Etiket arşivi: tele-kulak

Dikkat; hepiniz fişleniyorsunuz


CHP’nin Bilişim Uzmanı Milletvekili Erdal Aksünger’den çarpıcı iddia: "Hepiniz izleniyorsunuz."

CHP İzmir Milletvekili – Bilişim Uzmanı Erdal Aksünger, TT Net’in yaptığı bir anlaşma yüzünden tüm internet kullanıcılarının fişlendiğini söyledi. Aksünger, "Phorm adlı firma, internet kullanıcılarının davranışlarını kayıt altına alıyor" dedi.

Konuya ilişkin olarak GERÇEK GÜNDEM.COM için bir makale kaleme alan Aksünger, iddialarını TBMM’de yaptığı toplantıda da dile getirdi. Aksünger’in TT Net ile Phorm adlı firmanın çalışmasına ilişkin görüşleri şöyle:

Kişisel bilgilerimizin izinsiz toplanmasına sessiz kalmayacağız!

TT Net, AB sınırlarında faaliyetleri yasadışı hale gelen Phorm adlı firmayla işbirliği yaparak kişisel verilerin ve iletişimin gizliliğini ihlal ediyor, temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı davranıyor.

Phorm firmasının bu ihlali, Türkiye’nin önemli sayıda abonesine sahip servis sağlayıcısı TTNET ile anlaşması sonucu gerçekleşiyor.

Phorm, sizin izniniz olmadan, gezdiğiniz siteler, tıkladığınız reklamlar, izlediğiniz videolar, doldurduğunuz formlar üzerinden sizin kişisel eğilimlerinizi profilliyor. Yani internette neler yaptığınızı/davranışlarınızı izleyip ona uygun reklamlar ve içerikler sunuyor.

Böylece internet üzerinden hem izleniyor, hem de fiili olarak fişleniyorsunuz. Bu fişlenme sonucu, aklınıza gelebilecek her konuda, siyasi, ticari, kültürel, cinsel ve inançsal eğilimlerinize göre tasnif edilebilir hale geliyorsunuz!

Bu kişisel bilgilerin ve tercihlerin gizliliği ilkesine aykırıdır ve ciddi bir hak ihlalidir.

Tepkiler ve açılan davalar nedeniyle İngiltere’yi de terketmek zorunda kalan şirket şansını bu kez de Güney Kore’de denedi. Güney Kore Parlamentosunda yapılan ve Phorm şirketi ile kullandığı teknolojiyi konu alan bir tartışmadan sonra şirket bu ülkeden de uzaklaştırıldı. Şirket halen Türkiye ve Brezilya gibi kişisel mahremiyet konusunda duyarlılığın az olduğunu düşündüğü ülkelerde faaliyete geçmeye çalışıyor.

Phorm’un karanlık yüzü finansal raporlara da yansıyor. Londra Borsası rakamlarına göre şirket şu ana kadar 250 milyon ABD doları zarar etmiş: Ürünleri (Apropos, Adware.Webwise) F-Secure ve Symantec gibi saygın anti-virus yazılımı üreticileri tarafından “zararlı yazılım” kategorisine sokulan Phorm şirketinin Türkiye’deki faaliyetinin sona erdirilmesini talep ediyoruz.

TT Net, Phorm adlı şirketin Türkiye uzantısı olan PT Reklam A.Ş. adlı şirketle işbirliği yaparak Anayasa’nın 20. ve 22. Maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 132, 134 ve 135. Maddeleri ihlal ederek açıkça suç işlemişlerdir. Anayasanın 20. Maddesi özel hayatın gizliliğini düzenlemektedir. bu düzenlemeye göre herkes kendi hakkında toplanan verilere erişme, bunların amaçları doğrultusunda kullanıp kullanmadığını öğrenme hakkına sahiptir ve bu hususta kullanıcıların açık rızasını alınması şarttır.

Keza Anayasa’nın 22. Maddesi haberleşme özgürlüğünü düzenlemektedir. Anayasanın bu amir hükmü ”Herkes , haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşme gizliliği esastır” demesine n rağmen kişilerin bilgisayarındaki tüm verileri toplayabilen bu sistemle açıkça anayasa ihlal edildiği gibi bu firmanın yöneticileri ve TT Net şirketi yöneticileri Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ve hapis cezaları ile cezalandırmaları gerektiren haberleşmenin gizliliğini ihlali, 134. Maddesi deki özel hayatın gizliliğinin ihlali nedeniyle cezalandırılmaları gerekmektedir. Söz konusu sistemde her kullanıcıya bir numara verilerek kullanıcının yaptığı işlemler izlenmektedir.

Her ne kadar TTNET tarafından yapılan açıklamada kullanıcıya ilişkin verilerin kullanıcının kimliği ile ilişkilendirebilecek isim, adres vb. bilgilerden bağımsız hale getirileceği söylense de PHORM şirketinin terk etmek zorunda kaldığı İngiltere, ABD’deki sivil toplum kuruluşlarınca yapılan araştırmalar sonucunda teknik olarak abone olan şahısla bu tip profil verilerinin eşleştirilebileceği ve kişilerin fişlenebileceği gösterilmiştir.

Bu eylem ile kişilere sistem tarafından atanan numaralarla kullanıcıların kimliklerinin eşleşmesi halinde kişilerin dini, etnik, siyasal, ahlâki, cinsel tercihleri ve sendikal bağlantıları açısından sınıflandırmalarına yarayan veriler de kolaylıkla elde edilebilir hale gelecektir. Bu verileri sınıflandırarak kaydını tutmak TCK 135. maddesi gereği kişilerin rızası olsa dahi hukuka aykırıdır cezalandırılmaları gerekmektedir.

ABD, İngiltere gibi gelişmiş batı ülkelerini terk etmek zorunda kalan Phorm’u Türkiye’ yi mesken tutmasını sağlayanların amacı nedir? Hükümet vatandaşların telefonlarını, maillerini yargı kararları ile topladığı gibi şimdi de TT Net’in bu firmayla ortak çalışmasına göz yumarak neyi amaçlamaktadır? TT Net halkı kandırarak, yanlış beyanlarla kişisel verileri toplamaktadır. Phorm kendi ifadesiyle kullanıcıların internet deneyimlerini daha fazla kişiselleştirmeyi amaçlıyor. Bu tam olarak şu demek:

Sizi gezdiğiniz siteler, tıkladığınız reklamlar, izlediğiniz videolar, doldurduğunuz formlar vb. aracılığı ile profilliyor. Elde edilen profile göre ticari olan/olmayan içerikler sunuyor. Yani İnternette neler yaptığınızı/davranışlarınızı izleyip ona uygun reklamlar ve içerikler sunuyor. Bu uygulama ile özel hayat kalmamaktadır.

Bu işlemin ne amaçla yapıldığı ve kötü niyetle kullanılması engellenememektedir. Bu bir fişleme failiyetidir. Hükümet batı da yaşama şansı bulamayan bu firmanın Türkiye de varlığına Ulaştırma Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri İletişim Başkanlığı vasıtası ile son vermeli. TT Net’in bu anlaşması ve uygulaması hemen durdurulmalıdır. Biz CHP olarak vatandaşlarımızla, sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışarak yasama organında takipçisi olacağız bu fişleme çalışmasının peşini bırakmayacağız

Reklamlar

FİDAN TARAFÇILARA GÜNAH ÇIKARDI: ‘BENDE SUÇ YOK’ /// CC : @MahirKaynak @MKaynakf @MahirKaynakStar


MİT Müsteşarı Hakan Fidan: Dinlemeler benden önce yapılmış

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Taraf yöneticileri ve bazı yazarlarının dinlenmesi olayının 2009 yılında kendisi bu göreve gelmeden önce meydana gelmiş olduğunu belirtirken, savcılığın olayla ilgili soruşturma izni talebi konusunda konuşmadı.

(İLGİLİ HABER) TARAFÇILARI DİNLEYEN MİTÇİLERE DAVA

“MİT’İN GÜVENLİĞİ ZEDELENDİ"

Taraf’ın haberine göre, MİT görevlileri hakkında “resmî belgede sahtecilik”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarını isnat etmesi MİT’in güvenirliğine gölge düşürmüş.

ASKERHABER / HABER MERKEZİ

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI’NIN 9 GÖREVLİSİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI!..


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazeteciler Ahmet Altan, Mehmet Altan, Yasemin Çongar’ın da arasında bulunduğu 9 kişiyi sahte kod adı ile dinleyen MİT görevlileri hakkında “Resmi belgede sahtecilik”, “Haberleşmenin gizliliğini ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarında soruşturma başlatılması için Başbakanlık’tan izin istedi. Yazıda toplumun güzide bir kurumu olan MİT’in sahtecilik yaparak kod isimleri kullanarak mahkemelerden dinleme kararı alması ile toplum içindeki güvenilirliğinin zedelendiği öne sürüldü.

ÇONGAR’A “ELİZABET”, AHMET ALTAN’A “CAŞİT” KOD ADI

18 Ekim 2012’de Başbakanlık makamına gönderilen yazıda soruşturma izni istenen görevlilerin isim belirtilmezken, “MİT İstanbul Bölge Başkanı, yazıların düzenlenmesinde bölge başkanına sunan imzalayan diğer görevliler” denildi. Suç tarihlerinin ise kurumun düzenlediği her bir tutanak için ayrı tarih esas alınarak 30 Ekim 2008-9 Şubat 2009-8 Mayıs 2009-17 Haziran 2009-18 Eylül 2009-4 Kasım 2009-24 Ocak 2012 olduğu ifade edildi.

Soruşturma izni için Başbakanlığa gönderilen yazıda İstanbul MİT Bölge Başkanlığı’nın Müsteşar adına adına yapmış olduğu yazıda casusluk suçuna karıştıkları iddia edilerek Yasemin Çongar adına ve babası Behiç Çongar adına kayıtlı telefonun “Elizabet” ve “Arashi Quarzad”, Ahmet Altan’ın “Caşit” ve “Hossain Seyfullah”, Markar Eseyan’nın “Vahan” ve “Hossain Seyfullah”, Amberin Zaman’ın “Demi” ve “Quramaddin Fatımı”, Mehmet Altan’ın”Pastör” ve “Quramaddin Fatımı” kod adı ile dinleme talep edildiği, 30 Aralık 2008-9 Şubat 2009-8 Mayıs 2009 ve 4 Kasım 2009 tarihlerinde alınan mahkeme kararları ile dinlendiği ifade edildi.

MAİL ADRESLERİNİ DE İZLEDİLER

Mehmet Baransu hakında da aynı gerekçe ile “Malik Hussein Feyda” kod adı ile 17 Haziran 2009 ve 18 Eylül 2009’da dinleme kararı alındığı anlatılan yazıda Tuğba Altun’un da Malik Hussein Feyda kod adı ile alınan kararla 24 Ocak 2012’de dinlendiği bilgisine yer verildi. Nesibe Altun ile Züleyha Yusuf’un mail adreslerinin de mahkeme kararı ile izlenmeye alındığı belirtildi.

“İŞLEDİKLERİ HERHANGİ BİR SUÇ OLMADIĞINI BİLDİKLERİ HALDE…”

”Yazının devamında ise “Suç tarihinde görevli MİT İstanbul Bölge Başkanı ve tutanaklarda tespit edilecek parafı, bilgi yazısı olan, teşkilat görevlileri müşteki mağdurların işledikleri herhangi bir suç olmadığını bildikleri halde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkemelerin kendilerine dinleme veya izleme izni vermeyeceklerini, bunun kanuna aykırı olduğunu düşündüklerinden Tuğba Altun, Nesibe Altun ve Züleyha Yusuf haricindeki kişiler için sahte kod adı üretmişler ve sanki "casusluk" suçunu takip ediyormuş düşüncesini oluşturmuşlardır” denildi.

“MAHKEMELERİ DE ZAN ALTINDA BIRAKTILAR”

Bir kısım müştekiler için iki defa dinleme- uzatma kararı aldıktan sonra aynı numaralara farklı kod adıyla tekrar talepte bulunulduğu anlatılan yazıda şunlara yer verildi: “Yapılan eylem Türk milleti adına yargılama yapmakta olan kararı veren mahkemeleri de zan altında bırakmıştır. Zira iş yoğunluğundan bildirilen numaraları inceleyememiş ve kurumu olan güvenlerinde dolayı ayrıca işin acil olması sebebiyle ibraz edilen sahte delillere itibar edilerek karar vermek zorunda kalmışlardır.

“YAPTIĞI SAHTECİLİK İMAJINI OLUMSUZ ETKİLEDİ”

Ayrıca ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı Türkiye’nin güzide ve saygın bir kuruluşu olmakla yapılan sahtecilik toplumsal imajında olumsuz etkiler meydana getirmiştir. Çünkü halkın çok önemli işler yaptığı bir kurumun, haklı bir sebep var ise yeterli deliller ile birlikte ilgili mahkemelerden talep edip karar almasında ve ilgili kişileri dinlemesinde bir mahsur yoktur.

“KURUMA GÜVENİ ZEDELEDİ”

Fakat bunun sahte talep yazılarıyla birlikte sahte isimler altında istenilmesi kurumlar arasında olan güveni zedelediği gibi dürüst insanlarda da "Acaba ben de dinleniyor muyum?" şeklinde düşünceler oluşturmasına ve devlete olan güvenin zedelenmesine sebep olmuştur. Söz konusu belgeyi düzenleyen kişiler, görevliler resmi belgede sahtecilik, haberleşmenin gizliliğini ihlal ve görevi kötüye kullanma suçlarını her bir kişi ve evrak yönünden ayrı ayrı işledikleri anlaşılmıştır. Bu sebeple ilgili kişiler hakkında soruşturma izni verilmesi görüşü ile yüksek makamınız tarafından şüpheliler hakkında soruşturma izni hususunda karar verilmesi arz olunur”

GENELKURMAY’IN ILGİNÇ TELEKULAK AFİŞİ


Genelkurmay karargahında, personeli telekulak konusunda bilinçlendirmeye dönük afişlere bir yenisi eklendi. Afişteki telefon ve el bombası kıyası dikkat çekiciydi:

Vatan Gazetesi’nin haberine göre, Genelkurmay Başkanlığı yerleşkesinde bulunan Milli Savunma Bakanlığı bölümünün nizamiyesine asılan afişte telefon ve el bombası kıyaslanarak, fondaki büyük soru işaretinin üzerinde “Hangisi daha tehlikeli?” sorusu yer aldı. Afişteki cep telefonu resminin üzerinde “Sürekli kullanılır hissetmezsin”, el bombası resminin üzerinde de “bir defa kullanılır hissedersin” ifadeleri kullanıldı.

Geçen yıl da aynı konuda başka afiş vardı

Geçen Ağustos ayında da Genelkurmay Başkanlığı binasında YAŞ’ın yapıldığı salona açılan koridorlarda aynı konuda bir başka afiş dikkati çekmişti. “Cep telefonunun faydalarını biliyor musunuz?” başlıklı afişte, “Gizli belgeleri inceleyen iki askerin masanın üzerine cep telefonu koymaları” kompozisyonunu işleyen bir fotoğraf ve fotoğrafın üzerinde şu satırlar yer almıştı: “Konuşmalarınız dinlenebilir, yeriniz belirlenebilir, hareketleriniz takip edilebilir, mesajlarınız okunabilir, istemediğiniz görüntüler kaydedilebilir, bilgisayarınızdaki bilgiler alınabilir, patlayıcı madde düzenekleri ateşlenebilir.”

İçeride ‘cep’ yasak

Genelkurmay ve diğer askeri karargahlara giren personelin ve ziyaretçilerin cep telefonlarını içeri sokmaları uzun yıllardır yasak. Buna karşın son dönemde bazı üst düzey askeri yetkililere ait olduğu ileri sürülen ses kaydı ve görüntüler internet sitelerinde yayınlandı. Genelkurmay Başkanlığı’nın bu afiş çalışmalarıyla, personelini bilinçlendirmeyi ve uyarmayı hedeflediği belirtildi.

Vatan

http://www.guncelhaber.com/haberler/genelkurmayin-ilginc-telekulak-afisi-188320.htm

Telekulak servisine dev bütçe


Telekomünİkasyon sektörünü düzenleme ve denetleme amacıyla kurulan ve telefonların dinlenmesi konusunda da düzenleyici üst kurul olan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna,

2013 yılı bütçesinde 1 milyar 510 milyon lira ayrıldı. MİT bütçesi ise yüzde 32’lik artışla, Başbakanlık ve TBMM’yi geride bıraktı.

Telefonu dinlenmeyen kimse kalmayacak!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na, 2013 bütçesinde 1 milyar 510 milyon lira ayrıldı. Telefonlar bu kuruma bağlı TİB aracılığıyla dinleniyor.

Telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme amacıyla kurulan ve telefonların dinlenmesi konusunda da düzenleyici üst kurul olan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna, 2013 yılı bütçesinde 1 milyar 510 milyon lira ayrıldı. MİT, Emniyet ve Jandarma’nın yaptığı telefon dinlemeleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Bakanlığınca (TİB) yapılıyor. Koordinasyonu mahkeme kararları sonrası TİB sağlarken, dinlemeler MİT, Emniyet ve Jandarmanın kendi birimlerinde yapılıyor. TİB aynı zamanda internet konusundaki yasakları da uyguluyor ve bazı internet sitelerine erişimi engeliyor.

Büyük artış

2013 yılı bütçesinde güvenlik, yargı ve din hizmetlerine ilişkin kurumların bütçelerindeki artış dikkat çekti. MİT bütçesi yüzde 32 artarken, Anayasa Mahkemesi’nde artış oranı yüzde 52’ye çıktı. MİT bütçesi, Başbakanlık, TBMM, Afet Yönetim Başkanlığı, Enerji Bakanlığı ile Gümrük Bakanlığı bütçelerini solladı.

Artan terör olayları ve Suriye olayları nedeniyle gözler güvenlik bütçesine çevrildi. 2013 yılı Bütçe Yasa Tasarısı’nda Milli İstihbarat Teşkilatı bütçesinin geçen yıla göre yüzde 32,6 oranında arttığı görüldü. Böylece bu yıl 751 milyon lira ödenek ayrılan MİT’e bütçeden 996 milyon lira verilecek.

MİT bütçesinde en yüksek artışın yaklaşık yüzde 74 ile sermaye giderleri kaleminde olduğu görüldü. Olağanüstü artışın nedeni ise MİT’in yer değiştirmeye hazırlanması. Ankara Yenimahalle’deki yerinden Etimesgut’taki Zırhlı Birlikler’e taşınacak olan kurumun yaptırdığı yeni binalar nedeniyle yatırım ihtiyacı artmış bulunuyor. Bu nedenle 120 milyon olan sermaye giderleri kalemi gelecek yıl 209 milyon liraya çıkacak.

MGK’ya 19 milyon

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği bütçesi de yüzde 32’lik artışla 14.4 milyon liradan 19 milyon liraya yükseldi. Bu artışta yine sermaye giderlerindeki yükseliş etkili oldu. Milli Savunma Bakanlığı bütçesi yüzde 12’lik artışla 18.2 milyar liradan, gelecek yıl 20.4 milyar liraya çıkacak. İçişleri Bakanlığı bütçesi ise 2.6 milyar liradan 2.9 milyar liraya yükselecek. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün gelecek yıl ödeneği yaklaşık yüzde 22’lik artışla 12.1 milyardan 14.8 milyar liraya çıktı.

Anayasa Mahkemesi’nin bütçesi yüzde 52 artışla 37.6 milyon liraya, Yargıtay’ın bütçesi yüzde 39’luk artışla 103.1 milyon liradan 143.3 milyon liraya çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi ise 2013 yılında yüzde 18.3’lük artışla 3.9 milyar liradan 4 milyar 605 milyon liraya çıkacak. Diyanet bütçesindeki en önemli artış mal ve hizmet giderlerinden kaynaklandı. Bu yıl 103 milyon ödenek ayrılan bu kalemin gideri gelecek yıl 140.4 milyon liraya yükselecek.

VİDEO : GENERALLERİMİZİN VE VATANSEVERLERİMİZİN YASADIŞI TAKİBİNİ İSTEMİYORUZ ! TELE-KULAK’A SON VERİN !


Buraya tıklayarak illegal ortam ve telefon dinlemelerini görüntüleyebilirsiniz ….

FİDAN-EYMÜR’ÜN KOZİNOĞLU’NU BİTİRME PLANI


Kozinoğlu’nu koğuşunda dinlediler

Aydınlık, Kaşif Kozinoğlu’nun Ergenekon tertibiyle tutuklanıp Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine kadar ilerleyen süreçle ilgili önemli bilgilere ulaştı. İstihbarat kaynaklarına yakın üst düzey bir yönetici, Kozinoğlu’nu ölüme kadar götüren sürecin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile eski MİT Kontr-terör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün kontrolünde yürütüldüğünü açıkladı

İşte istihbarat kaynaklarına yakın üst düzey görevliden Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklanması ve “sır ölümü”yle ilgili çok önemli açıklamalar:

“MİT Dış Operasyonlar Daire Başkanı Kaşif Kozinoğlu, uzun zaman eski MİT Müsteşarı Şenkal Atsagun ile ortak hareket etti. Kaşif Kozinoğlu, eski MİT Kontr-terör Daire Başkanı Mehmet Eymür’ün MİT’ten atılmasında çok önemli sebepler ortaya koydu.

Bu gerekçeler yalanlanamadı ve Eymür MİT’te etkisizleştirildi. O yüzden MİT içindeki CIA’ya en yakın adam olarak bilinen Mehmet Eymür’ün, Kozinoğlu’na kini çok daha eskiye dayanıyor.

Okullardaki ABD’lileri Eymür organize etti

Fethullah Gülen okullarının CIA ile ilişkilerini tespit edip raporlaştıran Kaşif Kozinoğlu, bu raporlarla Türk Cumhuriyetleri’nde Gülen okullarının kapatılmasını sağlamıştı. Kozinoğlu’na göre Fethullah Gülen’in yurt dışındaki okullarındaki Amerikalıları Mehmet Eymür organize ediyordu. Mehmet Eymür, Kozinoğlu’nu CIA ve MOSSAD’a da ihbar etti.

Fidan-Eymür işbirliği

Kozinoğlu’nu bitirmek için Eymür ve şimdiki MİT Müsteşarı Hakan Fidan işbirliği yaptı. Mehmet Eymür-Hakan Fidan birlikteliği Şenkal Atasagun-Kaşif Kozinoğlu ekibini bitirme projesiydi. Kozinoğlu’nun tutuklanması ve cezaevinde kalp krizi geçirmesine kadar bütün süreç Mehmet Eymür ve Hakan Fidan’ın bilgisi dahilinde gerçekleşti. Kozinoğlu tutuklanmadan önce geniş kapsamlı sağlık kontrolünden geçirilmişti.

Hiçbir rahatsızlığı yoktu

Kozinoğlu’nun hiçbir rahatsızlığı yoktu. Daha önce Kozinoğlu için hayati tehlikeye sebep olacak herhangi bir hastalığa dair sağlık raporu da verilmiş değil.”

Kalp krizine götüren süreç

Aynı yetkilinin anlatımına göre, Kozinoğlu’nu kalp krizine götüren süreç, kontrollü bir şekilde işledi. Cezaevi izleme grubu, Kozinoğlu’nu uzun süre izledi ve dinledi. Ortam dinlemesiyle koğuş arkadaşlarıyla yaptığı konuşmaları kayıt altına aldı. Bu kayıtlar gün gün dosyalandı. Dinlemeler, Kozinoğlu’nun etrafıyla hangi bilgileri paylaştığını öğrenmek ve tedbir için yapıldı. Bilgi paylaşımını önlemek için ölümünden 3 hafta önce dinlendiği ve izlendiği Kozinoğlu’na da hissettirildi. Bu yolla Kozinoğlu’na psikolojik baskı yapıldı, cezaevi yemekleri yemek istemedi. Dışarıdan getirilecek teslimatlı ev yemekleri istedi ancak bu talep cezaevi yönetimince reddedildi.

http://www.aydinlikgazete.com/index.php?option=com_content&view=article&id=6229%3Afdan-eymueruen-koznolunu-btrme-plani&catid=35%3Ajoomla&Itemid=95

__________ ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından sağlanan bilgiler, virüs imza veritabanı sürümü: 6698 (20111209) __________

İleti ESET NOD32 Antivirus Akıllı Güvenlik tarafından denetlendi.

http://www.nod32.com.tr

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: