Etiket arşivi: fetullah gülen

HOCAEFENDİ DE CEMAATTEN RAHATSIZMIŞ(!) /// CC : @nadirkilic


Duy da inanma. Şimdi moda tespit(!) bu.

Yıllardır cemaati, gizli hesapları olan, çıkar için alicengiz oyunları çeviren, komplolar kuran, gerekirse tehdit eden, şantaj yapan bir topluluk gibi göstermeye çalıştılar.

Bu oyunlar tutmadı. Şimdi, sağdan yaklaşıyorlar. Geçmişte cemaate yamamaya çalıştıkları bütün kirli işleri cemaat içindeki bir grubun yaptığını söylüyorlar. Neymiş efendim, aslında cemaatin fikriyatı sağlammış, cemaattekilerin çoğu temiz insanlarmış. Ama içlerinde bir grup varmış ki, onlar ne Hocaefendi dinliyormuş ne de kanun hukuk.

***

Nereden nereye?

Dün Millete Komplo Planıyla cemaatten sadece bir kişiye necaset bulaştırabilselerdi, bugün Hocaefendi kırmızı bültenle aranıyor, onu seven milyonlarca insan da terör suçundan yargılanıyor olacaktı. Şimdi bir ayaklarını kaldırıp, “yiğidin hakkı yiğide” diyorlar… Ama cemaati illa bir köşesinden suça bulaştırma gayretinden de vazgeçmiyorlar.

Anlaşılan o ki tamamını kötüleyerek sonuç alamayacaklarına, vatandaşı inandıramayacaklarına kanaat getirdiler şimdi grup grup itibarsızlaştırmanın, parça parça bitirmenin peşindeler. Bunu da olur olmaz suçlamalarla yapmaya çalışıyorlar.

Mesela Şike Operasyonu’nu cemaatin “laf dinlemez” grubuna mal ediyorlar. Tıpkı Ergenekon, Balyoz ya da Askeri Casusluk Operasyonlarını engellemek için yaptıkları gibi…

MHP’li vekil adaylarının gayr-ı meşru ilişkilerinin günahını da onlara kesmişlerdi. En son da Cübbeli operasyonunu yine o “Hocaefendi’yi bile rahatsız eden” sözde cemaatçi ekibin hanesine yazdılar.

Büyük gazetecilerimiz moda tespitler yapıp, olayların arkasından “hepsi değil ama cemaatin içinden bir grubun” çıkmasını bekliyorum dedi. Hala da bekliyor muhakkak…

****

Yavaş gelin beyler…

Bu ülkenin her çocuğu ana babalarından, vatana millete hayırlı evlat ol, doğruluktan, dürüstlükten ayrılma, kul hakkı yeme, yedirme nasihatleriyle yetişir. Arsıza, namussuza, soyguncuya vurguncuya, hırsıza-yalancıya, haddini bildirmek için illa da cemaat mensubu olması gerekmez.

Dünyanın her yerinde askerin, polisin savcının hakimin işi, vatanı milleti, hak ve hukuku korumak değil midir? Hangi helal süt emmiş görevli, kendi milletini düşman gören, başına balyoz indirmek için bahaneler üreten cuntacılara göz yumabilir?

Hangi dürüst memur, milleti enayi yerine koyan şikeciyi ya da Cübbeli’yi görmezden gelebilir, bu çirkefe dur demek için yetkisini kullanmaz?

****

Beyler;

Türkiye, söz verip tutmayan yalancı siyasetçiden, cuntacı askerden, vesayetçi yargıdan, rüşvetçi polisten, ahlaksızdan, namussuzdan, haram helal bilmeyenden, hak gaspçılarından çok çekti.

Adam gibi adamları ise çok bekledi. Ve şimdi siz, işini namus bilen, canı, malı, makamı pahasına milletinin hak ve hukukundan vazgeçmeyen o insanları, bir kere daha saf dışı bırakmaya çabalıyorsunuz.

Bunu da, gıyabında “bitirme planları” hazırladığınız Hocaefendi’nin adını, dün “irticacı, yobaz” diye fişleyip hedef haline getirdiğiniz halkın desteğini kullanarak yapmak istiyorsunuz.

Lakin bu topraklar “Himmeti Millet” olanı bugüne kadar hiç zayi etmedi. Şike’de, Ergenekon ya da Balyoz soruşturmalarında olduğu gibi yine yarı yolda bırakmayacak. Baskı kimden gelirse gelsin boyun eğmeyecek. Siz de sırf cemaat husumetiyle sahip çıktıklarınız yüzünden, daha çok maskaraya döneceksiniz.

nkilic

twitter.com/

NADİR KILIÇ

SAMANYOLUHABER

http://samanyoluhaber.com/yazar/nadir-kilic/HOCAEFENDI-DE-CEMAATTEN-RAHATSIZMIS/722850/

Reklamlar

İran’da Gülen Okuluna Baskın 83 CIA ajanı yakalandı


Ruslardan gelen istihbaratı değerlendiren İran Devrim muhafızları, Kumkenti şehrinde bulunan ve Fethullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen okula gece 00:30’da baskın düzenledi.

Prizrenpost’un haberine göre, baskında 83 CIA ajanı yakalandı.

CIA ajanı olarak tespit edilen kişiler, Devrim muhafızlarının kampına götürüldüler.

Ayrıca baskın yapılan okulun, Gülen cemaatinin İran’daki tek okul olduğu söyleniyor

“THE CEMAAT” İLLUMİNATİ’YE Mİ HİZMET EDİYOR..? /// CC : @E_Sarizeybek @erdalsarizeybek


***

Cemaat kurumlarına nasıl isim veriliyor..

Cemaat okullarının dünya genelindeki gelişim ve yayılmasını uzun yıllardır yakından takip ediyorum. Özellikle Fethullah Gülen’in Amerika Birleşik Devletleri’ne ‘yerleşmesinin’ ardından Amerikan halkının cebinden çıkan paralarla bu ülkedeki ‘Charter Schools’ sistemi üzerinden inanılmaz bir hızla ülkenin en büyük eğitim kurumları zincirinin sistematik bir şekilde oluşturulması sürecini dikkatle izledim. Bu süreçte ve hala devam etmekte olan camiaya yönelik başta vize usulsüzlükleri, mali yolsuzluklar gibi adli süreç ve iddialar nedense Türkiye’de gündeme gelmedi. Bugün ABD’de Gülen Cemaati ve okullarına karşı küçümsenmeyecek derecede tepki duyan, şüpheyle bakan ve mücadele eden ciddi bir kitle oluşmaya başladı. Önümüzdeki dönemde bu konuda ciddi gelişmeler olabileceği kanaatindeyim.

Her ne kadar FBI resmi sitesinde cemaat kurumlarıyla olan ilişkisini açıkça ortaya koysa da; Fethullah Gülen CIA mensuplarının referanslarıyla[i] ABD’den Yeşil Kart aldıysa da unutulmamalıdır ki türlü kusuruna rağmen ABD bir hukuk devletidir.

Gelelim esas konuya. Biliyorsunuz son günlerde çocuklara isim koyma konusu gündeme geldi. Önce Samsun Müftüsü sonra da Taraf Gazetesi yazarı Ramazan Rasim ve Zaman yazarı Beşir Ayvazoğlu çocuklara verilen isimler üzerine nitekim hakkında Diyanet’in de açıklama gereği duyduğu yorumlar yaptılar. İşte bu tartışmayı bir adım ileri taşımak istiyorum. Hazır Evrim ve Devrim gibi isimlere sahip kimselerin ilahiyatçılığını tartışırken cemaat kurum ve kuruluşlarının isimleri üzerinde de bir fikir jimnastiği yapmaya ne dersiniz?

İSLAMİYET DIŞI SEMBOLLER

İsimler tıpkı mimari, arma, renkler vs. gibi çok tanrılı dinler döneminden beri hermetik, mitolojik, ezoterik, kabala vb. inanç/düşünce sistemlerinin, gizli örgüt ve öğretilerin (Gül-Haç, İlluminati gibi) fetiş derecesinde önemsedikleri sembolizm kavramının çok önemli bir unsurudur. Bugün bu tür öğreti, akım ve yapılanmaların sayılı temel başvuru kaynaklarından biri olan Manly P. Hall’un ‘Tüm Çağların Gizli Öğretileri’ adlı kitabında sembolizm “gizemlerin en gizlisi ve en kadim olanı”[ii] şeklinde tanımlanır.

Burada ilginç ve şaşırtıcı olan cemaat kurum ve kuruluşlarının adlarına baktığımızda yukarıda değindiğim İslamiyet dışı inanç, felsefe, mit, öğreti ve örgütlerin sembollerini yaygın bir şekilde kullanması. Geçtiğimiz günlerde Fethullah Gülen’in kendi sitesinde ve hareketin medya uzantılarında kendisinin cemaat dergilerinin mizanpajına kadar ilgilendiği bilgisinden yola çıkarak bu isimlerin Gülen’in bilgisi dışında verildiğini söylemek kolay değil.[iii]

Öte yandan bu konuyu daha önce tartıştığım bir ‘hizmet gönüllüsünün’ “Müslüman olmayan ülkelerde nasıl İslami/Türk isimler verelim?” argümanı ise geçtiğimiz günlerde Güney Afrika Cumhuriyeti’nde açılan ve bünyesinde bir okulu da barındıran Nizamülmülk Külliyesi ile birlikte anlamını tamamen yitirmiş oldu. Müslüman nüfusun sadece %1.5 olduğu bir ülkede böyle bir isim verilebiliyorsa bu her yerde yapılabilir.

NEW AGE ETKİSİ Mİ

Cemaat kurum ve kuruluşlarının isimlerine baktığınızda göreceğiniz ilk şey inanılmaz bir kosmos, uzay, gökyüzü vurgusu. Mitoloji, çok tanrılı dinler, New Age dinler ve gizli öğretilerin temel öğelerinden olan bu konuların tek tanrılı bir din olan İslam dinine ‘hizmet’ eden bir hareket tarafından bu kadar sık kullanılması şaşırtıcı bir durum değil mi? Aşağıda sadece bir kısmını sıraladığım isimlerleri okuduğunuz zaman aklınıza gelen din bir New Age uzay dini mi, yoksa İslam mı?

· Sky Foundation (Gökyüzü Vakfı), ABD
· Cosmicus Stichting (Kosmos Vakfı), Hollanda
· Samanyolu TV
· Cosmos Foundation (Kosmos Vakfı), ABD
· Milkyway Education Center (Samanyolu Eğitim Merkezi), ABD
· Feza Medya
· Star College (Yıldız Koleji), G.Afrika
· Sema Foundation (Sema Vakfı), ABD/Arnavutluk

İSİM VERİRKEN GÖKYÜZÜNE BAKMAK

Sayısız dini kaynaktan ve bizzat Kuran’dan tüm tek tanrılı dinler gibi İslam dininin de karşılaştığı engeller arasında gök cisimlerine ve onlarla ilişkilendirilen tanrı ile putlara tapmanın olduğunu biliyoruz. Nitekim Kuran’da çeşitli ayetlerde (örneğin Neml Suresi – Ayet 24/25; Fussilet Suresi – Ayet 37) bu durum anlatılmıştır.
Bu isimleri Kuran çerçevesinde açıklamak mümkün. Ancak örneğin biz Türklerdeki Göktanrı gibi bir ilahı olan, semayı Şaman inancındaki gibi kudsiyetin merkezi sayan sayısız (Müslüman) topluluğun olduğu gerçeği ortadayken, çocukken hepimiz büyüklerimizce “Allah gökyüzünde değil, her yerdedir” diye uyarılırken cemaatin kurum ve kuruluşlarına isim verirken sıklıkla gökyüzüne bakması sizce de garip değil mi?

Sadece İslam’ın değil tüm tek tanrılı dinlerin gökyüzüne, uzay ve oradaki cisim ile varlıklara inanan, medet uman, açık veya gizli tapan çevrelerle olan ‘mücadelesinin’ bittiğini söylemek kesinlikle doğru olmaz. Bu bağlamda monoteist dinlerden önceki inanç biçimlerinin büyük bir diriliş gösterdiği (Şamanizm, Paganizm, Mitraizm, Wicca vs.) ve New Age dinlerin (geçmişte Türkiye’de gündeme gelen Uzay dini Raelyanlık gibi) ortaya çıktığı bir dönemde bu inançların merkezinde yer alan, gizli, yarı gizli ve açık kimi cemiyetlerin felsefesinin terminolojisine devamlı bir şekilde referansda bulunulmasını anlamak oldukça güç.

Geçtiğimiz günlerde Pennsylvania’da Gülen’i ziyaret eden Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan bir yazısında[iv] laikliği, sporu, futbolu ve ulus devleti Neo-Paganizm olarak yorumlayabilirken nedense cemaatin bu Pagan sembollere olan ilgisini sorgulamak hiç aklına gelmiyor. Zaten kendisinin “Hocaefendi’ye” soru sorabilecek durumda olmadığını yine kendisinin ziyaret sonrasında yazdığı yazısından biliyoruz. Halbuki yine Kaplan bir başka yazısında güzelliklerin putlaştırılarak bitirildiğini yazmıştı.[v]

DİNLER ARASI DİYALOG MESELESİ

Kosmos temasından sonra cemaatin isim verirken ilham aldığı diğer bir alan ise meşhur ‘diyalog’ meselesi. Hareketin İslamcı çevreler dahil en çok eleştiri alan ve kimi çevrelerce destek gören boyutunu teşkil eden dinler arası diyalog vizyon ve vazifesini ortaya koyan isimlerden bazıları şunlar:

· Harmony Schools (Uyum Okulları), ABD
· Amity Schools (Dostluk Okulları), ABD
· Tolerance Foundation (Tolerans Derneği), ABD
· Peace Valley Foundation (Barış Vadisi Dernegi) , ABD
· Peace Islands Foundation (Barış Adaları Derneği), ABD

Öncellikle İslam dinine hizmet ettiklerini iddia eden bu camianın Ali İmran Suresi – Ayet 19’dan (Allah katında din, ancak İslâm dinidir) bihaber olduğunu elbette düşünmüyorum. Belli amaçlara hizmet edecek Ekümenik bir dünya dini yaratılması planının sadece İslam’a yönelik bir tehdit olmadığını malum çevrelerce Yunanistan’da yaşadığım dönemde Ortodoksluğa karşı yapılan operasyonlara şahit olduğumdan çok iyi biliyorum. Protestan/dönüştürülmüş ‘light’ bir İslam yaratma arzusu bugün iktidar ve cemaatin maşası olduğu diğer tek tanrılı dinlere karşı da yönetilen büyük bir proje (uydurma dini bayramlar vs.). Nitekim İslamcı düşünür Mehmet Şefket Eygi de ‘Yeni Bir Din Türetilmek İstiyor’[vi] başlıklı yazısında bu konuya dikkat çekmişti. Burada işaret edilenlerden bazıları şunlardı:

· Kelime-i Tevhid’in ilk kısmını söylemek, gerektiğinde ikinci kısmını (Yahudileri ve Hıristiyanları üzmemek için) söylememek.

· Kur’andaki "Allah katında (hak ve geçerli) din İslam’dır" temel inancını kaldırıp, onun yerine "Üç hak ibrahimî din vardır. Bunların üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennet’tir" inancını getirmek.

· İslam’ın tek hak din olduğu inancını kaldırıp, onun yerine üç İbrahimî hak din vardır inancını ikame etmek.

· Yahudilerin ve Hıristiyanların, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın son Peygamber olduğunu inkar etmelerine önem vermemek.

· Tevhid ile Teslis inancını, âmentü bakımından bir görmek.

MEVLANA NEDEN KULLANILIYOR

Ortodoksluğa değinmişken Gülen okullarına verilen isimler arasında Hristiyan teolojisine ait kavramların da bulunduğunu belirtmekte fayda var. Örneğin Belçika’da kullanılan ‘Lucerna’ bir Katolik ayini olan Lucernarium kelimesinden (Latince) geliyor. Benzer şekilde cemaatin Hollanda’daki seminer ve konferanslar gibi etkinlikler düzenleyen öğrenci ağının/derneğinin adı ‘Peritus’. Peritus Katolik kilisesinin Ekümenik Konseyi’ne tavsiyelerde bulunan teologlara verilen ünvan. Örneğin şimdiki Papa Joseph Ratzinger de bir Peritus idi.[vii]

Bazılarının yukarıda yazdıklarıma “ama Mevlana ile ilgili isimler çeşitli yerlerde kullanılıyor” (Rumi Forum-ABD/Almanya, Rumi Diyalog Merkezi-İngiltere vs.) dediğini duyar gibi oluyorum. Konuya vakıf olanlarca bilindiği üzere Mevlana veya onların kullandığı şekliyle Rumi başta masonik inanış ve yapılar olmak üzere bu tür hareketler içerisinde önemli bir yer tutar. Bunun başlıca sebebi Mevlana’nın “Ne olursan ol, yine gel” sözünün bu çevrelerce kendi çıkar ve hedefleri çerçevesinde değerlendirme ve kullanılmasının bir sonucu.

Buna bağlı olarak Mesnevi bugün birçok ülkede İncil’den sonra en çok satan kitaplardan biri. Mevlana (Amerika’nın en popüler şairi)[viii] İranlı/Pers sufist/şair olarak bilinir ve Türklük ile özdeşleştirilmez. Kısacası Mevlana’nın hümanizmi yaratılmak istenen evrensel din için geçmişten beri bir araç idi ve öyle olmaya devam ediyor. Dolayısıyla cemaat ile onu yaratıp bu sürece dahil eden güçlerin yüzyıllardır alışageldiği üzere bu yolda bu güzel ve özel insanı kullanması yeni bir durum değil. Yani diğer bir deyişle Rumi bu çevrelerin elinde kapitalizmine oyuncak olan Che figüründen farksız değil.

YENİ BİR DÜNYA

Başta (V)akit paçavrası olmak üzere ülkemizde kişi ve kurumları hedef göstermeyi ilke edinmiş bazı yayın organları ve çevreler olduğunu biliyoruz. Siyonist, mason, Ergenekoncu gibi yaftalar ile infazlarda bulunan bu kesimler nedense hiç kendi çevrelerine bakmazlar. Amerika merkezli operatörlerden cep telefonlarına İlker Başbuğ’un Yahudi olduğu yollunda SMS’ler atar, Eurovision temsilcimiz Can Bonomo’nun klibinde Illuminati mesajı verdiğini iddia ederler ama örneğin ‘Altın Nesil’[ix], ‘Işık Evi’[x] gibi uygulama ve kavramların yüzyıllardır kullanılan gizli örgüt (mason vs.) terminolojisinden geldiğini görmezden gelir, hasıraltı ederler.

Bu duruma en güzel örnek en son Türkçe Olimpiyatlarında yaşandı. Gizli örgüt ve öğretilerin en bilinen slogan/ideallerinden biri olan, ABD dolarına kadar giren ve cemaatin göbekten bağlı olduğu Neoconlarca her fırsatta dile getirilen ‘Yeni Bir Dünya (Düzeni)’ Türkçe Olimpiyatlarının resmi şarkısı oldu. Bonomo’nun şarkısında Illuminati sembolleri arayan keskin gözler, kulaklar elbette yine kör ve sağır olmuştu.
()

MASON LOCALARIYLA AYNI İSİMLER

Yine çok ilginçtir ki Gülen hareketine ait kurum ve kuruluşların büyük bir çoğunluğu ile aynı ismi taşıyan mason locaları dünyanın dört bir yanında mevcut. Bazı örnekler vermek gerekirse.

· Harmony Masonic Lodge
· Meridian Masonic Lodge
· Amity Masonic Lodge
· Pinnacle Masonic Lodge
· HERCULES Masonic Lodge

Buna bağlı oralarak Illuminati/Mason terminolojisi ve sembolizmi ile birebir örtüşen sayısız örneği sıralayabilirim. Romanya’daki Lumina, Burundi’deki Lumiere okulları ve Infinite Light adlı internet sitesi ve en önemlisi Gülen’in kendi kişisel internet sitesi Herkül (herkul.org) bunlardan sadece bazıları.
Buraya kadar yazdıklarımın tamamı konusunda akıl ve mantık çerçevesinde ikna olabilirim. Ancak hiçbir açıklama bana Illuminati/Mason ritüelleri ve inançları içerisinde çok büyük bir önem taşıyan Herkül (Hercules) figür/sembolünün Fethullah Gülen tarafından bilinçsiz bir şekilde veya son günlerin moda tabiri ile sehven seçildiğine inandıramaz.

CEMAAT KİMLERE HİZMET EDİYOR

Gülen ve hareketinin İslam’dan kopup farklı denizlere yelken açtığı gerçeğini farklı bir pencereden sunmaya çalıştım ve bu kanaatimde yalnız değilim. Bakın İslamcı düşünür, yazar ve aktivist Hamza Türkmen bir yazısında ne diyor….

Artık Hizmet, adeta Bahailik veya Moon Hareketi gibi küresel bir dünya dini projesi peşinde. Moon tarikatı gibi neredeyse “Dünya barışı için küresel aile federasyonu”nu hedef almaktadır.[xi]

Benzer şekilde Alman Der Spiegel de cemaati bir New Age dini olan Scientology’ye benzetmişti.[xii] Yine yukarıda referansda bulunduğum Eygi, İslam’ın dejenere edildiğini yazmış ve “Müslümanların içine modern İbn Sebe’ler, Hempher’ler, Lawrence’lar mı girdi?” diye sormuş ve “Mutlaka girmiş olmalı. Çünkü tek kimlikli bir Müslüman ne kadar akılsız ve ahlaksız olursa olsun, dini tahrip konusunda bu kadar şeytanlık, cinlik, hainlik, ifritlik yapamaz” diye cevaplayarak İslamî hareketin içine sızmış iki kimlikli sahte Müslüman Kriptolar, casuslar, ajanlar, provokatörler, istihbaratçılar bizi paramparça ettiler” diye eklemişti.[xiii]

Sonuç olarak ABD’den sıradışı bir İslam (din) alimi olduğu için CIA kefaletiyle Yeşil Kart alan Gülen’in bu taraklarda bezi olmadığını kabul etsek bile o üstün din bilgisiyle yukarıda sıraladığım detaylardan bihaber olması mümkün değil. Dolayısıyla “ben yazmadım, kuzenim yazdı” türü açıklamalar özellikle kendi sitesi Herkül için geçerlilik taşımıyor. Sadece benim değil, yukarıda alıntı yaptığım İslamcı yazar ve düşünürlerin de Hizmet Hareketi’nin aslında kimlere hizmet ettiği konusundaki kaygılarını paylaşmamak mümkün değil.

Hz. Muhammed diyalogcu değildi ve yine Eygi’nin bir yazısının başlığında dediği gibi “Bediüzzaman (da) Diyalogçu Değildi”[xiv]. ‘Yoksa Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Görüş gömleğini çıkardığı gibi Fethullah Gülen de İslam gömleğini mi çıkardı?’ diye sormadan edemiyorum kendime.

Tantum religio potuit suadere malorum…[xv]

K. Murat YILDIZ

twitter.com/kmyildiz

[i] http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9276671
[ii] Manly P. Hall, Tüm Çağların Gizli Öğretileri, s. 237.
[iii] http://www.herkul.org/index.php/herkul-nagme/9778-117-nagme-dergilerin-gelecek-say-lar-n-n-mizanpajlar-yap-l-rken-cok-oezel-goeruentueler
[iv] http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=24.08.2012&y=YusufKaplan
[v] http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=04.06.2012&y=YusufKaplan
[vi] http://www.milligazete.com.tr/makale/yeni-bir-din-turetilmek-isteniyor-238496.htm
[vii] http://en.wikipedia.org/wiki/Peritus
[viii] http://news.bbc.co.uk/2/hi/south_asia/7016090.stm
[ix] Jenny White, Muslim Nationalism and the New Turks, s. 37.
[x] Manly P. Hall, Tüm Çağların Gizli Öğretileri, s. 667 .
[xi] http://www.haksozhaber.net/ben-islamci-degilim-diyenler-ve-gulen-cizgisi–25837yy.htm
[xii] http://www.duzceyerelhaber.com/haber-detay.asp?id=7422&gulen_cemaati_scientology_gibi
[xiii] http://www.milligazete.com.tr/makale/islam%C3%AE-hareket-nasil-dejenere-edildi-246975.htm
[xiv] http://www.milligazete.com.tr/makale/bediuzzaman-diyalogcu-degildi-246693.htm
[xv] Lucretius

ODATV

Houston Chronicle: Gulen cemaati ile iliskili vakif okulunda kanunsuz isler! (Haziran 6, 2012) /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Bu haber 6 Haziran 2012 tarihinde Houston Chronicle gazetesinden cikmistir, haberin linki asagidadir.

“Sali gunu aciklanan bir denetleme raporunda, Alphretta’da bulunan basarili bir vakif okulunun baska ulkelerden eleman ise almak icin vatandasin vergisini kullandigi, gerekli denetleme yapilmadan uluslararasi geziler duzenledigi ve iliskili oldugu kuruluslara is verdiginden bahsediliyor. (ccc: Sanki bunu bir yerden animsiyorum!)

Atlanta Journal-Constitution’a gore bu denetleme raporu (Fulton County Devlet Okullari adina hazirlanmistir) Fulton Bilim Akademileri Orta Okul’u yoneticilerinin idari ve mali kararlarini incelemektedir. Bu okul, Turk imam ve egitim oncusu M.Fethullah Gulen’e bagli oldugu one surulen ABD’dek yaklasik 130 okuldan biridir. Ilce egitim mudurunun belirttigine gore bu okul vakif statusunun devami icin halihazirda basvuruda bulunmamistir.

Fulton Bilim Akademisi daha once “ozel” okula donusmek istediklerini duyurmuslardi.

Rapora gore okul neredeyse $7 5,000 dolari okullarindaki %20 calisani (ozellikle Turkiye’den) ise alabilmek icin harcamistir. Rapor ayrica 2011-2012 yillarinda Turkiye’ye duzenlene gezilerde de uygunsuzluklar oldugundan bahsediyor.

Denetlemeyi yapan mufettisler ayrica, okul ile malzeme saglayan sirketler ve diger kurumlar arasinda ticari kapsamin disinda iliskiler oldugunu rapor etmislerdir.”

[1] Audit shows ‘egregious’ conduct at charter school, http://www.chron.com/default/article/Audit-shows-egregious-conduct-at-charter-school-3612589.php, June 6, 2012

Cemaatin Okulu Truebright’in Eski Yoneticisine Ifade Verme Emri… /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Bu haber de Gulen okullari diye gecen vakif okullarindan Truebright Science Academy hakkinda. Philadelphia’da bulunan bu okul hakkinda da cok ciddi yolsuzluk iddialari bulunmakta. En onemlisi de okulda calisan Turk ogretmenlerin cemaate maaslarindan maddi kesinti yaptiklari yonunde. Amerikali’lar buna “kickback” diyorlar, biz “himmet” diye biliyoruz. Gorunen o ki, sadece FBI degil, Calisma ve Egitim bakanliklari da sorusturma baslatmis durumda.

Haber, Amerika’nin en prestijli gazetelerinden The Philadelphia Inquirer’da cikmis (Philly), tarihi 19 Nisan 2012. Daha sonra 29 Eylul’de cikan habere gore de, mahkeme eski bir yoneticiye ifade icin emir vermis…!

Haberin ozeti soyle…

Truebright Science Academy Philadelphia’nin kuzeyinde bir vakif okulu (charter school) ve Turk imam Fethullah Gulen’e bagli cemaatine mensup kisilerce idare edilen 130 okuldan biri. Federal yetkililer okulu mikroskop altina almis durumdalar.

Ulke geneline yayilan bu vakif okullari zinciri (Truebright) hakkinda ogretmenlerin maaslarindan himmet adi altinda cemaate kesinti yapildigi guvenilen kaynaklara dayanilarak iddia edilmekte. En az 9 Amerikali yonetici ve ogretmen sertifikasi olmayan Turk ogretmenlere kendilerinden daha cok maas verildigini soyleyerek yetkili mercilere yasal sikayette bulunmuslar.

Philadelphia Bolgesel Egitim Mudurlugu (school district) okulun akademik yetersizligi, sertifikali calisan eksikligi ve yoneticiler arasinda isten cikarmalarin coklugu nedeniyle 5 yillik uzatma okul acma yetkisinin yenilenmemesi yonunde tavsiye bulunmus.

307 ogrencisi olan bu okul, $3.9 milyon butcesinin $3.4 milyonunu bolgesel egitim mudurlugunden almakta, geri kalani da devlet ve federal yonetim tarafindan karsilanmakta. Ogrencilerin %90′i Afrikali Amerikali (African American).

Bazi veliler Turk ogretmenlerin Ingilizcelerinin yetersizliginden sikayet etmisler. Ayrica idari calisanlar okul yonetiminin buyuk bir gizliklik icinde islerini yuruttuklerini ve cok soru sorduklarinda islerini kaybetme tehlikesi ile karsilastiklarini soylemisler. Hatta gecen yil yine ayni gazetenin federal sorusturmayi gundeme getirmesinden sonra idari calisanlardan bazilari yoneticilerin birtakim evraklari imha ettiklerini rapor etmisler.

Haber daha uzun ama onemli bazi detaylar soyle federal sorusturmanin baslamasi ile okula mevcut evraklarin korunmasi hakkinda yasal bir karar iletilmis. Ilginc olan, bundan birkac gun sonra okul yoneticilerinin evrak imhasi yaptiklari ve bazi guvenlik kameralarini soktukleri bazi calisanlarca tespit edilmis.

Bu ve benzeri iddialara CEO Bekir duz’un verdigi yanitlar inanin cok komik; “o gun guvenlik kameralarinin onarimi icin planli bakim vardi”, “belge imha etme makinalarini temizlemistik”, “onceki CEO bazi ogretmenlerle pazarlik esasina dayali anlasma yapmis, maaslar ondan yuksek”, “butun ogretmenlerin ingilizceleri cok iyi, video ile ogretme tekniginin dil problemi ile alakasi yok” vs. vs.!

En acisi da sikayetci olan Amerikali bir calisanin soyledikleri, “kendi ulkemde ayrimciliga maruz kalip sikayette bulunacagim hayatta aklima gelmezdi”. Bizim cemaat herkese kulahlari ters giydirdi anlasilan, ama burasi Turkiye degil adamin canini cok kotu yakarlar yamuk yaparsan!

Ilginc olan bir diger nokta da, butun bu sorunlar okulun kurucu CEO’su Riza Ulker’in 2011′de ortadan kaybolmasi ile basliyor. Benim takip edebildigim kadariyla, sayin Ulker Zirve Universitesi’nde calismakta ve Twitter’da renkli bir sosyal agi bulunmakta (!). Ozgecmisine baktiginizda ise TrueBright CEO’su olduguna dair hicbir bahis yok! Ben CEO olsam, sadece ozgecmisime yazmakla kalmam, yolda gordugum herkese anlatirdim

Gelelim 29 Eylul’deki habere. Gorunen o ki, okulun acik kalabilmesi icin gereken izni vermemis Philadelphia Okul Reform Komisyonu ve bunu da 18 ayri gerekceye dayandirmis. Okul da avukatlari araciligi ile mahkemeye karsi basvuruda bulunmus ama bolgesel egitim mudurlugu cok kritik bilgilere sahip oldugunu soyledigi eski okul yoneticisi Susan Farley-Ellison’un ifade vermesini mahkemeden talep etmis. Mahkeme de bu talebe istinaden, zorlayici yasal bir kararla adi gecen bayani ifade vermek icin mahkemeye cagirmis bulunmakta. Daha once takip ettigim kadariyla, avukatlar isci isveren arasindaki baglayici sozlesmeye dayanarak boyle bir ifadenin verilemeyecegini savunuyorlardi. Gorunen o ki yandi gulum keten helva!

Benden bu kadar, son sozum su… Ulkemin adini bu tur pisliklere karistirdiklari icin uzulsem mi, yoksa sonunda iplikleri pazara cikti diye sevinsem mi bilemiyorum. Siz siz olun dogru bildiginiz yoldan sasmayin, ozellikle de Hak’kin yolundan!

[1] Allegations raised over N. Phila. charter school run by followers of Turkish imam, http://articles.philly.com/2012-04-19/news/31368006_1_charter-school-charter-office-turkish-imam, Nisan 19, 2012.
[2] Former Truebright exec ordered to testify, http://www.philly.com/philly/news/pennsylvania/171880641.html, Eylul 29, 2012.
[3] ABD, Cemaatin 3 Okulunu Kapatıyor, http://www.haberler.com/abd-cemaatin-3-okulunu-kapatiyor-3559008-haberi/, Nisan 21, 2012

http://caveocavicautum.wordpress.com/2012/10/17/cemaatin-okulu-truebrightin-eski-yoneticisine-ifade-verme-emri/

Cemaatin Sponsorlugunda Turkiye’ye Gitmenin Tadi Kacti Gibi /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Bu haber Austin Statesman’dan alinma. Bilindigi uzere, Texas cemaat yanlisi olusumlarin en yaygin olarak bulundugu eyaletlerden biri. Hebere gore yerel yoneticiler ve eyalet yetkilileri cesitli Turk-Amerikan kuruluslari tarafindan 10 gunluk Turkiye gezilerine davet ediliyor. Bu gezilerin masraflari da bazen tamamen bazen de kismen bu kuruluslar tarafindan karsilaniyordu. Gorunen o ki, son zamanlarda ortaya cikan kamu-destekli ozel okullar (charter schools) hakkindaki tatsiz haberler, yetkililerin de tadini kacirmis ve gezilere gitme konusunda cekimser tavir almaya baslamislar.

Habere bakalim…

Texas eyaleti yerel yoneticileri icin son yillardaki en cazip aktivitelerden biri masraflari Turk-Amerikan sirketleri tarafindan karsilanan 10 gunluk Turkiye gezileriydi.

Bir duzine civarinda eyalet yetkilisi, yasama yetkisine sahip gorevliler de dahil olmak uzere, gecen birkac yil icinde bu tur gezilere gitmis bulunmakta ve bu sene icinde devet edilmislerdir.

Senator Troy Fraser bu tur aydinlatici gezilere, Avrupa’nin hemen her ulkesi dahil olmak uzere, daha once de katildigini ama iclerinde Turkiye’nin yerinin ayri oldugunu belirtti.

Senator gecen seneki gezisinin bugune kadarkiler icinde “en iyisi” oldugunu ve gezi sirasinda ust duzey devlet yetkilileri ve is adamlari ile gorusme firsati buldugu icin de cok etkilendigini belirtti.

“Iliskilerimizi gelistirmeye calisiyorlar” diyen senator “bu ticari amaci olan bir geziydi” diye ekledi.

Turkuaz Amerikali ve Avrasyalilar Konseyi (The Turquoise Council of Americans and Eurasians) bu gezilerin iyi niyet amaciyla yapildigini, lobicilikle alakasi olmadigini belirtti.

Konseyin baskani Kemal Oksuz “Bu geziler ticari ve kulturel alanda Texas ve Turkiye arasindaki iliskileri gelistirmekte” dedi.

Butun bunlara ragmen, bazi kanun koyucular bu geziler hakkinda artik cekimser olduklari belirtiyorlar, ozellikle New York Times’da cikan ve Harmony Okullari (Texas’da 33 okul isletmekte olan bir kurulus) ile cesitli Turk-Amerikan kuruluslari (Turkuaz Konseyi de dahil olmak uzere) arasindaki iliskiye dikkat ceken makalenin bunda etkili oldugunu haber ayrica belirtmekte.

Times makalesinde bu kuruluslarin okul yapimi ve hizmetleri ihalelerinde kayirilmis olabileceklerine dair kuskulari dile getiriyordu.

Buna ek olarak, bazi Amerikan muhafazakar kuruluslari bu okullarin Islamiyet adina misyonerlik yapiyor olabilecekleri yonunde imalarda bulunmuslardi.

Harmony Okullari yetkileri bu iliskilerin dogrulugunu kabul etmese de, baska bir eyalet vekili Sid Miller, bu iliskilerin dogru olabilecegini ve kendi arastirmasini yaptiktan sonra gitmekten vazgecigini soyledi. Harmony Okullari’nin ise muhtemel bir “Islami doktrin’e bagli olarak isletildigini” belirten Miller, Turkiye’nin ilimli bir Islam ulkesi oldugunu ve bunun kendisi icin sadece siddet egilimi olmayan bir ulke oldugu anlamina gelecegini de soyledi.

Baska bir velik, Wayne Christian, gezileri cok cazip olmakla birlikte Islami iliskilerden dolayi asiri bir politik vurgu tasidigini belirtti. “Eger bu dogruysa, benim icin bir promlemdir” diyem Christian, kendisinin de aslinda kamu-destekli ozel okullari destekledigini belirtti.

Yazida bu gezilere hala olumlu bakan ya da olumlu bakmasina ragmen masraflarin karsilanmasindan rahatsiz olan vekillerin de bulundugundan bahsedilmekte.

Gezilerin masrafi $3200 ila $3800 arasinda olmakla beraber, cesitli devlet yetkilileri ve is adamlari ile gorusmeler icermekte. Bunun yaninda turistik aktiviteler de gezilere dahil, Bogaz’da yat ve havada balon gezileri, Kapali Carsi da eglence aktiviteleri olarak planlanmakta.

Lobicilik amacli bu geziler Taxas yasalarinca yasak olsa da bu tur geziler daha cok ogrenme amacli goruldugu icin bircok baska organizasyon tarafindan da yapilmakta. Turkiye gezileri ozellikle son iki yil icinde Turkuaz Konseyinin kurulmasi ile ortaya cikmis.

Sadece kanun koyucular degil, hakimler, kongre calisanlari ve diger yetkililer de bu gezilere davet edilmisler.

Bu cevrime eyalette ki kamu-destekli ozel okullara onay veren ve denetleyen bir yonetici de dahil, ama kendisi bu gezilere gitmeyecegini belirtmis.

Ornegin, bu yaz aylarinda eyaletteki bu tur okullarin yapimi ile ilgili bir finansal duzenlemeye destek verip vermemeyi tartisacak olan yasa koyucular da bu gezilere davet edilmis ama gitmemisler.

Konsey baskani Oksuz, bu gezilerle yasama arasinda bir iliskinin olmadigini soylemekle birlikte kendisi Harmony okullar’na da insaat yapan bir muteahhitlik sirketinin sahibi.

Ocak ayinda Turkiye gezisinden donen Fraser ve diger 4 senatorle birlikte Fethullah Gulen’i ve Houston Universitesi’ndeki Gulen Enstitusunu onore eden bir deklarasyonun onculugunu yaptilar. Eyalet senatosu de bu deklarasyonu eyaleti ziyaret etmeye gelen Turk delegasyonunun ziyareti sirasinda onayladi.

Bu gezide Fraser ile birlikte gitmis olan Senator Eddie Lucio, “Tavirlari iyi bir Hiristiyan’in gosterecegi turdendi. Hiristiyan olmadiklari ortada ama asil kullanmak istedigim kelime cok insani”.

Lucio bu sene icinde bir gezi daha planladigini, Turkuaz Konseyi’nin destegiyle, bu ulke hakkinda daha cok sey ogrenmek istedigini belirtti.

[1] Some lawmakers have second thoughts about Turkey trips, http://www.statesman.com/news/news/state-regional-govt-politics/some-lawmakers-have-second-thoughts-about-turkey-t/nRbzQ/, Temmuz1 19, 2011.

http://caveocavicautum.wordpress.com/2012/10/18/cemaatin-sponsorlugunda-turkiyeye-gitmenin-tadi-kacti-gibi/

Cemaat’in ABD’deki okullari: Nedir, ne degildir? /// CC : @vardiyabizde @BalyozGercekler @rodrikdani


Bu yazimda sizlere cemaatin ABD’de actigi ve islettigi okullardan kisaca bahsedecegim. Bu konu benim icin de henuz gelismekte olan bir ilgi alani, o nedenle bildigim kadarini yazmaya calisacagim.

Giris yapmak gerekirse, cemaat ABD’de buyuk bir vakif okullari zincirini isletmekte, bu okullarin buyuk bir kismi Harmony Public Schools isimli kurulus bunyesinde bulunmakta. Kesin sayisini bilmemekle birlikte bu kapsamda 130 civarinda okulun bulundugu ve ABD’deki en buyuk vakif okullari zinciri oldugu bilinmekte. Ne kadar ilginc degil mi, ABD’de egitim gonullulugune soyunmus bu insanlar Turkiye’de ne kadar da farkli bir durus sergiliyorlar!

ABD medyasindaki haberleri takip edenler gorur ki bu okullar yogun bir propaganda ile ilim irfan yuvasi olarak gosterilmekte. Ozellikle matematik ve bilim alaninda ortalamanin cok uzerinde bir basariya sahip olduklari iddia edilmekte. Ayri bir iddia da bu okullarin aslinda Fethullah Gulen ile bir baginin olmadigi yonunde. Sosyal medyada bu okullari oven ve veliler tarafindan olusturuldugu soylenen bloglarin / web sitelerinin de aslinda cemaat mensuplari tarafindan kontrol edildigi de yine iddialar arasinda.

Son zamanlarda, bu okullarin Amerikan halkinda belli bir rahatsizlik yarattigi cok acik bir sekilde ortada, blogumda bulunan haberler de bu rahatsizlik uzerine zaten. Halkin gozunde, dini bir orgutsel harekete ait bu okullarin bu kadar gozde olmasi ve halkin vergileri ile bu okullara destek olunmasi rahatsizligin kaynagi olan iki temel konu. Soyle ki…

Bu vakif okullari (vakif okullari diyorum ama ingilizcede “charter schools” diye geciyor, benim bulabildigim en yakin ifade bu oldu) devletten para yardimi alan ilk ve orta dereceli okullar olup devlet okullari ile ayni yonetmeliklere tabi degillerdir. Bu yardim karsiliginda okullardan beklenen ise belli basli kriterlere gore okuldaki basariyi ust duzeyde tutmalaridir.

Gelelim burada toplumu geren o iki noktaya. Dedik ya halkin vergisi ile bu okullara yardim yapiliyor; tabi bizim ulkemizden farkli olarak burada halk verdigi vergileri son kurusuna kadar takip eder ve ediyor da. Oncelikle bu okullarin yonetim kurullarinda Amerikan vatandaslarinin olmasi yonunde ciddi bir baski var. Mesela bizim bakanlar kurulunun resmine bir bakin ve ona benzer kisileri alin ve deyin ki buradaki vatandasa “iste bunlar sizin okulunuzu yoneten insanlar”. Pek hos karsilamiyorlar tabi, ki (bu da kendi gorusumdur) Amerikan insani cok hosgoruludur aslinda. Mesela okullardaki ogretmenler icin de benzer bir rahatsizlik var diyebilirim. Bu okullarda cogu ogretmenin Turk olmasini da istemiyorlar, haksiz da sayilmazlar! Issizlik var diyorsun, bir de egitim gibi “milli” bir konuda bu ne perhiz bu ne lahana tursusu.

Aslinda olay cok basit. Amerika’da “merit” yani “liyakat” cok onemlli. Okullardaki bu duzenin liyakatten cok sadakat esasli oldugunu gordukleri icin, karsi geliyorlar. Turkiye’nin haline bakarsan zaten hakli olduklarini anlamak cok daha kolaylasir.

Bence en rahatsiz edici iddialardan biri burada “kick-back” dedikleri, bizim “himmet” olarak bildigimiz cemaate yapilan yardimlar. Ispatlanabilmis degil ama cok ciddi yayin organlarinda cikmis haberler var bu yonde. Iste bu okullarda gorev yapan ogretmen ve yoneticilerin aslinda cemmat mensubu olduklari ve maaslarindan belli bir miktari duzenli olarak cemaate verdikleri iddia ediliyor. Ayrica, okul ihalelerinde yandas sirketlerin ayricalikli olarak tercih edildigi de bahsediliyor cogu haberde. Bir diger iddia da, finansal boyutta uluslararasi bazi borclanma ve kredi girisimleri ile halkin vergisinin ulke disina ciktigina dair. Kimse sevmez ama Amerikan toplumu bu tip seyleri tolere etmez. Bireyin topluma ve devlete olan sorunluluklarinda duzen ve kurallar ve ayrica seffaflik vurgusu cok belirgindir.

Rahatsizliklarin kaynagi olan ikinci nokta da, bu okullarin gercekten basarili olup olmadiklari yonunde. Mesela, bu konuda Texas’ta yayinlanan bir haber (“Efficiency” in Charter Schools: A Bogus Claim) basarinin finansal etkinlik yonune bakmakta ve bu okullarin aslinda devlet okullarinin sundugu bircok hizmeti sunmadiklarini ve bu nedenle de etkin bir sekilde idare edildiklerinin soylenemeyecegini belirtiyor. Ayrica bu okullardaki ogrencilerin basarili olduguna dair de ciddi bir propaganda oldugu, bu yondeki haber ve duyurularin cogu zaman kasitli bir sekilde yanlis ve eksik bilgi verdigi diger haberlerde soz edilen konular arasinda. Bu okullara yerel yonetim ve basindan verilen destegin arkasinda da cemaat mensuplarinin verdigi ciddi bagislarin ve maddi olarak finanse ettikleri uluslararasi gezilerin oldugu kulaga gelen duyumlar arasinda.

Bunca yillik ABD yasamimda daha bir kere cemaat mensuplarinin bu girisimlerine davet edilmedim, bu bagislarla elde ettikleri hicbir faydayi da bir Turk vatandasi olarak gormedim. Demek istedigim her ne amacliyorlarsa sadece kendileri icin amacliyor olduklarini dusunuyorum.

Bu yazida yazdiklarimin cogu ile ilgili referanslari blogumdaki haberlerden okuyabilirsiniz, detayli bir referans calismasi yapamadigim icin okurlardan ozur diliyorum.

Saygilar,

http://caveocavicautum.wordpress.com/2012/10/07/cemaatin-abddeki-okullari-nedir-ne-degildir/

1

İSTİHBARAT ALANI

Sınırsız, Seçkin, Sansürsüz, Kemalist Haber Blogu

Derin İstihbarat

strateji, güvenlik, araştırma, istihbarat, komplo teorileri, mizah, teknoloji, mk ultra, nwo

İran Analiz

İran-Şii Jeostratejisi ve Dünya Genelinde İran Destekli Şii Örgütler, İran-Şii Lobisine Dair Bilgiler

İç Savaş

Strateji - Taktik - Savunma

İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

%d blogcu bunu beğendi: