Etiket arşivi: milletvekili

İRTİCACI KAÇAK MİLLETVEKİLİ ŞEVKİ YILMAZ’DAN İNCİLER : Ergenekon’nun 1 Numarası Kim?


Rize eski milletvekili ve belediye başkanlarından İlahiyatçı yazar Şevki Yılmaz, bu haftaki ”Sandık padişah” başlıklı yazısında, ihtillallerin baş patronunu ifşa ederek, kamuoyunun yıllarca merak ettiği konulara açıklık getirdi.

Bismillahirrahmanirrahıım

Sandık Padişah!

Yaratıcımız, yaşatıcımız ve yöneticimiz Allah’a (c.c) hamdolsun ki; insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmaya emin adımlarla devam ediyoruz. Dün olduğu gibi bugün de bu engellerin başında “sandik ihtillalleri” gelmektedir. Oy verme bilincinden uzak şuursuz seçmeni aldatarak sık sık denenen bu sandık ihtilallerin tehlikesi hala devam etmektedir.

Silahlı Güçlerin ihtilallerdeki rolü genelde sadece “taşeronluk” oldu. Ülkemizde Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan iktidarlara müdahale geleneği, tamamen sermaye önderliğinde, üniversite, yargı, medya ve halkımızı aldatarak sandıktan çıkmış siyaset işbirliğinde gerçekleştirildi. Evet askeri darbelerin tamamında gözünü hırs ve hased köreltmiş olan meclis içindeki bazı muhalefet ve iktidar partilerindeki bazı siyasiler uşaklık yapmıştır. Tamamiyle masonik sermaye emriyle yaptırtılan 27 mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 ve en son 28 Şubat 1997 darbelerinde medya kışkırtıcılığı sayesinde meclis içi bazı siyasi kadrolar, üniversiteler ve yargı piyon olarak kullanılmıştır. Ve her darbede halkımız, askeri, siyasi, yargı ve eğitim kurumları kaybetmiş, sadece bir avuç tekelci azınlık sermaye kazançlı çıkmıştır.

Vay koçum sermaye vay! İşgal ettiği sandık sayesinde hala darbelerin bir numarası olmaya devam ediyor!

İsmet İnönü ve avaneleri halkın desteğiyle iktidara gelemeyeceğini anlayınca Anadolu sermayesinin yolunu açan merhum Menderes’e kin besleyen bir avuç bu mutlu sermaye patronuyla iş birliği içine girerek askeri göreve çağırmasaydılar, asla ihtilal olmayacaktı. 12 Mart 1971 askeri muhtırasına ve 12 Eylül 1980 darbesine siyaset ve yargı boyun eğmeseydi, malum masonik sermaye kazançlı çıkmayacaktı.

Son olarak 28 Şubat postmodern darbesi de, malum sermayenin sömürü musluklarının kesilmeye başlamasıyla planlanmış, silahların gölgesinde gerçekleştirilmiş bir yargı ihtilalidir. Malum sermaye kontrolündeki bu hukuksuz darbeye önce meclis içindeki muhalefet uşaklık yapmıştır. Sandık yoluyla iktidara gelemeyeceğini anlayan muhalafet partileri silahlı güçlere aczimendi olma zilletine düşmüşlerdi. Ve uşaklıklarının bedeli olarak da ANASOL-M ucubesi hükümetiyle ödüllendirildiler! Kullandıkları diğer kurum olan Yargının en üstündeki gerçekleri sezemiyen adam da Cumhurbaşkanlığı makamıyla ödüllendirildi. Ne acı ki bu şahsın seçilmesinde de yine meclisimiz kullanıldı.

Bugünkü iktidarın cesaret ve kararlılığı sayesinde ihtilallerin işçileri olan sivri (askeri) kanat, Silivri’ye gönderildi. Anayasa reformu yaparak da siyasete yargının hukuksuz darbe yapabilmesinin önüne geçilmesi planlandı.Ama darbelerin mütaahhiti (patronu) olan sermaye, onun piyonları bazı siyaset, yargı ve medya çevrelerinin inatla yoluna devam ettiklerinin farkında mıyız!?

Dün olduğu gibi bundan sonra da en büyük tehlike sandık ihtilalleridir. Silahlı güçleri kullamayacağını anlıyan iç ve dış siyonist, masonik büyük sermaye çevreleri şimdi umudunu tekrar beş yılda bir milletin önüne konan seçim sandığına bağlamıştır. Ellerindeki tüm eğitim okulları ve medya gücüyle şuursuz, kişiliksiz, vurdum duymaz, ne melazım bir nesil yetiştirmek için seferberlik başlattılar. Malum masonik şer medya toplumun ahlak, haya ve edep damarlarını çatlatmak için olanca gücüyle ve pervasızca ahlaksız yayınlarına devam ediyor.

Bu tehlikeyi önlemek için iktidarın başlattığı eğitimdeki 4+4+4 sistemine karşı çıkıyorlar. İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarının yeniden açılması karşısında çılgına döndüler. Tüm okullarımızda okutulmaya başlanan Kur’anı Kerim ve Siyer derslerine onun için kuduruyorlar.

Sivil toplumumuzla, tarikat, cemaat müntesipleriyle ve görevdeki iktidarıyla elele vererek şuurlu ve bilinçli bir nesil yetiştirmek suretiyle, sandıktaki bilinçsiz halk ihtilallerini önlemeliyiz. Unutmayalım ki eskiden padişahlar yaşadığı surece görevdeydiler. Şimdi ise sandıkla beş yılda bir siyasi iktidar değişebilmektedir. Yani padişah sandık olmuştur!

Ufak bir gaflet, şahsi çekişme ve bölünme sonucunda sandıktan çıkabilecek Ergenekon sözcüsü Masonik bir iktidar, daha yeni elde edilen tüm maddi ve manevi kazanımlarımızı bir anda yok edebilir. Yıllarca askeri darbelere çanak tutan partiler hala mecliste muhalefette olduğunu unutmayalım. Utanmadan ve sıkılmadan darbecilere çanak tutmaya devam etmektedirler.

Daha yolun başındayız. O halde durma, oturma, uyuma ve ayrılma yok! İlgilileri uyararak birlikte yola devam etmeliyiz.Hak ve özgürlükler adına yeni kavuştuğumuz kazanımların artarak devamı için çok çalışmalıyız.Şuurlu, basiretli ve dindar bir nesil yetiştirmek için başlatılan eğitim seferberliğine destek vermeliyiz.

Allah (c.c) korktuklarımızdan emin, umduklarımıza nail kılsın. Amin.

Şevki Yılmaz

irtibat

www.sevkiyilmaz.net

Not:Büyük şehid İmam Hz.Hüseyin (r.a) Efendimizin direniş şuurunu ve Kerbela ruhunu Filistin’deki mazlum kardeşlerimizle beraber Mescid-i Aksa’da yaşamak isteyen kardeşlerimizi, Nadide Turizm’in 12-16 Aralık 2012 tarihlerinde organize ettiği Muharrem ayındaki KUDÜS-ü Şerif ziyaretine katılmaya davet ediyorum.Rezervasyon, ön kayıt ve detaylı bilgi için 0555-8656726 ve 0212 6169226 www.nadideturizm.com

Reklamlar

MİLLETVEKİLİ ÜLKESİNE TERÖR İHRAÇ EDEN İRAN’A SERT ÇIKTI


İRAN ANALİZ / El-Irakiyye grubundan milletvekili Ahmed el-Alvani yaptığı açıklamasında sözde terörle mücadele konferansına katılmak için Bağdat’a gelecek olan İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecat’ın ziyaretine sert bir dille karşı çıktı. Tahran’ı Irak’a ölüm, silah, bomba ve uyuşturucu ihraç etmekle suçlayan milletvekili Necat’ın ziyaretini “alaycı çığırtkanlık” adımı şeklinde değerlendirdi.

Allavi liderliğindeki el-Irakiyye grubundan milletvekili olan Ahmet el-Alvani yaptığı konuşmasında sözde terörle mücadele konulu konferansa katılmak üzere Bağdat’a gelecek Ahmedinecat’ın ziyaretini protesto eden milyonlarca Iraklının duygularına tercüman oldu.

Konuşmasında milletvekili Alvani: “Terörle suçlanan İran’ın katılacağı bir konferans düzenlemek yerine gelecek terörle mücadele konferansını İran’da düzenleyin.” diyerek “Yani Irak’a ölüm ihraç eden, susturucu silahları, patlayıcı bombaları ve ekstazi uyuşturucularını gönderen bir İran’ın terörle mücadele konferansına katılması akıl işi mi?” şeklinde bir soru sordu.

İran’ın ülkesindeki karanlık ve çetrefilli komplolarını, plan ve projelerini ifşa edip üzerine giden bir milletvekili olarak öne çıkan Alvani konuşmasını sürdürerek: “İran, bölgeyi tahakkümü altına alma girişimi olarak bu konferansı planlamaktadır. Yine bu konferans aracılığıyla civar ülkelerden bazılarıyla irtibat içinde liderliğindeki mezhepçi yapıları tesis etmek istemektedir.” şeklinde konuştu.

İran’ın planlayıcısı veya destek verdiği diğer birçok konferansta olduğu gibi bunun da yine kendisine hizmet edecek şekilde tasarlandığını ortaya çıkartan Alvani: “Konferansta örneğin Irak meselesiyle alakası olmayan Pakistan ve Afganistan gibi ülkeler bulunuyor.” diyerek bunun arkaplanını gözler önüne serdi.

Öte yandan konuyla ilgili konuşan fanatik Şii siyasi Baha el-Araci sözde terörle mücadele konferansı düzenlemenin zaruri olduğunu öne sürdü. Gözlemciler ise Mukteda Sadr grubunun önde gelen isimlerinden el-Araci’nin temsilcisi olduğu Mehdi Ordusu ve diğer Şii milis yapılanmalarının ülkedeki terörist faaliyetlerin merkezinde yer aldığına dikkat çekiyor. Sünni kökenli milyonlarca Iraklının tehcir ettirilmesi ve on binlercesinin öldürülmesinde inanılmaz terörist eylemler düzenleyen bu örgütlerin temsilcileri şimdi Maliki liderliğinde Irak hükümetinin çoğunluğunu oluşturuyor.

Mezkur konferansın ilkine 2011 Temmuz ayında Tahran ev sahipliği yapmış, iddialara göre 60′tan fazla ülke ve kuruluştan temsilci katılmıştı.

Gizli belgelerle AK Parti’yi, vekillerini bitirme planları hazırlamış


AK Parti Balıkesir Milletvekili Cemal Öztaylan, partisinin Bandırma’daki ilçe kongresinde "Ergenekon" davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Prenses düğün salonunu dolduran 600 kişiye hitaben konuşma yapan Milletvekili Öztaylan, "Hava Kuvvetleri Komutanlığının çeşitli hava üstleri komutanlarına gönderdiği gizli Ergenekon davası resmi belgeleri işte elimde. Ergenekon davasından tutuklanan Hava Kuvvetlerindeki komutanlar, gizli belgelerle AK Parti’yi, vekillerini ve AK Parti’li belediye başkanlarını bitirme planları hazırlamış. Gizli belgede komutanlar, AK Parti’li vekillerin, başkanların, yakınlarının irticai faaliyetlerini video ses
kayıtlarınla tespit edin. Yakınınız bulunan gazetecilerle temasa geçip Ak Parti’yi yıpratan olumsuz haberler hazırlatın. Bankalarda çalışan personel eşleri AK Parti’li Bakanların, Milletvekillerinin yakınlarının banka hesaplarını, kredi kartı harcamalarını düzenli takip edip komutanlara rapor versin gibi çok sayıda gizli talimatlar var. Bunlar işte elimdeki gizli belgede yazıyor.

Ergenekoncu komutanlar bizim gibi vatanını seven vekillerle uğraşmasın, gidip PKK itiyle uğraşsın. Ben yine geçen hafta Edremit’e gittim, vatandaş yolda bana sordu ‘senin adın Hrant mı?’ diye. Ben de ‘Ben ne Ermeni’yim ne de Hrant’ım, ben Türk’üm’ dedim. Yine burada söylüyorum, ‘ben ne Ermeni’yim ne de Hrant’ım, benle uğraşmayın’ " dedi.

http://www.stargazete.com/politika/oztaylan-dan-ergenekon-aciklamasi-haber-420068.htm

LÜBNANLI VEKİL: ARTIK KENDİMİZİ KORUMA DEVRİ GELMİŞTİR!


İRAN ANALİZ / El-Müstakbel hareketinden milletvekili Halid Dahir yaptığı açıklamasında ülkedeki tüm Sünni gençlerin kendisini koruyacağını, tıpkı terörist bombalı saldırılarda olduğu gibi bir şekilde başkalarının kendilerini öldürmelerine izin vermeyeceklerini, bunun kendileri ayıp olduğunu söyledi. Tümgeneral Vissam Hassan’ın terör saldırısına kurban gitmesi üzerine konuşan Zahir Hizbullah ve 8 Mart cephesine de açıkça mesaj verdi.

Yaşanan kanlı terör saldırısı üzerine konuşan milletvekili Halid Zahir MTV’ye verdiği demecinde: “Tüm Ehli Sünnet gençleri kendi nefsini korumaktadır. Bu şekilde öldürülmeye izin vermeyeceğiz.” dedi. Bugünden sonra önlerinde kendilerini savunmaktan başka bir çare kalmadığını vurgulayan milletvekili bu meselenin sadece Sünniler için değil aynı zamanda Hristiyan gençler için de söz konusu olduğunu söyledi. Bu konuda daha fazla bir şey de söylemek istemediğini belirtti.

Hizbullah’ın kendilerini tehdit ettiğini ve zaten 14 Mart Cephesini pasifist gördüğünü ve milli uzlaşmaya istekli olduğunu söyledi. “Ancak Hizbullah ve 8 Mart cephesi bilmelidirler ki sadece bizler ölmeyeceğiz, aksine onların grubu da ölecektir.” şeklinde konuştu.

Hizbullah’a hitap eden vekil Zahir: “Bizlerden 100o kişi veya 10 bin kişi öldürürürsünüz; burada mesele yok; ama şunu bilin ki ülkeyi size teslim etmeyeceğiz!” dedi ve ekledi: “Herkes Hizbullah’ın çıkardığı fitneyi durdurmasına çalışmalıdır. Bu da ortak bir konum almakla olur.”

Hükümetin istifasına dair sorulan soruya verdiği cevabında ise Zahir şunları söyledi: “Ey Necip Mikati! Halk seni devirmeden önce istifa et!” Son olarak Zahir açıklamasında mevcut Lübnan hükümetinin kendi başına karar alan bağımsız bir hükümet olmadığını; aksine Suriye rejimini savunan bir hükümet olduğunu söyledi.

Dünyanın en güzel işi : MİLLET VEKİLLİĞİ


İş:

T.C. Milletvekilliği

Görev tanımı:

Parti başkanının vereceği talimat doğrultusunda mecliste parmak indirilip kaldırılacak.

Sosyal haklar:

Ayda 9,5 milyar TL maaş

2 yılda emeklilik hakkı

Emekli olunca ömür boyu ayda 6 milyar TL maaş

Yılmaz Dağdeviren, emek vermiş, zaman ayırmış, ter dökmüş tuzu kuruluğun kıyaslanabilir tablosunu çıkartmış, Sizin de bilginiz olsun.

Kesin, bir kenara koyun.

· Ülke Norveç*: Kişi başı milli geliri: 98.000 $. Milletvekili maaşı: 7.500 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: 65 ten sonra. Maaşın milli gelire oranı: % 7.6.*

· Ülke İsviçre*: Kişi başı milli geliri: 65.000 $. Milletvekili maaşı: 4.200 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 6.4. Ülke *

· Danimarka:* Kişi başı milli geliri: 64.000 $. Milletvekili maaşı: 5.000 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 7.8.*

· Ülke Finlandiya*: Kişi başı milli geliri: 52.000 $. Milletvekili maaşı: 4.000 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 7.6.*

· Ülke Hollanda*: Kişi başı milli geliri: 52.000 $. Milletvekili maaşı: 5.660 $. Yan ödeme: 150 $. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 10.8.*

· Ülke Avusturya*: Kişi başı milli geliri: 50.500 $. Milletvekili maaşı: 8.100 $. Yan Ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 16.*

· Ülke Belçika*: Kişi başı milli geliri: 47.000 $. Milletvekili maaşı: 5.064 $. Yan ödeme: 1.423 $. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 10.6.*

· Ülke İngiltere*: Kişi başı milli geliri: 46.500 $. Milletvekili maaşı: 6.200 $. Yan ödeme: Londra kenti 9 gidiş-geliş bileti. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 13.3.*

· Ülke Fransa*: Kişi başı milli geliri: 46.000 $. Milletvekili maaşı: 4.648 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: 55 yaş sonrası. Maaşın milli gelire oranı: % 10. * **

· Ülke İtalya*: Kişi başı milli geliri: 40.000 $. Milletvekili maaşı: 9.150 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 22,8.

· Ülke İspanya*: Kişi başı milli geliri: 37.000 $. Milletvekili maaşı: 2.312 $. Yan ödeme: 1.500 $. Emeklilik: Memur gibi. Maaşın milli gelire oranı: % 4. * **

· Ülke Çek Cumhuriyeti*: Kişi başı milli geliri: 21.000 $. Milletvekili maaşı: 1.900 $. Yan Ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 9.*

· Ülke Litvanya*: Kişi başı milli geliri: 15.000 $. Milletvekili maaşı: 820 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 5.4.*

· Ülke Polonya*: Kişi başı milli geliri: 14.000 $. Milletvekili maaşı: 1.893 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 13.5.*

· Ülke Ermenistan*: Kişi başı milli geliri: 4.000 $. Milletvekili maaşı: 200 $. Yan ödeme: Yok. Emeklilik: Yok. Maaşın milli gelire oranı: % 5.

· ÜLKE TÜRKİYE**.* Kişi başı milli geliri: 10.000 $. Milletvekili maaşı: 5.600 $. Yan ödeme: Harcırahlı. Emeklilik: Yaş sınırı yok. Çifte emekli geliri var. Maaşın milli gelire oranı: % 56.

Küba*’daki durum:

· Milletvekili maaşı yok.

· Beceriksiz çıkarsa, halkın geri çağırma hakkı var.

· Emeklilik yok.

· Harcırah, yolluk yok.

· Sadece ve sadece Küba halkına *hizmet etme onuru* var.

Kim bu AKP’li 8 Milletvekili


Sivas davasının da zamanaşımına uğramasını engelleyebilecek kanun teklifinin bugün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın verdiği ve komisyonda bekleyen 141 sayılı "Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin bugün Genel Kurul’da görüşülmesi için başvuru yapıldı.

Tanrıkulu, bianet’e yaptığı açıklamada, AKP’li vekillerin oylarında, teklifin görüşülmesinin reddedildiğini söyledi ve "Teklifin görüşülmesini engellemek üzere el kaldıran vekiller bunu kamu vicdanına nasıl izah edecekler?" diye sordu.

"Muhalefetten gelen ve kamunun vicdanın ilgilendiren yasa teklifinin karşısında durmanın unutulacağı inancında değilim."

8 Aralık 2011’de Meclis Başkanlığı’na sunulan yasa teklifi, "yaşam hakkı ihlali, işkence ve çocuklara karşı cinsel istismar" suçlarında zamanaşımının işlememesini öngörüyor.

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, bugün yaptığı açıklamada da teklifin, 20 Aralık’ta İnsan Hakları İnceleme Komisyonu ile Adalet Komisyonu’na yollandığını açıkladı.

Tanrıkulu, teklifin komisyonlarda çok uzun süre bekleyebileceği ve Sivas davasındaki zamanaşımı tehlikesini de gözeterek, bugün Genel Kurul gündemine alınarak ön görüşme yapılması için başvuruda bulundu.

Meclis İç Tüzüğü 37. maddesine göre, vekilin sunduğu teklif komisyonda bekletildiği takdirde Genel Kurul’da ön görüşme yapılmasını isteyebiliyor.

"Ben de bu hakkımı kullandım çünkü görüşme konusunda inisiyatif alınmazsa dönemin sonuna dek görüşülmeden kadük kalma tehlikesi vardı" diyen Tanrıkulu, teklifin, sıra beklemeden görüşülmesini istediklerini ifade etti.

Tanrıkulu, "Bu talebimiz, Genel Kurul’daki AKP’li vekillerin oyuyla reddedildi. Çiçek de Meclis’in danışma kurulunda yasa teklifinin öncelikli görüşülmesini sağlayabilirdi ancak yapmadı" diye konuştu.

"Bugün teklif görüşülüp diğer prosedürler de aşılabilirdi ve teklif yasalaşabilirdi. Böylece yasa, Sivas davasına da uygulanır ve zamanaşımı durdurulabilirdi."

Tanrıkulu, başvurularını tekrarlayacaklarını söyledi ve "Bundan sonrası AKP vekillerinin iradesine bağlı" dedi.

"İnsanlık suçu kapsamında"
2 Temmuz 1993’te 35 kişinin yakıldığı, iki saldırganın da hayatını kaybettiği Sivas katliamıyla ilgili son davanın 13 Mart’ta zamanaşımı nedeniyle düşme riski bulunuyor.

Davada yargılanan altı sanık da firari.

Davanın müdahil avukatlarından Şenal Sarıhan, bianet’e yaptığı açıklamada, sanıkların Türk Ceza Yasası’nın 146. maddesinin 3. fıkrasından yargılandıklarını ve iç hukuka göre zamanaşımından faydalanabilecek olsalar da suçun "insanlık suçu" kapsamında olması nedeniyle uluslararası hukukun işlemesi gerektiğini söylemişti.

Aranmakta olan altı sanığın bugüne kadar evlendiğini, çocuk sahibi olduğunu, çocuklarını okullara kaydettirdiklerini hatırlatan Sarıhan, bunların nasıl hala yakalanamadıklarını anlamadığını da eklemişti.

CİHANER: FAİLLERİ KİM GİZLİYORSA SORUMLUSU O

Önergenin AKP’li milletvekillerinin oyları ile reddedilmesini Focushaber’e değerlendiren CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, "Sivas Katliamında failleri kim gizliyorsa sorumlusu odur" dedi.

"AKP’nin bu tavrı bizim için sürpriz olmadı" şeklinde konuşan İlhan Cihaner; "AKP faili meçhul cinayetler konusunda da benzer yaklaşımda bulundu. Bu konuda araştırma komisyonu kurulması için verdiğimiz teklifler geri çevrildi. Hükümet bu tür olayları halkı kamplaştırmak için kullanıyor. AKP kadrolarının başka türlü bir tavır almasını beklemiyorduk. AKP’nin acıları sömürmesi ancak bu konularda çözüm üretmemesi, çok sık başvurduğu bir siyasi ahlaksızlıktır. " dedi.

BU DAVADA ZAMANAŞIMI OLMAZ
Sivas Davasında zamanaşımı olmayacağını da savunan CHP Milletvekili Cihaner, "Davada, olayı gerçekleştiren görünürdeki bir çok sanığın yargılaması yapıldı. Firari sanıklarla ilgili arama kararları ise devam ediyor. Ancak Sivas Davasında zamanaşımı olmaz. İddia edildiği gibi bu katliamın arkasında başka bir yapılanma varsa, bu yapılanmanın ortaya çıkartılması lazım. Sivas’ta işlenen suç ‘mütemadi suç’ kapsamındadır. Kanuna göre ‘mütemadi suçlar’ zamanaşımı kapsamı dışındadır" dedi.

AVUKATLAR, MÜVEKKİLLERİNİ KURTARDIAKP’li bazı vekillerin Sivas davasının sanıklarının avukatlığını yaptıklarını hatırlatan İlhan Cihaner, "O davanın avukatları, kendi müvekkillerini kurtardılar. AKP, çeteleri, karanlık güçleri ve katliamları aydınlatmak yerine üstünü örtüyor" şeklinde konuştu.

"AKP yargısı Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeleri uygulamıyor" diyen Cihaner, insanlığa karşı üşlenen katliam suçlarının zamanaşımına tabi olmadığını ve bunun uluslararası hukuk tarafından da garanti altına lındığını vurguladı.

AKP’NİN SAMİMİYETSİZLİĞİ ORTAYA ÇIKTI

Zamanaşımı önergesinin reddedilmesi ile AKP’nin geçmişle hesaplaşma konusundaki samimiyetsizliğinin ortaya çıktığını savunan CHP’li Cihaner, "Başbakan Dersim konusunda özür dilemediği halde medya bunu ‘özür diledi’ diye yansıttı. Başbakan o konuşmayı yaparken seçtiği sözcüklerle, vücut dili ile zaten samimi bir özür dilemekten çok uzak olduğunu göstermiştir. Diğer yandan genel başkanımıza ‘Özür dile’ çağrısı yapıyor. Sayın Kılıçdaroğlu neden özür dilesin? Mağdurun özür dilediği nerede görülmüştür? Sayın Kılıçdaroğlu Dersim olayında mağdurdur" dedi.

BAŞBAKAN’IN ADIYAMAN’DA GÖSTERİLEN HASSASİYETİ HAFİFE ALMA HAKKI YOKTURAdıyaman’da Alevi vatandaşların evlerinin işaretlenmesi konusunda İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına da değinen İlhan Cihaner, "Bu ülkede Maraş, Çorum ve Sivas olayları yaşanmıştır. Alevi yurttaşlarımızın bu konulardaki hassasiyetini hükümetin hafife alma şansı yoktur. Başbakan, bütün toplumun başbakanı olduğunu göstermek yerine ateşle oynuyor. Her türlü ayrışma noktasını kaşıyor ve buralardan oy devşirmeyi tercih ediyor. Bu tür konularda muhalefeti ve medyayı suçlamak bir siyasi ahlaksızlıktır" dedi.

‘AKP KATİLLERİN AVUKATI MI?’
Bugün TBMM’de Sivas katillerinin zamanaşımından yararlanmaması için CHP tarafından verilen önergenin AKP tarafından reddedilmesine ABF’den tepki geldi. ABF, "AKP’nin bu kararı, insanlığa karşı işlenmiş suçlara destek vermek anlamına gelir" dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Yönetim Kurulu tarafından yapılan "Zamanaşımı isteyen AKP katillerin avukatı mı?" başlıklı açıklama şöyle:

"AKP’nin, Sivas katliamı sanıklarının zamanaşımından yararlanmaması için CHP’lilerin verdiği yasa önerisini bugün TBMM’de reddetmesi tam bir insanlık ayıbıdır.

AKP’nin bu kararı, fiili olarak 2 Temmuz 1993 tarihinde tekbir sesleri eşliğinde “yakın ula yakın” çığlıklarına destek vermek anlamına gelir.

AKP’nin bu kararı, insanlığa karşı işlenmiş suçlara destek vermek anlamına gelir.

AKP’nin bu kararı, katliam sanıklarını mahkemelerde “avukat sıfatıyla” savunan kişilerin daha sonra AKP’de, bürokraside ve yerel yönetimlerde yükselmelerinin tesadüf olmadığı anlamına gelir.

AKP’nin bu kararı, 13 Mart 2012’de yapılacak duruşmada mahkemeye “evet Sivas sanıkları için zamanaşımı kararı al” mesajı vermek anlamına gelir.

Bu karar AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Sivas’ta Madımak Oteli’ni yakanları savunanların, onlara Avukatlık yapanlardan bu ülkeye demokrasi gelmez. Alevilere yönelik her gün kin ve nefret tohumları ekenlerden eşitlik ve adalet de beklenmez!

Alevi Bektaşi Federasyonu, bugünkü mecliste zamanaşımını fiili olarak onaylayan zihniyete karşı, Türk Kürt, Alevi Sünni, inancı ve etnik kimliği ne olursa olsun, insan olan ve adalet isteyen herkesi tavır almaya, en önemlisi de 13 Mart 2012 Salı günü saat 9’da Ankara Adliyesi önünde olmaya davet ediyor.

13 Mart Salı günü Ankara Adliyesi’nde yapılacak duruşma öncesi buluşalım ve katillere zamanaşımı uygulamasını engelleyelim!

İnsanlık suçu işleyenlerin cezalandırılmasını istemek için, Alevi ya da Sünni olmak gerekmez, Türk ya da Kürt olmak da gerekmez! İnsan olmak yeter!

MUTAHHARİ: NECAT GİBİLER BİR GÜN BİLE MAKAMDA KALMAMALI


İRAN ANALİZ / Milletvekili Ali Mutahhari mecliste yapamadığı konuşmasını yazılı olarak basınla paylaştı. Ahmedinecat iktidarına sert şekilde yönelttiği eleştirileriyle tanınan milletvekili açıklamasında Necat’ı bir kez daha şiddetle eleştirdi ve hemen istifa etmesi gerektiğini söyledi. Despotizm ve diktatör olmakla suçladığı Ahmedinecat gibi bir şahsın bir gün bile iktidarda kalmaması gerektiğini belirtti.

Açıklamasında Necat’ı sert şekilde eleştiren Mutahhari şunları söyledi: ” Böylesi bir şahsın bir gün bile iktidarda kalmaması gerekir. Bizlerin onun döneminin bitmesini beklememezi söylemek dahi makul değil; çünkü o gözükararmış bir şahsı ve koltuğunda hassas dosyaları mevcut.”

Mutahhari, yabancı para piyasasında yaşanan krizin batılı ekonomik ambargolardan çok hükümetin sübvansiyen yeni yapılanması yürütmesindeki uygunsuz eylemlerinin sonucunda yaşandığını belirtti.

İktidarın meclisin yasalarıyla iyi bir şekilde uyumlu çalışmadığını, mevzuatı harfiyyen yerine getirmediğini, bunun aksine meclisle çer çöp savaşına girmeyi tercih ettiğini ifade etti Mutahhari.

Ahmedinecat iktidarının kestiği enerji ve yiyecek alanındaki sübvansiyonları yerine yükselen fiyatlara karşı ayakta kalmak için devletin temin ettiği destek nakit para şekline çevrilmişti.

İktidara geldiğinden bu yana Ahmedinecat’ın meclis ile Tahran metrosuna fon ayrılması, sosyal güvenlik fonunun başına Said Murtazivi gibi yakın arkadaşlarının atanması başta olmak üzere birçok konuda tartışmaları ve anlaşmazlıkları yaşanmıştı.

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: