Etiket arşivi: rusya

Bir Rus TV kanalinin yorumu


__._,_.___

MALİKİ-RUSYA ARASINDAKİ SİLAH ANLAŞMASININ ARKAPLANI


İRAN ANALİZ / Moskova’ya gerçekleştirdiği ani ziyaret ve 4 milyar doları aşan bir silah anlaşması ile sonuçlanan Maliki’nin ziyaretinin arkaplanına dair yeni bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Ziyaretin asıl sebebinin İran’dan gelen talimat üzerine yaşandığı, kamuoyuna bildirilen rakamın dışında dörtyüz milyon ekstra para ödendiği, bunun Esed dikta rejimin borçlarının silinmesi için verildiği yönünde bilgiler yer alıyor.

Maliki hükümetinin yapısını bilen uzmanlar, ziyaretin asıl sebebinin İran’dan gelen talimat üzerine Esed rejimine destek amacıyla yapıldığına dikkat çekmekteydi. Hem zamanlama, hem anlaşmanın içeriği hem de verilen mesaj da bu yöndeydi. 30 yıla yakın süre İran-Esed rejimlerinin desteğini alan Dava Partisi başta olmak üzere Maliki ve sair Şii terör örgütü lider kadrosu bunun karşılığını 2003 sonrası yeni Irak’ında iktidar koltuğuyla aldı. Bunu karşılıksız bırakmayan Caferi ve Maliki hükümetleri İran başta olmak üzere Esed rejimine, Hizbullah örgütüne, Bahreyn’de kanlı ayaklanma başlatan Şii muhalefete ve Türkiye’deki Caferilere ciddi destek vermekteydi.

TÜRKİYE’DEKİ CAFERİLERE VE ŞİİLEŞEN LOBİ UNSURLARINA DESTEK

Irak milli servetinin akıtıldığı Şii merciler ve teşkilatlar da, İran rejimi kadar büyük miktarlarda fonları Türkiye’de Zeynebiye Kompleksini (Şii camisi, kültür merkezi, konferans salonu vs), İsra Kültür Merkezi, On 4 Televziyon kanalı, Mihrap Tv, Kudüs Tv, Tayder, Ehli Beyt Alimleri Derneği, Caferider ve irili ufaklı fanatik Şiilerden oluşan dernekler, onlarca internet sitesi ve lobi unsuru olarak çalışan elemanlara veriliyor. Çok küçük bir azınlık olan bu grup Beşşar Esed terörünü desteklemekten, Husi katliamlarını ve Bahreyn’de polisleri araçlarla ezen, hastaneleri işgal eden Şii muhalefetini desteklemek için bindirilmiş kıtalar gibi kullanılmakta. Maliki ve el-Hekim gibi Şii fanatik grupların heyetleriyle bu gruplar sürekli temas içinde bulunuyor. Bununla ilgili çok detaylı bilgiler, belgeler ve fotoğraflar sitenin İran&Şii lobisi kısmında bulunmaktadır.

MALİKİ’NİN SİLAH ANLAŞMASINDA GİZLENEN İRAN-ESED FAKTÖRÜ

Maliki’nin Rusya ziyaretine dair ayrıntıları sızdıran kaynak önemli bilgiler veriyor ve şunları aktarıyor: “Esed rejiminin Rusya’ya ödemesi gereken borçlar Rus Silah Şirketiyle anlaşan Maliki hükümetince askeri anlaşmalar çerçevesinde ödendi. Toplamda basının aktardığı gibi anlaşma bedeli dört milyar iki yüz milyon (4.200.000) Amerikan doları değildir. Tamı tamına dört milyar altı yüz milyon Amerikan dolarıdır. Bu mevzu özellikle apar topar bir şekilde Bağdat’a gelen İran Savunma Bakanının görüşmesinin ana konusunu teşkil etmektedir. Ahmet Vahidi ziyarette Maliki ile görüşmüş ve Suriye rejiminin Rusya’ya borçlu olduğu miktarın ödenmesini istemiştir. Bu ödeme elbet direk olmayacak, mezkur silah anlaşması içerisinde halledilecek; böylece ne kimsenin haberi olacak ne de kamuoyunda bir tepki meydana gelecekti. Basın-yayın organlarının bu hususa hiç değinmemesi veya ciddi şekilde eğilmemesi bunun bir nebze de olsa gerçekleştiğini gösteriyor. Çünkü eğer böylesi bir durum yaşansa ve en azından Maliki karşıtı siyasilerin, hükümet içindeki muhaliflerin haberi olsaydı ciddi bir tartışma yaşanacak, belki karara itirazlar nedeniyle pürüzler olacaktı. Ancak hadise sessiz sedasız ve hızlı bir şekilde halledildi.”

Bilgileri sızdıran uzman bununla ilgili bilgiler paylaşmayı sürdürdü: “Dava Partisi liderlerinden milletvekili Hasan es-Suneyd, meclis dışilişkiler komisyon başkanı Şeyh Hümam Hammudi heyette yer almaktaydı. Her ikisi de Irak halkının parasının Esed rejimi adına silah anlaşmasında ödendiğine dair bilginin sızdırılmasından ve duyulmasından son derece korkmaktaydılar. Irak halkının göstereceği tepkiden değil daha çok hadisenin arka planından habersiz olan Amerikan hükümetinin gazabını çekmekten korkmaktaydılar. Çünkü bu durum Nuri Maliki iktidarının tamamen ve her an Amerika tarafından terk edilip sonlanması ile sonuçlanabilirdi. Eğer Amerika’nın Irak’taki stratejik, siyasi ve ekonomik çıkarlarına uygun hareket edilmez ise ittifak darbe yiyebilirdi. Çünkü herkes Amerika’nın Nuri Maliki’yi ve Şii Dava Partisini desteklediğini, yol verdiğini ve hükümetini güçlendirmesi için her tür desteği verdiğini bilmekteydi.” Ancak yine de gözlemciler kaynağın aktardığı bu bilgilerin veya vekillerin öne sürdüğü iddiaların oldukça abartılı olduğunu düşünüyor. Çünkü Amerikan idaresinin Maliki’nin sıkı bir şekilde Esed rejimine her tür desteği verdiği gerçeğini biliyor. Maliki’yi hükümetten düşürmesi için Amerika’nın 200 milyon dolar gibi küçük bir meblağdan ziyade milyar dolarlarla ifade edilen İran’a yasadışı şekilde aktarılan petrol kozunu rahatlıkla kullanabileceğine dikkat çekiliyor.

Yapılan anlaşmanın miktarı 4.2 milyar dolar olarak kamuoyuna bildirildi. Gözlemcilere göre bu anlaşma Libya ve Suriye pazarındaki kaybından sonra Rus silah sanayisini kurtarma anlamına gelen önemli bir miktar. Yine gözlemciler otuz yıl boyunca Cezayir ve Venezüela hariç bu kadar yüklü miktarda silahı kimseye satmadı.

IRAKLI SİYASİLERDEN KOMİK SAVUNMA

Maliki meclisindeki Savunma ve Güvenlik Komisyonu üyesi milletvekili Hakim ez-Zamilinin açıklamasına bakıldığında anlaşmanın uçaksavar füze sistemlerini ve radar sistemlerini içerdiği anlaşılıyor. Bu sistemler Türkiye uçaklarının tecavüzlerine (!) karşı durmak için Kürdistan bölgesine yerleştirilecek. Anlaşma bünyesinde MIG-29 tipi savaş uçakları, hafif ve orta seviyede silahlar da yer alıyor. Elbette bu sistemi satan Rusya, bunları kullanmayı bilmeyen Malikiye bağlı güçlere eğitim vermek için uzmanlarını da gönderecek.

Bu gelişmelerle ilgili olarak özerk Kürt yönetiminden herhangi bir açıklama gelmedi; ancak gözlemciler Malikiye bağlı güçlerin Peşmergenin yayıldığı bölgelere giremediği, Musul ve Kerkük gibi tartışmalı bölgelere dahi girmesine izin verilmediği gerçeğini hatırlatıyor. Ezici çoğunluğu Şii partiler ve terör örgütü milislerinin oluşturduğu Maliki güçlerinin bu mezhepçi karakteri son derece öne çıkıyor.

Maliki’nin Rusya ziyareti ve silah anlaşmasıyla ilgili ez-Zamili’nin yorumları da ilginç. İddiasına göre Irak’taki silah kaynaklarının çeşitlenmesi için bu yapıldı. Çünkü imzalanan F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemlerine rağmen ABD, İsrail’i korumak ve Irak hava sahasını kullanarak İran’ı vurmak istiyormuş. Kaldı ki yine yapılan anlaşmalara ABD riayet etmemiş ve istenenleri vermemiş. Mesela hava savunma ve radar sistemleri anlaşmasına rağmen az sayıda söz yerine getirilmiş. Bunlara ilaveten Taci ve Nasiriye askeri üslerindeki hava radarlar Maliki’ye teslim edilmiş. Bunlar da Irak topraklarının sadece %40 ila %50′sini kapsıyormuş.

Uçaksavar füzelerine dair ise hiçbir şey almadıklarını söyleyen ez-Zamili F-16 savaş uçakları fiyaskosuna da dikkat çekiyor. Sözde anlaşmada ABD birçok sınırlandırma koydu. Havalimanları ve vereceği uçak sortilerini kısıtladı. ez-Zamili’nin iddiası işte bu yaşananlar ve İsrail savaş uçaklarını koruması yönündeki Washington’un niyeti karşısında Maliki’nin sözde bağımsız hareket ettiği izlenimini vermek istiyor.

Rusya Savunma Bakanlığı ise yaptığı açıklamasında fiili olarak Maliki’nin yönettiği savunma bakan vekili Sadun ed-Düleymi ve Iraklı askeri uzmanların geçtiğimiz Nisan, Temmuz ve Ağustos ayında Rusya’yı ziyaret ettiğini öne sürdü.

Stratejik sefaletin derinliği!


Şükrü Sina Gürel – Yurt Gazetesi – Sorunlu olduğumuz devletler arasına Rusya’yı da eklemeyi başardık !

Moskova-Şam seferini yapan uçağın “mühimmat” taşıdığını söyleyen Başbakan bu istihbaratı nereden aldıklarını , tıpkı bu “mühimmat”ın niteliği gibi, açıklayamıyor. Rusya ise, bunu doğrulamıyor. İstihbarat kaynağına gelince… Üç olasılık var : Kendi kaynaklarımız, CIA veya MOSSAD.

“Sıfır sorun”dan, “sıfır politikaya” gelen “stratejik derinliğimiz”, hızla “eksi”ye doğru yol alıyor… Karşımızdaki cepheyi her gün genişletme ve derinleştirme yolunda durmadan devam ediyoruz. Bu yolda Başbakan’ın dünkü çabasını da göz ardı etmemek gerekir : Karşımızdaki cepheye Rusya’nın yanı sıra Çin’i de ekleyebilmek için BM Güvenlik Konseyi’ni topa tuttu. Eminim başarılı olur !

Bu arada Kıbrıs Rum Kesimi başkanlığı devralmadan önce “sıfır” noktasına gelmiş bulunan AB ilişkilerimiz de hızla “eksi”ye doğru yol alıyor ! Böylece, dünyadaki tek “dostumuz” ABD, bölgedeki tek “dostumuz” da Barzani Yönetimi oluyor… Karşımızda ise, Rusya, Çin, İran, Irak, Suriye var. Dolayısıyla artık “Stratejik Derinlik”ten değil, bu stratejinin sefaletinin bizi düşürdüğü derin delikten söz edebiliriz !

Bu köşede daha geçtiğimiz 6 Nisan’da yazmıştım : “Eğer Arap Baharı’nın , Çin ekonomisine dizgin vuracak biçimde petrolü denetlemek, İran’ı tecrit etmek ve Suriye’yi İran’ın yanından çekip almayı amaçlayan, bunun için Ortadoğu’da bir “Sünni Kuşak” oluşturmaya yönelen bir süreç olduğunu hâlâ anlamayan varsa, ya çok saftır, ya da kendi halkının çıkarlarından ziyade, başkalarına hizmet ettiğinin –en hafif deyişle- farkında değildir”.

Yine bu köşede 20 Nisan’da şunlar yazılıydı : “Türk dış politikasında eksen kayması olmadı. Washington-Ankara ekseni yerli yerinde. Ama pusula şaşması var, çünkü bir ulus devletin dış politika pusulası ulusal çıkarları gösterir, “ümmet çıkarları”nı değil . “ Bugün buna bir ekleme yapmak gerekiyor : Ümmetçilikten, mezhepçiliğe mi geçiliyor ?

Şimdiye kadar dış politikamızdaki yanlışlıkları görmemek ya da görmezden gelmek yalnızca aymazlık olabilirdi ama bu çizgi artık geçilmiştir. Sorumluların Türkiye’yi nereye sürüklediklerini anlamaları, anlayamıyorlarsa sorumluluk yerinden hemen ayrılmaları gerekir.

Bu köşede, 23 Mart’ta da şu ifadeler yer almıştı : “Sanırım kimse bugünkü Türk Hükümeti’nin içinde bulunduğu zor durumda olmak istemez. İçerde “isyan”, dışarıda “savaş”, Ama ne doğru sözlerimiz vardır : “Ne ekersen onu biçersin” veya “her şeyin bir bedeli vardır” gibi… Emperyalizmin mutlaka bir yerlerde “birilerini kullanma” el kitabı vardır da, emperyalizmin kullandıklarına ne yaptığını görebilmek için en iyi yol, tarih bilmektir.”

Bugün ekleyelim : Tarih bilmekten kastımız, İslam tarihini bilmek değil, emperyalizmin tarihini bilmektir. Bu tarihe bakılırsa kullanılanların bir “son kullanma tarihi” olduğu da görülecektir. Umalım da bu tarihten önce Türkiye bu stratejik sefaletin derin kuyusundan çıkabilsin.

ÇOK KRITIK ANLAŞMA


Rusya-Irak arasında milyar dolarlık anlaşma

Rusya ile Irak arasında 4,2 milyar dolarlık silah anlaşması imzalandığı açıklandı.

Rusya ile ülkesinin ikili ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla 3 günlük ziyaret için Rusya’ya gelen Irak Başbakanı Nuri el-Maliki, Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev ile Moskova yakınlarındaki Gorki devlet binasında bir araya geldi.

Medvedev, görüşmeye ilişkin açıklamada, Rusya’nın Irak halkı ile olan dostluğuna büyük önem verdiğini belirtti.

Son yıllarda yaşanan dramatik olaylara rağmen, Irak’la üst düzeyde ilişkilerin devam ettiğini hatırlatan Medvedev, enerjiden insani konulardaki işbirliğine kadar çeşitli alanlarda geniş kapsamlı bir yol haritası oluşturulmasını teklif etti.

Irak Başbakanı Maliki ise, Irak’ın Rusya’yla ilişkilerini geliştirmek istediğini belirterek, "Geçmişte iki ülke arasında çok yakın ilişkiler vardı. Bu yakınlığın gelecekte de tesis edileceğine inanıyorum. İki ülke de işbirliğini geliştirmeye hazır" dedi.

Rusya Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada da, Rusya ile Iraklı yetkililer arasında Nisan-Temmuz ve Ağustos ayında süren görüşmeler çerçevesinde, askeri alanda 4,2 milyar dolarlık işbirliği anlaşması imzalandığı bildirildi.

ASKERHABER / DIŞ HABERLER

PUTİN’İN ADAMLARI BENİ ÖLDÜRECEK


Rusya’nın önde gelen insan hakları savunucularından gazeteci Tanya Lokşina ardı ardına ölüm tehditleri alınca basın toplantısı düzenledi. Lokşina “İstihbarat peşimde ama yılmayacağım” dedi

DIŞ HABERLER SERVİSİ

Mayıs ayında üçüncü kez devlet başkanlığı koltuğuna oturan Vladimir Putin’in 12 yıllık iktidarı boyunca Rusya’nın kötüye giden insan hakları ve basın özgürlüğü karnesinde düşüş devam ediyor.

Yolsuzlukları ifşa eden ünlü gazeteci Anna Politkovskya‘nın 2006’da ve Rusya’ya bağlı özerk cumhuriyet Çeçenistan’daki insan haklarını araştıran Natalya Estemirova’nın 2009’da öldürülmesinin şokunun halen yaşandığı ülkede gazeteci Tanya Lokşina aldığı ölüm tehditlerini basın toplantısıyla açıkladı. Dünyanın en etkili insan hakları örgütlerinden Human Rights Watch’ın araştırmacılarından Lokşina önceki gün yaptığı toplantıda, doğmamış çocuğunun bile tehdit edildiğini anlattı.

‘Artık yalnızsın’
Tehdit mesajlarında her adımının belirtildiğini anlatan Lokşina, telefonunun dinlendiğine bunun da güvenlik güçleri tarafından yapıldığına inandığını anlattı. Geçen hafta Müslüman nüfus ağırlıklı Dağıstan’a gitmeden önce gelen bir mesajı anlatan hamile Lokşina; “Kolay bir doğum yapmayacağımı ve Moskova’ya döndüğümde peşimden geleceklerini söyleyen bir mesaj gönderdiler” dedi.

Ödüllü gazeteci
Ödüllü bir gazeteci de olan Lokşina mesajlarda yer alan bilgilerin ancak özel görüşmelerinin takip edilmesiyle elde edebileceğine dair çarpıcı örnekler verdi. Kuzey Kafkaslar konusunda Rusya’nın en önemli uzmanlarından eşinin uçağı kalktığı anda cebine gelen “Artık yalnızsın” mesajından, doğum yapacağı tarihe ve kayıtlı olmayan ev adresine kadar özel hayatının izlendiğini Rus basınına dehşet içinde anlattı.

Ombudsman araştırıyor
Geçen aralık ayında Dağıstan’da polis şiddetine sıklıkla yer veren muhalif bir yerel gazetenin sahibi Hadzimurad Kamalov, ofisinin dışında vurularak öldürülmüştü. Rus Dışişleri Bakanlığı, insan hakları ombudsman’ından Lokşina’nın iddialarının soruşturulması için talimat geldiğini açıkladı. Meclisten yakın bir zamanda geçen yeni bir yasaya göre yurtdışından fon alan sivil toplum kuruluşları ‘yabancı ajan’ olarak kayıt yaptırmak zorunda.

Rusyalılar suçunu itirah etmiyorlar


ABD’de tutuklanan dört Rusyalının avukatı Aleksey Tarasov’un bildirdiğine göre Rusyalılar mahkemede suçlarını itiraf etmediler. 11 sanık New York’un Brooklyn Bölgesi savcılığı tarafından gizli teknolojileri satmakla suçlandı. Bu kişilerden 8-i şimdi tutuklu bulunuyor. Dün akşam Houston mahkemesinde davaya bakılmasına başlandı. Sanıklara ithamname okundu. Tutuklanan 8 kişi arasında 4 Rusyalı ve ayrıca başka Azerbaycan, Ukrayna ve Kazakistan vatandaşları da bulunuyorlar.

ABD’de Rusya’ya gizli teknolojiler satmakla suçlanan 8 kişinin tutuklanması ile ilgili skandal giderek daha büyük boyut alıyor. ABD Ticaret Bakanlığı 165 gerçek ve tüzel kişiye yaptırımlar uygulamaya başladı. İlgili listeye çifte teknolojiler satmakla itham edilen firmalar ile işbirliği yapan şirketler, Rus örgütleri ve Rusya vatandaşları, bundan başka İngiltere, Almanya, Kanada, İsveç ve bazı diğer ülkelerden firmalar alındı.

Amerikan istihbarat örgütlerinin iddia ettiğine göre Aleksandr Fişçenko isimli başlıca sanık, Sovyetler Birliği’nin Berlin’deki askeri istihbarat kuruluşlarında hizmet etmişti.

Şu husus dikkati çekiyor: ABD Dışişleri Bakanlığı meydana gelen durumu yorumlamak istemedi. Hem de ABD makamlarının açıkladığına göre söz konusu, casusluk değil, çifte amaçlı malların yasadışı ihracatıdır. Rusya Dışişleri Bakanlığının konu ile ilgili yorumunda kaydedildiğine göre Rusya vatandaşlarına karşı öne sürülen suçlamalar cezai karakter taşıdığı halde bunların haber alma faaliyetleri ile hiç ilgisi yoktur. Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkanı Aleksandr Bortnikov, ABD’de tutuklanan Rusyalılar hakkında gerekli verilerin toplanması talimatını verdi. Aleksandr Bortnikov Rusya’nın Sesi Radyosu’na verdiği demeçte şunları söyledi:

Gerçekte ne oldu, bilmek isterdim. Okuduğum ve duyduğum yorumlardan anladığıma göre söz konusu olan, eski Sovyetler Birliği topraklarında veya her hangi başka yerlerde yaşamış olan eski Sovyet vatandaşlarıdır. Bu kişiler hakkında her türlü verilerin toplanması ve bir sonuç çıkarılması talimatını verdim.

Bu çeşit davalarda uzmanlaşan Ameriklı avukat Duglas MakNab, Amerikan özel servislerinin sanıkların Rusya ve Rus istihbarat kuruluşları ile bağlantılı olduklarını özel olarak belirteceklerinden emindir. Avukat şu hususa işaret ediyor: Gerekli onayın alınması için savcılık FİSA’ya (United States Foreign Intelligence Surveillance Court) başvuruda bulundu. Bu gizli mahkeme “Yabancı isihbarat üzerinde kontrol uygulanmasına ilişkin Yasa”ya uygun olarak faaliyet yürüterek casusluk konulu davalarla uğraşıyor. Duglas MakNab sanıkların suçlu görülmeleri durumunda bu kişilerin ciddi süreler için hapse mahkum edilebileceklerini belirterek şunları söyledi:

ABD Ticaret Bakanlığında özel ihracat malları listesi vardır. Listedeki malları ihraç etmekle uğraşyan firma Ticaret Bakanlığının onayını almalıdır. Bu firmalar Bakanlığı ne gibi malları ne miktarda kime ihraç etmek istediği hususunda bilgilendirmelidir. Sözü geçen mallar ülke dışına taşınmadan önce ilgili başvuru dilekçesinin Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanması şarttır. Zannediliyor ki şimdi suçlanan kişilerden hiçbiri Bakanlığa gerekli başvuru dilekçesi sunmadı. Bu,yasadışı bir davranıştır. Ve bu davranışta bulunan kişilere karşı 25 ciddi itham öne sürülüyor. Neticede böyle kişiler süresi dolmadan Salı verilmesi hakkına sahip olmayıp 20 yıl hapis cezasına çarptırılabilir.

New York Savcılığı ayrıca gıyaben itham edilen üç kişinin sözde Rusya’da bulunduğunu iddia ediyor.

Siyaset bilimciler ise yeni bir ‘casusluk skandalı’nın’ sadece ABD’de yapılacak devletbaşkanlığı seçimi öncesinde gerçekleştirilen gürültülü bir promosyon etkinliği olmasına ihtimal veriyorlar.

Abd İle Rusya Arasında Ajan Krizi Yeniden Başladı


Yaklaşık 2 yıl aradan sonra Amerika’da yine 11 Rus ajandan oluşan bir istihbarat ağının ortaya çıkarıldığı iddia edildi.

Yaklaşık 2 yıl aradan sonra Amerika’da yine 11 Rus ajandan oluşan bir istihbarat ağının ortaya çıkarıldığı iddia edildi. Moskova ise yakalanan şahısların istihbaratla ilgileri olmadığını açıkladı.

Rus basınına yansıyan haberlere göre FBI, söz konusu “ajanların” Rusya istihbaratına ABD’den yasadışı olarak yüksek teknolojili mikroelektronikleri aktarmakla suçladı. ABD Adalet Bakanlığı ajanların isimlerini yayınladı. 3 kişi dışında tüm ajanların gözaltına alındığı ifade edildi. Ajanların başında ise Kazakistan doğumlu Aleksandr Fişenko ‘nun(46) bulunduğu illeri sürülüyor. Fişenko’nun 1994 yılında ABD’ye yerleştiği ve Houston kentinde Arc Electronics ve Rusya’nın başkenti Moskova’da da Apex System şirketleri kurduğu iddia ediliyor. ABD istihbaratına göre, ajanlar bu şirketler aracılığıyla askeri alanlarda kullanılan gizli mikroelektronik malzemeleri Moskova’ya sızdırmış.

Rus basını, aktarıldığı iddia edilen malzemeler arasında radar, patlayıcı ve diğer askeri teknoloji sistemlerde kullanılan yüksek teknoloji malzemelerinin de olduğunu belirtiyor.

Rus Itar Tass ajansı, ajan iddiasının ABD’de seçim öncesi ortaya atılmasını anlamlı buldu.

YAKALANANLARIN İSTİHBARATLA BİR İLGİSİ YOK

İddialarla ilgili açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanlığı, göz altına alınan şahısların istihbaratla bir ilgisi olmadığını belirtti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, “Amerikan tarafının verdiği bilgilere bakılırsa, bu suçlamaların istihbaratla ilgisi yok.” şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, konuyu araştırdıklarını açıklarken, Dışişleri Sözcüsü Aleksandr Lukaşeviç Amerika’daki Rus başkonsolosluklara gereken bilgilerin ulaştırılmadığını da belirtti.

2010 Haziran ayı sonunda da Amerika’da Rusya lehine casusluk yaptıkları iddiasıyla 10 ajan yakalanmıştı. Ajanlar, Rus Dış İstihbarat Servisi SVR adına çalıştıkları ve kara para akladıkları gerekçesi ile yargılanmıştı. Mahkeme tarafından sınır dışı edilmeleri kararlaştırılan Rus ajanlar, 10 Temmuz’da Viyana’nın Schwechat Havalimanı’na getirilerek 4 Rus kökenli ABD’li ajanla takas edilmişti.

CİHAN

Kaynak: http://www.haberimport.com/haber/abd-ile-rusya-arasinda-ajan-krizi-yeniden-basladi-137999.htm#ixzz28RXZWxFj

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: