Etiket arşivi: itiraf

SAVCI’DAN ACI İTİRAF: ‘BELGELERİN ASLI BİZDE YOK’


(SÖZDE) davaların nasıl yürütüldüğü bir kere daha ortaya çıktı

(SÖZDE) Ümraniye davasında tanık sıfatıyla ifade veren 1.Ordu eski Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun, ‘irtica.org‘ ve ‘turkatak.com‘ adlı örütbağ yayınları hakkında bilgisinin sorulması üzerine, bu sitelerin 1999’dan beri faaliyette olduğunu söyledi. Saygun, konuyla ilgili 64 tane genelge ve yönetmeliğin Aralık 2010’da hükümet tarafından yürürlükten kaldırıldığını ifade etti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülen (SÖZDE) Ümraniye davasının bugünkü duruşmasında, (SÖZDE) Balyoz davasından 18 yıl hapis cezasına çarptırılan 1. Ordu eski Komutanı Ergin Saygun‘un emniyetteki ifadesinin okunmasına devam edildi. Balyoz soruşturması kapsamında gözaltında bulunduğu sırada emniyette 25-30 saat süren ifade verdiğini söyleyen Ergin Saygun, kendisine birçok soru sorulduğunu söyledi. Kendisine ‘ıslak imzalı belge’nin de sorulduğunu anlatan Saygun, "Bana ‘İlhan Cihaner’i tanıyor musun?’ diye sordular. ‘Tanıyorum’ dedim. İhbar mektubu olduğunu söylediler. Gizli tanıklar Efe ve Munzur benim Erzincan’a gittiğimi iddia etti" dedi.

Bu arada Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, gizli tanığın kimliğini açıklamanın suç olduğunu hatırlattı. Gizli tanıkların kendisini tanıdıklarını sanmadığını ifade eden Saygun, "Gizli tanıklara ‘Ergin Saygun Erzincan’a geldi’ şeklinde bu telkinleri yapanlar, ifade vermeye zorlayanlar kimdir? Tamamen yalandır. Ne Erzincan’a gittik, ne de bir seminere katıldık" diye konuştu..

Mahkeme Başkanı Özese’nin ‘irtica.org‘ ve ‘turkatak.com‘ adlı internet siteleri hakkında bilgisi olup olmadığını sorduğu Saygun, bu sitelerin 1999’dan beri işletildiğini, 64 tane genelge ve yönetmeliğin Aralık 2010’da hükümet tarafından yürürlükten kaldırıldığını söyledi. Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı’ndan daha detaylı bilgi alınabileceğini belirten Saygun, "Ben 2008 Ağustos’unda ayrıldım. Siteler kapatılacaktı. Kapatıldı zaten. Gizli saklı bir şey yok. Sitelerle ilgili bir şikayet de yok" ifadelerini kullandı.

(SÖZDE) Balyoz davasına ilişkin emniyette alınan 110 sayfalık ifadesini kabul etmeyen Saygun, kendisine hiçbir belgenin bu süreçte gösterilmediğini, ancak ısrarı üzerine Balyoz belgesinin dijital versiyonunun gösterildiğini ifade etti. Bunun üzerine Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, dava konusu belgelerin dijital versiyonlarını göstererek belgelerdeki imzanın kendisine ait olup olmadığını sordu. Saygun, imzanın kendi imzasına benzediğini ancak kesin olarak bir şey söyleyemeyeceğini dile getirdi.

Savcı Pekgüzel, kendi döneminde Genelkurmay bünyesinde işletilen internet siteleriyle alakalı çalışma yapılıp yapılmadığını sordu. Saygun, "Bu siteler 1999 yılından beri yayın yapıyordu, Genelkurmay, bu konu ile ilgili soruları zaten cevapladı" dedi. Savcı, sanık Dursun Çiçek’in, kendi komutanlarının sitelerin içeriğini değiştirme yetkisi olduğunu, aynı zamanda komutanlara sitelerin içeriği ile ilgili günlük bilgilendirme yapıldığını şeklinde ifade verdiğini hatırlattı. Pekgüzel’in, "Size de günlük bilgilendirme yapılıyor muydu?" şeklindeki sorusuna Saygun, "Hatırlamıyorum, Genelkurmay’a sormak lazım" cevabını verdi.

"Bilgi Destek Şubesi’nin gri ve kara propaganda yapılacağına dair çalışmaları var. Bununla alakalı bilginiz var mı?" sorusuna Saygun, "Benim bu konuda bir bilgim yok" şeklinde cevap verdi. Genelkurmay Başkanlığı’nın işlettiği internet sitelerinin gerçek kimliklerle alınmadığını belirten Savcı Pekgüzel, Saygun’a bu konuda bilgisini sordu. Saygun, bu konuda bir bilgisinin olmadığını, kendisinin bu işlerin ihalelerle yapıldığına dair bilgisinin olduğunu söyledi.

BELGELERİN ASLI BİZDE YOK

Duruşma Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuklu sanıklardan emekli Albay Levent Göktaş’ta ele geçirildiği iddia edilen 51 No’lu DVD’de Saygun’un el yazısı ve imzası bulunan bazı belgeler olduğunu belirterek, bunları Saygun’a gösterdi. Saygun, "Belgelerin aslını görebilir miyim?" deyince Savcı Pekgüzel, "Bu belgeler DVD içinde dijital olarak ele geçirildi. Aslı bizde de yok" diye cevap verdi. Saygun da belgelerdeki yazıların ve imzaların kendi el yazısına benzediğini belirterek, "Ancak belgelerin aslını görmeden kesin bir şey söyleyemeyeceğim" dedi.

"AYIŞIĞI YAKOMOZ VE SARIKIZ’I BASINDAN DUYDUM"

Ayışığı‘, ‘Yakomoz‘ ve ‘Sarıkız‘ adlı planlardan haberi olup olmadığının sorulması üzerine Sanık Saygun, "Basından duydum. Ayrıca ben o dönemde yurtdışındaydım. Görev yaptığım dönemde de bunları duymadım" diye cevap verdi. Dava sanıklarından Hasan Iğsız’ı tanıyıp tanımadığı sorusu üzerine Saygun, "Iğsız benim devre arkadaşımdır. Genelkurmay İkinci Başkanlığı görevimi ona devrettim. Ayrıca annesi Münevver Iğsız’ın ölümünden dolayı burada kendisine başsağlığı dileklerimi de iletmek istiyorum" dedi.

"BENİM BÜTÜN ÜZÜNTÜM DARBECİ DAMGASI VURULMUŞ OLMASIDIR"

Mahkeme Başkanı Özese, "ifadenize eklemek istediğiz bir şey var mı?" diye sorması üzerine emekli Orgeneral Saygun şunları söyledi:

"Bana sorulan her soruya bildiğim kadarıyla cevap vermeye çalıştım. Ergenekon vs. konularda bilgim yok. Benim bütün üzüntüm bana bir darbeci damgası vurulmuş olmasıdır. Kalan ömrümde bu lekeyi temizlemek için uğraşacağım. Sağlığım iyi değil, düzelmeyeceğini söylediler. Yapılacak en iyi şey sağlığımı bu halde tutmak. Allah bana ne kadar ömür verdiyse bu lekeyi temizlemek için uğraşacağım. Bundan sonra tek dileğim bu lekeyi temizlemek için Allah’ın bana ömür vermesidir"

Ergin Saygun’un eşi Nermin Saygun ile kızı Ece Saygun da duruşmaya izleyici olarak katıldığı görüldü.

ASKERHABER / İSTANBUL

Gizli tanıktan şok Baydemir itirafı


Ergenekon davasının 257’nci duruşmasına eski DHKP-C üyesi gizli tanık Huzur’un fadeleri damga vurdu.

Ergenekon davasında ifadesine başvurulan eski DHKP/C üyesi gizli tanık Huzur, Kürt-Türk çatışması çıkarmak için kendisinden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’i öldürmesinin istendiğini söyledi.

Gizli tınak, "JİTEM elemanı olarak bildiğim bir kişi, bu iş için iki itirafçının görevlendirildiğini ancak bu kişilerin kaçtığını söyledi. Daha sonra da bu suikasti benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de ‘sen de yardım edersen’ yapabilirim’ dedim. Ancak devlet politikası olarak değil de Kürt-Türk çatışmasını çıkarmak amacıyla yapılmasını istediklerini söyleyince vazgeçtim." dedi.

BAŞBUĞ DURUŞMAYA KATILMADI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ‘nde görülen Ergenekon davasının 257’nci duruşmasında Mustafa Balbay, Veli Küçük, İbrahim Şahin ve Tuncay Özkan’ın da aralarında bulunduğu 35 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Mehmet Haberal, Hurşit Tolon, Levent Ersöz ve Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 30 tutuklu sanık ile başka suçlardan tutuklu sanıklar Yalçın Küçük ve Sami Hoştan ise duruşmaya katılmadı.

ERGENEKON’UN KARARGAHI VARDI

Duruşmada, eski DHKP/C üyesi gizli tanık Huzur’un ifadelerine başvuruldu. Bir dönem söz konusu terör örgütüne üye olduğunu anlatan gizli tanık Huzur, "Örgütte bulunduğum süre içinde, Ergenekon ile ilgili bildiklerimi ve öğrendiklerimi, örgütten ayrıldıktan sonra Terörle Mücadele Şubesi’nde anlattım. Ergenekon yapılanmasının karargahı olarak gördüğüm bir yer vardı. Oraya yönelik bir eylem çalışmam vardı. Ancak örgüt tarafından bu görevim iptal edildi. Bu işle örgütün ayrıca ilgileneceği söylendi bana." ifadelerini kullandı.

BAYDEMİR’İ ÖLDÜRMEMİ İSTEDİLER

Mahkeme Başkanı’nın Diyarbakır Büyükşehir Beldiye Başkanı’na yönelik suikats planına ilişkin sorusu üzerine gizli tanık,"JİTEM elemanı olarak bildiğim bir kişi, bu iş için iki itirafçının görevlendirildiğini ancak bu kişilerin kaçtığını söyledi. Daha sonra da bu suikasti benim yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de ‘sen de yardım edersen yapabilirim’ dedim. Ancak devlet politikası olarak değil de Kürt-Türk çatışmasını çıkarmak amacıyla yapılmasını istediklerini söyleyince vazgeçtim." diye konuştu. Huzur, Ergenekon sanıklarından kimseyi bizzat tanımadığını, basından duyduğu kadarıyla bilgisi olduğunu da sözlerine ekledi.

GÖLCÜK ARAMALARI İLE İLGİLİ ÖNEMLİ İTİRAF!


Balyoz’un tutuksuz sanıklarından Astsubaydan, Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü zeminindeki döşemenin altındaki belgelerle ilgili önemli itiraf.

Balyoz davasının tutuksuz sanıklarından Astsubay Erdinç Yıldız, Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü zeminindeki döşemenin altındaki belgelerin, aynı davanın sanığı Binbaşı Kemal Yakar tarafından oraya konulduğunu söyledi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, 6 Aralık 2010 tarihinde yapılan aramada dava konusu olan dijital belgelerin bulunduğu Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ‘Askerî casusluk’ davasının tutuklu sanıklarından da olan Erdinç Yıldız savunmasını yaptı. Bir soru üzerine, "Sadece bizim zemin böyle değildir. Binanın dörtte üçünün zemini böyledir.” dedi.

Aramada bulunan harddisklerin imha edileceğini, harddisklerin imha edilmesi için de bir alet istendiğini kaydetti. Arama nedeniyle İstanbul Cumhuriyet savcısının geleceğini 15.30’da öğrendiklerini, ancak aramanın 18.30’da gerçekleştiğini ifade ederek, aramanın yapılmasını 3 saat beklediklerini dile getirdi. Ele geçirilen belgeleri tutuklu sanıklardan Kemalettin Yakar’ın döşemenin altına koyduğunu söyleyen Yıldız, bu belgelerin bir daha dışarı çıktığını hiç görmediğini vurguladı.

http://www.aktifhaber.com//golcuk-aramalari-ile-ilgili-onemli-itiraf-555780h.htm

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: