Etiket arşivi: izmir

İzmirde onbinler İHALEYİ PROTESTO ETTİ..


İzmir’de belediye otobüslerinde çalışan İZELMAN kadrolu şoförler, hizmet alımı ihalesinde ortaya çıkan krizi protesto etmek amacıyla Basmane Meydanı’nda toplanarak İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne kadar yürüdü.

Hafta sonu alınan eylem kararı doğrultusunda önce direksiyona şapkalı, sivil kıyafetli ve tıraşsız olarak oturan şoförler bu kez binlerce sendikalının da desteğiyle büyük bir protesto yürüyüşünde buluştu.

Genel-İş Sendikası bağlı DİSK tarafından organize edilen ve 10 binlerce sendika üyesi ve destek olan yurttaşların katıldığı yürüyüş Basmane Meydanı’ndan başladı. Toplanan işçiler, ellerindeki düdükleri öttürerek Fevzipaşa Bulvarı üzerinden Konak Meydanı’na kadar yürüdü. AKP İl Başkanlığı’nın yakınından geçerken bir süre oturma eylemi yapan işçiler daha sonra kortej halinde Konak Meydanı’na geldi.

Konak Meydanı’nda açıklama yapan Genel İş Sendikası Genel Başkanı Erol Ekici ihalede düşük teklif veren Etkin-İdeal Ortak Girişim Şirketi’ne yüklendi. Ekici, “Bugün burada işçi simsarı şirketlerin göz koydukları, soframızdaki ekmeğimizi, çocuklarımızın geleceğini yani alın terimizi savunmak için bir araya geldik” diye konuştu.

HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ!

Ekici, “Etkin- İdeal unvanlı ortaklığı oluşturan şirketlerin arka planından, belediyelerden aldığı ihalelerle palazlanıp sermaye gücüne oluşan bir holding, AKP’nin borazanlığını yürüten bir medya kuruluşu ve adı yolsuzlukla anılan sözde bir yardım derneği çıktı. Bu organik yapı içindeki Beyaz Holding, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak daha önce işçiler üzerinde oynadığı oyunları şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde sergilemek istemektedir. Burası İstanbul Büyükşehir Belediyesi değil İzmir Büyükşehir Belediyesi. Bugün belediye hizmetlerinde çalışan yüz binlerce işçiyi taşeron şirket cenderesinde sendikal ve sosyal hakları olmadan çalışmaya zorlayan bir düzen söz konusu. Taşeronlaşmayı zorunlu hale getiren AKP hükümetidir. Taşeron firmalarda çalışan işçilerin ezici çoğunluğu vahşi çalışma koşulları içinde en temel sosyal güvenlik haklarından bile yoksundur. Bu mücadelede kimseden korkumuz yoktur. Bedeli ne olursa olsun haklarımız için mücadele edeceğiz” diye konuştu.

“TAŞERONA EMANET EDİLMESİN”

İzmir’in her zaman sömürüye dayanan bir yapısı olduğunu vurgulayan Ekici; “Büyükşehir Belediyesi’nden Belediye hizmetlerini ne olduğu belirsiz, niyeti bozuk ve işçi simsarlığı yapan şirketlerin insafına ve yönetimine bırakmamasını talep ediyorum. Otobüs şoförlüğü yapmanın kendine has güçlükleri var ve deneyim gerektiriyor. Sadece İzmirlilerin can ve mal güvenliği için bile bu ihalenin İstanbul’dan gelen bir şirkete teslim edilmemesi gerekir. İzmir Büyükşehir Belediyesi zulme adaletsizliğe karanlığa sömürüye direnen bir kentin belediyesidir. Biz deniz feneri örgütlenmelerinin İzmir işçisinin alın teri üzerinden zenginleşmelerine seyirci kalmamaya kararlıyız. Bunun içinde sonuna kadar mücadele edeceğiz ” dedi. Eyleme katılanlar “Faşizme karşı omuz omuza, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek ve İzmir’de taşeron istemiyoruz” sloganları attı

Kamer Genç: İzmir’deki İHALE İPTAL EDİLMELİ!


Türkiye’nin en büyük yolsuzluk davalarından biri olduğu ifade edilen Deniz Feneri Davası’nda yaptığı çıkışlarla tanınan, TBMM’ye elinde deniz feneri ile gelen CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, İzmir’i kilitleyen otobüs şoförü ihalesi ile ilgili konuştu.

ESHOT’un yaptığı ihaleye verdiği 188 milyon TL’lik teklif ile belediye şirketi İZELMAN’ın önüne geçen ve şansını yükselten ve Etkin-İdeal Ortak Girişimi’nin Deniz Feneri Derneği’nde adı geçen Beyaz Holding ile bağlantısının ortaya çıkması konunun bir numaralı takipçisi Genç’i harekete geçirdi. Genç, Egedesonsöz’e yaptığı açıklamada süreci yakından takip ettiğini, ortaya çıkan durumun İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel tarafından kendisine aktarıldığını söyledi.

1 MİLYAR TL
Deniz Feneri Davası’nda yargılanan Beyaz Holding’in kurucuları Zekeriya Karaman ve İsmail Karahan’ın adlarının birçok yapılanma ve şirkette çıktığını ifade eden Genç, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ihalesine giren Etkin Danışmanlık Eğitim Organizasyon Şirketi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere AK Partili belediyelerin çoğundan büyük işler aldığını söyledi. Genç “Beyaz Holding o kadar çok iş yapıyor ki bunları yaparken hiç ortaya çıkacağının hesabını bile yapmıyor. Farklı isimler ve yapılanmalar üzerinden kurdukları şirketlerle paraları götürüyorlar. Beyaz Holding’in bu zamana kadar aldığı ihale bedelleri 1 milyar TL’yi buluyor. Bu inanılmaz ve dehşet verici bir rakamdır. Hiçbir yerde kendileri ile rekabet edecek şirket ve yapılanma istemiyorlar. Bir insan ‘hep benim olsun’ ister mi? Ama bunlar sürekli talep ediyor, alıyorlar” diye konuştu.

AMAÇ BELEDİYEYİ BAŞARISIZ GÖSTERMEK
Deniz Feneri başta olmak üzere bağlantısı olan şirketler ve ihaleleri alan yapılanmalarla ilgili defalarca önerge verdiğini fakat yeterli cevap alamadığını ifade eden Genç “İzmir’deki durum kenti etkileri altına almak istediklerinin bir göstergesidir. Uzun süredir başarılı çalışmalar yapan, taşeronlaşma ile mücadele eden bir belediye yönetimi var. Hem bunu kırmak hem de belediyenin sağlam yapısını bozmak istiyorlar. Bu zamana kadar tüm belediyelerde aldıkları ihaleler ile insanları az maaşa çok fazla mesai ile çalıştırdılar. Türkiye’nin birçok yerinde bu sistem halen daha devam ediyor. Amaç ihalelere girmek değil amaç kenti yıpratarak belediyeyi başarısız göstermektir. Maddi desteğin yanında kamu kurumlarında ve devletin üst yapılarında etkili yerler ile bağlantıları var” dedi.

İHALE İPTAL EDİLMELİ!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun elinde imkan ve olanak varsa hemen, en kısa sürede ihaleyi iptal edip yeniden süreci başlatması gerektiğini belirten Genç “İhalede en düşük teklifi vermiş olabilirler. Burada durumun iyi analiz edilmesi gerekiyor. Şartları taşımadığı ve bu işi yürütemeyeceği belliyse ihale verilmeyebilir. Tabi ki bu işin Kamu İhale Kurumu boyutu var. Oradan da müdahale edebilirler. İzmir’de tüm ihaleleri yandaşlarına verip aynı sistemi getirmek istiyorlar. Eğer ihaleyi bunlar alırlarsa en kısa sürede işçiler kapının önüne atılırlar. Bunun önleminin alınması gerekiyor. Maalesef mevzuat ve yasalar yöneticilerin ve idarenin elini kolunu bağlıyor” diye konuştu.

ORGANİZE HAFİF KALIR!
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik sistemli bir saldırının olduğunu bunun da uzun süredir devam ettiğini anlatan Genç, devletin tüm kademelerinin ve yetkili makamların bu amaç için kullanıldığını söyledi. Belediyeye düzenlenen operasyon ve müfettiş incelemelerinin bunun en önemli ayağı olduğunu söyleyen Genç “Şimdi de ekonomik güçlerini kullanarak yasalardan yararlanmaya çalışıyorlar. İzmir’e yönelik sistemli bir çalışma var. Burayı almaya çalışan AKP her koldan saldırıyor. Bu tür şirketleri bir silah olarak kullanıyorlar. Yapılanlar organize işlerin de daha büyüğü. Burada organize demek daha hafif kalır. Karar vermişler, uyguluyorlar. CHP iktidarında bunların hepsinin hesabını soracağız. Kurulan bu şirketler, alınan ihalelerin hepsinin bedeli ödetilecek” ifadelerini kullandı.

İZMİR NATO HAVA’DAN KARA’YA GEÇTİ


ASKERHABER’in geçen sene yazdığı haber kesinleşti

NATO İzmir Müttefik Hava Komutanlığı, alınan karar doğrultusunda, NATO Müttefik Kara Komutanlığı‘na dönüştürülecek.

Komutanlık böylece, Almanya Heidelberg ve İspanya Madrid kuvvet komutanlıklarının sorumluluklarını üstlenecek. Komutanlık, ittifakın kara kuvvetlerinin denetlenmesi ve değerlendirmesi, hazırlık, yeterlilik ve standardizasyonu ile NATO Müttefik Harekat Komutanlığı’nca emredildiğinde kara harekatının icrasından ve senkronizasyonundan sorumlu karargahın çekirdeğini oluşturuyor. İzmir’deki NATO üssü, daha önce, Müttefik Hava Komutanlığı olarak hizmet veriyordu.

(İLGİLİ HABER) ASKERHABER 1.5 YIL ÖNCE YAZMIŞTI

NATO, İzmir’in Buca İlçesi Şirinyer semtinde bulunan Orgeneral Vecihi Akın Kışlası‘ndaki İzmir Müttefik Hava Komutanlığı’nı Müttefik Kara Komutanlığı’na dönüştürme kararı aldı. Bu çerçevede gelecek 30 Kasım’da düzenlenecek törenle yeni komutanlığın komutası, ABD Kara Kuvvetleri’nden Korgeneral Frederick Ben Hodges‘e verilecek. NATO Müttefik Kara Komutanlığı, 1 Aralık’tan itibaren faaliyetine başlayacak.

Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, NATO Müttefik Kara Komutanlığı’nın, gelecek nisan ve temmuz aylarında faaliyetlerine son verilecek olan Almanya Heidelberg’deki NATO Kuvvet Komutanlığı ile İspanya Madrid’teki NATO Kuvvet Komutanlığı’nın sorumluluklarını üstleneceği bildirildi.

30 Kasım’daki törenin NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı Oramiral James G. Stavridis’in de katılımıyla gerçekleşeceği bildirildi. NATO Müttefik Kara Komutanlığı’nın, ittifakın kara kuvvetlerinin denetlenmesi, değerlendirilmesi dahil olmak üzere hazırlığını, yeterliliğini ve standardizasyonunu destekleyici uzmanlık ve bilgi sağlayacağı, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanlığı tarafından emredildiğinde, kara harekatının icrasından, ittifakın icra etmek istediği harekatın kapsamına uygun olarak senkronizasyonunu sağlamaktan sorumlu karargahın çekirdeğini oluşturacağı bildirildi.

ASKERHABER / YURT HABERLER

GAVUR İZMİR


Ahmet Takan: İzmir’den Mehmet Türk’ün feryadı; ‘Tavan uyuyor taban ölüyor’


Siyaset nabzının en güzel tutulduğu yerlerden biridir çay ocakları. Demli çayın sıcaklığı ile Anadolu insanının dobra dobralığı, açık sözlülüğü, cana yakınlığı birleşince sohbetin tadına doyum olmaz. Siyasetin halk arasında nasıl bir algı yarattığının doğruya yakın ölçülerini çay ocaklarında kolaylıkla elde edebilirsiniz.

Çünkü; hangi parti, hangi iktidar olursa olsun çay ocaklarında merkezin borusu ötmez.

MHP Genel Başkanı adayı Koray Aydın’ın hafta sonu çalışmalarını izlemek için İzmir’e sabahın erken saatlerinde vardık. Aydın’ın ilk ziyareti MHP İzmir İl Başkanlığı olduğu için teşkilat binasına da haliyle erken saatte geldik. Ekip arkadaşlarımla birlikte zaman geçirmek için hemen yakında bulunan çay ocağına oturduk. Bir de ne görelim?.. İzmir’in etrafından bir çok Ülkücü ve MHP’li bizden önce gelmiş Koray Aydın’ı bekliyorlar. Tanıdıklarla hasret kucaklaşmalarının ardından çaylar tazelendi. Kısa bir hal hatır faslından sonra da tabii ki sohbet hemen MHP’nin 4 Kasım kongresine odaklandı.

Değişim için yanıp tutuşan Ülkücülerin her birinin “neden seçimleri kaybettik” sorusuna kendi beldelerinden, kendi ilçelerinden verdikleri bir dünya örnek oldu.

Ama yapılan sonuç değerlendirmelerinde ise hep “siyasi tembellik” vardı. Bir örnek vereyim;

Adı; Mehmet Türk. 60 yaş civarında, ömrünü davaya vermiş, Ülkü Ocakları’nda, Ülkücü Memurlar Derneği’nde görevler almış bir Ülkücü. “Ben Sayın Bahçeli’nin 1973 yılında Ankara İktisadi İdari Bilimler Yüksek Okulu’ndan öğrencisiyim. Bugüne kadar hep kendisini destekledim ama bundan sonra desteklemiyorum” dedi ve bizim hiç lafa girmemize fırsat vermeden peş peşe sıraladı;

“Devlet Bahçeli çalışmıyor. En son belediye seçimlerinde geldi bir konuşma yaptı sonra da otelde kahve içip, gitti Ankara’ya. Şöyle ilçelere köylere gitseydi ne olurdu? Rahmetli Başbuğ buralara geldiğinde köy köy dolaşırdı. Bak sana söyleyeyim. Karabağlar ilçesinde bir tane meclis üyesi çıkaramadık. 600 oyla barajı aşamadık. Barajı aşabilseydik 6 üye çıkarırdık. Devlet Bey hiç çalışmıyor. Çalışsa hala peşinde koşuşturuyor olurduk. Çevrenizdeki herkese sorun. Bizimkiler seçimden seçime buraya gelirler, doğru düzgün de çalışmazlar. Dağıttılar arkadaşlarımızı diğer partilere. Yani anlayacağın kardeşim, Tavan uyuyor, taban ölüyor.”

Sohbeti dinleyen bir başka Ülkücü de aynen şu tepkiyi gösterdi;

“Ülkücüler idare-i maslahatçı olmaz. O kadar!..”

İzmir’in sıcakkanlı ve de samimi insanları çay sohbetinin sıcağı ile anlattılar da anlattılar. Hepsinin ortak dertlerinden biri de Ankara Balgat’taki yapıya seslerini duyuramamaktı.

Koray Aydın’ın MHP il teşkilatına gelmesine çok az zaman kaldığı için sohbeti bitirmek zorunda kaldık. Bina içinde bekleyenler arasında heyecan doruktaydı.

Odalar, ara katlar tıklım tıklım doluydu. Aydın, teşkilata yönelik konuşmasında “sorumluluğun gereğini yerine getirmenin” altını ısrarla çizdi. Tabanın nabzını çok iyi tutan bir politikacı olan Koray Aydın, “Günü idare eden, günü kurtaran yapıyı kabul etmiyoruz. İktidar istiyoruz” deyince toplantı salonunda bulunan Mehmet Türk ile göz göze geldim. Mehmet Bey’in yüzü gülüyor, avuçları patlarcasına Aydın’ı alkışlıyordu.

Koray Aydın konuşmasını tamamladıktan sonra yanımda oturan bir MHP’li vatandaş, arka sıradaki eski milletvekili Nazif Okumuş’a döndü, “Genel Merkezden değil, milletin içinden milletin seçtiği milletvekillerini artık görmek istiyoruz” dedi. Okumuş da, “Koray Bey de bunları anlatıyor, senin dediklerini söylüyor” deyince vatandaş “ben yine de söylemiş olayım” diye son noktayı koydu.

Koray Aydın’ın tabana yaptığı yaşam aşısına İzmir de oldukça olumlu tepki verdi. Ege’deki değişim fırtınasından izlenimlerime yarın Manisa ve Balıkesir ile devam edeceğim.

Yeniçağ

AKP’NİN İZMİR’İ ELE GEÇİRME PLANINA ŞAŞIRACAKSINIZ /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @ rodrikdani


İzmir’de nedeni belirsiz siyasi operasyonlar yapılması, siyasi göçler sağlanması ve önümüzdeki Belediye Seçimlerinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın aday yapılacağı söylentileri, bu kez AKP’nin İzmir’i ele geçirmek için tüm güçleriyle, tüm paralarıyla çalışacaklarının bir belirtisi olarak görülüyor.

İzmir, Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlamasını müteakiben düşmana ilk kurşun’un gazeteci Hasan Tahsin tarafından işgalci kapitalist Yunan Kuvvetleri’ne sıkıldığı yerdir. İzmir, Cumhuriyet erdemlerini benimsemiş ve Türk Demokrasisi’nin mihenk taşını olmuş bir kent, aydınlığa ulaşmış halkı ile adeta Türkiye Cumhuriyeti’nin Son Kalesidir…

İzmir Yerel Yönetimi, sadece bir Büyükşehir Belediyesi değil, aynı zamanda sosyal demokrat kesimin umududur… İzmir’de yaşamak rahat, kolay ve ucuzdur. İzmir , Cumhuriyet’in ortadan kaldırılmasına izin vermeyecek görüşe sahip bir kenttir.

İşte Akp Kurmayları’nın kızdığı nokta…

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine dayalı olarak örgütlenmiş ve baskıdan uzak olarak yaşayan İzmir Halkı, ayaklanmalarının engellenmesi için öncelikle muhafazakar bir belediye tarafından yavaş yavaş boyun eğmeye alıştırılmalı ve Hedef 2023 Belirsizliği’ne hazır hale getirilmelidir. Eğer ihtimaller dahilinde Türkiye’de Cumhuriyet Rejimi ortadan tamamen kaldırılacak olursa, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü İzmir Halkı, bu duruma baskıyla alıştırılmış olmalısır ki, yeniden Cumhuriyet mayaları ortaya çıkmasın… İşte Liboş Muhafazakarlar ve Ak Partililer tarafından en çok istenen tablo budur…

Siyasi Göçler, Atatürkçü İzmir için En büyük tehlike!

Şehrin Göç Alması, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Seçimi’ne nasıl ulaşır demeyin ! İzmir’de AKP kökenli liberallerin Fabrikalarında ve inşaat, üretim şirketlerinde çalışan her işçi özenle seçilip işe alınmıştır. Genellikle Doğu illerinden, yoksulluk içinden alınıp getirilmiş olan pek çok işçi , çok az bir ücretle çalışıyor olsalar da, o bataklıktan çıkıp geldikleri için Ak Parti’ye şükrediyorlar. Göç edip İzmir’e yerleştirilen bu işçilerin sayısı azımsanmayacak çoğunlukta. Aynı zamanda, bu işçilerin çocuk sayılarının fazla olması , kimilerinin çok eşli olması ve gelirken eş dost akrabalarını da getirmeleri , kurtarıcı olarak gördükleri Ak Parti’nin seçimde ekmeğine bırakın yağı, aynı zamanda bal sürecektir…

Memur atamaları konusu ve sınavlardaki şifre vs. olayları’nın, İzmir ‘in demografik özelliklerini etkilemiş olması, şaşılacak bir olaydır. Bu garip cümleyi kim yazdı demeyin… Başta Kamu Personeli Seçme Sınavları olmak üzere , kimi zaman haberdar olduğumuz, kimi zaman bihaber kaldığımız o kadar çok usülsüzlük mevcuttur ki, tahmin bile edemezsiniz… İzmir’in Hastaneleri’ne , Okulları’na , Emniyetine ve daha pek çok Kamu kuruluşuna yapılan atamaların dürüstçe olduğunu mu sanıyorsunuz? Adam, Cumhuriyet Halk Partisi’nden almak istediği Bölgeye Sosyal Demokrat ya da Milliyetçi memur atar mı?

Doğu’da İzmir’e Göç Propagandası

Kontrollü olarak yapıldığını duyduğumuz başka bir ele geçirme projesi ise , işsiz ve yoksul ailelerin, en azından ılıman bir iklimde yaşamaları için İzmir ve Çevresine göç etmelerine teşvik edilmeleridir. Gazeteci bir arkadaştan alınan bilgilere göre, Ak Parti derin propagandacıları tarafından göç ettirilen bu insanların, gecekondu yapım malzemelerinin bile Ak Parti Teşkilatları tarafından veriliyor olması, İzmir’de çarpık Kentleşmenin önünü açmaktadır. Zarar sadece Cumhuriyet’e değil , İzmir’in Güzelliği’ne de dokunmaktadır.

İzmirli ne yapsın?

Gerçek bir İzmirli, bu oyunlara teslim olursa bir daha aşık olduğu İzmir’i göremeyebilir. Ege’nin incisi Güzel İzmir , istila altında kalıp kısa sürede Araplaştırılır.

İzmirli, kendisi için değilse bile çocukları ve torunlarının özgür geleceği için derhal harekete geçmelidir. İzmir doğudan göç alıyorsa, İzmirli kendi tanıdığı Cumhuriyet Sevdalısı vatandaşları gerekirse evine alıp beslemeli ve Cumhuriyet’in en büyük Kazanımı Özgür İzmir’i kaybetmemelidir.

İzmir Halkı, durumun ne kadar vahim olduğunu bir an önce görmeli ve titreyerek harekete geçmelidir. Bu diğer Batı illerimiz için de aynen geçerlidir. İzmirli, İzmir’de azınlık olarak kalmamalıdır! – -Tags: kuyruksuz.com , www.kuyruksuz.com , İzmir , İzmir Belediye Seçimleri , 2014 Belediye Seçimleri , 2014 yerel seçimler , 2014 mahalli seçimler , izmir 2014 , aziz kocaoğlu , izmir büyükşehir belediye başkan adayı , izmir belediyesi , belediye , belediyecilik , adalet ve kalkınma partisi , akp , ak parti , izmir Ak parti il teşkilatı , izmir il teşkilatı , izmir belediyesi , tutuklama , tutuklamaları , davası , nedir

izmir-buyuksehir-belediyesi

Niyazi Kuyruksuz

http://www.kuyruksuz.com/index.php?option=com_content&view=article&id=500:ak-parti-izmir-2014&catid=21&Itemid=547

BALYOZ DAVASI KARARLARI İZMİR’DE BİNLERCE KİŞİ TARAFINDAN PROTESTO EDİLDİ


Balyoz kararlarını protesto etmek için İzmir Alsancak- Tansaş önünde toplanan 2000 kişilik yurtsever kitle, 5 km yürüyerek AKP İzmir il binasına kadar geldiler. AKP önündeki barikatlarda İP Genel Başkan Yrd. ve İzmir il başkanının yaptığı açıklama ile eylem sona erdi. Yürüyüş boyunca binlerce yurtsever eşliğinde Harbiye Marşı, İzmir Marşı, Onuncu yıl marşını söylendi. “Kahrolsun AKP diktatörlüğü”, “Hükümet istifa” “Balyoz yalanı Amerikan planı” sloganlarını attı.l. Kordondaki Konak Ordu evi önün de ise yapılan konuşmalar sırasında “Necdet özel İstifa” ,”İzmir Uyuma Askerine sahip çık” sloganı sık sık atıldı. Yüzlerce Emekli subayın katıldığı yürüyüşte kadınların ağlayarak haykırdığı görüldü. Kitlenin heyecanı çevre den izleyenlerin de yürüyüşe katılmasını sağladı. Yürüyüş boyunca Silivri-Hasdal da yatan tutuklularının resimleri taşındı.

Yürüyüşe İşçi partisi, Tabip odası, Eğitim-İş, ADD örgütleri, DSP, HEPAR, CKD örgütleri katıldılar. Yürüyüş kolu Konak ordu evi önünde kitle örgütleri ve parti temsilcilerinin konuşması ile soluk aldı. Burada Tabip odası Başkanı Dr. Suat Kaptaner “Biz bu kararları biliyoruz, Taif’te Mithat paşayı da bu kararlarla boğdular, Namık kemalleri zindanlara attılar. Mustafa Kemal’in boynuna idam fermanı takmaya çalıştılar. Ama tarih göstermiştir ki bu kararlar bize vız gelir vız, o duvar o duvarlarınız da bize vız gelecektir. Yepyeni bir dünya doğuyor” dedi. ADD adına genel merkezin hazırladığı bildiriyi ADD Urla Şube Başkanı Ali Yanar okudu, Yanar şunları kaydetti:

“Bu kararlar ihanet belgesidir”. Bu davanın tüm sanıkları bizim onurumuzdur, bu yargı Türkiye cumhuriyetinin yargısı değil, iktidarın yargısıdır. Yargıçlar kendilerine verilen görevleri yerine getirmiştir”

İŞÇİ PARTİSİ: İşçi partisi genel Başkan Yardımcısı ve İzmir İl başkanı Tugay Şen yaptığı konuşmada şöyle dedi: Atatürk’ün köşkünde oturan iki sayfa 9 maddeyi imzalayanları kollarından tutacağız, Silivri’ye tıkacağız. Devrimin yargısı bunu yapacak

SİZ İKTİDARDA KALDIĞINIZDA ONLAR MAHKUM KALACAK MI SANIYORSUNUZ?

Şen konuşmasını şöyle sürdürdü: İktidarınız çöküyor, siz iktidarda kaldığınızda onlar mahkum kalacak mı sanıyorsunuz? Telaş içindesiniz. Türkiye’nin en güçlü ihtiyacı Güçlü Ordudur. Çetin Doğan komutanımız çok doğru söylüyor, aldığımız en yüksek madalyadır diyor.Biz de Tayyip Erdoğan’a geçmiş olsun diyoruz.Yıkılacaksınız, yurtseverler çıkacak hainler oraya girecek”

Emekli subay Eşleri Derneği Başkanı Nevin Yenilmez de” Onların hapiste olmalarına üzülmüyoruz, ordumuzu karalayan propaganda bizi üzüyor, kazanacağız. Buna inanıyoruz” dedi. DSP, HEPAR parti temsilcilerinin de yaptıkları konuşmaların ardından yürüyüş kitlesi barikatların önünde AKP il binasına gelerek sloganlarını haykırdılar.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: