştığını ifade etti.

Sakık: "Balyoz,KCK ve Ergenekon Davaları açıldıktan sonra çekinecek bir şey kalmadığından kimliğimi açıkladım"

Sakık:"2008 yılında Şamil Tayyar’a mektup gönderdim.O da köşesinde yayınladı. Bu yazıları okuyan Savcılar benim ifademi almak için geldi"

Şemdin Sakık’ın yanına hakim gönderilerek Diyarbakır’dan ifadesinin alındığı ortaya çıktı. Mahkeme Başkanı buna "usul ekonomisi, ne fark eder ifadesinin nereden alındığı" şeklinde açıklama getirdi. Uzaktan ifade alındığı için sık sık teknik arızalar yaşandı ve kesintiler oldu.

Avukatlar soru sormaya başladılar.

Sakık ifadesinde, 3 Savcının bulunduğunu söyledi ancak ifadesinin altında sadece 1 savcının imzası var.
Gizli Tanık Deniz’in (Şemdin Sakık) 2 tane ifadesinin olduğunu ortaya çıktı. Bir tanesi imzasız. Diğeri ise Diyarbakır Savcılığı tarafından alınmış

Duruşma gerilimli bir ortamda devam ediyor.Mahkeme Başkanı söz isteyenlerin mikrofonlarını açmıyor.Avukatlar tavandan sarkan mikrofonlar altında oturtuluyor.Avukatlarla sanıklar arasındaki tüm evraklar denetime tabii tutuluyor.Tüm bu uygulamalar CMK’ya aykırı.

Aradan sonra Sakık’a avukatlar soru sormaya başlayacaklar.

Perinçek: "Mahkemeniz Kanunsuzdur. CMK’ya uygun hiçbir icraatı yoktur" Bu sözlerden sonra, Perinçek salondan çıkarıldı ve duruşmaya ara verildi.

Perinçek: "Biz Kürdümüzden vazgeçmedik. PKK’nın ABD tarafından yönetildiğini fark edince PKK’ya sırtımızı döndük"

Sakık: "Melik Fırat,Öcalan’ın yanına gelerek liderlik için izin istedi. Öcalan eş başkanlığı önerdi ve Aysel Tuğluk’u önerdi. Fırat reddetti"

Sakık:"Öcalan’ın Suriye’den kovulma sebebi, ülke politikasına ters düşmesi değil,artık yararlı olmamasıdır"

Sakık: "Demokratik Ülkerlerde devletin bölünmesini konuşmak dahi suç olmamalı. Kemal Burkay’a sırf isminden dolayı çamur dahi atılmıştır"

Sakık: "PKK’nın 80 öncesinde MİT tarafından yönlendirilerek sol örgütlere saldırdığı yönünde bir düşüncem var"

Sakık:"12 Eylül PKK’yı koruma şemsiyesi oluşturdu.PKK’ya katılmakla yeterince üzüldüm."
Perinçek:"PKK’dan kaçan birçok Kurt liderini ben korudum. Öldürülmelerini engelledim.Onları rencide etmemek için isimlerini vermiyorum"

Sakık:"Yanlış söylüyor olabilirim ancak yalan söylemiyorum. Düşündüklerimin daha azını söylüyorum" Perinçek: "PKK’dan kaçan herkes bana sığındı"

Sakık: "Perinçek’in hangi tarihte kaç gün süreyle Bekaa Kampı’nda olduğunu bilmiyorum." Perinçek:" Ama ifadenizde 10 gün kaldı demişsiniz"
Perinçek, Şemdin Sakık’a soru soruyor. Sakık: "Örgütün Diyarbakır’da gerekleştirdiği tüm eylemlerden ben sorumluyum"

Doğu Perinçek duruşmalardan yasaklanmıştı ancak Sakık kendisi hakkında ifade verdiği için duruşmaya getirildi.

Sakık: "Güvenlik güçlerine Öcalan’ın yakalanmasında yardımcı oldum. Şam dışına çıkarılmasında görev üstlendim.Bunu açıklayarak hayatımı tahliye atıyorum. Ben örgüt için 18 yıl görev yapıp hizmet verdiğim için bana "baş hain" demeye başladılar."

Sakık: "Abdullah Ocalan dışında PKK’da hakkında kitap yazılacak adam yok. Hepsi tıpkı benim gibi 0’dır.Hiçbir değerleri yoktur."

Sakık: "Uludere’nin faillerinin bulunamamış olması devletin ayıbıdır"

Sakık,TRT Şeş için Ak Parti’ye teşekkür etti.

Sakık, Cengiz Çandar,Yasemin Çongar ve Hasan Cemal’in ismini vererek bu kişiler sadece röportaj için Kandil’e gelmediler başka amaçları vardı" dedi. Fatih Altaylı’yı ise bu değerlendirmenin dışında bıraktı.

Sakık, Öcalan’ı kastederek,"PKK’da 1 tane 1 vardır. Diğerleri 0’dır" dedi.

Ergenekon Davasının gizli tanığı Şemdin Sakık çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.
Silivri’de yarın KCK-Avukatlar Davası var. Olağnüstü güvenlik önlemleri hemen göze çarpıyor.

Ergenekon’da Deniz adlı gizli tanığın Şemdin Sakık olduğunun ortaya çıkması gündeme bomba gibi düştü.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, Genelkurmay Eski Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın da aralarında bulunduğu 65’i tutuklu 274 sanıklı Ergenekon davasında tanıklık yapan Sakık bugün de sanıkların ve mahkeme heyetinin sorularını cevaplıyor.

Odatv olarak duruşmadaki tüm gelişmeleri canlı vermeye devam edeceğiz:

Odatv.com

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: